Acemiler İçin Borsada Para Kazanma Rehberi

Borsaya düzenli olarak yatırım yapan ve başarıyı yakalayan yüzbinlerce insan bulunuyor. Bu insanlar, sayısız borsa döngüleri üzerinde milyonlarca yatırımcının deneyimlerinden yola çıkılarak bazı temel ve basit ilkeleri benimsiyorlar.

Herhangi bir işte zeka önemli bir etkenken, yaptığınız yatırımların başarılı olması için de süper zeki olmanıza gerek yoktur. Herkesin borsada yatırım yapabilecek bir seviyede olduğunu şu sözlerle açıklayabiliriz:

Eğer beşinci sınıf matematiğini yapabiliyorsanız borsada da kolaylıkla yatırım yapabilirsiniz.

 

Borsada Para Kazanma Taktikleri ve İpuçları

borsa-yatirimi-icin-ipuclari

Herkes zengin ve mutlu olmak için hızlı ve kolay yöntemlerin arayışı içinde. Sürekli olarak kısa yoldan köşeyi döneceğimizi ve de bir piyango bileti alarak hayatımızın değişeceğini sanıyoruz.

Her ne kadar bazı insanlar piyango ile zengin olsa da, sadece ahmaklar veya çaresiz insanlar şansı bir yatırım stratejisi olarak kullanırlar.

Sokakta başınıza yıldırım düşüp öleceğinize inanmıyorsanız piyangoyu kazanıp zengin olacağınıza da inanmamalısınız.

Çünkü her ikisinin de gerçekleşme olasılığı aynıdır.

Başarıya giden yolda genellikle elimizin altındaki en güçlü etkenleri görmezden geliriz. Bunlar, zaman ve bileşik faizin büyüsüdür. Düzenli olarak yatırım yapmak, gereksiz finansal risklerden kaçınmak ve paranızın sizin adınıza yıllar ve hatta on yıllar boyunca çalışmasını sağlamak varlıklarınızı artırmanız için en garanti yöntemlerdir.

 

Borsaya Nasıl Yatırım Yapılır? Tavsiyeler ve İpuçları:

1. Uzun Vadeli Hedefler Belirleyin

1-uzun-vadeli-hedefler-belirleyin

Niçin borsada yatırım yapmak istiyorsunuz? Yatıracağınız nakit paraya 6 ay, 1 yıl, 5 yıl veya daha uzun bir süre sonra mı ihtiyacınız olacak? Emeklilik, ev almak veya çocuklarınıza miras bırakmak için mi yatırım yapıyorsunuz?

Yatırım yapmadan önce amacınızı ve gelecekte hangi dönemde bu paraya ihtiyacınız olacağını bilmelisiniz. Gelecekte ne zaman bu paraya ihtiyacınız olduğunu bilerek ne kadar yatırım yapmanız gerektiğini ve istediğiniz sonucu alabilmek için yapacağınız yatırımdan ne kadarlık bir gelir elde etmeniz gerektiğini hesaplayabilirsiniz.

Portföyünüzün genişlemesi birbiriyle çok yakından ilişkili olan üç etkene bağlıdır.

  1. Yatırım yaptığınız ana paranız.
  2. Ana paranız üzerinden yıllık net kazancınız.
  3. Yatırım yapacağınız sürenin miktarı.

Bir hisseyi 10 yıl süresince elde tutmayı düşünmüyorsanız onu 10 dakikalığına bile elde tutmayı düşünmeyin – Warren Buffet

Mutlaka okuyun: 7 Adımda Uzun Vadeli Düşünmek

 

2. Risk Toleransınızı Anlayın

2-risk-toleransinizi-anlayin

Risk toleransı genetik olarak geçen psikolojik bir özelliktir ancak eğitim, gelir ve refah ile pozitif (bunlar yükseldikçe risk toleransı da artmaktadır) ve tabi yaş ile de olumsuz olarak etkilenebilir (yaşlandıkça risk toleransı azaltmaktadır). Risk toleransınız risk hakkında nasıl hissettiğiniz ve riskin oluştuğu durumlarda yaşadığınız kaygı seviyesidir. Psikolojik anlamda risk toleransı “kişinin daha iyi bir sonuç için elindekinden ne ölçüde vazgeçeceği” olarak tanımlanmaktadır. Bir başka deyişle herkesin risk toleransı farklıdır ve “doğru” denge olarak kabul edilecek herhangi bir ölçüt bulunmamaktadır. Kimisi 100 TL için 1000 TL riske edebilirken kimisi 1000 TL için sadece 100 TL riske edebilir.

Ayrıca risk toleransı kişinin riski algılama şekliyle de etkilenmektedir. Örneğin bir uçakta uçmak veya araç sürmek 1900’lü yılların başlarında çok riskli olarak kabul edilmekteydi ancak uçak ve araçlarla seyahat etmek sıklaştıkça bu risk insanlar tarafından kabul edilmeye başlandı. Bunun aksine, günümüzde birçok insan ata binmenin, düşme tehlikesinden ötürü çok riskli olduğunu düşünmektedir çünkü artık etrafımızda ata binen çok insan görmüyoruz.

Algı olgusu özellikle konu yatırım olunca önemlidir. Yatırımlar hakkında daha fazla bilgi edindikçe (örneğin nasıl hisse alınıp, satıldığı, genelde ne kadar fiyat değişimi olduğu ve yatırımların likiditesi) ilk yatırımınızı yapmadan önce düşündüğünüzden daha az risk alıyor olacaksınız. Sonuç olarak yatırım yoğunluğunuz daha az olduğunda endişeleriniz ve risk toleransınız çok da değişmeyecektir çünkü riski algılama tanımınız da değişecektir.

Kendi risk toleransınızı anlayarak endişelenmenize neden olacak yatırımlardan kaçınırsınız. Genel anlamda uykunuzu kaçıracak bir yatırım yapmamanız gerekir. Endişe, korku duygusunu uyarır ki bu da strese neden olan varlığa karşı duygusal tepki (mantıksal tepki yerine) vermenize neden olur. Finansal belirsizliğin egemen olduğu durumlarda yatırımcılar sakin kalmalı ve analitik karar süreçlerini takip etmelidirler.


Mutlaka okuyun: Hesaplanmış Risk Nedir?

 

3. Duygularınızı Kontrol Edin

3-duygularinizi-kontrol-edin

Borsa yatırımlarındaki karın önündeki en büyük engel kişilerin kendi duygularını kontrol edememesi ve sonucunda da mantıklı karar verememesidir. Kısa dönemde şirketlerin fiyatları tüm yatırımcı topluluğunun duygularının birleşimini yansıtmaktadır. Yatırımcıların çoğu bir şirket hakkında endişelenmeye başladığında fiyatlar genellikle düşmeye meyillidir, aynı şekilde yatırımcılar şirket hakkında olumlu düşünmeye başladığında fiyatların yükselmesi muhtemeldir.

Pazar hakkında olumsuz düşüncelere sahip olan insanlara “ayı” denirken, bunun tam tersi olan insanlara “boğa” denmektedir. Mesai saatleri içerisindeki ayılar ile boğaların arasında geçen sürekli savaş menkul değerlerin sürekli değişen fiyatlarına yansımaktadır. Bu kısa vadeli dalgalanmalar şirketin varlıkları, yönetimi ve planlarının mantıklı ve sistematik analizi yerine dedikodular, spekülasyonlar ve umutlar (duygular) tarafından yönetilir.

Beklentilerimizin aksi yönünde dalgalanma gösteren fiyatlar gerginlik ve güvensizlik yaratır. Bu zamanlarda: “Kayıp yaşamamak için senetlerimi satmalı mıyım? Fiyatların yeniden yükseleceğini umarak, elimde tutmalı ve de daha fazla mı almalıyım?” gibi sorular aklımızı meşgul eder.

Fiyatlar beklendiği yönde gitse bile akıllara şöyle sorular gelmektedir: “Aldığım hisse senedinden belli bir kar etmişken fiyatlar düşmeden satmalı mıyım? Yoksa fiyatlar daha da artabilir mi, bu yüzden elimde tutmalı mıyım? ” Özellikle fiyatları sürekli olarak takip ettiğimiz zamanlarda bu gibi düşünceler aklımıza üşüşür. Duygularımız, eylemlerimizin ana etkeni olduğunda alacağımız karar büyük ihtimalle hatalı olacaktır.

Hissenizin fiyatı düştüğü için üzülmemeli, yükseldiği için de sevinmemelisiniz. Bunu başardığınızda duygularınız kontrol altına alınmış demektir.

Bir hisse senedini almak için iyi bir nedeniniz varsa ve nedeniniz mantıklı ise fiyattaki kısa süreli ve ani değişiklikler sizi etkilememelidir. Ancak nedeninizin hatalı bir karar olduğunu fark etme ihtimalinize karşın elinizdekileri ne zaman satacağınızı da planlamış olmalısınız. Bir başka deyişle zarar etme ihtimalinize karşın bir kaçış stratejinizin olması gerekiyor.

Mutlaka okuyun: Yatırımcı Psikolojisi ile İlgili Kaçınmanız Gereken 8 Tuzak

 

4- Piyasayı ve Fiyatları Günlük Takip Etmeyin. Al-Sat Yapmayın.

Her gün Bloomberg TV izlemek veya borsa kağıtlarını internetten takip etmek; zihninizde borsanın, heyecan dolu “100 metrelik bir koşu yarışı” olduğu algısı oluşturur. Oysa borsa, kısa bir koşu yarışından çok uzun bir maratondur. Önemli olan da birinci olmak değil, varış çizgisine varabilmektir.

“Evinizin fiyatını her gün kuruşu kuruşuna internette ya da televizyonda yayınlanmış olsaydı mutlu bir şekilde hayatınıza devam edebilir miydiniz?”

“Evinizin değerini dakika dakika kontrol etmediğinizde onun değer kazanmasını ya da kaybetmesini  engeller miydiniz?”

Öyleyse neden hisse senetleri için farklı davranasınız ki.

1980’lerde Harvard’da psikolog olan Paul Andreassen tarafından yapılan bir deneyde, günlük olarak hisseleri hakkında bilgilendirilen yatırımcıların, hiçbir bilgi almayan yatırımcıların ancak yarısı kadar kazandıkları gözlenmiştir. Sizce bunun nedeni ne olabilir?

Buna cevap verebilmek için nörobilim alanında yapılan şu çalışmalara bakabiliriz.

Dünyada çığır açan bir araştırmaya göre, bir olay ard arda 2-3 defa tekrarlanırsa beynimiz bu olayın sonra da gerçekleşmesini bekler ve bu beklenti gerçekleştirse mutluluk hormonu olan dopamin salgılanır ve beynimiz mutlulukla dolup taşar. Aynı şekilde bir hisse senedi de üst üste 2-3 gün yükseldiğinde devamının geleceğini düşünür ve gerçekleştiği takdirde aşırı mutlu oluruz. Bu da öngörülerimize bağımlı olmamıza neden olur.

Hisse düşmeye başladığında ise beynimizin korku ve endişeyi yöneten amigdala kısmı çalışmaya başlar. Bu kısım, tüm hayvanlarda bulunan hayatta kalma dürtüsü olan ” savaş ya da kaç ” tepkisini üreten kısımdır. Hisselerimiz düştükçe korkar ve endişe duyarız. Bu sebeple hisseleri satıp bu duygudan kurtulmak isteriz.

Bunların yanı sıra Nobel Ekonomi Ödüllü araştırmacı Daniel Kahneman’a göre, kayıplara kazançlardan 2 kat daha yoğun tepki veririz. 1000 TL kazanmak ne kadar mutlu hissettirse de 1000 TL kaybetmek bunun en az 2 katı kadar bir acı verir. Bu yüzden fiyatların günbegün düştüğü bir piyasada senetlerimizi çok düşük fiyata satmaktan kendimizi alıkoyamayız. Oysaki uzun vadede güvendiğimiz ve fiyatının ucuz olduğunu bildiğimiz bir hissenin bir süreliğine düşmüş olması hiçbir şeyi değiştirmez. Aksine, ucuzlayarak daha iyi bir alım fırsatı yaratmıştır.

Tüm bunlar göz önüne alındığında al-sat yapmak zihninizi baştan çıkarıp büyük zarar etmenize yol açabilir. Bu yüzden piyasayı günlük takip etmeyin ve al-sat yapmayın!

Mutlaka okuyun: Beynimiz, Yatırım Kararlarımızı Nasıl Etkiliyor?

 

5. Temel Şeylerle Başlayın

4-temel-seylerle-baslayin

İlk yatırımınızı yapmadan önce borsa hakkında temel şeyleri öğrenmek için vakit ayırın. Bir borsada odağınız piyasanın tamamından çok şirketler üzerinde olmalıdır. Çünkü piyasa hareketleri öngörülmezdir. Tüm şirketlerin hisse hareketlerinin aynı doğrultuda olabildiği sadece çok az zaman vardır, borsa büyük bir düşüşte olsa bile her zaman bazı firmaların hisse senetleri yükselmektedir.

İlk yatırımınızı yapmadan önce dikkat etmeniz gereken bazı alanlar işe şunlardır:

  • Şirketleri Anlamak. Şirket nasıl kazanç elde ediyor? Karı en çok nerden geliyor? Rakiplerinden nasıl ayrılıyor? Bu avantajını ne kadar süre koruyabilir? Müşterileri ne kadar memnun? Kazançlarını nasıl harcıyor? Büyümek için nasıl yatırım  neye ve nasıl yatırım yapıyor? Ne kadar borcu var? vb. sorulara net cevaplar verebilmelisiniz.
  • Finansal Ölçümler ve Tanımlar. Fiyat/Kazanç oranı, hisse başına kazanç, kar marjı ve yıllık büyüme oranı gibi metrik tanımları bilmeniz gerekiyor. Bunların nasıl hesaplandığını bilmeniz ve metrikleri ve diğer önemli şeyleri kullanarak farklı şirketleri karşılaştırma becerisine sahip olmalısınız.
  • Hisse Senedi Seçimi ve Zamanlamada Popüler Yöntemler. Temel ve teknik analizlerin nasıl yapıldığını, nasıl farklılaştıklarını ve her bir borsa stratejesinde hangilerinin daha yararlı olduğunu anlamak zorundasınız.
  • Borsa Emir Türleri. Yatırımcılar tarafından kullanılan borsa emirleri, dur emirleri, kayıplarını önlemek için olan emirleri ve benzerleri arasındaki farkları bilmeniz gerekiyor.
  • Farkı Türdeki Yatırım Hesapları. Her ne kadar nakit en yaygın olan da olsa, çeşitli işlemler için yönetmelikler gereğince marjin hesapları gereklidir. Marjinin nasıl hesaplandığını ve marjin gereksinimleri arasındaki farkı bilmeniz gereklidir.

Bilgi ve risk toleransı birbiri ile bağlantılıdır. Warren Buffett’in de dediği gibi: “Risk, yaptığınız şeyi bilince doğar.”

Mutlaka okuyun: Hisse Senedi Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Mutlaka okuyun: Temel Analiz Nedir? Nasıl Yapılır?

Mutlaka okuyun: Teknik Analiz Nedir? Nasıl Yapılır?

 

6. Yatırımlarınızı Çeşitlendirin

5-yatirimlarinizi-cesitlendirin

Buffett gibi tecrübeli yatırımcılar risklerini belirlemek ve ölçmek için gerekli olan tüm araştırmaları yaparak hisse senedi çeşitliliğinden kaçınırlar. Andrew Carnegie ise şu sözü ile bilinir: “En güvenli yatırım stratejisi tüm yumurtalarınızı bir sepete koyup o sepeti izlemektir.” Özellikle yatırım kariyerinizin ilk yıllarında Buffett ve Carnegie gibi düşünmek hatasını yapmayın.

Başlangıç aşamasında riskinizi yönetmenin en popüler yöntemi onu çeşitlendirmektir. İhtiyatlı yatırımcılar çeşitli firmalarda, çeşitli sektörlerde ve bazen çeşitli ülkelerde hisse senetlerine sahiptir. Bu sayede olası bir kötü olayın varlıklarını olumsuz yönde etkilemesini engellerler.

Mutlaka okuyun: Warren Buffet’ın Milyarder Olmak İçin Kullandığı Yatırım Tüyoları

 

7- Kimseden Yatırım Tavsiyesi Almayın

Borsa; Rolls Royce, Lamborghini kullanan kişilerin her gün metroya binenlerden tavsiye aldığı tek yerdir. – Warren Buffett

Çevrenizden ve güvenmediğiniz kişilerden asla yatırım tavsiyesi almayın.

Psikolojide, sır olarak dikkate aldığımız duyumlara aşırı bağlandığımız kanıtlanmıştır. Örneğin bir arkadaşınız şirketin içinden birini tanıdığını ve ileride fiyatların çok fazla artacağını size bir sır olarak vermek isteyebilir ya da siz bunu bir şekilde duyabilirsiniz. Bu tarz duyumları kesinlikle dikkate almayın.

Her yatırım kişiye özeldir. Geleceğiniz ve yatırımlarınız söz konusu olduğunda ipleri elinize almanız gerekir. Bu yüzden kendinizi sürekli eğitmeli ve alacak olduğunuz yatırım kararlarınızın sorumluluğunu üstlenmelisiniz. Elbette profesyonel yatırım uzmanlarınızdan destek alabilirsiniz. Sizi birçok konuda bilgilendirebilirler. Tabii doğru soruları sorduğunuz takdirde. Sizin asıl amacınız yıllardır istikrarlı bir şekilde büyüyen ve şu anki fiyatı değerine göre ucuz kalmış şirketleri bulmak olmalıdır.

 

8- Düşerken Alıcı, Yükselirken Satıcı Olun

Hisse de olsa çorap da olsa bir şeyi, fiyatı düşerken satın alırım. -Warren Buffett

Eğer elinizde uzun yıllar tutmayı düşündüğünüz çok iyi hisseler bulunuyorsa, her fiyat düşüşü sizin için bir sevinç kaynağı olmaldır. Neden mi?

Hayatınız boyunca yediğiniz bir yiyeceğin fiyatının düşmesi hoşuna gitmez miydi? Öyleyse fiyatı düştüğünde daha çok alabileceğiniz hisse için niye üzülesiniz?

Bu yüzden zamanla bazı şeyler ters gidebilir ve fiyatlar düşebilir. Şirketin ana göstergelerinde bir bozulma yoksa bunu daha çok alım için bir fırsat olarak görmelisiniz.

Unutulmamalıdır ki, piyasa olaylara ve haberlere aşırı tepki gösterir. Ya çok iyimser ya da kötümserdir. Fiyatlar bu yüzden dibe inebilir ve tavana çıkabilir. Örneğin 2001’deki internet krizinde Amazon hisse fiyatı 130 dolardan 10 dolara kadar erimişti. Ancak şirketin faaliyetlerinde hiçbir sıkıntı yoktu. Şirket büyümeye ve gelirlerini katlamaya devam ediyordu. Bugün bir Amazon hissesi 3.000 doların üzerinde seyrediyor.

 

İlginizi çekebilir

Borsaya Yeni Başlayanlar İçin İpuçları
Borsadan Para Kazanmak Mümkün mü?

3 Comments

Leave a Reply

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.