İşletme Sahibi ve Girişimci Arasındaki Farklar

İşletme sahibi ile girişimci arasındaki fark tam olarak nedir size göre?

Günümüzde bu iki ifade birbiriyle eş anlamlı kullanılıyor. Ancak ikisi arasında bazı temel farklar söz konusu. Sonuç olarak pek çok işletme sahibi kendini girişimci olarak tanıtıyor ya da pek çok girişimci kendini işletme sahibi olarak adlandırıyor.

Fakat ikisi birbirinden farklı şeyler.

Bu yazıda işletme sahibi ve girişimci arasındaki temel farkları sizlere izah etmeye çalışacağız.

 

İşletme Sahibi Kimdir?

Hukuki olarak meseleye yaklaşırsak kendine ait bir şirketi olarak herkes bir işletme sahibidir. Bu kişi bir şirketin ya da işletmenin sahibi ya da sahiplerinden biridir.

İşletme sahibi olan bir kişi, kendi kurduğu işletmeyi ya da binlerce çalışanı olan bir şirketi yönetir. Bu kişi çalışanlarına görev verir, iş verir. Çalışanlar da bunun karşılığında maaş alır. Şirketin büyüklüğü ne olursa olsun, işletme sahibi tek söz sahibidir.

İşletme sahibi ile temel olarak aynı görevleri ifa eden kişilerin sahip oldukları bazı roller şu şekildedir:

  • Sahip
  • Kurucu
  • CEO
  • İcra kurulu başkanı
  • Genel başkan
  • Genel direktör
  • Genel müdür

(Bu ifadelerin bazıları işletme-şirket “sahipliği” anlamına gelmez. Ancak işletmenin sahibi bu sıfatlarla anılmayı tercih edebilir.)

 

İşletme Sahibi vs. Girişimci

Pekala.

İşletme sahibi çalışan bir iş fikri üzerine kurulu bir işletmeyi veya şirketi yönetir. Bu bir restoran da olabilir, bir çay ocağı da, 500 şubeli bir mağaza zinciri de…

Diğer yandan girişimci ise yenilikçi bir fikrin peşinden giden ve daha çok risk alan kişidir. Girişimci mevcut bir problemi fark eder ve bunun çözümüne yönelik bir iş geliştirir. Örneğin mobil uygulama ile araç çağırma fikri üzerine kurulu Uber bir girişimcilik örneğidir.

O halde girişimci ve işletme sahibi arasında bazı zihinsel farklılıklar vardır. Yani bu iki kişinin iş yapma biçimi farklıdır.

Peki nedir bunlar?

 

1. Motivasyon

İşletme sahibi ile girişimcinin iş kurma nedenleri farklıdır.

İşletme sahibi iyi bir fırsat gördüğünde ya da kendi işini yapmak istediğinde iş kurmayı seçebilir. Belki temel amaç tamamen paradır. Ya da sevdiği işi yapmak istemiştir.

Örneğin saç kesiminden ve makyajdan anlayan biri, uzun ve işlek bir caddede doğru düzgün bir kuaför olmadığını fark etmiştir  Ya da teknik becerisi yüksek, arabalardan çok iyi anlayan biri kendi işini kurmak istemiş ve bir tamirhane açmak istemiştir.

Girişimcilerde ise durum biraz daha farklıdır:

Girişimci bugüne dek belli bir şekilde yapılan bir şeyin daha iyi, daha kolay, daha ekonomik bir şekilde yapılabileceğini fark etmiş, mevcut düzene bir yenilik getirmek isteyen kişidir.

Uber mesela taksi ve ulaşım sektörüne tamamen yeni bir soluk getirmiştir. Ya da Tom’s ayakkabılarının kurucusu Blake Mycoskie sıradan bir ayakkabı markası kurabilirdi, ancak o satın alınan bir çift ayakkabı için ihtiyaç sahiplerine bir çift ayakkabı bağışlamak gibi bir düşünceyle kurmuştur Toms’u.

Mutlaka okuyun: Kendi “Neden”inizi Nasıl Bulursunuz?

 

2. İnovasyon

Girişimciler ve işletme sahipleri yeniliklere farklı biçimlerde yaklaşır.

Başarılı, satışları iyi bir işletme sahibi yenilikçi fikirlerle çok da ilgilenmez. Onun kurulu bir düzeni vardır ve işine devam ediyordur. Sektördeki gelişmeleri takip eder ve başarılı olduğu tespit edilmiş şeyleri uygular. Temel amaç işletmeyi büyütmek, müşterilere iyi hizmet etmektir.

Örneğin kıyafet satışı yapılan bir e-ticaret sitesi, başarısı test edilmiş bir iş modeli dener. Hedef müşteri kitlesine uygun fiyatta ve tarzda ürünler satar.

Girişimciler ise büyük ve farklı düşünür. Kendi sektörlerinin en iyisi olmaya, mevcut durumu yepyeni fikirlerle sarsmaya çalışan kişilerdir. Henüz başarılı olup olmadığı belli olmayan iş fikirlerini test ederler. Hedef müşteri kitlesi, sunulacak olan ürün veya hizmetle ilgili eğitilmeye çalışılır. Yani girişimci kendi müşteri kitlesini eğitmeye çalışır.

Airbnb kurucuları mesela… İkilinin yaşadığı şehirde büyük bir konferans düzenleniyor ama şehirdeki hiçbir otelde boş yer kalmıyor. İkili, birlikte yaşadıkları dairenin de kirasını ödemekte zorluk çektiği için konferansa gelen ama otel bulamayan kişilere evlerini açıyor. Bu  kişilerden ise ufak bir ücret alıyorlar. Daha sonra bu fikir alıp başını gidiyor ve tüm dünyada geçerli bir işe dönüşüyor.

Mutlaka okuyun: İşletmenizi Kurarken veya Büyütürken İnovasyondan Nasıl Faydalanabilirsiniz?

 

3. Büyüme

İşletme sahibi ile girişimci, büyüme meselesine bir miktar farklı yaklaşır.

Bazı küçük işletme sahiplerinin büyüme gibi bir arzusu yoktur. Şubeleşme, franchise verme, başka sektörlere girme, yeni ürünler satma gibi istekleri yoktur.

Bazı işletme sahipleri de doğal olarak işlerini büyütmek ister. Pazarlama, personel, ürün ve hizmet portfoyünde buna uygun büyümelere giderler. Yeni bir şube açılacaksa bunun planı önceden tek tek yapılır.

Girişimciler ise bir anda patlama derdindedir. Bir anda tüm ülkenin ya da dünyanın kullanacağı şekilde hızlıca büyümek temel amaçtır. Diğer şirketlerin uyguladığı iş modellerini değil, kendi özgün iş modellerini tasarlamak isterler.

Yerel bir kafe ile Starbucks’ı ele alalım:

Starbucks da Seattle’da bir yerel kafe olarak başladı. Ancak Starbucks rakiplerinden farklı olarak sadece kahve satmıyordu. Starbucks bir deneyim de satıyordu müşterilerine. İşte bu “Starbucks deneyimi” nedeniyle bugün 80 ülkede 30.000’den fazla Starbucks şubesi var.

Mutlaka okuyun: Milyar Dolarlık Büyük Bir Şirket Kurmak

 

4. Mentalite

İşletme sahibi ve girişimcinin mentalitesi, düşünme yapısı da birbirinden bazı temel farklar taşır.

İşletme sahibi şirketini yönetmek ve büyütmekle ilgilenir. Şirketi yönetmek, çalışanları yönetmek, yeni işbirlikleri yapmak gibi şeyler… Kısaca daha çok bugünü yaşar işletme sahibi, geleceğe yönelik planları olsa bile gün bugündür.

Girişinci ise gelecek odaklıdır. Tıpkı bir satranç oyuncusu gibi 10 adım sonrasını düşünür, böyle düşünmek durumundadır. İnsanları yönetmek veya günlük işleri tamamlamak için başka insanları işe alır. Esas zihin gücünü şirketi büyütmek için harcar.

Bir girişimci de dropshipping işi yapabilir ancak girişimci dropshipping işine özgün ve farklı bir soluk getirmek ister. Ya da dropshippinng işini başka iş fikirlerini finanse etmek için yapar. Kendine ait, çevreye zararı olmayan materyallerden yapan bir outdoor giyim markası oluşturmak için dropshipping’i bir adım olarak görebilir.

Örneğin Amazon…

Jeff Bezos, Amazon’u kurduğunda tek amacı kitap satmak değildi. O her şeyin satılabildiği bir e-ticaret işi kurmak istiyordu. Kitap uzun yolculuğun ilk adımıydı. Daha sonraki dönemde Amazon, A’dan Z’ye her şeyin satılabildiği bir marka haline geldi. Ayrıca yazılım, bulut bilişim, sunucu hizmetleri, uzay seyahati gibi pek çok alanda girişimleri oldu Bezos’un.

Mutlaka okuyun: Amazon’un Başarısının Altındaki 9 Strateji

 

5. Risk

İşletme sahibi risk alacaksa bunu önceden en ince detayına kadar hesaplar.

Örneğin bir e-ticaret markası sosyal medya pazarlama ile organik olarak pazarlama yapabilir. Buradan satışların arttığını görürse sosyal medya reklamına dah açok bütçe ayırır. Eğer satışlarda bir artış görmezse sosyal medya üzerinden reklam-pazarlama yapmayı bırakır.

Girişimciler ise iş fikirleri henüz test edilmemiş olsa bile risk alarak hareket eder. İş fikirlerine güvenirler ve yatırımcılardan para almaya çalışırlar. Bu fikirlerin çoğu tutmaz ancak tutan iş fikirleri sayesinde çok büyük bir büyüme yakalanır.

Örneğin Richard Branson, İngiltere’nin en zengin iş adamlarından biri. Gençlik yıllarında bir plak şirketi açan Branson, bunu milyarlarca dolarlık bir holding haline dönüştürebildi. Havayolları, otel zinciri, finans hizmetleri ve medya şirketleri var bugün Branson’un. Ancak risk almasa bugün de en fazla orta halli bir işletme sahibinden ötesi olamayacaktı.

Ünlü girişimci Branson  bu konuda şunları diyor:

“İlk yolculuğumuzdan önce test uçuşu yaparken motora bir kuş çarptı ve motor kullanılamaz hale geldi. Biz de tüm paramızı yeni bir uçak almak için harcadık.”

Mutlaka okuyun: Hesaplanmış Riskler Alarak İş Hayatında Başarıyı Yakalayın

 

6. Bağlılık

İşletme sahibi şirketine duygusal bir bağ besler. Zaten pek çok küçük işletme, sahibinin soyismini taşır.

Bazı işletme sahipleri de işletmesine karşı bir şey hissetmez, ancak kaderinin bu işletmeye bağlı olduğunu bilir.

Bu nedenle işletme sahipleri ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışır işletmeleri için.

Bir kişi Amazon satış ortaklığı yapmak için bir blog açar ve burada çeşitli ürünleri inceler. Ürün linkleri üzerinden Amazon’da alışveriş yapılırsa bundan komisyon elde eder. Bu kişi açtığı blogun alanında büyük olmasını arzular. İyi ve popüler bir blogger olarak hem satış ortaklığı hem de yazarlıktan para kazanmaya odaklanır. Birkaç yıl sonra isim yaparsa blogu için birkaç çalışan alır ve gelir düzeyini da artırır.

Girişimciler ise daha ziyade fikir odaklıdır. Çok para kazanan bir şirket sahibi olmaktan ziyade bir etki yaratmak isterler. Bir şeye körü körüne bağlı kalmazlar. Vizyonlarını gerektiğinde düzeltirler, modifiye ederler.

Bir girişimci satış ortaklığı konulu bir blog açtığında buna yapışıp kalmaz. Bu işi kendisi dışında da sürdürebilecek kişilerden yardım alır ve başka bir iş fikrini uygulamaya geçer. Yani blogunu Youtube ile, Instagram ile, online eğitim ile desteklemeye ve pazarlamaya çalışır.

Örneğin Uber…

Uber’in kurucuları yemek dağıtım işine de girdi. Dünyanın en iyi taksi uygulamasını yaratmalarına rağmen yemek sipariş-dağıtım işinde de iyi bir pasta olduğunu gören Uber Eats bugün 104 milyon kullanıcıya sahip.

Yani girişimci tek bir işe bağlı kalmaz. Zincirleme hareket eder.

Ayrıca girişimcilerin bir “çıkış planı” da vardır. Şirketlerini satmak, devretmek onlar için daha kolaydır. Daha cazip bir iş fikri bulduklarında mevcut işlerini devredip yeni maceralara işletme sahiplerinden daha kolay atılırlar.

Mutlaka okuyun: Her Ay Yeni ve Karlı Bir İş Nasıl Kurulur?

 

Sonuç

Özetle…

Başarılı işletme sahipleri sektörlerindeki en iyi yöntemleri uygulamaya çalışırlar. Başarısı kanıtlanmış fikirler ve yöntemlerle hareket ederler. Şirketlerini adım adım büyütmeye bakarlar. Temel amaçları ise para, kendi işine sahip olmak ya da tutku olabilir.

Girişimciler ise mevcut düzeni değiştirmek adına hareket ederler. Yeni fikirleri tespit edip risk alırlar. İnovatif fikirler aracılığı ile bir anda hızlı bir büyüme gerçekleştirmek isterler.

Burada biri iyi, diğeri kötü gibi bir şey asla ve asla demiyoruz.

Ancak ikisi arasındaki farkı ve düşünce yapısını bilmek iş hayatında size daha doğru kararlar verdirebilir.

 

İlginizi çekebilir

Orta Sınıf ve Zengin İnsanlar Arasındaki 10 Fark
Lider ve Patron Arasındaki Farklar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.