Yatırım Yapmak İçin En İyi Zaman

Sıklıkla, dünyanın çeşitli yerlerinde yatırım konferanslarında konuşmalar yapar ve özel piyasalardan, oldukça karışık yatırım konseptlerine kadar birçok konuda sorular alırım. Bir keresinde, katıldığım bir konferansta genç bir bayan tarafından sahnedeki uzmana oldukça basit bir soru yöneltildi.  ” Büyük babamdan miras kaldı. Bu parayı yatırımda kullanmam için en iyi zaman ne zamandır? “Dünyaca ünlü bir uzman kürsüdeydi ve bir sürelik sessizlikten sonra aynı basitlikte bir cevap verdi: ” Yatırım yapmak için en uygun zaman, paranızın olduğu zamandır. “ Salonda kahkahalar yükselse de ben kendisinin cevabından oldukça memnun kaldım. Yine de, daha derin olarak ne anlatmak istediğini merak ettim ve bu konu üzerine biraz araştırma yaptım. Bazı tarihsel piyasa odaklı çalışmalar yürüttükten sonra, gelişen hisse senedi piyasalarına dair 2 önemli trend yakaladım.

Tarihsel olarak, Boğa piyasası yüzde bazlı incelendiğinde daha yükseğe hareket eden trendi temsil ederken, Ayı piyasası ise aşağı yönde hareket eden trend için kullanılmıştır ki, boğa piyasaları ayı piyasalarına kıyasla daha uzun süreli olmuştur. Eğer ‘ortalama dolar maliyeti’ üzerinden işlem yapıyorsanız, demek oluyor ki, sistematik olarak her ay ya da her ekonomik çeyrekte aynı miktarda para için yatırım yapıyorsunuz. Yıllar içinde uzun vaadede siz de Boğa piyasası içinde olacaksınız ve ayı piyasasına göre elbette daha fazla kazanacaksınız demektir. Ve geçmiş performanslar gelecek sonuçlar için bir belirleyici olmazken, tarihsel çalışmalar göstermiştir ki, yüzde olarak Boğa piyasası, ayı piyasalarına göre daha fazla büyümüştür. Buna ek olarak eğer siz, ayı piyasasının hakim olduğu dönemde dahi belli miktar fonu yatırımınıza ekliyorsanız, aynı miktarda parayla daha yatırım yaptığınız kağıttan daha fazla alma imkanınız olur.

 

Uzun vadede işlem yapmanın önemi

Ayı piyasasının hakim olduğu periyotta yatırım yapmayı söylemek, yapmaktan daha kolaydır ve gerçekten kabul ediyorum ki, psikolojik olarak uygulaması zor bir hamledir. Anlık gelen kötü haberlerin ötesine bakabilmenizi ve gelecekteki potansiyel düzeltmeyi görebilmenizi gerektirir. Eğer tüm arkadaşlarınız ve komşularınız kendi yatırımlarından vazgeçiyorlarsa sizin de o yöne eğilim göstermeniz çok kolaydır. Davranışsal ekonomi bilimine göre bu tür davranışlara ‘sürü mantığı’ denir.

Eğer gazeteler piyasanın ne kadar kötü durumda olduğunu, ve nasıl daha da kötüye gideceğini söyleyip duruyorlarsa, bu durumda ‘testere etkisi’ dediğimiz duruma maruz kalabilirsiniz, ki bu da yanlış zamanda alım-satım yapmak temektir. İşte bu mantık, 2008’de ABD’de patlak veren krizde birçok yatırımcının panikle, piyasanın dip seviyelerinde satış yapmasına neden olmuştur. Sonrasında piyasalar yüzde 50 oranında toparlanma yaşadıklarında, birçoğu gemiyi kaçırdığını düşünerek piyasaya girmek zorunda olduklarına karar vererek, kağıtları en yüksek seviyelerden almak durumunda kaldılar. Eğer böyle bir davranışa meraklıysanız, kesin para kaybetmek üzeresiniz demektir. Uzun vadede işlem yapmazsanız, ayı piyasasında işleme devam etme ve muhtemel düzeltme hareketini bekleme disiplinine sahip değilsiniz demektir.

 

Çeşitlendirme

Eğer yatırım yapacak paranız varsa ve uzun vadede işlem yapmayı düşünüyorsanız piyasada zamanlamaya dair bir derdiniz de olmaz. O vakit nasıl ve nereye yatırım yapacaksanız.

Başka bir basit cevap: Seçeneklerinizi çeşitlendirin Hepimiz, bir firmaya yatırım yaparak servet edinen insanları duymuşuzdur, ancak bu genel bir durum değil. Bana eski bir sözü hatırlatıyor, “Eğer tüm yumurtalarını bir sepette saklamak istiyorsan, o sepete çok dikkat etmelisin”. Birçoğumuzun firmaları sürekli gözlem altında tutabilmek için ne zamanı ne de kabiliyeti var ve hatta profesyonel yatırımcılar bile aslında yatırım yaptıkları firmayı takip etmediklerinde beklemedik ya da bilinmeyen bir durumla karşılaştıklarında bu onların tüm yatırımcılarını yok edebiliyor. Yatırım portföyünüzü çeşitlendirmek, karı garantilemese de, ya da kayba karşı koruma garantisi vermese de volatiliteyi azaltmak konusunda yardımcı olabilir.

Bence çeşitli kağıtlardan almak farklı firmalardan alım yapmakla sınırlı kalmamalı, farklı sektörlerden, farklı ülkelerden de alım yapılmalıdır. Profesyonelce yürütülen stratejilerin küresel bazda bu kadar popüler olmasının bir nedeni de, yatırımcılara iyi şekilde portföy çeşitlendirmesine ve üzerinde muhtemelen tam bir araştırma yapılmamış çok çeşitli hisse senetlerine yatırım yapılmasına olanak vermeleridir. Maalesef, birçok yatırımcının portföyünde yalnızca bir ülkenin kağıtları bulunur o da kendi ülkeleridir. Görüyorum ki bu büyük bir hata çünkü bu yatırımcılar, küresel bazdaki muhtemel fırsatları kaçırıyorlar.

1988’den 2013 yılına kadar 25 senedir, 72 hisse senedi piyasasında sürdürdüğümüz araştırmalarımıza göre, iki sene bile üst üste en iyi performans ı gösterebilen tek bir piyasa yoktur. Ve sadece bir piyasa 25 sene içinde 4 yıl en iyi performansı göstermiştir. Türkiye! Yalnız 2 piyasa da 2 yıl için en iyi performans gösteren piyasa olarak kaydedilmiştir. Rusya ve Arjantin.

Türkiye ( 4 yıl: 2012, 1999, 1997 ve 1989)

Rusya ( 2 yıl: 2001, 1996)

Arjantin ( 2 yıl: 2010, 1991)

Geriye kalan 69 ülkeden yalnızca 16 ülke 1 sene için en iyi performansı gösteriyor. Kalan 53 ülke ise 1 sene bile en iyi performans gösteren ülkeler arasına girememiştir. Çin ve ABD’nin de bu listede olmadığını görmek ilginç ki bu da bana başarılı bir yatırımın başka bir gerçek yanını gösteriyor. Farklı olmak. Eğer herkesin kendisini rahat hissettiği bir alanda yatırım yaparsanız, doğru olan yerde yatırım yapmamış olabilirsiniz. Yatırım konusunda inanıyoruz ki, bazen popüler olmamak başarının anahtarı olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.