İş Hayatında Daha Hızlı Karar Verebilmek İçin 4 Yöntem

Hayatın her alanında büyük bir hız hakim. Otomobiller daha hızlı gidiyor, hızlı trenler gün geçtikçe artıyor, internet bağlantıları hızlanıyor. Tabii bu hızdan iş hayatı muaf değil.

Bugün iş hayatında hızlı karar verebilmek büyük bir öneme sahip. Vakit madem nakitse, o halde bu vakti verimli ve etkili bir şekilde kullanmak gerek.

Bu yazımızda iş hayatında daha hızlı karar verebilmek için size fayda sağlayacağını düşündüğümüz 4 tavsiye vereceğiz.

 

1. En Doğru Karar Her Zaman En Hızlı Verilen Karardır

Asla doğru karar verip veremediğinizi bilemezsiniz. Başka türlü karar verdiğinizde olabilecek şeyleri asla kestiremediğiniz için karar aşamasında fazla zaman kaybetmenin anlamı yoktur. Bu farkındalık size şahane bir özgürlük sağlar.

Bugün hız her şeyden daha çok önem arz ediyor.

Bu bakımdan iş hayatında da hızlı davranan kazançlı çıkar. Müşterilerinizle, çalışanlarınızla seri bir iletişim kurmalısınız. Yeni fikirlere “evet” demekte hızlı olmalısınız. Yeni çıkan ürünleri bir an evvel denemeli, işinize yarayan şeyleri çabuk bir biçimde benimsemelisiniz.

Birçok insan karar verme sürecinde çok vakit kaybeder. Bu da fırsatların elden kaçmasına neden olur.

En doğru kararı vermeyi beklemek yerine, daha fazla fırsat yaratmaya odaklanın.

10-15 dakikalık kısa toplantılarla yeni ilişkiler kurun, yeni insanlar tanıyın. Daha fazla pazarlama kampanyası geliştirin ve hangi stratejinin daha çok fırsat sunduğunu görün.

Kısaca karar vermekte zaman kaybetmeyin, bir karar verin ve sonra aldığınız bu kararın üzerinde çalışın.

 

2. Müzakere Etmek Genelde Güvensizlik Göstergesidir

Birçok kişi önündeki işi savsaklamak için, mükemmeliyetçilik bahanesini öne sürer.

“Ya hep ya hiç” zihniyetiyle yaptıkları her işte kusursuz olmayı ister bu kişiler.

Size gayet net bir tavsiye verelim: Bir konu hakkında birden fazla seçenek varsa, birini seçin.

Eğer bu seçeneklerden birkaçı aklınıza yatıyorsa bu seçenekleri deneyin.

Ancak insanlar için sorun bundan daha derin.

“Mükemmeliyetçilik” aslında bir güvensizlik göstergesidir. Çoğu kez iyi olduklarını düşündükleri bir konuda gerçekten iyi olup olmadıklarından emin olamazlar. İnsanların yargılarından, eleştirilerinden çekinirler.

İşte bu nedenle procrastination, ya da bir işi sürekli erteleme durumu bu kadar yaygındır. Zamanı boşa kullanmak ya da özgüvensizlik nedeniyle motive olmamak çağımızın temel sorunlarından biridir.

Eğer siz de karar vermek için günlerce, haftalarca anlamsız toplantılar yapıyorsanız kendinize güveniniz yoktur diyebiliriz. Bu konuda çalışmalı, mental açıdan kendinizi güçlendirmelisiniz.

 

3. Temel Bir Projeniz Olsun

Daima temel bir projeniz olsun. Yani önünüzde bir adet ekmek olsun, daha sonra dilediğiniz pastaları deneyebilirsiniz. Ama ekmek, yani ana proje önünüzde olsun.

Örneğin ünlü girişimci Gary Vaynerchuk 20’li yaşlarda şarap tadımı ve eleştirisi yaptığı Wine Library adlı bir projeye sahipti. Daha sonra VaynerMedia’yı kurdu. Şimdilerde ise kendi markasını yönetiyor. Bu girişimler onu finansal açıdan destekliyor. Bu sayede verdiği kararlar işe yaramadığında oluşan kaybı çabucak absorbe ediyor.

Siz de kariyerinize sağlam birkaç direk dikin. Örneğin tam zamanlı bir işte çalışırken yan projeleriniz olsun. Bu boncuktan bileklik yapıp satmak gibi basit bir şey bile olabilir. Eğer gençseniz farklı işleri deneyin, farklı yerlerde staj yapın, yurt dışına gidip gezin.

Birçok insanın yan projesi vardır ama temel bir projesi yoktur. Bu nedenle kendilerini güvensiz hissederler ve büyük kararlar vermekte zorlanırlar. Ancak eğer sizi finansal açıdan destekleyen bir gelir kaynağınız varsa, yeni şeyler deneme konusunda daha çabuk hareket edebilirsiniz.

 

4. Hata Yapmaktan Korkmayın

Gary Vaynerchuk’tan devam edelim.

Gary, Uber henüz genç bir startup iken bu şirkete yatırım yapma fırsatını iki kez kaçırdı. Çünkü yatırım yapacağı parayla kendine ev almıştı. Şayet ev almak yerine Uber’e yatırım yapsaydı 1 milyon dolarlık bir yatırım ona 400 milyon dolar kazandıracaktı.

İnanılmaz bir kayıp, değil mi?

Ama sonuçta hayat devam ediyor.

Siz de bir karar verdiğiniz zaman bu kararın yanlış olma ihtimaline razı olmak durumundasınız. Aksi halde dövünmekle hayat geçmez.

Eğer bir karar verdiğinizde niyetinize güveniyorsanız, bu karar hatalı olsa bile yıkım yaşamazsınız. Bu nedenle karar verirken niyet kavramına daha çok önem verin. Neyi niçin yaptığınızı iyi bilin.

 

İlginizi çekebilir

Girişimcilikte Hızlı Hareket Etmenin Önemi
Girişimciler Fazla Düşünmezler, Bir Karar Verip İlerlerler!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.