Altın mı Yoksa Bitcoin mi Almalı? Uzmanlar Görüşlerini Açıkladı!

Yaklaşık her 8-10 yılda bir yaşanan küresel resesyon, yatırımcıları yatırımlarını daha güvenli ve istikrarlı limanlara kaydırmaya yönlendirebilir.

Böyle durumlarda piyasanın geleneksel tepkisi, hisse senedi oynaklığından kaçınmak için altına yönelmek olacaktır. Geçmişte de etkili bir yöntem olduğu defalarca kanıtlanmıştır. Ancak yeni bir alternatif, klasik “güvenli liman sığınağına” meydan okumaktadır. 2009 yılında piyasaya sürülen Bitcoin, yeni bir dijital para birimleri çağını başlatmıştır. En önde gelen kripto para birimlerinden birisi olan Bitcoin, klasik para birimlerinin birçok özelliğine sahip olmasının yanı sıra onu uygun bir sığınak haline getirebilecek benzersiz özelliklere de sahiptir. Nihayetinde piyasanın sıkıntılı olduğu dönemlerde Bitcoin’in uygun güvenli bir alan olup olmadığını belirlemek bireysel yatırımcıya kalmıştır.

Aşağıda altın ve Bitcoin’i güvenli liman opsiyonları olmak bakımından karşılaştıracağız:

 

Altınla Başlayalım

Altını güçlü bir güvenli liman yapan birkaç önemli faktör vardır. Mücevher ve elektronik gibi sektörlerde materyal olarak kullanıldığından değerlidir ve az bulunur. Bu nedenle arz, talebe kıyasla orantısız şekilde düşük kalmaktadır. Altın, bir merkez bankasının para basması veya bir şirketin hisse ihraç etmesi gibi üretilemez. Topraktan çıkarılmalı ve işlenmelidir.

Dolayısıyla altının para birimleri ve ülke borsalarıyla neredeyse hiçbir ilişkisi yoktur. Bu değerli madenin ons fiyatı 1944 yılında 35 dolara sabitlenmiş ve Başkan Nixon Amerikan Doları ile altın arasındaki bağlantıyı kopardığı 1971 yılına kadar da bu şekilde devam etmiştir. O zamandan beri, borsa dalgalanmalarından etkilenmek istemeyenler altına yatırım yaptılar. Piyasalarda %10 veya daha keskin düzeltmeler olduğunda altın zararı yumuşatmaya hatta yatırımcısını kara geçirmeye muktedirdir.

Altın genellikle düzeltmeler sırasında iyi performans gösterir. Zira her zaman yükselmesi mümkün olmasa bile diğer yatırım araçları düşerken sabit kalan bir varlık risk yönetimi (hedge) açısından oldukça kullanışlıdır. Ek olarak, daha fazla insan hisse senedinden çıkıp altın aldıkça altının fiyatı da artmaktadır.

 

Ve Bitcoin Ortaya Çıkar

Bitcoin, altın ile benzer özellikler taşıyan blokzinciri tabanlı bir kripto para birimidir. Birçok kişi de Bitcoin’i diğer varlıklarla –özellikle de hisse senedi piyasasıyla- olan zayıf ilişkisi sebebiyle “dijital altın” olarak adlandırılmaktadır. Yakından takip edenler 2017’de bir Bitcoin’in fiyatının bir ons altının fiyatını ilk defa geçtiğini hatırlayacaktır. Mayıs 2021 itibariyle Bitcoin’in fiyatı 60 bin doların üzerini görmüştür. Nasıl bu kadar değerlendi? Ancak daha da önemlisi acaba hisse senedi yatırımcıları bu kripto para birimine yatırım yapmayı düşünüyor mu?

Tıpkı altın gibi Bitcoin arzı da sınırlıdır. Bitcoin’in tasarlayıcısı Satoshi Nakamoto toplam arzı 21 milyon jetonla sınırlamıştır. Bitcoin bir hükümet veya merkez bankası tarafından ihraç edilmediği için altınla benzerlik gösterir. Bitcoin, bilgisayar gücüyle hesaplamaları gerçekleştiren ve buna karşılık ödüllendirilen “madencilerin” çabasıyla üretilir ve piyasanın şişmemesi için Bitcoin protokolü, bu ödülleri periyodik olarak yarıya indirmektedir. Buna göre Bitcoin arzı azalarak 2140 yılına kadar devam edecektir.

 

İki Yatırım Aracını Karşılaştırmak

Altın yüzlerce yıldır güvenli liman olarak kabul görürken Bitcoin yalnızca on yıldan biraz daha uzun bir süre önce piyasaya sürüldü ve son birkaç yılda yaygın olarak kabul gördü. Aşağıda bu iki yatırım seçeneğini kafa kafaya karşılaştıracağız:

  • Şeffaflık, Güvenlik ve Hukukilik

Altın ticareti, tartımı ve takibi yerleşik usullere göre gerçekleştirilir ve bozulmamıştır. Onu çalmak, sahtesiyle değiştirmek veya metal üzerinde herhangi bir şekilde hile yapmak oldukça zordur.

Şifrelenmiş merkezi olmayan yapısı ve karmaşık algoritmaları sayesinde Bitcoin’in de yozlaştırılması kolay değildir; ancak tam olarak güvenliğini sağlayacak altyapı henüz yerleşmiş değildir. Mt. Gox ve Thodex, Bitcoin yatırımcılarının neden dikkatli olmasına gerektiğine yönelik iki örnektir. Bu popüler kripto para borsaları aniden çevrimdışı olmuş ve binlerce kişi dolandırılmıştır. Bu dolandırıcılık olayları hala hukuki yönü çözüm beklemektedir.

 

  • Nadirlik

Hem altın hem de Bitcoin nadir kaynaklardır. Bitcoin’in madencilik ödülünün sürekli yarılanması suretiyle 21 milyon Bitcoin’e 2140 yılında ulaşılacağı biliniyor. Diğer yandan dünya üzerindeki tüm altının ne zaman çıkarılacağı bilinmemektedir. Ayrıca altının asteroitlerden çıkarılabileceğine ilişkin spekülasyonlar da mevcut. Hatta buna ilişkin proje geliştiren şirketler olduğu da bilinen bir gerçektir.

 

  • Kullanım Değeri

Altın tarihsel olarak kuyumculuktan dişçiliğeve elektroniğe kadar birçok farklı sektörde kullanılmaktadır. Bitcoinin de kullandığı Blokzinciri teknolojisinin kendisine ait çok önemli bir temel değeri vardır. 21. yüzyılda, yani günümüzde bile dünya üzerindeki milyarca insan bankacılık altyapısına ve kredi gibi geleneksel finansman araçlarına erişimden yoksundur. Bitcoin sayesinde bu kişiler finansal sistemlere dâhil olabilir ve neredeyse hiçbir ücret ödemeden dünya çapında değer aktarımı yapabilirler. Böyle olmakla birlikte Bitcoin’in geleneksel bankacılığa alternatif teşkil etmesi açısından potansiyeline erişmekten henüz çok uzak olduğunu söylemek mümkündür.

 

  • Likidite

Hem altın hem de Bitcoin, kolaylıkla nakit paraya dönüştürülebilecek çok likit piyasalara sahiptir.

 

  • Volatilite (Oynaklık)

Bitcoin’in güvenli bir liman olup olmadığı konusunda endişe eden yatırımcıların en büyük çekincesi oynaklıktır. Bunun kanıtı için Bitcoin’in yalnızca son iki yıldaki grafiğine bakmanız yeterlidir. Örneğin Bitcoin 2018 başındayken 20.000 doları görmüşken yaklaşık bir yıl sonra 4.000 dolara kadar düştü. O zamandan sonra bu kayıpları telafi ederek tekrardan yükselişe geçmesi uzun zaman aldı.

Yukarıda sözünü ettiğimiz genel dalgalanmaların dışında Bitcoin’in piyasa haberlerinden de oldukça etkilendiği gözlemlenmektedir. Yatırımcıların aniden verdiği kararlar fiyatları hızlıca aşağı ya da yukarı yönlü etkileyebilmektedir. Altında ise böyle bir durum söz konusu olmadığından bu onu daha güvenli bir varlık haline getirir.

Son yıllarda bu istikrar ihtiyacı dikkate alınarak Bitcoin’den daha fazla istikrar sağlamayı hedefleyen bir dizi alternatif kripto para birimi piyasaya sürülmüştür. Örneğin Tether, “stablecoin” olarak adlandırılan bu grubun bir örneğidir. Tether ABD Doları ile tıpkı altının 1971 öncesinde olduğu üzere bağlantılıdır.  Bitcoin’indeki oynaklığı fazla bulan yatırımcılar kripto para dünyasındaki farklı alternatifleri de değerlendirebilir.

 

Altın mı Bitcoin mi? Uzmanlar Önümüzdeki 10 Yıl Hangisini Elinde Tutmayı Tercih Edeceklerini Açıklıyor:

  • Bitcoin yükselmeye devam ettikçe giderek fazla sayıda yatırımcı altınla kıyaslamaya başladı.
  • Bitcoin 1 trilyon USD piyasa değerine ulaşırken altının onsu 1784 USD seviyelerindeydi.
  • 10 uzmana önümüzdeki 10 yıl boyunca hangi varlığı elinde tutmayı tercih edeceklerini ve bunun nedenlerini sorduk.

Öncelikle uzmanlar her iki varlığın da genellikle yatırımcılar tarafından portföy çeşitlendirme aracı veya enflasyona karşı koruma aracı olarak görüldüğünü belirtmektedir.

Yine de yakın zamana kadar Wall Street analistlerinin, üst düzey yöneticilerin veya tanınmış yatırımcıların iki varlığı ciddi şekilde karşılaştırdığını görmek nadirdi. Dijital altın olarak da nitelendirilen Bitcoin, kısa vadede kar elde etmek isteyen yatırımcı için tarihsel olarak riskli ve spekülatif bir yatırım aracı olarak görülmüştür. Ancak altın her zaman güvenli bir liman olarak kabul görmektedir.

Şimdiyse, Bitcoin’in fiyatının Tesla ve diğer kurumsal yatırımcıların yatırımlarının da desteğiyle 57.000 USD’nin üstüne hızla yükselişi, yukarıda saydığımız isimlerin bazılarının Bitcoin’e ilişkin eski varsayımların doğru olup olmadığını sorgulamasına yol açtı.

Dijital para birimlerinin baş döndürücü yükselişini dikkate alan Business Insider, 10 farklı uzmanla bir anket yaparak 10 yıl boyunca Bitcoin mi altın mı tutmak isteyeceklerini ve bunun nedenlerini sorguladı. Bu uzmanlar arasında Bitcoin boğaları, altın severler, analistler, yöneticiler ve çok daha fazlası var.

Anket sonuçlarına daha yakından bakalım:

 

Altın Tutmak

  • “Benim oyum altına olacaktır çünkü altın bir değer muhafaza aracı olarak binlerce yıllık tarihi istatistiğe sahip. Oynaklığı Bitcoin’in beşte biri ve onun gibi rakiplere sahip değil. Kraliçe Elizabeth tacındaki altınları satarak kriptoya geçtiği gün ben de yaklaşımımı değiştireceğim” -Rosenberg Research’ten David Rosenberg- New York Merrill Lynch eski Baş Ekonomist ve Stratejisti.

 

  • Altın ve gümüş, dünyanın her köşesindeki her medeniyette en az 4 bin yıldır değer depolama ve değişim aracı olmuştur. Ekonomik durum veya teknolojik bilgi düzeyi fark etmeksizin her seviyedeki insan için yüksek erişilebilirlik düzeyine sahiptir. Ve altın merkez bankalarının da nihai para birimidir. Dijital yapılarıyla altından ayrılan kripto paralara da yatırımcı nezdinde yer vardır. Ancak aynı zamanda bu karakteristik özellik kripto paraların asla altın ve gümüşün yerini almayacağı ve hatta nihayetinde metallerin değerini artıracağını göstermektedir.” -Phil Baker, Hecla Mining Şirketi Başkanı ve CEO’su.

 

  • “Altın uzun zamandır güvenli liman varlığı olarak görülmektedir ve Bitcoin her ne kadar ‘apartmandaki yeni çocuk’ olsa da birkaç nedenden dolayı altının pazar payını azaltacağı tartışmalıdır. Hem Bitcoin hem de altın itibari para birimlerine kıyasla önemli bir avantaja sahiptir; ikisi de seyreltilemez veya değeri düşürülemez. Bitcoin’in düşmanca mevzuatlar dolayısıyla sona erdirilme riski bulunmaktadır. Bazı Bitcoin türevleri hâlihazırda yasaklıdır. Facebook gibi kripto para girişiminde bulunan bazı şirketler engellenmiştir. Bu nedenle Bitcoin heyecanlı bir biçimde reklamı yapılan bir yatırım aracı olsa da altın yüzyıllar boyunca değerini korumuştur. Bitcoin’in ömrünün bu uzunlukta olup olmayacağı tartışmalı” -Slyvia Carrasco, Goldex Altın Borsası Kurucusu ve CEO’su.

 

  • “Bitcoin’in boğa durumunun altında yatan varsayımlardan birisi de sınırlı arzıdır, ancak genel olarak kripto paraların arzı teorik olarak sınırsızdır. Bazıları bir portföy çeşitlendiricisi olmak bakımından Bitcoin’i öne çıkarıyor, ancak şu ana dek altına kıyasla hisse senetleri piyasasıyla daha yüksek korelasyon gösterdi. Özellikle de çeşitlendirmenin önem kazandığı stresli hisse senedi piyasası zamanlarında. Bitcoin’e olan talep kayda değer bir ekonomik veya finansal kullanım alanı oluşturması durumuna göre değişecektir.” -Michael Reynolds, Glenmede Yatırım Stratejisi Sorumlusu.

 

  • “Hem kripto paraların hem de altının oldukça tutkulu yatırımcı tabanları var. Ancak aralarında çok açık farklılıklar bulunmakta. Altın küresel paranın temel yapıtaşı olarak 5.000 yıllık tarihe sahiptir ve zaman içerisinde sınanmıştır. Bitcoin’in tarihi yalnızca 10 yıllık ve tek bir parasal rejimde denendi. Bitcoin’in standart sapmasının %75 olması onu korkunç derecede kötü bir değer muhafaza deposu yapar. Son dönemde şirketlerin spekülatif biçimde Bitcoin’e yatırım yaparak varlıklarına eklediklerini ve kurumsal performanslarının ötesinde şirket varlıklarını büyümüş göstermeye çalıştıklarını görüyoruz. Ayrıca kripto para, parasal olarak zayıf bir alternatiftir. ABD’de vergilerinizi doldururken kripto para gelirlerinizi gönüllü olarak açıklamanız gerekir. Kripto ticareti hisse senedi gibi otomatik olarak IRS’e bildirilseydi spekülatif görünüm azalabilirdi” -Robert Minter, Aberdeen Standard Investments Yatırım Stratejisi Direktörü.

 

Bitcoin Boğaları

  • “Bitcoin bir değer deposu olarak altının 100 kat gelişmiş halidir. Dünya bunu fark ediyor ve dijital para birimini gerçek zamanlı olarak yeniden fiyatlandırmaya başlıyor. Bitcoin’in fiyatı son birkaç ayda yüzde yüzlerce artmış olsa da önümüzdeki dönemde de Amerikan Doları cinsinden değer kazanmaya devam edecektir. Bitcoin’in piyasa değerinin altını piyasa değerini 2030’a kadar aşacağını tahmin ediyorum ve bu nedenle hiç altınım yok. Servetimin önemli bir yüzdesi Bitcoin’e yatırılmış durumda” -Anthony Pompliano, Pomp Investments ve Morgan Creek Digital Assets.

 

  • “Kripto boğa hareketi daha önce Bitcoin gibi dijital para birimlerini alternatif bir varlık olarak düşünmemiş milyonlarca insanın dikkatini çekti. Altın ve Bitcoin’in her ikisi de varlık çeşitlendirmesinde kullanılabilir, ancak birçok yönden birbirinden farklıdır. Bitcoin ve diğer dijital para birimleri platformlar üzerinden kolayca alınıp satılabilir. Bitcoin ile ödeme almayı kabul eden küresel firmalar ve Tesla gibi teşvik etme konusunda aktif rol alan küresel savunucular gördük. Likidite, kolay aktarım ve modern ekonomide daha geniş kullanım, başlıca farklılaştırıcı etkenlerdendir. Altının değer muhafazası gibi defansif bir amacı vardır; Bitcoin ve diğer kripto paraların ise likidite ve takas kolaylığı haricinde birkaç işlevi daha vardır.” -Pavel Matveev, Wirex CEO’su.

 

  • “Bu dijital altının izlediği yola ve küresel kullanım durumuna dayanarak Bitcoin’in gelecekte ana akım bir varlık sınıfı olacağına inanıyoruz. Altın tartışmasız net bir değere ve güvenliğe sahip olsa da Bitcoin önümüzdeki 10 yıl aynı ivmede devam edebilirse göz kamaştırıcı olacaktır.” -Daniel Ives, Wedbush Securities’te Genel Müdür ve Kıdemli Sermaye Piyasası Araştırma Analisti.

 

  • “Altın bin yıldan uzun süredir satın alma gücünü ölçmek için kullanılan bir standarttır. Likiditesi zaman içerisinde istikrarlı seyretmiştir. Bitcoin defansif açıdan altının özelliklerini paylaşırken buna ek olarak istek uyandırıcı olma ek özelliğine sahiptir. Bitcoin’in sahip olduğu cazibe, aya fırlatılan roket gibi yükselme potansiyeline sahip olmasıdır. Kimse altının böyle bir sıçrama yapacağını düşünmez. Bitcoin’in sonu da altının aksine belirlidir. Talepteki hiçbir artış bunu değiştiremez. Sıfır esnekliği vardır.” -Dijital Para Platformu Uphold’un CEO’su JP Thierot.

 

  • “Ben muhtemelen Bitcoin’i seçerdim ama neden ikisi birden olmasın? Altın ve Bitcoin’in portföyler için çok benzer yönleri var. Çeşitlendirmek için hem altın hem de Bitcoin eklerdim. Çeşitlendirmek riski dağıtmaktır. Bitcoin bunun için bir araçtır. Bitcoin istikrarlı varlıkların para kaybetmesine karşı bir hedge önlemidir” -Mike Venuto, 1 milyar dolarlık bir ETF olan Amplify Transformational Data Sharing ETF Eş-Portföy Yöneticisi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir