Dominos Pizza’nın Kuruluş Hikayesi ve Tarihi

Dominos Pizza bugün itibariyle Amerika Birleşik devletlerindeki en büyük ikinci pizza zinciri, şirketin tarihiyse rakibi Pizza Hut’ınkine oldukça benziyor. 1960’lı yıllarda ödünç aldıkları paradan oluşan bir sermayeyle şirketi kuran iki erkek kardeş, Tom ve James Monaghan Michigan’da bulunan küçük bir pizza restoranını, Dominicks’i satın alıyorlar. James şirket üzerindeki hisselerini ikinci el bir araba karşılığında satana dek iki kardeş küçük şirketi beraber işletiyorlar. Satın aldıkları restoranın ismini Dominos Pizza’ya çevirme fikri de o sıralarda Tom’dan çıkıyor.

Büyük bir hızla yükselen ve kısa zamanda bir marka haline dönüşen Dominos pizza, Michigan’dan çıkarak Amerika’ya yayılıyor. 70’li yılların sonuna geldiklerindeyse çoktan ülke genelinde aşağı yukarı 200 şubesi olan pizza devi, uluslararası pazara açılmayı düşünmeye başlıyor. Takvimler 1983 yılını gösterdiğinde Winnipeg’de kapılarını açan pizza zinciri, aynı yılın sonlarına doğru bininci şubesini açmanın gururunu taşıyor. Sonradan anlaşılacağı üzere, 1983 DOminos pizza için büyük bir yıl, zira şirketin kurumsal tarihi için büyük bir kilometre taşı olan Avustralya ayağının ilk adımları da 1983 yılında, doğu yakasındaki Brisbane’de açılan şubeyle atılıyor.

Dünyanın çevresine büyük bir hızla yayılan Dominos pizza, dünyanın bir ucundan bir ucuna açtığı şubelerle büyük bir zincir yaratıyor. Şirketin Bogota’da bile şubesi mevcut. Diğer bir yandan, bu kadar geniş bir coğrafyaya yayılıyor olsalar da şirket politikalarından ödün vermiyor, geleneksel pizza anlayışlarına sadık kalıyorlar. Menülerini basit ve sık tercih edilen pizzalardan oluşturmayı tercih eden şirket, uzun yıllar boyunca ince seçeneğini bile sunmayarak müşterilerine sadece klasik hamur pizza servisi yaptı. Bugün menülerde gördüğümüz 4 farklı boyun seçeneği de aslında yeni sayılabilir, zira ilk kurulduğu zamanlarda sadece küçük ve büyük boy pizza söyleyebiliyordunuz. Pizzanızın yanında patates kızartması, tavuk veya sarımsaklı ekmek yemek istiyorsanız da şansınıza küsmek zorundaydınız zira şirket sadece pizza, pizza ve pizza servis ediyordu. Yanında da kola içmek zorundaydınız, on farklı içecek opsiyonunuz da yoktu haliyle.

1989 yılında Dominos pizza’nın kaderini değiştiren bir şey oldu ve yeni bir pizza türü piyasaya sürüldü. Bu yeni tür (daha derin bir kalıpla üretiliyordu) o kadar popüler oldu ki şirket tarihinde ilk defa market taleplerine cevap vermek zorunda kaldı. Diğer bir yandan, bu talebe cevap vermeleriyle daha da büyüyerek yepyeni bir seviyeye ulaştılar, aynı yıl Dominos pizza beş bininci şubesini açarak pizza sektöründe güçlü bir isim haline geldiğini kanıtlamıştı.

Geleneksel yöntemlerinden vazgeçerek yeniliklere şans vermeleri 1990’ların başına denk gelmişti. Menülerine pizza olmayan ilk yiyeceği ekleyen şirket, değişim yönünde adımlar atıyor olsa da bu adımların devrimsel olduğunu söylemek güçtü, zira menülerine ekmek çubukları eklemişlerdi. Pizza hamurunu açıp üzerine bir şeyler koymak yerine bir çubuk şekline sokuyor ve o şekilde pişiriyorlardı, hepsi bu.

Dominos pizza yıllardır eğer pizzanızın teslimi 30 dakikadan daha uzun sürerse pizzanızı bedavaya yiyebilirsiniz teklifinin reklamını yapmakta. Bu fikir aslında Ninja Kaplumbağalar çizgi filmindeki pizzacının pizzayı teslim etmek için 30 saniyesi olması esprisine de ilham vermiş. Hatta çizgi filmde pizzaları geciken kaplumbağalara 3 dolar veren pizzacı, iki dakikalık gecikmenin karşılığını ödediğini söylüyor. Senaristlerin bu kampanyadan yola çıkarak tasarladıkları bölüm sayesinde milyonlarca çocuğun aklına altın harflerle kazınan Dominos, 1993’te bunu şirket politikası haline getirerek eğer bir müşterileri pizzadan memnun kalmadıysa yeni br pizza alabileceğini ya da parasını iade alabileceğini söylüyor.

Küçük adımlarla yenileşmeye devam eden şirket, 1994 yılında da menüsüne tavuk kanatlarını ekliyor. Aşağı yukarı o zamanlarda Afrika kıtasındaki ilk şubesini de açan şirket, bu şubeyi Mısır’da açarak yeni bir coğrafyaya ilk adımını atıyor. Şirketi bugünlere getiren bir diğer devrimsel adım da, 1996 yılında kurulan web sitesi. İnternet sitesi üzerinden aldıkları siparişler sayesinde satışlarda patlama yaşanıyor, o senenin sonlarında açıklama yapan Dominos dünya genelinde yaklaşık 3 milyara varan satış rakamları olduğunu açıklıyor.

Her ne kadar geleneksel yollarla çalışmayı tercih eden bir şirket olsalar da pizza sektöründeki yenilikleri kovalamaları gerektiğini bilen şirket adım adım geliştirdiği menüsü ve uygulamalarıyla müşterilerini başkalarını kaptırmadığından emin olmuş durumda. Sipariş verilen pizzalarda kalın karton kutu kullanarak pizzaların sıcak kaldığından emin olan Dominos, soğuk bir pizza yemenin ne kadar keyifsiz bir şey olduğunu bilerek bu konuda bir adım atıyor ve sıcak dalga uygulamasını başlatan ilk şirket haline geliyor! Sıcak dalga uygulaması da tam olarak şu demek: elektrikli bir çanta kullanan pizza kuryeleri bu sayede taşıdıkları kutuların sıcak kaldığından emin oluyorlar.

1997 yılında marka logosunda ve renklerinde bir yenilemeye giden Dominos bütün şubelerini parlak renklerde donatarak yepyeni bir logoyla müşterilerinin karşısına çıkıyor. 1997 yılında da büyük bir hızla büyümeye devam eden şirket 5 farklı kıtada etkinlik gösterirken aynı hızda yeni şubeler açmaya da devam ediyor.

2004 yılında Süper kupanın oynandığı Pazar, Dominos için önemli bir tarih. Zira o güne dek tüm zamanlarının en büyük satışını o Pazar yapan Dominos, bir günde bir milyonun üzerinde satış yaparak normal bir Pazar günü yaptıklarından neredeyse yüzde elli daha fazla satış yapıyor. Şirket büyük bir hızla büyümeye devam ettiği için gitgide artan satış rakamları Dominos’u sektörde gittikçe daha güçlü bir şirket haline getiriyor.

Peki… Dominos pizza hakkında sizi şaşırtabilecek bazı şeylerden bahsedelim:

 

Dominos’un satılışı Tom Monaghan’ı milyarder etti

Monaghan kardeşler aldıkları 500 dolar ödünç parayla sadece 75 dolar ödeme yaparak devraldıkları Dominick’s Pizza restoranını 1998’de neredeyse bir milyar dolara satıyorlar.

 

Menü ülkeden ülkeye değişiyor

Bugünlerde Dominos pizzanın eskiye oranla çok daha çeşitli opsiyonlar sunan bir menüsü var tabii. 5 kıtada hizmet veren Dominos, şubelerinin bulunduğu konuma göre menülerini şekillendirerek menüdeki her bir yiyeceğin yerel damak tadına hitap etmesine özen gösteriyor. Japonya’da kalamarlı pizzalar popülerken İngiltere’de ton balığı ve tatlı mısırlı pizzalar revaçta. Hindistan’da ise en çok satan pizzalar zencefilli ve kuzu etli olanlar. İlginç olansa, İsviçrelilerin pizzada kendi damak tatlarından çok Meksika mutfağını tercih ederek jalepeno biberli opsiyonlara siparişlerinde daha sık yer vermeleri.  Yunanlılarsa Helenistik dönemden kalan alışkanlıklarından vazgeçmiyor ve domatesli, yeşil biberli, peynirli, kekikli pizzaları tercih ediyorlar.

 

Pizza hırsızlarına haddini bildirmek konusunda Monaghan’ın üstüne yok

Kendi hayatı hakkında yazdığı Pizza Kaplanı kitabında da bahsettiği üzere, zaman zaman Tom Monaghan da hırsızlarla başa çıkmak zorunda kalmış. Monaghan, o günleri şu şekilde anlatıyor

“Kimsenin beni ezmesine izin vermezdim. Eğer birisi kuryeme ödeme yapmayı reddederse polis çağırmak yerine kendim oraya gider ve paramı isterdim. Genellikle karşı tarafta bir parti vermeye karar veren, ama bunun için yeteri kadar parası olmayan üniversiteli gençler olurdu. Eğer paramı ödemeyi reddederlerse, bir yumruk atmaktan geri durmazdım. Kimi zaman park edilmiş araçlardan pizza çalındığı da oluyordu. Bunu çözmek için de kendi yöntemlerim ardı. Bir sonraki sefer arabanın arkasına saklanır ve beklerdim. Eğer hırsız şansını yeniden denerse elime ne geçerse onunla saldırırdım ki bu kimi zaman bir şişe olurdu, kimi zaman da oklava. Bu taktiğim hep işe yarardı, hiç geri teptiği olmadı.”

Sizin de fark etmiş olacağınız üzere, Monaghan biraz agresif bir yapıya sahipmiş. Hatta hatta, kovduğu bir çalışanın gitmeyi reddetmesi üzerine o çalışanı eşek sudan gelene kadar dövdüğü de söylenir, şansına çalışan şikayetçi olmamış ve dava uzayarak şirket ismini lekelememişti.

 

Tom Monaghan müstakbel eşiyle ilk pizza teslimatını yaparken tanışmıştı

Pizza sektörüne girişinin üzerinden 14 ay geçen Monaghan, Michigan bölgesinde bulunan Mount Pleasent şubesinden (ki şube daha yeni açılmıştı) ilk servisini yapacaktı. Teslimat Central Michigan üniversitesindeki bir yatakhaneyeydi. Monaghan yatakhaneye vardığında, resepsiyon masasında oturan kadın, Margie, dikkatini çekmişti. Monaghan olayı şu şekilde anlatıyor:

“İkinci randevumuzun ardından sevgililer gününde Margie’ye kalp şeklinde bir pizza yapmıştım. 3. Randevumuzdaysa mavi gözlerine bakarken aslında ona sadece kalp şeklinde bir pizza değil, kalbimi verdiğimi, sırılsıklam aşık olduğumu fark ettim.”

Tanışmalarının üzerinden bir yıl geçtikten sonra evlenen çift, o günden sonra Dominos Pizza için beraber çalışmaya başladı.

 

Monaghan dolandırılmıştı. Hem de defalarca…

Yeni bir iş kurduğu ilk günlerde beraber çalıştığı partnerlerinin büyük bir kısmı Monaghan’ın parasını alıp kaçmıştı. Bunlardan en dikkat çekeniyse, petrol işleriyle uğraşan bir iş adamıydı. Monaghan’ı tüm birikimini (birkaç bin dolardan bahsediyoruz) petrol işine yatırmaya ikna eden adam, parayı alır almaz ortadan kaybolmuştu.

 

Dominos Pizzanın kurucuları Frank Lloyd Wright’a hayrandı

Yazdığı kitap boyunca kardeşiyle Frank Lloyd Wrigt’a olan takıntılarından bahseden Tom Monaghan ünlü mimardan ilk defa şu paragrafta bahsediyor:

“Evde elimde bir kaşıkla karım ne pişirdiyse onu içinde piştiği tencereden yiyen, uysal bir adamdım. Diğer bir yandan, şirkete gittiğimde toplantıda yediğim yemekler beş yıldız kalitesinde olmalıydı, hatasız bir servis ve beyaz keten masa örtüleri istiyordum. Sırf bu zamanlarda kullanılması için Frank Lloyd Wright tarafından tasarlanmış kaliteli porselen takımları, gümüş çatal bıçak setleri ve kristal bardaklar satın almıştım. Bu iki durum arasında hiçbir kontrast görmüyor, aksine bu halimin oldukça doğal olduğunu düşünüyordum.”

Monaghan kardeşler işe başladıklarında büyük hayaller kuruyorlardı. Bunlardan birisi de Frank Lloyd Wright tarafından tasarlanmış bir Dominos merkez binasıydı! Genel Merkezin girişinde klasik araba koleksiyonlarını sergilemeyi hayal eden kardeşler, bahçeyi tavus kuşlarından tutun minyatür atlara ve buhar motorlu ekipmanlar müzesi gibi çeşitli şeylerle donatmayı düşünüyordu. Ne yazık ki bu gökdelen hiçbir zaman hayata geçirilemedi.

 

Tom Monaghan Bir Roma Katolik yetimhanesinde büyümüş, Roma Katolik üniversitesi kurmuştu.

Kendi hayatını sıfırdan inşa eden Monaghan ve kardeşi babalarının ölümünün ardından yetimhaneye yerleşmek zorunda kalmışlardı zira anneleri tek başına onları yetiştirebilecek güce sahip değildi. Monaghan’ın hayatını şekillendiren bir tecrübe olan Katolik yetimhanesi sayesinde Monaghan bugün bile Katolik kilisesine sadık olduğunu söylüyor.

1998 yılında kiliseye bağlılığını göstermek adına  Michigan merkezli Ave Maria üniversitesini kuran Monaghan, 2007 yılında da üniversiteyi Florida’ya taşımıştı. O dönemlerde emlak fiyatları çok yüksek olmasına rağmen masrafları sorun etmeyen Tom, Roma Katolik üniversitesini çevreleyen bir mahalle kurmayı amaçlıyordu, bu alanda doğum kontrol hapının kullanılmasını ve porno izlenmesini istemiyor, evli olmayan ancak beraber yaşayan çiftlerin bu bölgede yaşamasına karşı çıkıyordu. Bu tarz bir mahalle yaratma fikri vatandaşların özgürlük haklarına ihlalde bulunsa da Tom sözünün arkasındaydı, üniversitede yapılacak birçok şey olduğunu ve kurduğu yerin bir diploma fabrikası olmasını değil, azizler yetiştirmesini istiyor.

Sıkı bir Katolik olan Monaghan ve eşi Margie 1987 yılında Papa’yla da tanışmışlar üstelik.

 

30 dakikadan kısa sürede pizzanız kapınızda fikri nasıl ortaya çıktı?

Dominos pizza elbette ilk kurulduğu yıllarda 30 dakikadan kısa sürede teslimat sözü vermiyordu, bu fikir anlık bir ilhamdan çok yılların çalışmasıyla ortaya çıkmıştı.

Monaghan uzun yıllar boyunca her bir pizzayı yapmanın ne kadar sürdüğünü ölçmüş, üretim bandını hızlandırmanın yollarını aramış, teslimat sırasında pizzayı nasıl sıcak tutabileceğini araştırmış ve pizza deneyimini iyileştirebilecek daha birçok inovasyona imza atmıştı.

30 dakikadan kısa sürede pizzanız kapınızda kampanyasındaki en önemli adım bölgeler konusunda yaptıkları yenilik olmuştu. Çevredeki pizzacıları birer birer satın alan Monaghan bir süre sonra her nerden olursa olsun bir müşteri aradığında ona yakın bir şubesi olduğundan emin olacak duruma gelmişti, tabii bu da çeşitli bölgelerde kümelenmiş binlerce şube anlamına geliyordu. Bu kampanya her ne kadar uluslararası birçok şubede hala uygulanıyor olsa da, 1993 yılında Amerika’da uygulamadan kaldırılmıştı.

 

Dominos’un en iyi çalışanlarına Dominoids deniyor

Pizza yapmak herkese uygun bir iş değil, diyor kurucu Tom Monaghan. Ona göre, pizza yapımı bir oyuna benziyor, ve bu oyunda başarılı olanlar Dominos piramidinde yükselmek için büyük bir şans yakalıyorlar. “Onlara Dominoids diyoruz, damarlarında kan değil de pizza sosu akıyor!” diyor Tom.

 

Pizza Devinin kurucusu sıkı bir diyet yapıyor, çevresindekileri de kilo vermek konusunda motive ediyor

“Her Cuma ve Pazartesi (ve ağırlığımın 82 kilo üzerine çıktığı her gün) kendimi 500 kaloriyle kısıtlıyorum. Yılda sadece 11 defa tatlı yerim, bunların altı tanesi yakınlarımın doğum günüyken diğerleri de bayramları ve özel günleri kapsıyor. Sadece bu 11 günde kendime sınırsız yeme hakkı tanıyorum. Çevremdeki birçok insansa kilo vermek konusunda baskı yaptığım söyleniyor, evet, amacım onların sağlıklı olması. İş ortaklarımdan Dick Mueller’e 50 kilo vermesi karşılığında 50 bin dolar teklif ettim” diyor Monaghan. 50 bin dolarlık çeki Mueller’a maraton koştuğu bir günün sonunda, maratonun bitiş çizgisinde veren Monaghan bu sayede reklam da yaparak bir taşla iki kuş vurduğunu itiraf ediyor.

Detroit Kaplanları takımı bir ara Dominos Pizza’ya aitti.

Aslında teknik olarak Dominos Pizza’ya değil de, Dominos Pizza’nın o dönemki yöneticisi Tom Monaghan’a aitti. Monaghan’ın zamanlaması o kadar iyiydi ki, ertesi sene takım dünya finalini kazandı! Şampiyon takımın değeri haliyle katlamıştı, Monaghan 1992 yılında takımı Mike Ilitch’e, Little Ceasars’ın kurucusuna satmıştı. Bu açıdan bakacak olursak, takımın pizza sektöründe kaldığını söylesek hata yapmış olmayız.

 

Kurucu Tom Monaghan Bir pizzeroloji doktoru.

Hayır, yanlış duymadınız. Evet, pizzeroloji. 1973 yılında, Monaghan şirket yöneticilerini bir eğitime girmeye zorladı. Bu sayede yöneticilerin yaptıkları işi ve içinde oldukları sektörü daha iyi kavramasını amaçlayan Monaghan, eğitime Pizzeroloji adını vermişti. Takvimler 1986 yılını gösterdiğinde Pizzeroloji Doktoru ünvanına sadece adı önceki maddelerde geçen Dick Mueller, Jim Tilly ve elbette Tom Monaghan sahipti. Diğer yandan, şirketten yaklaşık 20 farklı çalışanın bu eğitim programını başarıyla tamamladığını söyleyen Monaghan, bu sayede şirket kalitesini hep yüksek tutmayı amaçladıklarını açıklamıştı.

 

İlginizi çekebilir

Dominos Pizza Bayilik Şartları
KFC’nin Kurucusu Harland Sanders’in İlham Veren Başarı Hikayesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.