Başarılı Bir Blog Yazısı Nasıl Yazılır?

 

https://www.wordstream.com/blog/ws/2015/02/09/how-to-write-a-blog-post

İster bireysel olarak ister kurumsal olarak bir blog sahibi olmak günümüzde çok önemli. Her şeyin dijitale kaydığı günümüzde internetteki varlığınızın da önem kazandığını siz de biliyorsunuz. İşte  internetteki varlığınızı pekiştirmenin en iyi yollarından biri aktif bir blog sahibi olmak ve iyi bir blog yazısı yazmayı öğrenmektir.

O nedenle bizler de bu yazımızda size 5 aşamada başarılı bir blog yazısı yazmanın aşamalarını anlatacağız. Planlama, başlıklandırma, yazı yazma, yazıya ekstra unsurlarla akış kazandırma ve yazıyı düzenleme olmak üzere iyi bir  blog yazısı yazmak için lazım olan tüm bilgileri bu yazıda bulacaksınız. O halde buyrun başlayalım.

 

1. Aşama: Planlama

İyi bir blog yazısı yazıp yayınlamak genelde birkaç saati, bazen de birkaç günü alan bir süreçtir. Aklınıza gelen içerik fikrinden yayınla butonuna basana kadar birkaç hafta dahi geçebilir. Burada yazının uzunluğu ve içeriği süreyi belirleyen temel unsurdur. Fakat daha önemli olan şey blog yazınızı planlamanızdır. Klavye başına geçmeden yazınızın nasıl bir akışa sahip olacağını planlamanız yazının başarısı için kritiktir.

Pek çok blog yazarı bu aşamayı gözden kaçırır ve sonunda daha iyi olabilecekken vasat veya vasat üstü bir yazı ortaya çıkar. O nedenle bir ön hazırlık yapmak daha iyi bir yazı yazmanıza ve süreçten daha çok zevk almanıza neden olur.

Peki bu planlamadan kastımız nedir?

 

a. İlginizi Çeken Bir Konu Bulun

Yazarken keyif alınmayan bir metin okura da keyif vermez. Hangi konuda blog yazısı yazarsanız yazın, bu düsturu aklınızdan çıkarmayın.

Eğer sizi heyecanlandırmayan, hakkında konuşmaktan zevk almadığınız bir konu seçerseniz, blog yazınızda bu durum direkt belli olur. Yani bir yazarın seçtiği konuyu sevmediği okur tarafından kolaylıkla tespit edilebilir.

Mesela bir kestere şirketinin web sitesindeki blog kısmına bir şeyler yazmanız gerekiyor. “Kereste hakkında ne kadar heyecan verici bir şey yazılabilir ki?” diye düşünüyor olabilirsiniz. İyi bir blog yazarı, görece sıkıcı konularda da iyi yazılar  yazabilir. Fakat her halükarda yazdığınız konuya ilgi duyuyorsanız blog yazısı yazmanız daha kolay olur.

Ayrıca yazdığınız her blog yazısının size maksimum derecede trafik getireceğini düşünmemelisiniz. Blog yazmak bir süreçtir, önemli olan istikrarlı bir şekilde yazmaya devam etmektir. Bazı yazıları yazmak  sizin  için zor olabilir, ancak seçtiğiniz konuya ve sektöre dair iyi yazılar çıkarmanız gayet mümkündür.

 

b. Yazı İçin Taslak Hazırlayın

İyi bir blog yazısı yazmak öyle “ha deyince” olacak iş değildir. En iyi blog yazarları bile taslak çıkararak yazar.

Taslak derken yazınızın ana hatlarını kastediyoruz.

Örneğin şu an okuduğunuz yazının taslağını şöyle gösterebiliriz:

Giriş

Yazı ne hakkında olacak?

1. Aşama:  Planlama

Blog yazısı yazmadan önce dikkat etmek gerekenler

2. Aşama: Başlık

Blog yazısına başlık seçerken dikkat etmek gerekenler

3. Aşama: Yazım

Yazıyı yazarken dikkat etmeniz gereken temel şeyler

4. Aşama: Optimizasyon

Yazıyı arama motoru optimizasyonu ve sosyal medya siteleri için optimize ederken yapılması gerekenler, yazıya görsel eklerken uyulması gereken kurallar

5. Aşama: Sonuç

Yazıyı toparlayan son sözler

Görüldüğü gibi bu taslağın  amacı, yazıda yer alacak konuları tespit etmek ve sıralama yapmaktır. Her bölümde hangi konulara yer verileceği birkaç cümleyle belirtilir.

Taslak hazırlamak size bir istikamet verir. Yazının anlatımı ve akışı daha berrak olur taslak sayesinde. Yani yazarken odak noktanızı kaybetmenizi engeller. Bazen yukarıdaki taslaktan daha detaylı bir taslak da gerekebilir, lakin yukarıdaki gibi kısa bir taslak da çoğu zaman iş görür.

 

c. Araştırma Yapın

Profesyonel blog yazarları yazdıkları konu hakkındaki tüm gerçeklere doğuştan vakıf değildir. Şöyle de diyebiliriz, iyi bir blog yazısı yazmak için yazdığınız konunun uzmanı olmanız gerekmez.

Bu blog yazarlarının rastgele yazıya giriştikleri anlamına da gelmez. Tam tersine, pek çok blog yazarının başarılı olmasını sağlayan şey, merak duygusudur. Önemli olan yazılan konu hakkında iyi bir araştırma yapabilmektir. Sıkı bir araştırma sayesinde uzmanı olmadığınız konularda da gayet iyi blog yazıları yazabilirsiniz.

Blog yazarken sadece Vikipedi’den yararlanmak pek de iyi bir fikir değildir. Vikipedi’de envai çeşit konuda harika bilgiler var, fakat tek bir kaynak yetmez. Vikipedi’de sayfa sonunda  belirtilen linklere tıklayıp kullanılan esas kaynaklara gitmek daha  iyi olur.

Yazı yazarken araştırma yapıyorsanız güvenilir kaynaklardan bilgi almaya çalışın. Resmi kurumların siteleri, bilimsel  makaleler, üniversite sayfaları, kaliteli sektörel yayınlar bu konuda iyi kaynaklardır.

Yani kaynaklarınızı birkaç farklı mecradan kontrol etmeniz çok iyi olur. Velev ki yazınızda bariz bir hata yaptığınızı fark ettiniz. Yazıyı düzenlerken yaptığınız hatayı belirtir ve hatanızı şeffaf bir şekilde düzenlerseniz, bu da okurlarınız tarafından takdir görür. Şayet yazıyı yayınladıktan hemen sonra bir hata tespit ederseniz yazınızı henüz çok kişi okumamıştır büyük ihtimalle. Böyle bir durumda direkt bir düzeltme yapabilirsiniz. Lakin aradan birkaç hafta geçtikten sonra bariz bir  hata tespit ederseniz, dediğimiz gibi yazıda yaptığınız düzeltmeyi not olarak düşmeniz de etik ve profesyonel bir davranış olur.

 

2. Etkili ve İlgi Çekici Bir Başlık Koyun

Yazıyı satan en önemli ögelerden biri başlığıdır. Bir yazıya çoğu zaman başlığı nedeniyle  tıklarız. Bu noktada yazıya başlık koymanın bir tür sanat olduğunu bile söylemek mümkündür. Bazen olabildiğince spesifik bir başlık daha iyi iş yaparken bazen daha soyut ve metaforik bir başlık daha  başarılı performans gösterir. Ancak blog yazmaya yeni başlayan kişiler için spesifik başlık koymak daha iyi bir seçim olur.

Blog yazısı yazarken genelde iki yaklaşım vardır: Ya başlığı yazıyı yazmadan önce kararlaştırırsınız ya da yazı bittikten sonra uygun bir başlık bulursunuz. Bu size kalmış bir tercih.  Bazen sizi yazı yazmaya bizatihi başlık teşvik edebilir, bazen de yazıya başlık bulmak ciddi zamanınızı alabilir.

Yazıya başlık koyarken hedef okur kitlenizi de mutlaka düşünmeniz gerekir. Mesela sitemizden bazı yazı başlıklarına bakalım:

  • Çinli Firmalar Korona Krizini Nasıl Başarıyla Yönetebildi?
  • İş Hayatında Motivasyon Nasıl Artırılır?
  • Satış ve Pazarlamanın 62 Sihirli Kelimesi
  • Girişimcilerin İzlemesi Gereken 45 Film
  • Jeff Bezos, Mark Zuckerberg Gibi Milyarderlerin Kullandığı Arabalar Sizi Şaşırtacak
  • Borsada En Sık Yapılan Hatalar ve Çözüm Yolları

Gördüğünüz gibi başlıklar arasında çeşitli stil farklılıkları var.

Bazıları sayı belirtirken, bazıları soru şeklinde. Bazıları tavsiye sunarken bazıları şaşırtıcı bir gerçeğe vurgu yapmakta. Yine tekrar edelim, hedef okur kitlenize uygun başlık koymak büyük önem taşıyor. Soru şeklindeki başlıklar, mutlaka okur kitlenizin merak ettiği bir konuda olmalı. Eğer çabuk tüketilebilir içeriklerden oluşan bir blogunuz varsa “Ödünüzü koparacak 24 Korku Filmi” tarzı liste yaklaşımı iyi olabilir. Farklı stilleri deneyerek size en çok fayda sağlayan başlık stilini bulmalısınız kısaca.

Tabii bir de SEO (arama motoru optimizasyonu) meselesi var. Bu da nasıl başlık koymanız gerektiği konusunda sizi bağlayan bir husus. Bir yazının Google nezdinde değerli olması, yani üst sıralarda yer alması için başlığın yazını içeriğini temel olarak ifade etmesi gerekir.

Mutlaka okuyun: SEO Nedir? Nasıl Yapılır?

 

3. Aşama: Yazmaya Başlayın

Başlık koyarken olduğu gibi yazarken de iki farklı  yaklaşım vardır. Ya tek bir oturuşta ilk versiyonu yazar tamamlarsınız ya da yazıyı birkaç oturuşta parça parça yazarsınız. Bu da size kalmış bir durum. Hangisi size uyuyorsa onu tercih etmelisiniz.

Ancak tek bir oturuşta yazmanın bazı avantajları vardır. Konuya odaklanmanız daha kolay olur. Önemli noktaları atlama ihtimaliniz azalır.

Eğer ara vererek yazmayı tercih ederseniz bu yazma seanslarını maksimum derecede verimli kullanmaya gayret edin. Aksi halde her masa başına geçtiğinizde sürekli yeni eklemeler yaparak yazıyı ana rotasından çıkarma riski bulunmaktadır.

Pek çok beceri gibi ne kadar çok yazarsanız blog yazma işi de o kadar kolaylaşır ve doğal hale gelir. Blog yazmaya ilk başladığınız zaman bir miktar zorlanmanız ve tıkanmanız da gayet normaldir. Pratik yapa yapa, yaza yaza birkaç saat içinde şahane yazılar yazabilirsiniz ama. Önemli olan istikrar ve sabır.

Bir önemli not ilave edelim: Birçok insan giriş kısmını yazmakta zorlanır. Bu zorluğu aşmanın en iyi yollarından biri giriş kısmını en son  yazmaktır. Yazının büyük bir bölümünü tamamladıktan sonra giriş kısmını daha kolay yazacağınıza emin olabilirsiniz.

 

4. Yazınıza Görsel Ekleyin

İnternette yayınlamak üzere yazı yazmak ile basılı materyal için  yazı yazmak arasında epey fark vardır. İnternetteki yazıları okurken insanların dikkati daha çabuk dağılır. Bu nedenle blog yazılarının mutlaka uygun görsellerle desteklenmesi gerekir. İyi bir formata sahip akıcı bir blog yazısı bile eğer içinde görsel yoksa okuyucunun dikkatinin dağılmasına neden olabilir.

Yani bir blog yazısını fotoğraflar ve illüstrasyonlarla renklendirmek, ilgi çekici hale getirmek şarttır.

Yazıda yer alan görseller, okunabilirliği artırır, yazıyı çeşitli bölümlere ayırmaya yardımcı olur. İnsanlar blog yazılarını, örneğin akademik makalelerden farklı olarak genelde kabaca tarayarak okur. Bu tarama esnasında yazıda çeşitli görsellerin bulunması insanları yazıya bağlar.

Yazının tonuna, konusuna uygun olarak seçilen görseller yazıyı daha ilgi çekici hale getirir. Sanatsal bir konuda yazılan yazıya alakalı görseller eklemek, mizahi amaçlı yazılan bir yazıya komik görseller eklemek gerekir yani.

Ayrıca görseller, karmaşık konuların daha iyi anlaşılmasını sağlar. Tek bir fotoğraf, 500 kelimeyle anlatılmaya çalışılan bir konuyu direkt anlatabilir. Bu yüzden grafik, şablon, şema, diagram, illüstrasyon, infografik gibi görsel unsurlardan yararlanmaya çalışın.

 

5. Yazınızı Gözden Geçirin

Şöyle diyebiliriz: Blog yazısı yazmak zor ise, o yazıyı tamamladıktan sonra düzenlemek, ekleme-çıkarma yapmak daha zordur. Çoğu insan yazı düzenlemeyi (editing) eksik ve gereksiz cümleleri metinden çıkarmak olarak algılar. Dil bilgisi ve yazım hatalarını düzeltmek evet önemlidir; ancak yazıyı düzenlemek, yazıyı bir bütün olarak ele almaktır.

Yazınızın final halinin başarılı olması için dikkat etmeniz gereken bazı hususlara değinelim şimdi.

Öncelikle tekrardan kaçının. Sürekli aynı kelime ve sözcükleri tekrar etmeyin. Yazı içinde sürekli tekrar olması, o yazının akıcılığını bozar. Bu nedenle aynı şeyi ifade etmek için farklı sözcükler ve cümleler bulun. Her insanın diğer insanlara göre daha sık kullandığı bazı sözcükler ve kalıplar vardır. Bu sözcükler ve ifadeler kişinin üslubunun parçalarıdır ve yerli yerinde kullanıldığında yazıya katkı sağlar. Ancak siz yine de gereğinden fazla tekrar eden sözcükleri yazınızdan çıkarmaya çalışırsanız daha iyi olur.

Yazınızı bitirdikten sonra sesli bir şekilde okumak da yine yanlışları görmek için iyi bir metoddur. Yazının akıcı olup olmadığını bu şekilde daha iyi anlayabilirsiniz. Ya da yazınızı yayınlamadan önce bir arkadaşınıza okutun, bu arkadaşınızın yaptığı yorumlara dikkat edin.

  • Cümleler çok mu uzun?
  • Yazıdaki temel argüman doğru bir şekilde mi anlatılıyor?
  • Çok mu teknik ifade var?
  • Biraz daha öznel/nesnel olmak daha faydalı olur mu?
  • Paragraf sayısı artmalı mı?
  • Gereğinden fazla samimiyet mi söz konusu yazıda?

Birkaç kişiye yazınızı okutarak bu ve benzeri konularda fikir edinebilirsiniz.

Blog yazarken dikkat etmeniz gereken bir diğer konuda paragrafların büyüklüğüdür. 1000 kelimelik tuğla gibi bir paragraf insanların gözünü korkutur. Bu nedenle kendi içinde bağlantılı olmak kaydıyla çok sayıda paragraf kullanmaktan kaçınmayın. Her paragraf temel bir fikre ait olmalıdır yani.

Yine cümlelerin mümkün olduğunca kısa olmasına özen gösterin. Kısa cümleler okumayı daha kolay hale getirir. Ayrıca okuyucunun dikkatinin dağılmasını önler.

Bir başka konu: Yazınızı yazdınız ve düzenleme aşamasına geldiniz diyelim. Bu noktada yazının ana hedefinden sapan, farklı bir yazı olarak ele alınması gereken bir konu tespit ettiniz. İşte o konuyu yazınızda uzun uzun anlatmak yerine ayrı bir blog yazısı olarak yazın. Farklı bir deyişle, yazdığınız her şeyi yayınlamak zorunda değilsiniz. Taslakta belirlediğiniz tüm konuları yazmak zorunda değilsiniz. Gerektiğinde yazıya direkt fayda sağlamayan cümleleri, paragrafları, bölümleri çıkarmaktan korkmayın. Unutmayın, bunu yazının daha akıcı ve daha anlaşılır olması için yapıyorsunuz.

Hiçbir yazı mükemmel değildir. Hiçbir yazı “tamamen bitmiş” sayılmaz. Sadece bir noktada bırakılmış yazı vardır. Diğer bir ifadeyle mükemmeliyet peşinde koşmak, özellikle blog yazarlığı konusunda tavsiye edebileceğimiz bir şey değildir.

Tabii ki “yalapşap” yazmanızı önermiyoruz. Ancak detaylara aşırı derecede takılmamanızı öneriyoruz. “Muhteşem” olarak değerlendirdiğiniz bir yazının bile daha iyi olma potansiyeli daima vardır. O bakımdan kusursuzluk peşinde koşarak blog yazma hevesinizin kırılmasına izin vermeyin. Her şey mükemmel olsun derseniz yazma şevkinizin kısa sürede söneceğini görürsünüz. Her yazınıza olabildiğince özen gösterin ve elinizden gelenin en iyisini yazmaya çalışın ve sonra da o yazıyı yayınlayın.

 

Sonuç

Sonuç olarak diyebiliriz ki blog yazısı yazmak, gerçekten klavye başına geçip yazmaya koyulana dek zor görünür. Ancak blog yazısı yazmak pratik yaparak, yani yazarak zaman geçtikçe daha kolay hale gelir. Kısa süre içinde profesyonel yetkinliğe ulaşmanız gayet mümkündür yani.

Bu noktada eğer blog yazısı yazıyorsanız, ne tür yöntemler kullandığınızı yorum kısmında bizimle paylaşmanızı isteriz. Herkesin kendine göre bir tarzı olduğu için farklı metodları öğrenmek ufuk açıcı olabilir!

Evde Çevirmenlik Yapacak Arkadaşlar Arıyoruz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir