Rakibiniz Sizi Taklit Ediyorsa Ne Yapabilirsiniz?

Girişimci iseniz sizi taklit eden bir rakip ile karşı karşıya kalma korkusunu da mutlaka hissetmişsinizdir. Hatta geriye bakıp girişimciliğinizin ilk yıllarınızda bu hisle ne kadar endişelendiğinizi görüp kendi kendinize gülüyorsunuzdur. Öyle ki, ürün fikrinizi paylaşmadan önce yatırımcılarınıza gizlilik sözleşmesi imzalamayı bile önermiş olabilirsiniz.

Sonuç olarak, belki de çevreniz ile yaptığınız pek çok konuşma sonrasında, bu hislerinize bir denge kazandırabilmişsinizdir. Bu noktada rekabet ile ilgili şunları belirtmek faydalı olacaktır: Bazen rekabet başarılı ürün fonksiyonlarından “esinlenmek” anlamına gelebilecekken, bazen de bütünüyle karşı taraftan aşırmak anlamına gelebilir. Her nasıl ve ne seviyede yapılır ise yapılsın, entelektüel sermaye hırsızlığı girişimciler için oldukça kişisel bir meseleye dönüşebilir. Fakat yine de bu fazlasıyla endişeli birine dönüşmeniz gerektiği anlamına gelmez. Bunun yerine, bu duruma karşı kendinizi hazırlayabilirsiniz.

 

Taklitçilik iltifatın en samimi biçimidir.

Şirketiniz her zaman kendi belirlediği doğrulara göre faaliyet gösteriyordur. İçerisinde bulunduğunuz sektör ya da rekabet belli bir yoldayken siz diğer bir yoldan gitmeyi tercih ediyorsunuzdur. Sonuç olarak ise, oldukça zor bir pazarda kendinize bir alan açabilmişsinizdir. Başarınız büyüdükçe sizin yaklaşımınızı kopyalamaya çalışan birden fazla rakip ile de karşılaşmaya başlamışsınızdır.

Örnek bir senaryo vermek gerekirse bir konferansta ya da katılımcısı fazla bir toplantıda bir sunum yapmışsınızdır. Ürününüzün ilk versiyonunu sunmuşsunuzdur. Sunum sizin için oldukça başarılı geçmiştir, eve gelirsiniz akşam sunumunuza çok benzer bir sunumun katılımcı şirketlerden birinin web sitesinde yayınlanmış olduğuna tanık olursunuz.

Diğer bir örnek ise şu olabilir: Faaliyet gösterdiğiniz platformda doğrudan sizinle rekabet içerisinde olan bir firma ile karşı karşıya kalırsınız. Tanıtım videolarını izlersiniz, görebildiğiniz tek şey aslında videoda sizin işlerinizin anlatılıyor oluşudur. Bütünüyle zamanında hazırladığınız bir sunumun kopyası ile yüz yüze kalmışsınızdır. Önce çıldıracak gibi olursunuz sonra hırsızlığın en nihayetinde bir gerçek olduğunu kabul edersiniz. Biraz sakinleştikten sonra, bu durumdan mizah bile yaratmaya başlarsınız.

Aksiyon almak için sosyal medyayı kullanmaya karar verirsiniz. Bir kampanya başlatarak, izlediğiniz çalışma ile kendinize ait olanı tüm yanları ile kıyaslayarak rakibinizin orijinal olmayan yanlarını komik bir şekilde deşifre edersiniz. Sonunda üzerinde kendi sunumunuzu yaparkenki fotoğrafınız olan bir meyve sepeti göndermeyi bile denersiniz. Böyle bir senaryoda ilgili rakibiniz size cevap bile veremeyecektir ama siz istediğinizi elde etmiş olacaksınız. Sonuç olarak da, çok büyük ihtimalle rakibinizin sitesinden bu videonun kaldırıldığını göreceksiniz.

 

Sahip Olduğunuz Avantajlara Odaklanın

Yukarıda bahsedilen ikinci senaryoda söz konusu rakibinizin sektöre girmeye çalışan kurumsal bir firma olduğunu düşünün. Konu pazarlama ve müşteri iletişimine geldiğinde, firma kendi yöntemlerini çoktan oluşturmuş durumdadır. Sonuç olarak kendileri için yeni olan bu sektöre attıkları ilk adımın sizin izlediğiniz yöntemden daha farklı olduğunu gözlemlemişsinizdir. Bu sebeple ekibiniz bu firmanın web sitesini inceleyip sizinkine çok benzer şeyler gördüğünde bir miktar şaşkınlık yaşamıştır. Fakat bir yandan bunu yaşayabileceğinizi de önceden tahmin etmişsinizdir. Çünkü kullandığınız web analizi araçları sayesinde bu rakibin sizin sitenizde normalin üzerinde zaman geçirdiğini daha önce de fark etmişsinizdir.

Bu durumda her ne kadar buna hazırlıklı olursanız olun, bir miktar hayal kırıklığı yaşamak sizin için kaçınılmaz olabilir. Birkaç gün bu hayal kırıklığı ile yaşadıktan sonra aniden bir aydınlanma duygusu yaşamanız olasıdır. Çünkü karşı karşıya kaldığınız şey aslında kötücül bir hareketten ziyade, karşı tarafın umutsuzluğundan kaynaklanan bir aksiyondur. Sektörde ilk adım atan olmanın avantajı sizdedir. Dolayısıyla bu durum ile mücadele etmek yerine, bu durumu yok saymayı ve yola devam etmeyi seçebilirsiniz.

Herhangi bir rakibiniz apaçık bir tekrarlama aksiyonuna başvurduğunda, iki durumdan biri yaşanacaktır.

Yukarıda bahsedilen ilk senaryoda, zamanında Instagram’ın CEO’su Kevin Systrom’ın Instagram hikayeleri ve Snapchat arasındaki benzerlikleri gördüğünde yaptığı gibi, durumu kabul edip doğru olanı yapmak gerekmektedir. Systrom’un da dediği gibi “Bir inovasyon ortaya çıkardığınızda bu harika bir şeydir. Tıpkı Instagram’ın filtreleri gündeme getirmesi gibi. Bu, bir şeyleri kimin yarattığı ile ilgili bir durum değildir. Bu bir yöntemdir ve sizin bunu kendinize özgü olarak ne şekilde kullanabildiğiniz ile ilgilidir.”

İkinci senaryoda ise, ortaya çıkarılan ürünlerin ya da hizmetlerin hangi başka ürün ya da hizmetlere benzer olduğu gerçeği önemsenmeyecek, doğru olana içinde bulunulan sektör karar verecektir.

Gerçekten eşsiz ve başarılı bir ürün ya da hizmet ortaya çıkardıysanız rakipleriniz sizi taklit etmeye her zaman eğilimli olacaktır. Bu hayatın değişmeyen bir gerçeğidir. Bu noktada önemli olan sizin bu taklitler karşısında alacağınız aksiyonlardır. Alternatif olarak, bu taklitlerden mizah yaratabilir, cevap hakkı doğurur ve onları cevap vermeye zorunlu bırakırsınız. Diğer bir alternatif olarak ise, ilgili taklit etme durumunu bir kompliman olarak alıp sektörün doğru olan kararı vermesini beklemeyi düşünebilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir

Rekabeti Kullanarak İşinizi Geliştirmenin Yolları
Düşük Fiyat Sunan Rakiplerle Nasıl Rekabet Edilir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.