Altına Yatırım Yapmanın Yolları

Dolar başta olmak üzere TL için de en iyi koruma amaçlı işlem altın yatırımıdır. Metalin direkt olarak mülkiyetinin alınmasıyla altın yatırımı yapmak ya da ortak yatırım fonlarından almak ya da altın madeni hisselerinden bir miktar sahip olmak TL karşısında en direkt olarak koruma sağlar. Paranın değerinin neredeyse pamuk ipliğine bağlı olduğu şu zamanlarda kimse nakit pozisyonda kalmak istemiyor. Dünya üzerinde dolar düşüşe geçtiğinde altın kaçınılmaz olarak yükselişe geçiyor. Bu denklemi artık normal vatandaşlar bile bilmekte. Elbette ezberlerin bozulduğu durumlar da var ancak, istisnalar kaideyi bozmaz diyerek bu mecradan hızlıca uzaklaşabiliriz. Size bu yazımızda ‘Boğa Piyasası’nda bulunan altından kar sağlamak için portföyünüzde nasıl pozisyonlar alabileceğinizi aktaracağız. Şimdilik altının parlayan geleceği üzerine odaklanacağız. Gelecek yıllarda kar etme potansiyeli, artık geleneksel olarak işlem gören ve ‘blue chip’ olarak adlandırılan iyi firma kağıtlarında olmayacak gibi gözüküyor. Bu, dünya piyasalarında artık rekabet edemeyecek finansal bir Dinazor sadece.

Altında gelecek için büyüme potansiyeli  gözüküyor. Tarihsel olarak altın hep piyasaların önde gelen mevzusu olmuştur ve olacaktır da.

 

Altına yatırım yapmak için birçok seçeneğiniz var

Devam eden paragraflarda, altına yatırım yapmak için kullanabileceğiniz 5 yola değineceğiz. Piyasa deneyiminize ve ürünlere olan aşinalığınıza bağlı olarak, bunlardan bir tanesi mutlaka size uyacaktır.

1) Doğrudan Mülkiyet: Külçe altın gibisi yoktur. Cazibesi herkesi sarar. Saf değerin en çok etkilediği metal. Tarihsel olarak incelendiğinde, medeniyetler altın’ın manyetik iletkenlik özelliğini fark etmişlerdir. Örneğin, Mısır medeniyetleri Firavunları, diğer hayatlarında da kullanacaklarını düşündüklerinden dolayı, öldüklerinde oldukça yüksek miktarda altın’ı beraberlerinde gömmüşlerdir, çünkü büyük savaşlar hep altın stoklarını yağmalamak için yapılmıştır. Peki onu bu kadar cazibeli kılan nedir? Cevap:  Altın, tek gerçek paradır ve altının değeri hükümetlerin kararlarıyla değiştirilemez. Altının değeri aslında tamamen arz talep dengesine istinaden şekillenir. Altına sahip olmayı engelleyen bundan dolayı alış-satış rakamları arasında fark olmaktadır. Bu yüzden hızla kar etmeyi beklemeyin deriz. Perakende fiyatına alıp, toptan fiyatına satmak durumunda kalırsınız ki, başa baş noktasına gelebilmek için fiyatlarda ciddi bir zıplama olması gerekmektedir. Ancak bu durum sizi yanıltmasın, altını spekülatif değerlenen bir varlık olarak düşünmeyin. Hatta tam tersi ‘değer koruyucu’ bir enstrüman olarak ele almalısınız. Dolarınız yahut TL’niz değer kaybettiğinde altın, değerini korumak için en güvenli limandır. Altın tutmanın en iyi yolu, altın madeni paralar altınlardır. Türkiye’de Darphanenin ürettiği çeyrek, yarım ve büyük altın yatırımcıların küçük küçük yatırım yapabilmelerini sağlar. Ancak bu tarz alım yapıldığında hem işçilik ödemek zorunda kalırsınız hem de saklama problemi ortaya çıkar. Evinizde kasanız yok ise bankada kasa tutmak isteyebilirsiniz ki bu da maliyetlidir. Diğer bir seçenek de has altın almak ve hesapta tutmaktır. Bankalarda altın hesabı bulunur ancak daha iyi bir fikir verebilirim. Troy Kıymetli Maden Ticareti firması Altın Borsası üyesi olmakla birlikte bünyesinde bireysel müşterilere de yer veriyor. Bir banka gibi ‘altın hesabı’ açarak, 1 gram dahi altın satışı yapılabiliyor. Saklamak istediğinizde Altın Borsası’nın maximum güvenlikli kasasında başınız ağrımadan saklamanız da mümkün. Ayrıca, bankalardaki gibi manasız hesap işletim ücretleri de yansıtılmıyor. Bu firma ile şiddetle görüşmenizi tavsiye ederim.

2) Altın Borsa Yatırım Fonu: Yakın zamanda büyük rağbet gören Altın Borsa Yatırım fonu , altın’a yatırım yapmak isteyenlere daha ilginç bir yol sunuyor. Altın fonu, borsada sıradan bir hisse gibi işlem gören yatırım fonu tipidir.  Geçtiğimiz aylarda, profesyonel yatırımcılar arasında yapılan bir araştırmada, katılanların %67’si, son 20 yılın en yaratıcı yatırım aracı olarak Altın fonunu seçti. Altın Fonu, altının uzun dönemde yükseliş trendini koruyacağı beklentileri pazar paylarını giderek artırmaktadır.

3) Altın Yatırım Fonları: Fiziki altına yatırım yapmakta tereddüt eden yatırımcılar, yine de kıymetli madenlere ilgi duyuyorlarsa Altın yatırım fonları onlar için yardımcı bir alternatiftir. Bu fonlar altın hisselerinin olduğu portföyleri tutarlar. Örneğin Türkiye’de altın madeni firması olan Koza Altın’ın hisselerinin olduğu portföye sahip olmak bazı yatırımcılar için daha makul bir yöntem.

4)  Junior Altın Hisseleri: Bu seviyedeki hisseler daha spekülatiftir. Junior hisselerin verimli madenlere sahip olması daha düşük ihtimaldir. Madenlere yönelik araştırmalarda daha yüksek kar marjları görülür ancak kaybetme riski de bir o kadar fazladır. Sermaye miktarı Senior altın hisselerine göre daha küçük olur. Bu tür hisseler, risk toleransı yüksek yatırımcılar tarafından tercih edilir. Elbette 3 haneli rakamlarla kazanç elde etmek de mümkün ancak bunu göze alabilmek esas olan.

5) Altın Opsiyonu ve Vadeli Kontratlar: Daha tecrübeli ve sofistike işlemler yapan yatırımcılar için, opsiyonlar altın fiyatlarına dair spekülasyonlarda bulunma fırsatı sağlar. Opsiyon piyasasında fiyat hareketleri üzerinde her iki yönde de spekülasyon yapabilirsiniz. Kısaca değinmek gerekirse opsiyon; sahibine ilerde belirli bir tarihte, önceden üzerinde anlaşmaya varılan bir fiyattan satma veya satın alma hakkı veren bir sözleşmedir. Eğer ‘Al’ çağrısı satın alırsanız bu demektir ki siz fiyatların yükselmesini umut ediyorsunuz. Çağrı yani ‘call’ alım fiyatını fiksler ve böylece fiyat yukarı gittikçe, sizin fisklenmiş opsiyonunuzla halihazırdaki piyasa fiyatı arasındaki marj da artar. Eğer ‘sat’ yani ‘put’ emri koyarsanız bu, fiyatların düşmesini bekliyorsunuz demektir.
Opsiyon almak risklidir ve kaybedenler kazananlardan fazladır. Aslında opsiyonların dörtte üçü kazançsız sona erer. Opsiyon piyasası karmaşıktır, tecrübe, bilgi ve piyasanın dinamiklerini anlamayı gerektirir. Genellersek, opsiyonlar iki kilit özelliğe sahiptir, iyi ve kötü olmak üzere. İyi özelliği, yatırımcının geniş çaplı bir yatırımı az, sınırlı parayla yönetebilme fırsatı vermesidir. Kötü özelliği de belirlenmiş bir periyotta son bulur. Bu durumda, alıcı için, zaman bir düşmandır çünkü vade tarihi yaklaştığında, opsiyonun ‘zaman değeri’ ni yok eder. Opsiyon fiyatı içsel değer ve zaman değeri olmak üzere iki bileşenden oluşur: İçsel değer, dayanak varlığın spot piyasa fiyatı ile opsiyonun kullanım fiyatı arasındaki farka eşittir. Zaman değeri ise aslında opsiyonu alan kişinin dayanak varlığın (payın) fiyatındaki belirsizlik için belirlediği fiyattır. Opsiyon piyasasında işlem yapan herhangi bir yatırımcı, parasını harcamadan evvel tüm riskli durumları anlamalıdır. Vadeli piyasalar ise yatırımcıların büyük çoğunluğu için daha da karmaşıktır. Hatta tecrübeli opsiyon piyasası oyuncuları, vadeli piyasaların yüksek riskli doğasının farkındadırlar. Altın piyasasına giriş yollarını düşündüğünüzde, vadeli kontratlarla işlem yapmak en riskli olanıdır ve büyük kazanımlar elde edilebileceği gibi tüm varlığınız bir anda yok olabilir.

Doların hakimiyetinin ne vakit son bulacağını ya da ne kadar hızlı olacağını bilemeyiz elbette. Ancak biliyoruz bu eninde sonunda olacak. FED’in yıllardır trajik bir şekilde para politikasını yanlış yönetimi bu kaçınılmaz sonu hazırladı.

Amerikan Doları para sistemini, ‘altın standardı’ndan kaldırmak kısa vadede etkili olacak bir karar değildi. Dönemin Başkanı Nixon, o dönemdeki ekonomik problemlerin bir çözümü olarak görmüş olmalı ancak, cari açık, federal borcun büyümesi ve sonsuz para basma kabiliyeti ve kredi tabanlı yeni bir ekonominin oluşması gibi bir uzun vadeli etkileri oldu. Uluslararası olarak, ABD’nin kararı aslında tüm majör para birimlerini de etkileyerek altın standardından çıkmalarına neden oldu.

Ülke içi ve dışı olmak üzere ekonomik durumu geniş çapta gözlemleyen herhangi bir yatırımcı tehlikenin kapıda olduğunu görebilir. Kaçınılmaz son ertelendi çünkü Çin parasal sıkıntılarda bir partner olarak ABD’nin yanında yer alıyor.

Çinliler, doların güvenilmez yapısı üzerine kendi borçlarını inşa ediyorlar ve diğer Asyalı ekonomiler de Çin’in peşinden sürüklenmek durumunda bırakıldılar. Bu nedenle dolar düştüğünde de, birçok başka ülke bu sebepten zor durumda kalacak. Sistem, mantıklı olarak ele alındığında, sistemi dengeye getirecek çözüm emtiada bulundu. Örneğin, ham petrol hisselerine yatırım yapmak. Çünkü ham petrol fiyatı yükseliyor ve petrolü çıkarmak gittikçe zorlaştığından, petrol çıkaran firmaların bu hisselere ve diğer emtiaya yönelmesi çok normal.

Çin’in, demir cevheri, tungsten, bakır, ham petrol ve diğer metallere olan bitmez tükenmez ihtiyacından dolayı, küresel piyasaların karamsar görüntüsüne rağmen somut metallerin geleceği parlak gözüküyor.

Bu metaller içinde de öne çıkan altın. Para politikasının, tahmin edilebilir kalıpları takip etmesini göz önünde tutarsak oldukça ironik. Hükümetlerin fazla para basmalarından dolayı para birimleri de zarar görüyor. Bu da kaçınılmaz olarak altın’a dönüşü beraberinde getiriyor. Güvenilmez para politikasının, bizi riskli durumlara sokarken buluyoruz ama yine de doların tamamen ölmesini beklememize gerek yok. Şimdi harekete geçebiliriz çünkü eğer pozisyonunuzu fiziki varlıklarda alırsanız, bu ölüm sizin için harika olacaktır.

Mallar ve hizmetler yalnız altın ile ödenebilir. Para, fiziki bir varlıkla desteklenmediği sürece bir senetten başka bir şey değil ki. Milli kredi limitimize ulaştığımızda, para politikası, geri adım atması için zorlanacak. Böyle bir şey olduğunda geleneksel yatırımcılar ve tasarruf hesapları ciddi darbe alacak. Karlı çıkanlar ise, varlıkları fiziki bir değere, kaynağa ve ya kıymetli madene dayananlar olacak.

Bir grup için tehlike arz eden durumlar diğer bir grup içinse fırsat olur. Bu, sizin kendinizi nerede konumlandırdığınıza bağlı. Dolara dayalı pozisyon alan yatırımcılar, dolar değer yitirdiğinde alım güçlerini kaybedecekler. Yatırımlarını daha yüksek bir zemine taşıyanlar ise bu değişimden kar elde edeceklerdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.