Steve Jobs’tan Asla Unutulmayacak 10 Hayat Dersi

Steve Jobs vefat ettikten sonra, gazeteci Kara Swisher Jobs’un yakın arkadaşı Larry Ellison’a sıradan insanların Steve Jobs’ın hayatından nasıl dersler çıkarabileceklerini sordu.

Oracle kurucusu Larry Ellison’un cevabı şöyle oldu:

“Bu dünyaya Steve Jobs gibi biri daha gelmeyecek. Onun kadar özel olabilecek kimse yok. Bu nedenle kendi kimliğimizi ve onun ne kadar özel bir insan olduğunu kabul etmek durumundayız.”

Steve Jobs’un hayatı ne kadar incelenirse incelensin, onu taklit etmek mümkün olmayacak. Konuşma yaparken sahip olduğu karizmaya hiçbirimiz sahip olamayacağız. Onun siyah balıkçı yaka kazağını, mavi kotunu, ses tonunu taklit etsek bile bunu yapamayız. Tabii çevresindeki insanlara onun kadar fırça atan bir başkasını daha bulamayız.

Tüm bunlara ek olarak ölümünün üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen Steve Jobs’un girişimcilik, teknoloji, pazarlama gibi alanlarda yaptığı devrimleri bugün konuşmaya devam ediyoruz, uzun seneler daha onun bıraktığı mirası konuşmaya devam edeceğiz.

O hayattayken bana büyük bir ilham kaynağı oldu. Pankreas kanserinden hayatını kaybettiğinde de büyük üzüntü yaşamıştım. Halbuki onunla birebir tanışmamıştım bile. Onun ölümünün ardından kendime söz verdim; onun kadar iyi bir insan, iyi bir girişimci, iyi bir lider ve iyi bir lider olmak için kendime söz verdim.

Ancak Steve Jobs olmak istemedim, ben onun hayatından dersler çıkarıp kendi hayatıma adapte etmek istedim.

Bu yazıda da Steve Jobs’un hayatımdan çıkardığım bazı dersleri paylaşmak istiyorum. Bu dersleri sürekli kendime hatırlatır, hayatımda rehberlik etmelerini sağlamaya çalışırım.

O halde başlayalım…

 

1. Yaptığın İşi Sev

Steve Jobs yaptığı işe tutkuyla bağlı bir insandı. Apple’ı, çalışanlarını, ürünlerini ve gerçekleştirmek istediği hayalleri ciddi bir şekilde seven bir insandı o.

Apple’ı iflasın eşiğinden aldıktan sonra milyarder oldu, ama Jobs başka türlü bir şey yapamazdı. Apple’dan kovulduktan sonra bile yüreği orada atıyordu. Çoğumuz içimize sinmeye işlerde çalışmak durumunda kalabiliriz, ancak şu soruyu kendimize sormamız lazım: “Bu iş bana gerçekten uygun mu? Bu şirkette çalışmayı gerçekten istiyor muyum? Çalışma arkadaşlarım, hayalimdeki çalışma arkadaşları mı? Bu iş, beni kariyer ve gelecek anlamında memnun ediyor mu, edecek mi?”

Bu sorulara yanıtınız “Evet” ise harika.

Ancak yanıtınız olumsuz ise, hayatınızda bazı değişiklikler yapmanız şart. İnsan ömrü sınırlı, bu nedenle kendiniz için en doğru yola en kısa zamanda ulaşmanız büyük önem taşıyor.

Mutlaka okuyun: Sevdiğiniz İşi Yaparak Para Kazanmanın 7 Adımı

 

2. Ahmak İnsanlara Tahammül Gösterme

Steve Jobs hayatı boyunca ahmak insanları tespit etmekte büyük bir ustaydı. Şirketinin bu insanlar tarafından baltalanmasına asla müsaade etmedi ve tabiri caizse onların kökünü kazıdı. Negatif enerjili insanlar her yerde olacaktır, bunun önüne geçilemez. Ancak Jobs şirketini ve çalışanlarını bu insanların enerji sömürücülüğünden korumayı başardı. Ahmak insanlar ahmakça kararlar verir. Ahmak insanlar şirket içinde kendilerinden daha başarılı insanların olmasına tahammül edemezler. Jobs ise kendinden üstün insanların varlığından rahatsız olmak bir yana, onları sonuna kadar destekledi. İşte bu yüzden Apple şu anda dünyanın en değerli markası konumunda.

Mutlaka okuyun: Harika Elemanları İşe Alma ve Elde Tutma Yolları

 

3. Tüm Yükün Altına Tek Başına Girme

Steve Jobs’un birinci Apple dönemi ve ikinci Apple dönemi arasında önemli bir fark var. İkinci dönemde Jobs çok daha iyi bir yönetici oldu. İşini iyi yapmayan kişileri yine çok iyi tespit edebiliyordu, ancak artık daha öfke patlaması yaşıyor ve etrafındakileri daha az fırçalıyordu. Tüm yükün altına tek başına girmemesi gerektiğini öğrenmişti. Hayatın her kademesinde takım çalışması büyük önem taşır. Çevrenizdeki insanların yetenekli olması, ilham ve gerektiğinde hesap vermeleri gerekir. Çalışanlara kendi başlarına bir şeyler yapabilmeleri konusunda inisiyatif alma hakkı verilmelidir. Kısaca fikirlerinizin dünya üzerinde büyük etki uyandırması için iyi bir lider ve yönetici olmak gerekir.

Mutlaka okuyun: Başarılı Bir Görev Dağılımı Nasıl Yapılır?

 

4. Empati Yeteneğini Önemse

Apple ve Steve Jobs’un başarısının ardında yatan düşünce temel olarak şudur: İnsanlara daha önce hayal edemeyecekleri bir ürün sun, ancak insanlar bu ürünü ellerine aldıkları zaman son derece olağan, olması gerektiği gibi bir ürünle karşı karşıya olduklarını hissetsinler…

Buna empati denir işte. Dünyayı olduğu gibi değil, olması gerektiği gibi görebilmek…

Kullanıcının ürüne temas ettiği anda “Aaaa…” tepkisi ve piyasadaki hiçbir şeye benzemeyen bir ürün tasarlama arzusu. Apple ve Jobs’un sırrı burada yatar.

Mutlaka okuyun: Liderlik ve İş Hayatında Duygusal Zekanın Önemi

 

5. Özel ve Ulaşılabilir Ol

Steve Jobs ve Apple’ın yapmayı çok iyi başardığı bir diğer şey de özel şeyler üretmek, ancak bu ürünleri imtiyazlı bir zümreye değil, halkın tamamına arz etmektir.

Steve Jobs, ilk Apple döneminde ve sonra kendi kurduğu NeXT döneminde şunu fark etti: Maliyeti yüksek ürünler şahane olsa bile insanların satın alacak parası yoksa bir şey ifade etmez. NeXt döneminde şahane ürünler üretiliyordu, ancak Microsoft pazarı ele geçirmişti, çünkü idare eder nitelikte ve düşük fiyatlı ürünler üretiyordu.

Jobs, Apple’ın başına tekrar geçtiğinde bu durumun bilincindeydi. O geldiğinde iPod, iPhone, iPad heyecan verici ürünlerdi ama fiyatları yüksekti. İnsanlar yeni iPad’in 1000 dolarlık bir etikete sahip olacağını sanıyordu. Ancak iPad 500 dolardan satışa çıkınca herkes şoke oldu. Rakip şirketler kendi tabletlerini maliyetine satmaya başladılar ve kar elde edemediler. Apple ise beklenenin yarı fiyatına satıyor olsa bile yine kar etmeyi becerdi.

Dünyanın en iyi fikrine sahip olabilirsiniz, ancak rakiplerinizin bir adım önüne geçmezseniz bu fikirden verim elde edemezsiniz. Bugün internet çağında yaşıyoruz. Sivas’ta kendi halinde bir ayakkabıcı olsanız bile ürünleriniz gerçekten kaliteliyse insanlar sizi bulur. Fiyatlarınızın makul, kalitenizin de bir numara olmasına özen gösterirseniz kendi sektörünüzde önemli bir oyuncu olabilirsiniz.

Mutlaka okuyun: Rakipleri Alt Etmenin Yolları

 

6. Oyunun Kurallarını Sen Belirle

Apple az kalsın 3 ay içinde iflas edecekti, ama öyle olmadı. 10 yıl içinde iPhone’u geliştirdi ve piyasanın bir numarası oldu. Apple’ın yaptığı şey farklıydı, o oyunu başkalarının kurallarına göre değil, kendi kurallarına göre oynadı.

Napster sayesinde müziğe erişim ücretsiz oldu.

Apple iPod sayesinde de yeni nesil Walkman üretildi ve insanlar müzik satın almaya mecbur oldu.

Dell bilgisayar sektöründe tekel gibi bir şeydi ve bilgisayar fiyatları oldukça yüksekti, maliyeti düşürmek mümkün değildi.

Apple ise yüzlerce Apple mağazası açarak bilgisayar, müzik çalar, telefon satmayı başardı.

Apple’ın bu hamlesini bugün Google’ın dünya genelinde yüzlerce mağaza açması şeklinde tahayyül edebilirsiniz. Apple işte o kadar radikal bir hamleye imza attı.

Apple’dan önce tüm telefonlar tuşluydu. Hatta Google Android’in ilk telefonları, Blackberry de tuşluydu. Apple ise dokunmatik teknolojisiyle sektörde çığır açtı, oyuna kendi kurallarını ilave etti.

Yani Steve Jobs ve Apple’ın yaptığı mevcut rekabet ortamının kurallarına uymak değil, kendi kurallarını oluşturmak oldu. “Think different” mottosu boşa söylenmiş değil kısaca…

 

7. Sağlığına Özen Göster

Steve Jobs’tan öğrenilebilecek hayat dersleri konusunda bir arkadaşımla konuşuyordum. Bu konuşmada aklıma bir sürü iş fikri geldi. Arkadaşımsa benim hararetle not aldığım iş fikirlerini görünce şöyle dedi:

“En önemli noktayı kaçırıyorsun, sağlığa dikkat etmeyi ihmal ediyorsun. Özellikle doktorların tavsiyelerini ciddiye almayı…”

Arkadaşım tabii ki haklı. Steve Jobs’un hayatını analiz edip dersler çıkarmak çok iyi, ancak o artık aramız da değil. Eğer kanserle mücadele konusunda doktorların sözlerine kulak verseydi bugün yaşıyor olacaktı. Steve Jobs, doktorların önerilerini dinlemeyip işe yaramayan nöropatik yöntemlere yöneldi. Doktorların tavsiyelerini dinlemeye karar verdiğinde ise artık çok geçti.

Mutlaka okuyun: Egzersiz yapmanın işimden daha önemli olmasının nedeni

 

8. Rehavete Kapılma

Apple iflasın eşiğinden dönerek 10 yıl içinde telefon piyasasının en önemli oyuncusu olmayı başardı. Zirveye ulaştıklarında ise HTC, Sony, Motorola, RIMM gibi markalar ne yapacaklarını şaşırdılar. Apple’ın yerinde başka bir şirket olsa gevşeme gösterir, şirketin CEO’su Fortune dergisine haber yaptırarak şirkete yatırım çekmeye çalışırdı. Apple’ın başarısı insanın ayağını yerden kesecek türdeydi, herkes Apple’a tapıyordu. Ancak Apple asla gevşemedi, rehavete kapılmadı. Buna karşın Apple hala Google ve Samsung ile sıkı bir rekabet içinde. Kısaca, iş hayatı rehaveti kaldırmaz. Hele Apple gibi bir şirketin rehavete kapılmasının sonu pahalı olur. Neyse ki Apple hala ipleri elinde tutuyor.

Mutlaka okuyun: Rahatınızı Kaçırmasına Rağmen Sizi Daha Başarılı Yapacak 10 Şey

 

9. Sunuma Önem Ver

Steve Jobs’un Apple sunumlarında mitolojik bir yan var. 50 yıldır onun kadar özgün ve etkili sunum yapan birini göremedik. Apple eleştirmenleri, Jobs’un bu şekilde ilgi çekmesinden rahatsızlar. Apple ürünlerine karşı Google ve Samsung’un ürünlerini öne çıkarıp bunları daha üstün özelliklere sahip olduğunu ileri sürüyorlar. Yine bu kişiler Steve Jobs’un bir tür büyücü olduğunu, izleyenleri etkilediğini ve bu sayede Apple ürünlerinin daha üstün addedildiğini ileri sürüyorlar.  Ancak yapacak bir şey yok. Bu işin doğasında sunum yeteneği büyük önem taşıyor. Apple eleştirmenleri, Apple’ın sunuma verdiği önemi küçümsemek yerine sunum konusuna çalışsalar daha iyi olacak sanki. Bu konuda  P.T. Barnum’un hayat hikayesini okumak iyi bir başlangıç olabilir.

Mutlaka okuyun: Apple’dan Öğrenebileceğiniz Etkili Sunum Teknikleri

 

10. Gurur Duyacağın İşler Yap

Arkadaşlarınıza ve ailenize göstermekten gurur duyacağınız şeyler mi yapıyorsunuz?

Büyük şirketlerin çoğu çalışanlarından doğru düzgün hesap sormaz. Zaten bu nedenle başarısız olurlar. Şirketin yönetici takımı, şirket içinde olup bitenlerden habersizdir, bir hata varsa bile o hata tespit edilemez. Zamanla hatalar çığ gibi büyür ve altından kalkılmayacak bir hal alır.

Apple’da ise işler daha farklıdır. Her departmanın belli başlı bazı sorumluları vardır. Bu kişiler yapılan işlerden sorumludur ve gerektiğinde bu kişilerden hesap sorulabilir.

Apple’ın yaptığı ise tam olarak budur. Çalışanlarına göstermekten gurur duyacakları şeyler yapmaları için gereken alanı ve sorumluluğu vermek, Apple’ın başarısının altında yatan temel nedenlerden biridir.

Mutlaka okuyun: Çalışanlar, Anlamlı Bir İş İçin Daha Düşük Maaşa Razılar!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir