İşe Nasıl Konsantre Olunur?

  • “Bu aralar hiç çalışamıyorum.”
  • “Plan yapmaya yapıyorum ama icraat sıfır.”
  • “Çok çalışıyorum ama bir türlü ilerleme gösteremiyorum.”

Bu tür şikayetleri son zamanlarda daha sık mı yaşıyorsunuz?

Hele de koronavirüs sonrası herkes odaklanmakta ve verimli çalışmakta zorlanmaya başladı.

Biz de bu nedenle dikkat eksikliğini önlemek ve daha iyi konsantre olabilmek için sizlere bazı ipuçları vereceğiz.

 

Reaktif Beyin

Belki tembelsiniz belki değilsiniz, ancak bir gerçek var: İnsan beyni tembeldir.

Araştırmalar boş zamanlarda bile en sevdiğimiz şeyleri değil, en kolay şeyleri yapmayı seçtiğimizi gösteriyor. Beynimiz enerji harcama konusunda cimri davranıyor, bu da tembellik olarak vücut buluyor.

Problem şu ki çevremiz ve dünya hiç de tembel değil. Her gün yapmamız gereken onlarca şey var. Dahası, bizi kendine doğru çeken sayısız uyaran var. Sosyal medya, bilgisayar, oyun, gürültüler, sesler…

Her şey bizim dikkatimizi çekmeye çalışıyor. Bir plan yapıp bu plana uyarak hedeflerimize ulaşmayı amaçlıyoruz, ancak hayat, bizim hedeflerimize kilitlenmemizi önlüyor.

Duke Üniversitesi’nden psikoloji profesörü Dan Ariely bu konuda şunları diyor:

“Dünya uzun vadede faydalanabileceğimiz bir şekilde hareket etmiyor. Sokakta yürürken önünden geçtiğiniz tüm mağazaların paranızı mıknatıs gibi çektiğini düşünün. Akıllı telefonunuzdaki tüm uygulamaların dikkatinizi mıknatıs gibi çekmeye çalıştığını düşünün. Tüm bu şeyler, kendi menfaatleri doğrultusunda bizim hata yapmamızı istiyor. Yani dünya bize karşı çok sert bir tavır sergiliyor.”

İnsan beyni sayısız uyarana tepki vermekten memnuniyet duyar. Ancak bu uyaranlara karşı nasıl tutum almak gerektiği konusunda genelde hatalı kararlar vermemize neden olur.

Çünkü çevremizde olup bitenlere reaksiyon gösterirken hayatımızın kontrolünü kaçırırız. Hatta reaksiyon, kontrolün tam tersi bile denebillir. Eğlenceli bir şey görünce onun peşinden gitmek gibi… Korkunç bir şey görünce koşarak kaçmak gibi… İki durumda da çevre davranışlar üzerinde etkilidir.

“Bana ne yapacağımı söyleme” diye insanlara bazen kızarız. Ancak çoğu zaman dünyanın eylemlerimiz üzerinde söz sahibi olmasına izin veririz. Oldukça ironik…

2000 yıl öncesinden Stoacı filozof Epiktetos şöyle diyor:

“Bir insan sizin vücudunuzu yoldan geçen birine verecek olsa buna sinirlenirsiniz. Ama zihninizi yoldan geçen herkese bizzat kendi ellerinizle teslim ediyorsunuz. Bu kişiler zihninizi suistimal edebilir, sizi perişan edebilir. Bu durumdan hiç mi utanmıyorsunuz?”

Görüldüğü üzere bugünkü teknolojinin olmadığı 2000 yıl öncesinde bile dikkat dağınıklığı ve odaklanamama sorunları söz konusuymuş.

Gelin şimdi konsantrasyonunuzu artırabilmek için faydalı bazı önerilere bakalım.

 

Bağlamı Kontrol Edin

Cornell Üniversitesi’nden profesör Brian Wansink, yeme davranışı üzerine bilimsel araştırmalar yapıyor. Bu çalışmaların birinde fazla yemek yemenin açlıkla nadiren ilgili olduğunu tespit etmiş. Aşırı yemek yemek, çoğu zaman bağlamla alakalı bir mesele.

“Hepimiz çevremizdeki insanlar ne kadar yiyorsa o kadar yeriz. Bir insanın tabağını 3 metre öteye koymuş olsak bu insan yemeğin yarısını yer.”

Buradan şunu çıkarabiliriz: Eğer bir işi tamamlamak istiyorsanız dikkatinizi dağıtan şeyleri başka odaya taşıyın. Örneğin bilgisayar başında çalışırken telefonunuzu başka bir odaya koyun.

Böylece beyninizin reaksiyon göstereceği şeylerin sayısı azalır ve siz de daha az reaktif olursunuz.

Hazırlık çok önemli kısaca, ancak hazırlık sürecin başlangıcı.

 

Sakin Kalın

Ara verin. Size aşırı tepki verdirecek bir konu söz konusu olduğunda sakin kalın ve direkt tepki göstermeyin.

Filozof Marcus Aurelius şöyle diyor:

“Önünüze bir iş geldiğinde hemen başlamayın. Önce işin yapısını inceleyin ve amacınızın iyi bir insan olmak olduğunu hatırlayın.”

Modern bilimsel araştırmalar da bu görüşü destekliyor. Tamamen duygusal hareket etmek hayatınızı kolaylaştırmaz. Klinik psikolog Albert Bernstein, önemli bir olay karşısında sakin kalmanın daha iyi kararlar vermeyi sağladığını belirtiyor.

“Pek çok durumda eleştirel düşünce yerine içgüdülerimizle hareket ederiz. Milyonlarca yıl önce yaşamış atalarımızın zihinsel yapısını benimsersek sadece içgüdülerle hareket ederiz ve bu da bize olumlu hiçbir sonuç sağlamaz.”

Nörobilim ile uğraşan bilim insanları stresin prefrontal korteksi devre dışı bıraktığı ifade ediyor. Stres beynin rasyonel kararlar alan bölgesini etkisizleştiriyor yani.  Bu da kişinin irrasyonel, akıl dışı hareketler yapmasına neden oluyor.

 

Hedeflerinizi Düşünün

Stoacı filozof Epiktetos şöyle diyor:

“Önce kendine ne tür bir insan olmak istediğini söyle. Daha sonra bu amaç için hareket et. Yaptığın her işte bunu şiar edin. Sporcular önce bir spor belirleyip daha sonra bu sporda ustalaşmak için çalışır.”

Budizmin farkındalık öğretisi de yine bu görüşü savunuyor. Budizm konusunda detaylı araştırmaları olan Joseph Goldstein şunları söylüyor mesela:

“Bu eylemle neyi amaçlıyorum? Bunu gerçekten başarmak istiyor muyum? Bu eylem bana veya diğer kişilere bir şekilde fayda sağlar mı? Bu tür soruları kişi kendine mutlaka düzenli olarak yöneltmeli.”

Dikkatiniz dağıldığında, kuşku ve tereddütler bastığında uzun vadeli hedefleriniz hakkında düşünmek beyninize kontrol hissi sağlar ve dopamin salgılanır. Bu da sizi daha huzur ve motivasyon olarak geri döner.

Kaliforniya Üniversitesi’nden nörobilimci Alex Korb’a kulak verelim:

“Neyi başarmak istiyorum? Hedeflerim neler? Bu soruları kendinize sorduğunuz zaman beyniniz yapıcı ve üretken bir moda girer. Yani hedeflerinizi aklınızdan çıkarmadığınız zaman bu amaç uğruna yaptığınız girişimler beyninizdeki ödül mekanizmasını çalıştırır. Bu da kendinizi iyi hissetmenizi sağlar.”

 

Bilinçli Bir Karar Verin

Eğlenceli teklifleri reddetmek zordur. Yani arkadaşlarınız partilerken sizin evde oturup bilgisayar başında makale okumanız ve rapor hazırlamanız oldukça acı verir size.

Fakat böyle durumlarda sakin kalıp pes etmemeye çalışın. Söylemesi çok kolay, uygulaması çok zor bir şey gibi gelebilir.

Meseleye yine nörobilim ışığında baktığımız zaman bilinçli bir karar vermek, kişiyi pes etmekten, kolay ve eğlenceli şeylere teslim olmaktan korur.

“Bilinçli karar vermek, beynin kişiyi negatif dürtülere yönelten striyatum bölgesindeki etkinliği önler. Prefrontal korteks etkisiz hale geldiğinde haz veren şeyler tarafından ele geçiriliz. Bu tür şeyler karşısından dirençli olmak için kendinize şu soruyu sorun: Başarmak istediğim şeye yönelik şu an yapabileceğim en ufak şey ne?” Amacınıza yönelik çok ufak bir çalışma bile sizi ilerleme kat etmenize ve rahatlamanıza yardımcı olur.”

Bunu da yine Kaliforniya Üniversitesi’nden nörobilimci Alex Korb söylüyor.

 

Sonuç

Dikkat dağıtan şeylerden kurtulmak, daha iyi konsantre olabilmek için yapmanız gerekenleri kısaca bir kere daha özetleyelim:

  • Çevrenizde dikkat dağıtan şeyleri uzaklaştırın. Örneğin bilgisayar başında çalışırken telefon dikkatinizi dağıtıyorsa telefonu kapatın veya başka bir odaya koyun.
  • Sakin kalmaya çalışın. Stres faydasız ve kötü kararlar vermenize neden olur.
  • Hedeflerinizi mümkün olduğunca hatırlayın. Hedefleriniz doğrultusunda yapacağınız en ufak bir iş bile sizi iyi hissettirir.
  • Bilinçli kararlar alın. Bu sayede beyniniz dikkat çeken fakat size faydası olmayan şeylere karşı önlem alır.

Sinir bozucu bir mesaj aldığınızda hemen bu kişiye aynı sinir bozuculukta bir mesaj atmak zorunda değilsiniz. Eşiniz güzel bir kurabiye yaptığında hepsini bir oturuşta yemek zorunda değilsiniz ya da.

Dikkat dağıtan şeyler çoğu zaman kendilerini ilginç ve eğlenceli şeyler olarak sunar. Bu tür şeylere karşı nötr kaldığımız zaman ise can sıkıntısı yaşayacağımızı düşünürüz. Fakat hedeflerimize ve yapmamız gerekenlere yeterli ilgi ve özeni gösterdiğimiz zaman hem işe hem de eğlenceye yeterince vaktimiz olduğunu görebiliriz.

 

İlginizi çekebilir

Konsantrasyon Nedir? Nasıl Konsantre Olunur?
Girişimcilere, Odaklanma Konusunda 8 Etkili Tavsiye
Nasıl Odaklanabilirim?

Evde Çevirmenlik Yapacak Arkadaşlar Arıyoruz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir