İş ve Özel Hayat Dengesi Nasıl Sağlanır?

İş hayatı ve özel hayat arasındaki ayrım son yıllarda oldukça silikleşti. Artık iş dışında bir hayat olduğunu unutur hale geldik. Başarı için iş hayatına çok daha önem verilmesi gerektiğini kanıksadık.

Ancak sağlıklı bir özel hayatın, iş hayatındaki başarıya doğrudan etki ettiğini bilmekte fayda var. Yenilenmiş, mutlu bir sosyal hayatı olan çalışanlar iş yerinde daha üretken olmaktalar. Fazla çalışmanın, iş kaynaklı stresin hem iş hayatındaki performansa hem de sağlığa zararları olduğunu gösteren sayısız bilimsel çalışma var.

Yani işten makul bir saatte çıkmak, işten başka şeylerle de zaman geçirmenin stres seviyesini düşürdüğü artık bilinen bir gerçek. Happiness App adlı bir uygulama üzerinden yapılan deneyde 10.000 kişiye her saat başı mutluluk düzeyleri sorulmuş. Buna göre insanların en çok akşam 7’de mutlu olduğu gözlemlenmiş. Akşam 7 ise büyük oranda insanların işten eve döndükleri saati işaret ediyor.

Yine tam 75 yıl önce mutluluk ve yetişkin gelişimi konularında yapılan bir araştırmada ise iyi ilişkilere sahip olmanın insanı mutlu ve sağlıklı kıldığını ortaya konmuş durumda. Bu nedenle her çalışanın iş hayatı dışında da sağlıklı ilişkileri olmalı. Bu durum hem çalışanlara hem çalıştıkları şirkete artı değer olarak geri dönecektir.

 

Fazla Çalışmanın Ne Gibi Zararları Vardır?

İş yerinde fazla zaman geçiren çalışanlar kendilerini baskı altında, kapana kısılmış gibi hissederler. Buna bir de internet teknolojilerinin gelişmesiyle 24 saat iş çıkabilmesi durumu eklenince haftalık 50-60 saat çalışmak norm haline gelmiş durumda maalesef.

Sandığınız Kadar Üretken Değilsiniz

Çalışanlar, her iş günü ortalama 50 dakikanın iş dışı şeylere harcandığını ifade ediyor. Tabii bu resmi rakamlar değil, sadece bu durumu belirten çalışanlardan elde edilen veri. Başka çalışmalar da haftalık 50 saatten fazla çalışmanın verimliliği olumsuz etkilediğini gösteriyor. Yani haftalık 70 saat çalışan biri 55 saat çalışan biriyle hemen hemen aynı miktarda iş yapıyor ki bu da aslında 15 saat içinde hiçbir şey üretilmediğini ortaya koyuyor. Kısaca 15 saat boşa geçiyor.

Fazla Çalışmak Sağlığa Zararlıdır!

Amerikan Stres Araştırmaları Enstitüsü’ne göre iş kaynaklı stres ve kalp krizi arasında doğrudan bir ilişki mevcut. Hatta öyle ki Los Angeles, New York gibi şehirlerde mesai saatleri dışında kalp krizi geçiren polis memurları için “iş kaynaklı hastalık” teşhisi konuyor. İş kaynaklı stresin yol açtığı hastalıklar ve sağlık sorunları verimliliği olumsuz etkiliyor ve ABD’deki şirketlere her yıl 250 milyar dolar civarında kayba neden oluyor.

Bu Mesele Aynı Zamanda Bir Kadın-Erkek Meselesi

Tam zamanlı çalışan bir kadın, evine dönünce yine ev işleriyle ve varsa çocuğuyla ilgilenmek durumunda. Çift vardiya gibi bir şey esasında bu… Harvard Business Review araştırmasına göre erkek yöneticilerin %60’ının eşi tam zamanlı bir işte çalışmıyor.

Mutlaka okuyun: Daha Az Çalışmak Tüm Problemlerimizi Nasıl Çözer?

 

İş – Yaşam Dengesi Nasıl Sağlanır?

İş ve özel yaşam dengesinin önemini anladığımıza göre şimdi de bu dengeyi nasıl sağlayacağımıza bakalım:

 

1. Mükemmeliyetçiliği Bırakın

Başarılı insanlar, genç yaştan itibaren mükemmeliyetçilik alışkanlığı kazanırlar.  Çocukken mükemmeliyetçi olmak kolaydır, ancak yetişkinliğe geçince işin rengi değişir. Hem işte hem de özel hayatta sorumluluklar artar. Tüm bu sorumluluklara rağmen mükemmeli aramak, bazı durumlarda psikolojiyi olumsuz etkileyebilir.

“Stresten bitap düşmemek için mükemmeliyetçiliği bırakmak gerekir. Hayatta sorumluluklar arttıkça bu alışkanlık da karmaşıklaşır. Psikolojik ve nörolojik olarak kişiyi olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle hayatta mükemmeli değil, üstün başarıyı elde etmek daha sağlıklı bir tercih olacaktır.”

Mutlaka 0kuyun: Başarıyı Yakalayabilmek İçin Mükemmelliyetçilikten Kurtulma Yolları

 

2. İnternet ve Telefonu Elinizden Bırakmayı Öğrenin

İnternet, akıllı telefonlar ve bilgisayarlar hayatımızı son derece kolaylaştırabilir. Teknolojinin nimetlerini inkar demeyiz. Ancak teknoloji, bir kişiye 7/24 ulaşabilme beklentisini de yaratmış durumda. Bu da iş hayatının hiç bitmemesi gibi bir duruma mahal veriyor. Bu yüzden: “Bazen telefonu kapatıp anın tadını çıkarmanız gerekir.”

“Sürekli olarak telefonunuza düşen bildirimler iş yerinde dikkatinizi dağıtarak stres yaşamanıza neden olur. Özellikle sosyal hayatınızda telefon kullanımını sınırlamalısınız. Örneğin arkadaşlarınızla bir kafede otururken telefonu uçak moduna alın ve kaliteli zaman geçirmeye çalışın. Bu alışkanlığa sahip insanlar hayatlarını daha iyi kontrol ederler. Buna karşın telefona gelen her bildirime anında cevap vermek isteyen kişiler ise strese daha meyillidirler.”

Mutlaka okuyun: Telefonu Daha Az Kullanmak İstiyorsanız Önce Sebebini Anlayın

 

3. Spor ve Egzersiz Yapın

Yoğun olduğumuz zaman bile bazı şeylere vakit ayırırız. Yemek yeriz, duş alırız, uyuruz. İnsanların en temel ihtiyaçlarından biri de egzersiz yapmaktır. Ancak ne hikmetse iş spor yapmaya gelince “Vaktim yok” bahanesini hemen konduruveririz.

Egzersiz yapmak endorfin salınımını artırır ve iyi hissetmenizi sağlar, modunuzu yükseltir.

Marilyn Puder-York haftada birkaç kez egzersiz, meditasyon ya da yoga yapmanın son derece faydalı olduğunu ifade ediyor. Eğer vaktiniz bunlara da yetmiyorsa birkaç dakikalık derin nefes alma egzersizleri yapabilirsiniz. Sabahları 5 dakikalık yoga ya da açma-germe hareketlerinin bile faydasını görebilirsiniz.  Yani denge kavramı söz konusu olunca bir görevi başarıyla tamamlanın yanısıra beden, ruh ve zihin sağlığı da işin içine dahil.

Psikoterapist Bryan Robinson otonom sinir sisteminin iki koldan oluştuğunu belirtiyor: Simpatik sinir sistemi (vücudun strese karşı tepkisi) ve parasimpatik sinir sistemi (vücudun dinlenmeye ve sindirmeye tepkisi).

“Temel amacınız hayatınızı parasimpatik sinir sistemini aktive edecek şeyler üzerine kurulmalıdır. Meditasyon, nefes egzersizleri, yürüyüş gibi şeyler bu konuda idealdr. Zamanla hayatınızda bu tür şeylerin fark yarattığını ve parasimpatik sinir sistemin simpatik sinir sisteminden daha faal olduğunu hissedebilirsiniz.”

Mutlaka okuyun: Spor ve Egzersiz Yapmanın 4 Bilimsel Faydası

 

4. Zaman İsrafı Yaratan Şeylerden ve Kişilerden Kurtulun

Hayatınızda sizin için en önemli şeyleri belirleyin. Önceliklerinizi listeleyin. Bu listede kişiden kişiye farklılık gösterebilir ki bu çok normaldir. Daha sonra öncelik verdiğiniz kişi ve şeylere kaliteli zaman ayırmaya çalışın.

Bu sayede sizin için pek de önemli olmayan şeyleri fark eder ve bu şeylerden kurtulabilirsiniz. Örneği Twitter’da zaman geçirmek size çok bir fayda katmıyorsa Twitter hesabınızı kapatabilirsiniz. Ya da size olumsuz enerji veren, size bir şey katmayan insanlar varsa bu kişilerle görüşmeyi sonlandırabilirsiniz. Tabii burada mutahabınızı incitmeden diplomatik bir yöntem bulmalısınız. İş yerinde yemekten sonra iş arkadaşlarınızın goygoy yapmasından sıkılıyorsanız müsaade isteyip masanıza geçebilirsiniz. Yoğun bir günün öncesinde dışarıya çağıran arkadaşlarınızı atlatıp o gece güzel bir uyku çekebilirsiniz.

Özetle size en çok fayda sağlayan kişi ve şeylere zaman ayırın. Bu bencillik falan değildir. Bu konuda şu örneği verebiliriz:

“Uçak türbülansa girdiğinde eğer oksijen maskeleri açılırsa maskeyi önce kendinize geçirmeli, daha sonra çocuğunuza geçirmelisiniz. Zira siz ne kadar iyi olursanız, çevrenizdekilere de o kadar yardım edebilirsiniz.”

Mutlaka okuyun: İşinizi ve İlişkilerinizi Etkilemeden Hayır Demenin Yolları

 

5. Hayatınızı Yeniden Şekillendirin

Bazen hayatımızın tekdüze olduğunu, alışkanlıklarımızın esiri olduğumuz hissederiz. Böyle zamanlarda hayatınızı kuşbakışı bir perspektifle değerlendirmeye çalışın: Hayatınızda ne tür değişiklikler sizi daha iyi hissettirebilir?

Örneğin, 20 yıllık evli bir kadın her akşam kocasına sofra hazırlıyor. Ancak her gün manava, markete gidiyor olmak ona büyük bir stres yüklüyor.

“Kadına bu alışkanlığını değiştirmenin zamanının gelmiş olabileceğini söyledim. Kadın, kocasının üzülebileceğini söyledi. Ancak kadının stresten kurtulmak için bu yapısal değişime ihtiyaç duyduğu konusunda ısrarcı oldum.”

Bu nedenle her şeyi sırtlanmak yerine en önem verdiğiniz şeylere odaklanın. Geri kalan her şeyi başkalarına havale edin. Bir kişi için hayati önem arz etmeyen işleri başka bir insana paslamanın faydalarını şu şekilde özetleyebiliriz:

“İlla bizzat yapmanız gerekmeyen konuları başka insanlara havale edin. Bu eşiniz olabilir, iş arkadaşınız olabilir. Diğer insanlara, onların da faydalanabileceği fırsatlar sunun. Bu hem sizin işinizi kolaylaştırır hem diğer kişiler bu durumdan avantaj sağlayabilir. Yani önceliğiniz olmayan konuları, başka insanlara havale (outsource) etmeyi öğrenmelisiniz.”

Mutlaka okuyun: Hayatımı Değiştirmek İstiyorum!

 

6. Yavaş Yavaş Başlayın

Bir anda diyet yapmaya karar verip 2. gün bırakmak…

Yılbaşında sigarayı bırakıp 12 Ocak günü tekrar başlamak…

Bu tür şeyleri hepimiz yaşadık, yaşıyoruz. Bu nedenle iş hayatı-özel hayat dengesini tesis ederken acele etmemekte fayda var. Yani haftalık 80 saat çalışmaya alışıksanız bir anda haftalık çalışma saatinizi 40 saate düşürmek ya da yürümeye alışık değilseniz bir anda günlük 5 kilometre yürümeye başlamak üzerinizde daha çok baskı yaratacak, kurmaya çalıştığınız dengeyi yerle bir edecektir.

Eğer hayatınıza yeni bir yön vermek, hayatınızı eskisinden daha dengeli yaşamak istiyorsanız, yavaş yavaş başlamalı ve süreç boyunca bazı küçük zaferler elde etmelisiniz. Bu küçük zaferler, sürece devam etmek için sizi son derece cesaretlendirecektir.

Mutlaka okuyun: Yüzde 10 Kuralı: Küçük Adımlarla Büyük İlerleme Kaydetmek

 

İş ve Özel Hayat Dengesi Nasıl Şirket Kültürü Haline Getirilebilir?

Tabii meseleye bir de şirket açısından bakmakta fayda var. Yukarıda çalışan bir kişi olarak sizin neler yapabileceğinize baktık. Şimdi de iş-hayat dengesi konusunda şirketin ve patronların neler yapabileceğine bakalım.

 

1. Evden Çalışma Opsiyonu Getirilmeli

Society for Human Resource Management (İnsan Kaynakları Yönetimi Derneği) tarafından yapılan bir araştırmada, aynı işi evden yapan çalışanların ofiste çalışan kişilere nazaran %13 daha üretken olduğunu tespit edilmiş durumda. Yine esnek çalışma saatlerinin de benzer faydalara sahip olduğu biliniyor.

Elbette evden çalışmak ve çalışma saatlerini kişinin kendinin ayarlaması herkese uygun olmayabilir. Ancak yine de ufak düzenlemeler büyük yararlara sahip olabilir. Söz gelimi, iş yeri paydos saatini trafiğin yoğunlaşmadığı bir saat olarak belirlemek, personelin evine daha erken ulaşmasını sağlayacaktır.

Mutlaka okuyun: Çalışanlarınıza Özgürlük ve Otonomi Vermenin Yolları

 

2. Şirket Kültürü Optimize Edilmeli

Şirket içi toplantılar eve geç gitmenize neden olabilir. Geç saatlerde çalışınca yemek sorunu olabilir. Ofiste misafirleri ağırlamak için  kafeterya benzeri bir alan olmayabilir…

Bu tür şeyler, personelin hayat kalitesini düşüren şeylerdir. Bu nedenle şirket faaliyetlerini, verimlilik ve üretkenliğe zarar getirmeden optimize etmekte büyük fayda vardır. Yani cuma günleri öğleden sonra şirket içinde Happy Hour uygulaması yapmak çalışanların üstündeki stresi atmaları bakımından ufak ama etkili bir yöntem olabilir.

 

3. Çalışanlar Eğitilmeli

Çalışanlara iş hayatı ve özel hayat arasındaki dengenin önemi anlatılmalı, bu konuda eğitimler verilmeli. Seminer, öğle yemekleri, alanında uzman bir kişiyle yapılacak söyleşi gibi şeyler,  çalışanların bu konuda bilgi sahibi olmasını sağlar.

Velhasıl, şirketin patronu ve yöneticisinin davranışları da iş-hayat dengesi bakımından çalışanlara örnek teşkil edecektir. Şirketteki yöneticiler gece geç saatlere kadar çalışır, hiç tatil yapmaz, iş saati dışında e-mail yollar ise, bu durum şirket içinde iş-hayat dengesizliğinin norm olmasına neden olur.

Bazı günler elbette mesaiye kalmanız gerekebilir, bu normal bir durumdur. Ancak bu tür durumlar istisna olmalı, norm olmamalıdır.

Mutlaka okuyun: Çalışanlarınızı Neden ve Nasıl Eğitmelisiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.