Facebook Nasıl Kuruldu?

Facebook 2023’te 19 yaşına giriyor. Şu anda dünyadaki en büyük şirketlerden bir tanesi ve milyarlarca insanın olmazsa olmazı haline gelmiş durumda.

Peki Amerikalı bir öğrenci yurt odasında kodlama yaparken nasıl tarihin gördüğü en önemli ve etkili teknoloji şirketlerinden birinin kurucusu oldu?

 

1. Facebook’un Kurucusu Kimdir? Nasıl Biridir?

facebook’un kurucusu

Facebook’un kurucusu olan Mark Zuckerberg, bu yola uzun zaman önce çıkmıştı. Kodlamanın önemini çok önceden fark eden Mark’ın babası Edward ona bilgisayar programlamanın tekniklerini öğretmişti. Mark’ın becerilerini ortaya koyması ise uzun sürmedi. 11 yaşındayken ebeveynleri ona ders vermesi için David Newman adında bir yazılım geliştiricisini tutmuştu. Newman bugün bile Zuckerberg’i “dahi” olarak tanımlıyor.

Birkaç yıl içinde Zuckerberg oldukça pratik olan bir program geliştirdi: ZuckNet. Babası evden çalışan bir dişçiydi bu yüzden hastalarının babasına daha kolay erişmesini sağlamak istiyordu. İç mesajlaşma sistemi gibi çalışan ZuckNet de tam olarak bunu sağladı.

Seçkinlerin çocuklarının gittiği yatılı okul Phillips Exeter Akademisinde okurken de içindeki kodlama aşkı sönmedi. AOL ve Microsoft’tan teklif almıştı. Bu iki şirket, Mark Zuckerberg’in geliştirdiği ve yapay zeka ile kullanıcıların müzik zevkini ve dinleme alışkanlıklarını öğrenen bir yazılım olan Synapse’ı almak istiyordu ve ona teklif götürdüler. Ama o bu teklifi geri çevirdi.

 

2. Harvard ve Facemash

Dünyanın en büyük iki teknoloji şirketini geri çevirdikten sonra Zuckerberg, 2002 yılında Harvard’da okumaya başladı. Aklında daha büyük hayaller vardı. Psikoloji okumayı seçti ama bunun yanı sıra bilgisayar bilimiyle ilgili de pek çok ders aldı. İlk başta psikoloji okuma fikri garip gelebilir. Neden programlama ya da benzer bir alan değil de psikoloji?

Ama Facebook’un doğasını düşündüğünüzde, özellikle de beğenilerin, yorumların ve şakaların “bağımlılık yapıcı” kısmını düşündüğünüzde psikoloji biraz daha belirginleşiyor. Facebook, sizi kişisel bilgilerinizi paylaşmanızı ve insanların da buna tepki vermesini bekliyor. Ne de olsa böyle bir şey tasarlayabilmek için insan beyninin ve psikolojisinin nasıl çalıştığını derinlemesine anlamak gerek.

Zuckerberg ilk ses getiren girişimini Ekim 2003’te yurt odasındayken yaptı. Harvard öğrencilerinin birbirlerinin çekiciliğini oyladığı Facemash adında bir internet sitesi kurdu. Ancak Zuckerberg, öğrencilerin fotoğraflarını okulun veri tabanını hackleyerek kullanıyor.

Site açıldıktan sadece birkaç saat içinde 22.000 fotoğraf oylandı ve site sadece birkaç gün içinde yoğunluktan dolayı çöktü. Sonrasında Zuckerberg kendini Harvard Yönetim Kurulunun karşısında buldu. Okuldan uzaklaştırılmasının da tartışıldığı toplantıda kurul bu kararından vazgeçti. Herkesten özür diledikten sonra gözünü diğer projesine dikti.

 

3. Facebook Ne Zaman Kuruldu?

Bu olaydan kısa bir süre sonra şirketin ilk ayak seslerini duymaya başladık. Şubat 2004’te Facebook’un ilk hali Thefacebook kuruldu. Daha farklı bir adı olmasına rağmen bugünkü platforma çok benziyordu. Fotoğraf yükleyebildiğiniz, beğendiğiniz şeyleri paylaşabildiğiniz ve insanlarla iletişim kurduğunuz bir oluşumdu.

Bu platform ilk olarak Harvard uzantılı mail adresi olanlara açıktı ve ilk ay içinde öğrencilerin %50’si kaydolmuştu. Ama Zuckerberg’in çözmesi gereken bir sorun vardı. Kendisine dava açılmıştı.

Zuckerberg daha önce Cameron Winklevoss, Tyler Winklevoss ve Divya Narendra ile benzer projelerde birlikte çalışmıştı. O da bir süre sonra Thefacebook’u kurmak için bu projeden vazgeçmişti ama eski ortakları onu fikirlerini çalmakla suçladı ve tazminat istedi.

Dava 2008 yılında bir karara bağlandı ve bu üçlünün her birine Facebook şirketinden 1.2 milyon dolarlık hisse verildi. Şirket halka ilk arz edildiğinde bu hisselerin değeri 300 milyon dolardı ama oraya daha sonra geleceğiz.

Thefacebook kısa sürede popüler oldu ve talep hızla arttı. 2004’ün sonuna gelindiğinde Amerika ve Kanada’dan tüm üniversite öğrencilerinin üye olmasına izin verildi.

O yıl haziran ayında Zuckerberg, şirketi Palo Alto, Kaliforniya’dan yönetmeye başladı ve önemli bir yatırım yaptı. PayPal şirketinin kurucusu Peter Thiel, yönetim kuruluna katıldı ve 500.000$’ı da beraberinde getirdi.

Mayıs 2005’te TheFacebook’a daha da fazla para girişi oldu. Bu sefer Accel 12.7 milyon dolarlık, girişimci Jim Breyer ise 1 milyon dolarlık bir yatırım yaptı. Şirket artık insanların dikkatini çekmeye başlamıştı.

Ağustos ayında ismin başındaki ‘the’ düşürüldü ve şirket resmi olarak Facebook adını aldı. Bir sonraki ay lise öğrencileri üye olmaya başladı. Şirket artık öğrenci temelli hedef kitlesini değiştirmeye hazırdı.

Kasım ayında Zuckerberg kendi hayatı hakkında önemli bir karar aldı. Harvard’a bir dönem ara verdikten sonra okulu tamamen bırakacağını açıkladı. Önemli yatırımlar ve büyüyen üye sayısıyla birlikte Zuckerberg, programcı kimliğini bir kenara bırakarak CEO olarak kendisini tamamen şirketine adamaya hazırdı.

 

4. Facebook nasıl büyüdü?

Zuckerberg’in yönetimiyle Facebook genişlemeye devam etti. Aralık ayında Avustralyalı ve Yeni Zelandalı üniversite; Meksika, İngiltere ve İrlanda’dan da lise öğrencileri üye olmaya başladı. Yani artık 2.500 üniversite öğrencisi ve 25.000 lise öğrencisi Facebook’a üyeydi.

Eylül 2006’da platform herkese açıldı (geçerli bir mail adresi ve 13 yaş üzeri olanlar için). Facebook artık dünyaya açılmıştı. Ayrıca üye sayısı da artmaya başladı:

Aralık 2006: 12 milyon

Nisan 2007: 20 milyon

Temmuz 2007: 30 milyon

Ekim 2007: 50 milyon

Mayıs 2007’de Facebook, kullanıcılarının ürün ve hizmet satmasını sağlayan reklam yapma hizmeti olan Marketplace‘i açtı. Ayrıca Uygulama Geliştiricisi platformu da açılarak Facebook ile uyumlu uygulama ve oyun geliştirmesi için geliştiricilere fırsat yaratılmış oldu.

Platform ayrıca şirketlerin de siteden yararlanmasını sağlamak için yöntemler düşünüyordu. 2007 sonunda 100.000’den fazla şirket Facebook’a üye olmuştu. .

Daha sonra 2008 yılında Facebook önemli bir özelliğini tanıttı. Nisan 2008’de Facebook Sohbet özelliğini getirerek bize ailemiz ve arkadaşlarımızla anında iletişim fırsatı tanıdı. Baktığınızda kavram ZuckNet’ten çok farklı değil. Tanıyor Olabileceğin Kişiler, Facebook Duvarı ve Facebook Arkadaşlarını Bul gibi özellikler de zamanla eklendi.

Bu arada da kullanıcı sayısı artmaya devam ediyordu:

Ağustos 2008: 100 milyon

Ocak 2009: 150 milyon

Şubat 2009: 175 milyon

Nisan 2009: 200 milyon

Temmuz 2009: 250 milyon

Eylül 2009: 300 milyon

Ayrıca Facebook’un en ünlü oyunu da bu dönemde tanıtıldı. Farmville Haziran 2009’da piyasaya sürüldü ve Farm Town adlı oyundan esinlendiği düşünülse de çok büyük başarı elde etti. Ağustos ayına geldiğinde günlük 10 milyon kişi Farmwille oynuyordu.

 

5. Dünyanın en iyisi

Daha sonra Aralık 2009’da Facebook önemli başarılar elde etmeye başladı. 350 milyon kayıtlı üyesi ve aylık 132 milyon kullanıcısıyla en popüler sosyal platform haline geldi. Elbette şirket burada duracak değildi.

Bir sonraki yıl çok fazla değişim yaşandı. Örneğin, yorum ekleme özelliği geldi ve fotoğraflarda etiketleme özelliği güncellendi. Temmuz ayında kayıtlı kullanıcı sayısı 500 milyonu buldu ve yıl sonunda şirketin değeri de arttı.

Kasım 2010’da Facebook’un değeri 41 milyar $’a çıktı. Bu sırada da Google ve Amazon’un arkasından dünyanın en büyük 3. internet şirketi oldu ve bunların hepsi beş yıl gibi bir sürede gerçekleşti.

Bir sonraki yıl da başka önemli bir gelişme yaşandı.Haziran 2011’de Facebook 1 trilyon görüntülenmeye ulaştı. Daha sonra o yıl Amerika’da en çok ziyaret edilen 2. internet sitesi oldu.

Ağustos ayında Facebook Messenger uygulaması tanıtıldı. Bu, grup mesajlaşma hizmeti olan Beluga’nın mart ayında satın alınmasıyla gerçekleşti.

Facebook artık adından söz ettiriyordu, küresel anlamda kullanılan bir şirket haline gelmişti ve sosyal medya devriminin öncüsüydü. Sadece birkaç yıl önce üniversitede okuyan birine göre çok da kötü değil herhalde?

 

6.Facebook İnstagram’ı satın aldı

facebook instagramı satın aldı

Facebook İnstagram’ı ne zaman satın aldı?

Facebook’un İnstagram’ı satın aldığı 2012 yılı, tarihinde en önemli yıl olarak kabul ediliyor.

Nisan ayında Facebook büyük bir anlaşma yaptı: Instagram’ı 1 milyar $’a satın alan şirket, elinin altında ne tür kaynaklar olduğunu hepimize göstermiş oldu. Bu satın alma çok önemli bir olaydan sadece birkaç ay önce gerçekleşti. Halka arz edilme.

Mayıs ayında Zuckerberg, Facebook’u halka arz etmeye karar verdi. Şirketin değeri 104 milyar dolardı ve hisseleri 38 $’dan başlıyordu. Bundan sonra şirketin değeri 161 milyar $’a yükseldi ama tehlikeler kapıdaydı.

Sigortacıların bu süreçte etik dışı davrandığı suçlamaları yapıldı ve Facebook bu süreçte hisselerinin dörtte birini kaybetti. Her şey bir ay içinde oldu. Wall Street Journal bu süreci “fiyasko” olarak tanımladı. 6 Hazirana gelindiğinde yatırımcılar toplamda 40 milyar $ kaybetti.

Bu süreçle ilgili 40’tan fazla dava açıldı. Sigortacıların (Morgan Stanley, JP Morgan ve Goldman Sachs) etik dışı davrandığı söyleniyordu. Bu şirketlerin halka arz ediliş sırasında elde edilen gelirde kesinti yaptığı söylentileri dolaşırken Facebook’a muhbir gönderdikleri bile iddialar arasındaydı.

Bunların yanı sıra ticaretle ve alınan siparişlerle ilgili de pek çok sorun vardı. Bu da yetmezmiş gibi Facebook bu süreci yeterince hassas yürütmemekle suçlandı.

Sonuç olarak yumuşak geçen bir süreç değildi. Ama bu onları durdurdu mu? Elbette hayır. Ekim ayına gelindiğinde platform 1 milyarıncı üyesini elde etti.

Mutlaka okuyun: Instagram’ın Kuruluş Hikayesi

 

7. Büyüklerin arasına katılma ve nefret denizinde boğulma

2013 yılında, halka arz edilişten bir yıl sonra, yaşanan bütün sıkıntılara rağmen Facebook Fortune 500 listesine 462. sıradan girdi. Şirketin büyük bir kurum olduğuna herkes inanıyordu. Ama bu popülerlik sıkıntı çıkarmaya başlamıştı.

Herkese açık olan bir platform harika bir fikri hayata geçirmek üzereydi. Bunu anlatmadan önce şunu belirtmeliyim; ne yazık ki “herkes” derken interneti başkalarına nefret kusmak için kullanan iğrenç insanları kastediyorum. Facebook, uzun süredir istismar ve nefret söylemi konusunda çok fazla şikayet alıyordu.

Everyday Sexism Project gibi kampanyalar ve kullanıcılardan gelen yoğun şikayet üzerine Facebook harekete geçmeye karar verdi. Paylaştıkları bir yazıda uzlaşma çabalarının umdukları kadar etkili bir şekilde işe yaramadığını kabul ettiler. Bu sorunu çözmek için de birkaç tane değişiklik yapmaya karar verdiler:

Nefret suçları şikayetlerini değerlendirme kriterlerinin gözden geçirme ve güncelleme

Bu değerlendirmelerden sorumlu ekiplerin aldığı eğitimi güncelleme

Kaba ve kırıcı gönderileri paylaşan kişilere hesap verdirebilme, yani gerçek kimliklerini açıklama zorunluluğu

Nefret söylemine karşı mücadele eden gruplarla olan iletişimi artırma

Şimdi anlatacağım gibi, bunların hiçbirisi problemlerin önüne geçmeye yetmedi.

 

8. Facebook Whatsapp’ı satın aldı

facebook whatsapp’ı satın aldı

Şubat 2014’te Facebook onuncu yaşını kutladı. Harvard yurt odasından gelinen nokta inanılmazdı. Peki sırada ne vardı?

İlk olarak telefonla ilgili istatistikleri artırmaktı. Facebook uzun süredir telefonda iyi bir hizmet sunabilmeyi amaçlıyordu. Yılın ilk üç ayında 1 milyar kullanıcı platforma telefonlarından girdiğinde verdiği çabanın meyvelerini toplamaya başlamıştı.

 

Facebook Whatsapp’ı ne zaman satın aldı?

Aynı zamanda bu süreçte başka bir şey daha oldu. Şubat 2014’te Facebook, WhatsApp’ın 19 milyar $’a satın alınacağını duyurdu. Facebook’un kendi mesajlaşma sistemi olduğu halde WhatsApp’ı satın alarak da daha genç kitleye ve uzak ülkelerdeki insanlara ulaşmayı amaçlamıştı.

Bir sonraki ay da başka bir satın alma gerçekleşti. Bu sefer de sanal gerçeklik şirketi Oculus VR şirketini satın aldılar. Zurckerberg paylaştığı bir yazıda Oculus VR kulaklık ve mikrofonlarının daha kullanıcı dostu, eğlenceli ve kişisel deneyimler yaşatacağını söyledi.

Nisan ayında da bir başka büyük değişim meydana geldi. Rekabetçi bir uygulamaya sahip olmasına rağmen Facebook Messenger uygulamasını ana uygulama olmaktan çıkarıp kendi uygulaması haline getirdi. Bu, insanların uygulamayı kullanması için ayrı ayrı indirmesi gerektiği anlamına geliyordu. Nisan 2017 itibariyle Messenger 1.2 milyar kullanıcıya ulaştı.

Ama her şey güllük gülistanlık değildi. Haziran 2014’te Facebook’un kullanıcıları üzerinde testler yaptığı ortaya çıktı. Platform, sizi etkileyebilmek için karşınıza belli içerikleri çıkarıyordu. Elbette bazıları bundan hoşlanmadı. İnsanlar şikayet ettikten sonra Facebook deneylerini başka şekilde yürüteceğini açıkladı ama özür dileme zahmetinde bulunmadı.

Facebook’un piyasa değeri ise yükselmiş, eylül ayı itibariyle 200 milyar $’ı bulmuştu ve şirketin finansal anlamda ilerlemeye devam ettiğini gösteriyordu.

Mutlaka okuyun: WhatsApp’in Kurucusu Jan Koum’un Su Akmayan Evden 9 Milyar Dolarlık Servete Uzanan Başarı Hikâyesi

 

9. Ana sayfayı temizleme

Şirket, yıla finansal haberlerle başlangıç yaptı. Facebook, 2017’nin son çeyreğinde kâr oranının %34 yükselerek 701 milyon $’ı gördüğünü açıkladı. Yani, para gelmeye devam ediyordu, bir yandan yeni şirketler satın alınıyor, her şey yolunda gibi gözüküyordu. Tek bir sorun vardı o da yaklaşmaktan olan felaket haberi.

“Yalan haber” kavramı yaygınlaşmadan önce de az da olsa kullanılıyordu. Facebook da dahil olmak üzere sosyal platformlar yalan haberlerle dolup taşıyordu. Bu haberler reklam geliri elde etmek ve sitelerine takipçi kazanmak isteyen ya da bir tür siyasi amaçla sitelerin yazdığı yazılar sayesinde yayılıyordu. Her iki türlü de gerçek kimsenin umrunda değildi.

Siteyi düzenli olarak kaç kişinin kullandığını sürekli takip eden Facebook için bu, bir sorundu. Platformları aracılığıyla milyonlarca insan yalan haber okuyordu. Onlar da bir şeyler yapmaya karar verdi.

Ocak 2015’te kullanıcıların okudukları yazıyı ‘yalan haber’ olarak işaretleme özelliğini getirdiler. Bunu yeterince insanın yapması durumunda o yazının yanına sahte olarak işaretlendiği notu ekleniyordu, algoritma sayesinde de bunların sayısı görülebiliyordu.

Bildiğimiz gibi bu işe yaramadı ve yalan haber hikayeleri yalan haber kavramı haline dönüştü. Ama Facebook vazgeçmedi.

Gönderilere emoji koyabilme özelliği bu konuda atılan olumlu bir adımdı. Bu şekilde bir gönderiyi beğenmenin dışında, o gönderiyle ilgili sevmek, nefret etmek, iğrenmek, üzülmek, şaşırmak gibi duygularımızı da belirtebilecektik.

Daha sonra mayıs ayında makale özelliğini getirdi. Bu şekilde de yayıncılar Facebook’a özel makaleler yayınlayabilecekti. Yükleme hızı kısaldı ve yayıncılar da reklam aracılığıyla gelir elde edebildi.

Temmuz ayında da ilginç bir istatistik yayınlandı: Dünyadaki internet kullanıcılarının yarısı Facebook’a üyeydi. Bu veri, platformun haziran ayında sitenin 1.49 milyar kişiye ulaştığını açıklamasından üç ay sonra geldi.

Aynı ayda Pew Araştırma Merkezinin yaptığı bir araştırma, yalan haberlerin neden bu kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Bu araştırmaya göre Amerikalıların %63’ü platform aracılığıyla olan bitenden haberdar oluyor. Bu da Facebook’u yalan haber yaymak için harika bir araç haline getiriyordu.

2015 yılında da Messenger üzerinden görüntülü görüşme, canlı yayın yapma ve 360 derece panoramik resim çekme özellikleri eklendi.

 

10. Ana sayfayı temizleme, ikinci kısım

2016 yılında yalan haberler artmaya devam ederken Facebook, siteyi günlük 1.5 milyar ve 3 milyon reklam veren kişinin kullandığını ve 2015 yılında 3. 69 milyar $ kar elde ettiğini açıkladı. Şirket, tartışmaların üzerini bu sayılarla örtüyordu. Bu yüzden insanlar da kendi sayfalarında tartışmaya başladı.

Haziran ayında Facebook, algoritmasında değişikliğe giderek yayıncıların ve şirketlerin Facebook’tan elde ettiği ziyaretçi sayısına zarar verdi. Ana sayfada aile ve arkadaşların paylaştığı gönderilerin ilk sırada gösterileceğini açıkladılar. Aile tatili resimleri açısından güzel ama haber kanalları açısından çok da güzel olmayan bir haber.

Ama ağustos ayında Facebook yine algoritmasını değiştirerek yayıncıların gönlünü almaya çalıştı. Hangi hikayenin bilgilendirici olduğuna platform karar verecek ve bu hikayeyle ilgilenmesi muhtemel insanların önüne çıkaracaktı. Kaliteli haberciliğe önem veren gazeteciler için yapılsa da yine de uydurma haberlerin bu kadar yayılmasına sinirleniyor olmalılardı.

Bunlar olup biterken Facebook yeni bir platform oluşturdu: Workplace. Kurumlara odaklanan bu platform, çalışanların birbiriyle iletişim kurabileceği kurum için bir sosyal platform olarak görev yapcaktı.

Eylül ayında Facebook’un aldatıcı bilgiler paylaştığı ortaya çıkınca rüzgar tersine döndü. Şirket video görüntülenmelerini ve onları izleyen kullanıcıların harcadığı ortalama süreyi yanlış hesapladığı için özür dilemeye zorlandı. Yanlış bilgilerin yayılmasını engellemeye çalışan bir şirket için bu iyi bir şey değildi.

Yıl sonuna geldiğimizde yalan haber herkesin dilindeydi. Seçimlerden sonra yalan haber kavramını duymadığımız bir an olmamıştı ve Facebook’un bunda suçu olduğu söylenmeye başlanmıştı. İnsanlar daha da ileri giderek Facebook ve Twitter gibi platformları seçimleri Trump’ın lehine değiştirmekle veya Amerika’daki kutuplaşmanın sorumlusu olmakla suçluyordu.

Zuckerberg kendisi bu konu hakkında açıklama yaparak Facebook’un seçimlere etki etmiş olabileceği iddiasını çürütmüştü. Gerçek ne olursa olsun 2016 Başkanlık seçimlerinde yalan haberler, geleneksel medya kanallarından çok daha fazla takipçi kazandı.

Şirket, aralık ayında politika değişikliği yaptıklarını açıklayarak yalan haberlerin yayılmasını engellemek için teyit etme organizasyonlarıyla çalışacaklarını duyurdu. Böylece Facebook’un bile bu sorun yüzünden itibarlarının zedelenmeye başladığını hissettiği görülüyordu.

Ama her zaman olduğu gibi finansal veriler açıklandığı zaman şirket her şeyin yolunda gittiğini kanıtlamış oldu. 2016 yılında 10 milyar $ kar (çoğunluğu reklamlar aracılığıyla) elde eden platformu her ay 1.86 milyar kişi kullanıyordu.

 

11.Facebook Washington’a gidiyor

Yıl başında finansal durumu paylaşmasıyla bilinen Facebook, 2017 yılına gazetecilikle ilgili büyük bir açıklama yaparak başladı. İşini düzgün yapan gazetecilerin başarılı olmasını isteyen bir şirket olmayı amaçlayan Facebook, Facebook Gazetecilik Projesini hayata geçirdi.

Amaç Facebook ile haber sektörü arasında güçlü ilişkiler kurmaktı ve bu proje aracılığıyla yeni haber sunma teknikleri geliştirmek, yerel haberi desteklemek, gazetecilik eğitimi vermek ve insanlara yalan haberi tespit etmeyi öğretmek istiyordu.

İlk çeyrekte bazı güncellemeler de gerçekleşti. İnsanların acil durumlarda yiyecek ve sığınağa ulaşmaya yardım etme, Messenger’da emoji ile duygularını belli etme ve intiharı önleme araçları eklendi. Ancak olay döndü dolaştı yine yalan haber furyasına geldi.

Nisan 2016’da Facebook, bu konuyla ilgili yeni değişiklikler yapacağını duyurdu. Bu konuda üç yaklaşım benimsenecekti: ekonomik teşvikleri bozma (yalan haber ve asparagas yayan sitelere giden ziyaretçilerin önünü kesme), yeni ürünler geliştirme (sıralama değişiklikleri ve teyit etme organizasyonlarıyla çalışmaya devam etme) ve insanların daha iyi kararlar almasını sağlamak (Facebook Gazetecilik Projesi ve insanların yalan haberleri tespit etmesini sağlamak için global bir birim oluşturmak).

Facebook Spaces eklenmesiyle bu sırada ilginç güncellemeler de geldi.  Bu sanal gerçeklik uygulaması sayesinde arkadaşlarınızla yan yanaymış gibi konuşabiliyorsunuz. .

Şirket 2017’nin ilk çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre kâr oranını %76 artırarak 3 milyar $’a çıkardı. Haziran ayında şirket 2 milyar kullanıcıya ulaştığını açıkladı.

Birkaç ay boyunca da başka güncellemeler yapıldı. Yalan haberle mücadele etmek konusunda başka adımlar attı, ana sayfanın düzeni değişti, tıklama ve izlenme değerlendirme algoritmaları değişti. Daha sonra ise Facebook Kongre’ye gitti.

Eylül 2017’de Facebook, 2016 ABD seçimlerine Rusyanın müdahale iddiasını araştıran Kongreye bilgi vereceğini açıkladı. Rusya merkezli bir kurum olan Internet Araştırma Ajansı’nın 2015 ile 2017 yılları arasında 3000 tane reklam yayınladığı iddia ediliyordu.

Ekim ayında Facebook ayrıntılı bir gönderiyle reklamların içeriğini ve arkasındaki veriyi açıkladı. Reklamların 10 milyon ABD vatandaşına ulaştığını ve 3-5 milyonunun seçimden önce gördüğünü söylediler. Reklamların içeriği ise ırk sorunlarından silah bulundurma hakkına kadar farklı konulardan oluşuyordu.

Bu sırada da eski bir problem tekrar gün yüzüne çıktı (hiç çözülmemişti). Aralık ayında Facebook, tacizle mücadele etmek için yeni araçlar geliştirdi. Şirket istenmeyen mesajları engellemeye daha çok çalışacağını söyledi ve göndereni engellemeden Messenger konuşmalarını reddetme seçeneği sunmaya başladı.

Bu uygulama, yapımcı Harvey Weinstein’ın ekim ayında cinsel tacizle suçlanmasından sonra başladı ve #MeToo kampanyaları da internette bu iddiaların yayılmasını sağladı. Bununla birlikte 2015 Temmuz’da yayınlanan bir araştırmaya göre kadınların %57’si Facebook üzerinden cinsel tacize ya da saldırıya uğruyor. Şirkette bunu görmüş olmalı ki bir şeyler yapma ihtiyacı hissetmiş.

 

12. Yeni yıl, yeni ana sayfa

Ocak 2018’de Facebook yıla büyük bir değişiklikle başladı: yeni bir algoritma. Ana sayfa artık neredeyse tamamen ailenizin ve arkadaşlarınızın gönderilerini gösterecekti. Bu şekilde kendi durumunuz ve fotoğraflarınız daha çok görülecekti ama şirketler, hayır kurumları ve organizasyonların insanlara ulaşmasını engelleyecekti.

Bir başka deyişle bir sayfa yönetiyor olsaydınız reklamlara para vermediğiniz sürece çok az kişiye ulaşabilecektiniz. Bir açıdan bu, Facebook’un reklamlardan önceki haline geri dönüş anlamına geri geliyordu. Facebook üzerinden para kazanan insanların gelir kaynağını kurutuyordu.

Değişiklikten elde edilen ilk sonuçlar da pek olumlu değildi. Değişiklik yapıldığından beri Facebook, insanların platformda %5 daha az vakit geçirdiğini açıkladı. Elbette bu, insanların ilgi duymadığı şeyleri daha çok görmesi anlamına geliyordu. Bu aşamada başarıyı ölçmek oldukça zor.

Ancak iş paraya geldiğinde Facebook yine birinci sırada yer alıyordu. Şubat 2018’de 2017’nin finansal verileri açıklandı. Şirket, 2017 yılında kâr oranını bir önceki yıla göre %56 artırarak 15.9 milyar $ kazanç elde etti. Taciz, gizlilik ve yalan haber sorunlarına rağmen Facebook hala para basıyordu.

Zuckerberg’in Microsoft’u ve AOL’u geri çevirdiği için şu an pişmanlık duymadığı aşikar.

 

13. Ufukta tehlikeler beliriyor

Yeni algoritmanın uygulanmaya başlanması ve finansal durumun düzelmesiyle 2018’in Facebook için güzel bir yıl olacağı düşünülüyordu.

Gönderilere emojilerle cevap vermenin yanı sıra beğenmeme seçeneğini deniyordu. Ama gizlilik sorunları devam ediyordu.

Avrupa’da Facebook’un insanları internet üzerinden takip ettiği ve bu konuda yeterince dürüst davranmadığı için kanunları çiğnediği kararı verildi. Bu sırada da Gizmodo, ortaya Onavo konusunda bazı iddialar attı.

Tarayıcınızın haberi olmadan internette gezinmenizi sağlayan bir VPN olan Onavo, 2013 yılında Facebook tarafından satın alındı. Şubat 2018’de Facebook kendi uygulaması içine koyarak Onavo’yu herkesin erişimine açtı.

Peki burada yanlış olan şey neydi? Onavo sadece VPN olarak kullanılmıyordu. Aynı zamanda internette ve telefonunuzda ziyaret ettiğiniz sitelerle ilgili veri topluyor ve bunları Facebook’a gönderiyordu. Örneğin, hangi uygulamaları kullandığınızı görebiliyordu.

Mart 2018’de işler kızıştı ve hem Zuckerberg hem de Facebook açısından alarm vermeye başladı.

14. The Cambridge Analytica skandalı

17 Mart 2018’de bir haber patlak verdi. The New York Times ve The Guardian gazeteleri milyonlarca (yaklaşık 87 milyonu) Facebook kullanıcısının bilgilerinin “This Is Your Digital Life” adlı bir uygulamayla çalındığını iddia etti.

Bu uygulamayı kullanan insanlar sadece kendi bilgilerini değil aynı zamanda da Facebook arkadaşlarının bilgilerini de paylaşmıştı. Daha fazla insan uygulamayı kullanmaya başladıkça zamanla inanılmaz bir veri toplanmış oldu.

Bunun yeterince korkutucu olduğu yetmiyormuş gibi bir de bu veri Donald Trump ve Ted Cruz gibi isimlerin kampanyalarını desteklemek için politik amaçlarla kullanıldı. Ayrıca Brexit kampanyasını da destekleyen Vote Leave grubu tarafından da kullanıldı.

Birden tüm gözler Facebook ve Cambridge Analytica’ya çevrildi ve insanlar bunu öğrendiğinde mutlu olmamıştı. Kişisel veri konusunda yeni düzenlemeler yapılması için çağrılar yapılmaya başlanırken pek çok kişi Facebook’tan kurtulmaya başladı.

“Facebook’u sil” aramaları insanların ne kadar endişelendiğini gösteriyordu.

Evde Çevirmenlik Yapacak Arkadaşlar Arıyoruz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir