Hiçbir Şey Yapmayarak Daha Üretken Olmanın Yolları

Modern iş hayatı insanlardan yoğun bir zihin gücü gerektirir. Diğer deyişle, iş hayatı insanların beyinlerinin ideal bir performansta çalışmasını şart koşar. İyi odaklanma, yaratıcılık, derin düşünme, dikkatlilik gibi şeyler olmazsa olmazdır.

Zihinsel güç gerektiren işler yaparken (ders çalışmak, yazı yazmak, araştırma yapmak) bazen hiçbir şey yapmamak da önemlidir. Yani hiçbir şey yapmamak da gayet önemli zihinsel bir aktivitedir.

Kulağa tuhaf geliyor, ancak lütfen okumaya devam edin.

“Hiçbir şey yapmamak” derken Netflix’te bir dizinin 8 bölümünü bir oturuşta izlemek gibi bir şeyden bahsetmiyoruz. 8 bölüm dizi izlemek bile belli bir oranda zihinsel enerji gerektirir. Burada bir şey yapmamaktan kastımız, bir şeylerle uğraşırken daha çok mola vermek düzeyinde.

 

Neden Daha Sık Mola Vermelisiniz?

İş veya eğitim hayatında çalışırken daha sık mola vermek, fikirlerin, konseptlerin, duygu ve düşüncelerin hafızanızda daha iyi yer etmesini sağlar. Yani beyninize bilgileri işleyip arşivlemesi için zaman vermelisiniz. Mola vermek, zaman kaybı olarak görülür ancak insan beyninin de bir sınırı vardır. Bilgilerin zihinde iyice yer edebilmesi için molaya, dinlenmeye, uykuya ihtiyaç vardır. Ancak bu sayede zihinsel gücünüzü en optimal ve ideal düzeyde kullanabilirsiniz.

Eğer gerçekten mola vermiyor ya da mola esnasında hala kafanız işte kalıyorsa, beyniniz olması gerektiği gibi toparlanamaz. Bu da aslında yaratıcılığınızı, düşünme gücünüzü olumsuz etkiler.

 

Hiçbir Şey Yapmamanın Faydaları Nelerdir?

“Your Brain at Work” adlı kitabın yazarı David Rock, insan beynini düşünceler, kavramlar ve bilgilerden oluşan bir sahneye benzetir.

Bu unsurlar sahnede uzun süre kaldığı zaman çalışan hafızadan kalıcı hafızaya aktarım olur. Böylece bu bilgiler ve düşünceler zihinde kalıcı hale gelir ve gelecekte kullanılmak üzere hazırda bekler.

Bir kavram ya da bilgi ne kadar önemli ve karmaşıksa, bu bilgi-kavramın daha uzun süre zihinde yer etmesi gerekir. Ancak bu şekilde bu bilgi ya da kavram kalıcı hafızada yer eder.

Lakin eski bilgiler beyinde yeterince yer etmeden önce yeni bilgiler edinmek problem ortaya çıkarır. Bu ise modern hayatımızda çok yaygın bir durumdur. Dikkatimizi talep eden yüzlerce uyaranla karşı karşıya kalırız. (Mesajlar, e-mailler, sosyal medya, internet vs…)

Beyinde bu unsurları yeterince işlemek için yer kalmadığında ise eski bilgiler devre dışı kalır ve yeni bilgilere yer açılır. Eski bilgiler ne kadar önemli olsa bile yeni bilgilere yer vermek zorunda kalır.

Bu yüzden, en önemli konuları mutlaka bir yere not etmelisiniz. Düşüncelerinizi bir kağıda yazmazsanız bu düşünceler yeni bilgiler tarafından devre dışı bırakılır ya da bu bilgileri doğal olarak unutursunuz. Not almak işte tam da bu nedenle çok mühim bir meseledir.

Bu da şu anlama gelir: Bilgiler, fikirler ve öngörüler; siz bunlara yeterince yerleşme imkanı vermezseniz çabucak silinir. Yani kalıcı olarak hafızaya alınmaz.

İşte yeni şeyler öğrenmede zorlanmak, zor kavramları anlamak gibi problemler bu nedenle yaşanır. Bu da bizi daha az üretken, daha az yaratıcı yapar.

İnsanlar dün okudukları kitaptan hiçbir şey hatırlamayabilir. Az önce telefondaki kişiyle ne konuştuğunu unutabilir. Bunların nedeni tam olarak budur. Dün okunan kitaptan sonra Instagram’da 1 saat vakit geçirirseniz kitaptaki kavramlar ve konular zihninizden çabucak kaybolur.

Bir kitap okurken bölümler arasında mola vermek bu nedenle çok iyidir. Bir bölümden sonra mola verince o bölümde anlatılanları beyniniz daha iyi işler. Eğer hemen diğer bölüme geçerseniz beyniniz ilk bölümdeki kavram ve düşünceleri tam olarak içselleştiremez.

Önemli bir bilgi, kavram, düşünce edindikten sonra beyninize bunları işlemesi için zaman vermeye çalışmak çok önemlidir. Bir kitapta önemli bir şey okuduktan sonra bir ara verin ve bu arada hiçbir şey yapmayın. Bırakın beyniniz bu bilgiyi kalıcı hafızaya işlesin.

Fakat pek çok insanın böyle bir alışkanlığı yok. Mola vermek, işe ara verip telefonda video izlemek olarak algılanıyor. Bu ise yapılan işten edinilen bilgilerin heba olmasına neden olmaktadır. Yapılan iş, izlenen videodan daha önemli olmasına rağmen eski bilgi (iş), yeni bilgi (video) karşısında ayakta duramıyor ve aşınmaya uğruyor.

Daha önce de söyledik, zihinsel olarak zor işler beynin enerji harcamasına neden olur. Beyinde ne kadar az enerji varsa, problem çözmek, konsantre olmak, yaratıcı fikir bulmak da o kadar zordur. Uzun süre mola vermeden çalışmanın bu nedenle mantıklı hiçbir yanı yoktur. Görüntüde çalışıyor olabilirsiniz ancak mola verilmediği zaman beyniniz kapasitesinin çok altında çalışıyor olacaktır.

Bunun için mesela 60-90 dakika çalıştıktan sonra 10 dakika mola verin ve beyninizin kendisini toplamasına olanak sağlayın. Bir bardak çay için, kısa bir yürüyüşe çıkın, hafif egzersiz yapın ya da sandalyenize oturun ve çevrenizi inceleyin.

Bunu alışkanlık haline getirdiğinizde beyninize kendini toplaması için imkan verirsiniz ve gün içinde üretkenliğiniz, yaratıcılığınız, konsantrasyonunuz ideal düzeyde kalır.

Mola verdiğiniz zaman beyninizin fazla çalışmasına neden olan şeylerden uzak durmalısınız. Yani telefondan, internetten ve sosyal medyadan bahsediyoruz. Örneğin Instagram’da gezinmek beyninizin yoğun şekilde çalışmasına neden olur. Resimler, yazılar, bilgiler…

Eğer mola verince Instagram’da takılırsanız beyninizi şarj etmek yerine enerji kaybetmesine neden olursunuz.

 

Molayı Nerede Verdiğiniz ve Ne Yaptığınız Kritik Öneme Sahip

Michigan Üniversitesi’nde yapılan bir deneye katılımcılar 2 gruba ayrıldı. 1. gruptakilere ormanlık bir alanda doğa yürüyüşü yapmaları sağlanırken 2. grubtakilere kent ortamında kalabalıklar arasında yürümeleri sağlandı. Sonrasında her gruptan geriye doğru 2’şer 2’şer saymaları istendi. Doğada yürüyüş yapan grubun %20 oranında diğer gruptan daha başarılı bir performans sergiledği gözlendi. Aynı deney bir sonraki hafta gruplar yer değiştirilerek tekrarlandı ve doğada yürüyüş yapmanın üretkenliği sağlayan bir etken olduğu kanıtlandı.

Bunun sebebini de şöyle açıklayayabiliriz. Şehirde kalabalıklar arasında yürüdüğümüzde beynimiz sürekli bir dikkat halindedir. İnsanlara çarpmadan yürümek, önümüzde ağır ağır yürüyen birini sollamak, sıkışık trafikte ezilmeden karşıdan karşıya geçmek gibi birçok durumu yönetmekle meşgul olur. Bu da bizim kısıtlı bir kaynak olan odaklanma kaynağımızı tüketir. Haliyle sonrasında yapacağımız bir işte üretkenliğimiz de düşmüş olur. Doğada yapılan sakin yürüyüşler ise odaklanma gücümüzü ve dikkat kaynağımızü tüketmez ve zihnimizi tazeler.

 

Ne Yapmalısınız?

Beynimiz sürekli olarak kendini meşgul edecek şeylere ihtiyaç duyar. İşte o nedenle öncelikle beynimizi “hiçbir şey yapmamaya” alıştırmamız gerekir.

Mesela…

  • 60-90 dakika çalışınca 10 dakika ara vermek.
  • Her 25 dakikada 5 dakika ara vermek (Pomodoro tekniği)
  • Bir yerde sıra beklerken telefonla uğraşmak yerine hiçbir şey yapmadan beklemek

Yani özetle şunu diyebiliriz: Daha üretken, daha yaratıcı, daha başarılı olmak istiyorsanız düzenli olarak mola vermeye dikkat etmeli ve mola esnasında zihninizi aşırı yormayacak şeyler yapmalısınız.

 

İlginizi çekebilir

Üretkenliği ve Verimliği Artırma Tekniği: Pomodoro
Üretkenliği ve Verimliliği Artırmanın Yolları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.