Borsa Nedir?

display stock market numbers and graph

Halka açık şirketlerin hisselerinin alım-satım ve ihraç işlemlerinin gerçekleştirildiği piyasa ortamı borsa olarak adlandırılır. Bu tarz finansal faaliyetler, belirli kurallar çerçevesinde işleyen borsa kurumları ya da tezgâh üstü piyasa olarak adlandırılan platformlar üzerinden gerçekleştirilir. Dünyanın herhangi bir bölgesinde ya da ülkesinde çok sayıda hisse alım-satım platformu bulunabilir. Buralarda farklı türlerden hisseler ya da menkul kıymetler işlem görebilir, böylece finansal çeşitlilik sağlanır ve ekonomiye canlılık kazandırılır.

Borsa ya da hisse senedi piyasası diye tabir ettiğimiz platformlarda bilhassa hisse ve özkaynaklar işlem görse de borsa yatırım fonu, şirket tahvilleri ve hisse senedi, emtia, döviz, bono gibi unsurlar da bu kapsamda değerlendirilir.

 

Borsayı tanıyalım

Günümüzde hemen hemen her şeyi internet üzerinden bir tıkla sipariş etmek pekâlâ mümkün olsa da bazı mallar hâlâ fiziksel piyasalarda rağbet görmektedir. Mesela ABD’de pek çok kişi Noel ağacı almak için yaşadıkları şehrin ta öbür ucuna gitmeyi göze alır. Elinden iş gelenler mobilya yapımı ya da tamiri için sık sık mahallenin nalburuna uğrar.

Bu tarz ortamlarda pek çok alıcı ile satıcı bir araya gelir, birbiriyle etkileşir ve iş yaparak ekonominin çarklarını döndürür. Piyasadaki aktörlerin daha doğrusu rakiplerin sayısı alabildiğine çok olduğu için tüketicilerin makul fiyatlarla karşılaşma ihtimali yüksektir. Peki “makul fiyat” ile ne mi kastediyoruz? Şöyle açıklayalım: İstanbul’un büyük bir semtindesiniz ve burada tek bir fırın var. Bu durumda fırıncı, sattığı poğaçanın bedelini dilediği gibi belirleyebilir zira rekabet ortamından söz edilemez. Fakat semtteki fırınların sayısı artarsa işletmecilerin müşteri kapmak için rekabete girmesi gerekir, bu durumda da fiyatların makul biçimde ayarlanması ihtiyacı doğar. Sonuç olarak tüketiciler düşük sayılabilecek ya da alışık olduğumuz tabirle “makul” fiyatlara yönelirler. Müşteriler, internet üzerinden alışveriş yaparken bile aynı ya da farklı sitelerde faaliyet gösteren satıcıların sunduğu fiyatları karşılaştırıp en iyi fırsatları tespit etmeye çalışırlar. Hatta son yıllarda değişik internet sitelerindeki fiyatları karşılaştırarak tüketiciye yol gösteren platformların sayısı da giderek artmaktadır. Doğal olarak internet üzerinden satış yapan mağazalar her daim mümkün olan en iyi fiyatı vermek zorunda kalır.

 

 

Peki nasıl işler bu “borsa”?

Borsa, özünde hisselerin alım satım işlemlerinin güvenli ve kurallarla düzenlenmiş bir ortamda gerçekleştirilmesini sağlayan bir platformdur. Teknik jargonda piyasa katılımcıları olarak tabir edilen bireyler borsa sayesinde hemen hemen hiçbir güvenlik riskine maruz kalmadan hisse ya da tahvil gibi pek çok yatırım aracıyla işlem yapabilir. Düzenleyici kuruluşların koyduğu belli başlı kurallar çerçevesinde faaliyet gösteren borsalar hem birincil piyasa hem de ikincil piyasa vazifesini görür.

Birincil piyasa olarak borsa, çeşitli şirketlerin “ilk halka arz” diye adlandırdığımız işlem kapsamında hisselerini ilk defa kamuya satmasını sağlar. Böylece firmalar farklı yatırımcılardan sermaye toplamış olur. Peki nedir bu “halka arz” dediğimiz işlem? Aslında bu kavramla kastedilen şey şirketlerin kendilerini pek çok hisseye bölmesi, akabinde de bunlardan bazılarını belirli bir fiyat üzerinden halka satmasıdır. Örneğin A firması 30 milyon hisseye bölünüp bunlardan 10 milyonunu tanesi 20 TL olacak şekilde satışa çıkarabilir.

Söz konusu süreci hayata geçirmek için şirketler doğal olarak hisselerinin satılabileceği bir piyasa bulmak zorundadır. İşte borsa da tam olarak bu noktada devreye girer ve hisselerin alınıp satılmasını sağlar. Olur da sorun çıkmaz, her şey bir saat misali tıkır tıkır işlerse söz konusu şirket 10 milyon hisseyi tanesi 20 liradan satarak 200 milyon liralık gelir elde eder. Yatırımcılar diledikleri süre boyunca ellerinde tutabilecekleri hisseleri almış olur. Yatırımcıların nihai amacı, değeri artan hisseleri satarak daha fazla para kazanmak ya da şirketin dönem içindeki kârından “temettü” diye tabir ettiğimiz kâr payı koparmaktır. Borsa, sermaye edinimi olarak da adlandırabileceğimiz bu süreci kolaylaştırır ve tabii ki hem firmalardan hem de bireylerden komisyon alır.

Listeleme süreci olarak da bilinen hisselerin ilk defa ihraç edilmesinin ardından borsada artık düzenli alım satım gerçekleştirilebilir. İşte bu noktada borsa “ikincil piyasa” konumundadır. Borsa, tahmin edeceğiniz üzere her türlü ikincil piyasa faaliyetinden belli miktarlarda komisyon alır.

Peki borsa niye bedava değildir de adım atsak bizden para alır? Çünkü borsa şeffaflık, likidite, fiyat keşfi ve adalet sağlar. Pek çok yatırımcı da asla güvenemeyeceği, kimin elinin kimin cebinde olduğunu bile bilmediği ortamlarda varını yoğunu kaybetmektense borsanın güvenli sularında yüzmeyi tercih eder. Dünyadaki çoğu borsa platformu artık elektronik ortamda faaliyet gösterir. Kullanılan sistemler binlerce piyasa katılımcısının alım satım işlemlerini son derece rahat ve neredeyse pürüzsüz biçimde gerçekleştirmesine olanak tanır. Söz konusu sistemler hem alıcılar hem de satıcılar için fiyat eşleştirmesi yaparak ticarete ciddi ölçüde katkıda bulunur.

Borsaya kayıtlı yani kota edilmiş şirketler ilk halka arzdan bir müddet sonra daha fazla hissesini bedelli olarak ihraç edebilir ya da ikinci kez halka arz etme yoluna gidebilir. Hatta politikaları kapsamında daha önce sattığı hisseleri geri alabildiği gibi satışa çıkarttığı hisselerin bir kısmını da iptal edebilir. Borsa, böyle işlemleri ziyadesiyle kolaylaştıran bir platformdur.

Borsa platformlarının kendilerine ait internet sitelerinde firmalara dair haberler, duyurular ve mali raporlar gibi son derece elzem paylaşımlar yaptığını da söylemeden geçmeyelim. Bu sayede yatırımcılar olan bitenleri hem sayısal hem de sözel olarak anbean takip edebilmektedir. Borsada şirketler özelinde pek çok finansal işlemin gerçekleştiğini de belirtmeliyiz. Mesela bol kazançlı bir dönem geçiren şirketler yatırımcılarını kâr paylarıyla ödüllendirebilir. Gerçekleşen tüm bu mali işlemler borsada şeffaflık ilkesi kapsamında paylaşılır ve hatta teknik altyapı ile de desteklenir.

 

Borsaların işlevleri ve görevleri nelerdir?

Borsanın ne olduğuna dair epey bilgi verdik, şimdi sıra geldi temel işlevlerini öğrenmeye:

 

1- Menkul kıymetler alım satımında adaleti sağlar.

Borsa, arz-talep ilkesine bağlı olarak ilgili tüm piyasa katılımcılarının her nevi alım satım işlemine erişmesini sağlayarak menkul kıymetlerin hem adil biçimde hem de şeffaflık prensibi doğrultusunda fiyatlandırılmasına katkıda bulunur. Buna ilaveten doğru alıcı ve satıcıları bir araya getirmek de en önemli işlevlerinden biridir.

Örneğin 100, 105 ve 110 lira değerindeki bir A hissesi için üç farklı alıcı olduğunu düşünelim. Aynı anda da 110, 112, 115 ve 120 lira değerindeki hisselerini satışa çıkaran dört yatırımcı olduğunu farz edelim. İyi çalışan bir sistem bu noktada birbirlerine en uygun alıcı ve satıcıyı bir araya getirmeli, yani 110 liradan işlem yapmaya çalışanları buluşturmalıdır.

 

2- Verimli fiyat keşfine olanak tanır.

Menkul kıymetlerin düzgün biçimde fiyatlandırılması anlamına gelen “fiyat keşfi” borsalar tarafından sağlanır. Fiyat keşfi dediğimiz eylem, piyasa arz-talebinin tahlil edilmesi ve alım satım işlemleriyle ilgili pek çok faktörün incelenmesiyle gerçekleştirilir.

Mesela ABD merkezli XYZ yazılım firmasının hisselerini 100 dolardan satışa çıkardığını ve şirketin toplam piyasa değerinin 5 milyar dolar olduğunu varsayalım. Sonra bir anda tüm finans kanalları “Flaş haber! Avrupa Birliği, siber bilişim kurallarına riayet etmemesi sebebiyle XYZ firmasına tam 2 milyar dolar ceza kesti!” minvalinde bir başlık attı diyelim. Bu durumda şirketin mevcut değerinin %40’ı adeta silinip süpürülmüş demektir. Borsa daha önce bu şirketin hisselerine 90-110 dolar arası fiyat aralığı tanımlamış olsa da yaşanan gelişme neticesinde söz konusu aralığı değiştirmelidir. Aksi takdirde tahmin edeceğiniz üzere yatırımcılar ellerindeki hisseleri satmakta büyük zorluklar yaşayabilir.

 

3- Likiditeyi yönetir.

Borsa, işlem gören hisselerin hemen satılması ya da alınmasını sağlayamaz, yani yeterli sayıda alıcı ya da satıcının herhangi bir hisseye akın edeceğinin garantisini veremez. Lakin belirli şartları yerine getiren yatırımcıların anında işlem yapmasını ve makul fiyatlardan alım ya da satım gerçekleştirmesini pekâlâ mümkün kılar.

 

4- İşlemlerin güvenli ve düzgün bir şekilde gerçekleşmesini sağlar.

Piyasaların canlılık kazanması için yatırımcı sayısının artması elbette iyidir. Fakat aktörler çoğalırken borsa tüm katılımcıların birtakım şartları yerine getirmesini ve kurallara harfiyen uymasını sağlar. Ayrıyeten borsa, piyasada faaliyet gösteren tüm işletmelerin yasa ve kurallara uymasından sorumlu mekanizma konumundadır.

 

5- Koşullara uyan herkesin katılımını destekler.

Piyasa dediğimiz şeyi meydana getiren pek çok farklı unsur mevcuttur. Piyasa düzenleyicileri, yatırımcılar, tüccarlar, komisyoncular ve spekülatörler gibi çeşitli insanların bir araya gelmesiyle piyasalar doğar. Tüm bu katılımcılar birbirinden farklı rol ve vazifeleri yerine getirirler. Örneğin yatırımcının biri çeşitli hisseler alıp bunları yıllar boyunca elinde tutabilir. Buna karşın tüccar kafalı bir borsacı ise şıp diye alım satım yapmayı tercih edebilir. Piyasa yapıcıları gerekli olan likiditeyi sağlarken eşeği sağlam kazığa bağlamayı seven kişiler türevlere yatırım yaparak riskleri en alt düzeye indirmeye çalışırlar. İşte borsanın bu noktadaki görevi, bahsi geçen tüm aktörlerin rollerini yerine getirebilmek için sorunsuz biçimde işlem yapabilmelerine olanak tanıyarak piyasaların yoluna devam etmesini sağlamaktır.

 

6- Yatırımcıları korur.

Borsadan sadece varlıklı ve nüfuzlu yatırımcıların nemalandığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Ufak ve orta ölçekli pek çok yatırımcı da borsanın sunduğu nimetlerden pekâlâ yararlanırlar. Özellikle yatırım dünyasına yeni adım atanların finansal bilgisi epey kıt olabilir, tabii bu durumda hangi hisselerin ya da ne tarz yatırımların onları çöküşe sürükleyeceğini kestiremeyebilirler. Sağlam borsa platformları böyle yatırımcıları mali kayıplardan korumak ve müşterilere güven duygusu aşılamak amacıyla ciddi önlemler alır.

Mesela bir platform hisseleri risk profillerine göre farklı kategorilere ayırarak çaylakların yüksek risk teşkil eden hisseler alıp satmasını sınırlandırabilir ya da tamamen yasaklayabilir. Ayrıca borsalar genellikle sınırlı gelire ve piyasa bilgisine sahip bireylerin riskli sularda yüzmelerini engellemek maksadıyla pek çok farklı kısıtlayıcı önlem almayı da ihmal etmez.

 

7- Dengeli düzenleme sağlar.

Borsada faaliyet gösteren şirketler belli başlı düzenlemelere tabidir ve attıkları her ticari adım piyasa düzenleyicileri tarafından titizlikle incelenir. Mesela ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) bu denetimleri gerçekleştiren kurumlar arasından aklımıza ilk gelenlerdendir. Düzenlemelere uyulmaması hâlinde borsa platformları yürürlükteki ceza maddelerini devreye sokarak şirket ya da bireylerin faaliyet göstermelerini kısmen veya tamamen yasaklayabilir.

 

Borsanın düzenlenmesi

Ülkeler, borsayı yönetme görevini genellikle yerel mali düzenleyiciler ya da parasal yetki kurumlarına verirler. Mesela ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), Amerika Birleşik Devletleri’nde yer alan borsa platformlarının denetimiyle yükümlü kurumdur. Özünde SEC, hükümetten bağımsız olarak faaliyet gösteren ve siyasi baskılara boyun eğmeyen bir devlet kurumudur. Resmi internet sitesine baktığımızda kurumun misyonunun “yatırımcıları korumak, piyasaların adil, düzenli ve verimli biçimde işlemesini sağlamak, sermaye oluşumuna imkân tanımak” şeklinde beyan edildiğini görürüz.

 

Borsa katılımcıları

Borsa dediğimizde akla ilk olarak uzun vadeli yatırımcılar ya da kısa sürede kâr yapmak isteyen tüccarlar gelse de bunların dışında pek çok farklı aktörün mevcut olduğunu unutmamak gerekir. Elbette hepsinin kendine has rolleri vardır. Fakat bu roller birbirleriyle ilintilidir ve piyasanın düzgün işlemesi için herkesin üzerine düşeni yapması gerekir.

• Brokerlar, yatırımcılar adına hisse alıp satan lisanslı kişilerdir. Borsa platformu ile yatırımcılar arasında köprü vazifesi gören brokerlar, müşterileri adına çeşitli alım satımlar yaparak para kazanırlar. Piyasalara erişim sağlayabilmek için brokerlarla çalışmak gerekir.

• Portföy yöneticileri, yatırımcının mali durumuna, profiline, yatırım süresine ve beklentilerine göre en uygun portföylerin oluşturulmasını sağlayan kişilerdir. Analistlerden gelen tüyolara istinaden hangi hisseleri alıp satacaklarına karar verirler. Yatırım ortaklığı şirketleri, koruma fonları ve bireysel emeklilik planlarını yönlendirip yatırım stratejilerini belirlerler.

• Yatırım bankerleri ise şirketlere pek çok farklı konuda destek verir. Örneğin ilk defa halka arz olmak isteyen firmalar bankerlerden yardım alır. Birleşme ve satın alma süreçlerinde desteğe ihtiyacı olan şirketler de bankerlerin kapısını çalar. Yatırım bankerleri ayrıca firmaların kurallara uygun şekilde borsalara kaydolmasını da sağlar.

• Saklama kuruluşları , müşterilerin menkul kıymetlerini korumaya alarak hırsızlık vakalarını ya da olası kaybolma durumlarını minimuma indirmeye çalışır. Ayrıca saklama kuruluşları, borsa platformları ile koordinasyon içinde çalışarak birbiriyle iş yapan tarafların hisse alışverişlerini de yönetir.

• Son olarak piyasa yapıcılar ise fiyat verme ya da sorgulama yoluyla hisse alım satımını kolaylaştıran broker ve tüccarlardır. Bu kişiler sayesinde piyasada her daim yeterli miktarda likidite mevcuttur.

 

Peki borsalar nasıl para kazanır?

Tahmin edebileceğiniz üzere borsalar, yazımızın başından beri ele aldığımız hemen hemen tüm işlemler üzerinden belirli bir hizmet ücreti alır. Zaten borsa platformlarının temel gelir kaynağı da işlemlerden alınan komisyonlardır. Ayrıyeten halka arz olan şirketlerden de borsaya katılım ücreti tahsil edilir.

Bunlara ilaveten borsalar, çeşitli araştırmalar için elzem olan tarihsel, özet, referans ya da gerçek zamanlı veriler satarak da para kazanır. Birçok borsa platformu teknolojik ürünler satarak da gelir eder. Örneğin alım satım yapılmasını sağlayan elektronik terminaller veya borsaya bağlanmanıza imkân tanıyan özel ağ donanımları satışı yapar.

Ayrıca yatırım ortaklığı ya da aktif yönetim şirketleri gibi büyük müşterilere ayrıcalıklı hizmetler de sunar. Yüksek frekanslı alım satım işlemleri bu hizmetler içerisinde akla ilk gelenlerdendir. Piyasa yapıcıları ve brokerlar gibi aktörlerden tahsil edilen düzenleme bedelleri ya da kayıt ücretleri gibi harçların da mevcut olduğunu belirtmeden geçmeyelim.

Tüm bunlar haricinde pek çok borsa platformu finans konularında kurs ve sertifika programları düzenleyerek de hatırı sayılır miktarda gelir elde eder.

 

Borsalar arası rekabet

Pek çok farklı borsa platformunun yatırımcıları mıknatıs gibi çekerek hacimlerini arttırmak için birbiriyle kıyasıya rekabet hâlinde olduğunu biliyoruz. Fakat bunun haricinde son dönemlerde iki farklı tehdidin de baş gösterdiğinin altını çizelim:

 

Karanlık havuzlar

Karanlık havuzlar, hisse alım satımı için kullanılan özel borsalar ya da forumlar olup sadece “özel” gruplar bünyesinde faaliyet göstermektedir. Oldukça büyük işlemlerin kolaylıkla ve ziyadesiyle seri biçimde gerçekleştirilmesine imkân tanıyan bu platformlar klasik borsaların varlığını tehdit etmektedir. Yasa dışı olmayan bu platformlar yerel kanunlara tabidir. Özellikle işlem ücretlerinin epey düşük olması sebebiyle pek çok yatırımcının göz bebeği hâline gelen kara havuzların ilerleyen dönemlerde daha da öne çıkacağını söyleyebiliriz.

 

Blockchain girişimleri

Blockhainlerin giderek daha da tanınmasıyla birlikte pek çok kripto para borsası ortaya çıkmaya başladı. Bu borsalarda çoğunuzun bildiği Bitcoin ve türevleri gibi kripto paralarla işlem yapılıyor. Hâlâ çok popüler olmasa da kripto borsaların işlemleri otomatiğe bağlaması ve neredeyse hiç ek ücret almaması sebebiyle yavaş yavaş geleneksel piyasaların varlığını tehdit etmeye başladığını söyleyebiliriz.

 

Dünyanın önde gelen borsaları

Yazımızı noktalamadan önce sizleri muhtemelen şaşırtacak türden bir bilgi verelim: Tarihteki ilk resmi borsanın temelleri Londra’da bir kafede atılmıştır: Tüccarların “Jonathan’s Coffee House” adlı mekânda sık sık bir araya gelip hisse alım satımı gerçekleştirmesiyle filizlenen ticari ilişkiler neticesinde yaklaşık 150 kişiden meydana gelen bir borsa kulübü kurulmuştur. Söz konusu kulüp üyeleri de 1773’te kendilerine ayrı bir lokal yaptırarak buraya taşınmış ve dünyanın ilk borsası türemiştir. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk borsa ise 1790’da Philadelphia’da kurulmuştur. Bugün hepimizin bildiği Wall Street borsasının temelleri ise 1792’de bir çınar ağacı altında imzalanan ve adını da buradan alan “Buttonwood Anlaşması” (Çınar Anlaşması) ile atılmıştır. 24 farklı tüccar tarafından tasdik edilen bu anlaşma Amerika tarihindeki ilk resmi borsa sözleşmesi olarak kabul görür. Takvimler 8 Mart 1817’yi gösterdiğinde ise Buttonwood Anlaşması ile doğan bu girişimin adı New York Menkul Kıymetler Borsası olarak değiştirilmiştir.

 

İlginizi çekebilir

Borsa Nasıl Oynanır?
Acemiler İçin Borsada Para Kazanma Rehberi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.