İyi Bir Yönetici Olmanın Yolları

Bütün büyük şirketlerde işlerin belirli bir düzen içinde yürümesi için yönetim kademesi vardır. Dolayısıyla yöneticilerin şirket ve çalışanlar nezdinde büyük sorumlulukları vardır. İyi bir yönetici olmak diğer insanlara örnek olmakla mümkündür. Yani iyi bir yönetici söylemekle kalmaz, aynı zamanda söylediklerini uygular.

Bu yazıda iyi bir yönetici olmanın püf noktalarını paylaşacağız sizlerle.

 

Nasıl Yönetici Olunur?

1. Motivasyon

a. Çalışanlarınızı motive edin. İnsanlar neden o şirkette ya da kurum çalışıyorlar? Orada bulunmalarının nedeni ne? Neden başka bir yerde çalışmıyorlar? Neden hemen istifa dilekçelerini vermiyorlar? Meselenin sadece “maaş” odaklı olduğunu sanıyorsanız aldanıyorsunuz.

  • Unutmayın, insanı insan yapan şey değerdir. İnsanların değerlerine saygı gösterirseniz onlar da şirket için ellerinden gelenin en iyisini yaparlar.
  • Çalışanlarınıza düzenli olarak memnuniyet durumlarını sorun. Eğer insanların belli şikayetleri varsa bunları düzeltmeye çalışın.
  • Onların ihtiyaçlarına karşılık verin. Bir çalışanınız için spor önemliyse ücretsiz spor salonu üyeliği temin edin. Bir başka kişi için ailesi önemliyse özel günlerde o kişiye izin verin.

b.Çalışanlarınıza moral verin. Başarılı bir yönetici çalışanlarının güçlü olduğu yönleri bilir ve çalışanlarına moral verir. Bu nedenle personelinizi hem herkesin içinde hem de bireysel olarak takdir edin.

  • Örneğin patronun da bulunduğu bir toplantıda çalışanlarınızın başarılarından bahsedin. Bu takdir, hem patronun hem de çalışanın hoşuna gider.
  • Çalışanlarınızla bireysel olarak da görüşün. Çalışanlarınızla birer bardak kahve içerken onların başarılı olduğu konuları yüzlerine söyleyin. Zira insanlar, takdir edildikleri zaman bir bütüne katkı sağladıklarını anlarlar ve daha canla başla çalışırlar.

Mutlaka okuyun: Çalışanlarınızı Motive Etmenin Yolları

 

2. Hedef Belirleme

iyi-bir-yonetici-olmak-2

a. Tutamayacağınız sözler vermeyin. Sürekli büyük sözler verip sonunda çok azını gerçekleştiren biri olmaktansa makul sözler verip daha fazlasını sunmak daha iyidir. Bu nedenle tutamayacağınız sözler vermeyin, fakat verdiğiniz sözlerin daha üstünü gerçekleştirmeye gayret gösterin.

b. Beklentilerinizi iyi tespit edin. Çalışanlarınızdan ne istediğinizi net olarak bilir ve onlara bu isteklerinizi bildirirseniz insanların kafası daha rahat olur ve böylece işlerine daha iyi odaklanabilirler. Onlara verdiğiniz işlerin ana hatlarını, teslim tarihini ve bu işin nerede nasıl kullanılacağını söylerseniz insanlar daha iyi çalışırlar.

c. Düzenli olarak geribildirim (feedback) verin. Personelinize yaptıkları iş esnasında ve işin sonunda geribildirim verin. Küçük gruplar halinde ufak toplantılar yaparak detayların üzerinden geçin. Bu sayede çalışanlarınızın yaptıkları işe konsantre olmaları kolaylaşır. ” Etkili Geri Bildirimler Vermek ” başlıklı yazımızı okuyarak nasıl geri bildirimde bulunabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

d. Çalışanlarınıza örnek olun. Olası bir başarısızlık sonucu bağırıp çağırmak kolaydır, ancak iyi bir yönetici böyle yapmaz. İyi bir yönetici davranışlarıyla, standartlarıyla çalışanlarına örnek olur. Yani yönetici olarak kendi standartlarınızı yüksek tutarsanız personeliniz de bu standartları yakalamak için daha iyi çalışır. Konuyla ilgili Örnek Davranışlarla Liderlik Etmek başlıklı yazımızı okumanızı şiddetle tavsiye ediyoruz.

 

3. Sorumluluk Dağıtma

a. Çalışanlarınıza sorumluluk verin. Yönetici olarak her şeyi bizzat yapmak zorunda değilsiniz. Yöneticinin asli görevlerinden biri iş dağılımı yapmak ve bu dağılım esnasında her personele en başarılı olacağı işi vermektir.

  • Yavaş başlayın. İnsanlara kaldıramayacakları sorumluluklar vermeyin. Çalışanlarınıza tecrübe sahibi olmadıkları konularda eğitim vermekten kaçınmayın. Bilgi ve tecrübe sahibi oldukça daha büyük sorumluluklar verebilirsiniz.
  • Görev dağılımı sonrası çalışanların karşılaşabilecekleri olası problemleri önceden tespit edin ve bu problemlerin en asgari düzeyde zaman ve emek kaybına neden olmasına çalışın.

Mutlaka okuyun: Başarılı Bir Görev Dağılımı Nasıl Yapılır?

b. Çalışanlarınızı zorlayın. Çalışanlarınızın bilgi ve tecrübesi arttıkça onlara daha büyük işler verebilir, onları zorlayabilirsiniz. Büyük sorumluluklar, çalışanların kapasitelerini artırır ve daha çok değer üretmelerine neden olur. Tabii zorlamak derken “kasti ve art niyetli” bir yaklaşımdan değil, onların gerçek potansiyellerini ortaya koymalarını sağlayan bir yaklaşımdan bahsettiğimizi de belirtelim.

c. Hataların sorumluluğunu üstlenin. Bir personeliniz hata yaptığı zaman esip gürlemeyin. Hatayı kendi hatanız olarak kabul edin. Hata yapmaktan doğal bir şey olamaz. Zira inovasyon ancak deneme yanılma yöntemiyle sağlanabilir. Çalışanlarınızın hatalarından ders almalarını ve bir sonraki sefere bu hatalardan elde ettikleri derslerle daha iyi çalışmalarını sağlayın.

d. Her başarıda kendinizi öne çıkarmayın. Yani bir personel, üstün bir başarı sağladığı zaman bu başarının üstüne yatmayın. İnsanların elde ettikleri başarıları takdir edin ve bu başarıları herkesin duymasını sağlayın.

  • Eğer bir kişinin başarısını kendi başarınız gibi takdim ederseniz “kariyer” uğruna haksızlık yapmış olursunuz. Bu da ekibinizdeki insanların üstün başarı gösterme motivasyonunu ciddi şekilde kırar.
  • “Hataları üstlen, başarıları üstlenme” anlayışı biraz çelişkili gelebilir, ancak ortada bir çelişki bulunmamaktadır. Eğer bir başarı varsa ve siz de bu ekibin lideriyseniz elbette siz de takdir edilirsiniz. Dahası, kendinizi ön plana çıkarmayışınız ve tevazunuz nedeniyle çalışma arkadaşlarınız size daha çok saygı duyar.

e. Kendi hatalarınızı kabullenin. İşler planladığınız gibi gitmediyse ve ortada bir sorun varsa bunu çalışanlarla paylaşın. Bu sizin de hata yapabileceğinizi gösterir ve bir sorun karşısında nasıl davranmak gerektiği konusunda onlara örnek olur. Yaptığınız hataları onlarla paylaşmanız, “yönetici” pozisyonunda olmanız nedeniyle çalışanların zihninde daha çok yer eder ve onların aynı hataları yapmasını büyük ölçüde engeller.

Mutlaka okuyun: Hatalarınızı Kabul Etmenin ve Onlardan Ders Çıkarmanın Yolları

 

4. Etkili İletişim

a. Kapınız her daim açık olsun. Ekibinizdeki insanlar bir soruları ya da sorunları olduğu zaman odanıza gelebilmeli. Açık ve şeffaf bir iletişim sorunların çabucak çözülmesi için son derece önemlidir.

İşle ya da özel hayatıyla ilgili sorunlarını anlatan çalışanlarınıza karşı ters tepki vermeyin. Onların sorunlarını elinizden geldiğince çözmeye çalışın. Çünkü kafası dolu bir personel verimli çalışamaz.

Mutlaka okuyun: Açık Kapı Politikası Nedir ve Nasıl Uygulanır?

b. Çalışanlarınızı iyi tanıyın. Çalışanlarınızla sürekli iş konuşmak zorunda değilsiniz. Gündemle, futbolla, hayatla ilgili konularda da muhabbet edebilmelisiniz.

Personelinizin özel hayatını da önemseyin. Bu illa “sarmaş dolaş” olmak anlamına gelmez. Ancak örneğin personelinizin bir yakını vefat ettiği zaman telefonla ya da bizzat baş sağlığı dileyin, çelenk gönderin. Bir şey yapıp yapamayacağınızı sorun. Yani personelinize zor zamanlarında destek çıkın.

Ayrıca personelinizle yakın ilişkiler kurmak, onlarla siyaset, din, aşk gibi konular hakkında konuşmak anlamına da gelmemeli. Bu tür şeyler konuşulabilir, ancak tartışmayı dozunda tutmak mühimdir.

c. Geribildirim konusunda net olun. Personelinize feedback verirken olumlu ve olumsuz görüşleri aynı anda söylemeyin. Yani “Gerçekten seninle çalışmak zevk.” dedikten sonra “Bu ayki performansını pek beğenmedim” derseniz iki ifadenin de etkisi azalır. Bu nedenle feedback verirken tek bir konuya odaklanın.

d. Dinleyin. Yönetici olarak çoğu zaman karar mekanizması sizin elinizdedir, ancak bu diğer insanları dinlememeniz anlamına gelmez. Çalışanlarınız düşüncelerini aktif olarak ifade edebilmelidir. Onların sözünü kesmeden sonuna kadar dinlemeli ve sonunda verimli bir tartışma ortamı yaratmalısınız. Zira yenilikçi ve yaratıcı fikirler, genellikle açık ve sağlıklı tartışma ortamlarında filizlenirler.

Mutlaka okuyun: İyi Bir Dinleyici Nasıl Olunur?

e. Soru sorun. Komik duruma düşme korkusuyla aklınızdaki soruları kendinize saklamayın. İyi bir yönetici anlamak ister, anlamış numarası yapmaz. Anlamadığı şeyi açık açık sorar. Yönetici olarak sizin soru sorabilir olmanız ekipteki diğer kişilerin de akıllarına takılan, ancak bir türlü sormaya cesaret edemedikleri konuların masaya yatırılması için çok iyi bir fırsattır.

Mutlaka okuyun: İletişiminizi Geliştirmenin 6 Yolu

 

5. Eşit Muamele

Herkese eşit davranın. Çoğu zaman “eşitçilik” denince mangalda kül bırakmayız, ancak sandığımız kadar eşitlikçi değilizdir. İltimas düşüncesinin altında yatan neden, daha çok katkı sağlayanlara değil, bize daha çok benzeyenlere toleranslı davranmaktır. Bu kısa vadede yönetici olarak sizin konumunuzu sağlamlaştırabilir, ancak değer üreten kişilere üvey evlat muamelesi yapmak uzun vadede hem size hem de şirkete büyük zarar verir. Bu nedenle çalışanlarınıza eşit davranmalısınız, zira şirket içinde bazı kişilere “kıyak” yaptığınız anlaşılırsa diğer çalışanların motivasyonları fena halde düşebilir.

Eğer yönetici olarak çalışanlarınıza iyi davranır ve sağladığınız koşullarla onları mutlu ederseniz, onlar da müşterileri memnun eder. Böyle olunca da hem siz hem çalışanlar hem müşteriler ve hem de şirket kazançlı çıkar.

Mutlaka okuyun: İyi çalışanların istifa etmesine neden olan yönetici davranışları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.