Çalışanlarınızı Yapıcı Eleştiri ile Motive Etmenin 7 Yolu

Herhangi bir şirkette orta ya da üst kademe yönetici olarak mı çalışıyorsunuz? O hâlde mutlaka zaman zaman ekip arkadaşlarınıza geri bildirimde bulunmanız gerekir. Bazen altınızda çalışanların hakikaten eksik oldukları alanlarla karşılaşır ve bunları dürüstçe belirtmeniz gerekir. Böyle durumlarda olumlu yorumlar yaparak iyi niyetinizden ödün vermediğinizi göstermek aslında hayli zordur.

Dolayısıyla çalışanlarınızın performansını değerlendirirken hiç kimsenin kendisi hakkında olumsuz yorumlar duymak istemediğini hesaba katmalı ancak öte yandan da kişilerin zayıf yönlerini tespit edip bunların üzerine gitmenin de iş hayatındaki başarı seviyesini yukarı çekeceğini kesinlikle unutmamalısınız.

Aslına bakarsanız ekip üyelerinizi doğruluk, dürüstlük, saygı ve tabii ki sevgi çerçevesinde yönlendirmek başlı başına bir sanattır desek abartmış olmayız. Yerinde ve zamanında yapılan eleştirel yorumlarla ekibinizle aranızdaki bağları güçlendirebileceğiniz gibi iş anlamında da olumlu sonuçlar elde edebilirsiniz. Şimdi gelin, yapıcı eleştirilerde bulunmak için her daim uygulamanız gereken sekiz adımı tek tek ele alalım:

 

1- İletişime önem verin.

Ekibinize sadece yıllık performans değerlendirme toplantılarında geri bildirim vermekle yetinmeyin. Ayrıca çalışanlarınızla yalnızca işler sarpa sardığında konuşmak gibi bir hataya düşmeyin. İş hayatında daimi iletişimin ne kadar önemli olduğunu unutmayın, bu doğrultuda ekibinizin tüm üyeleriyle belirli aralıklarla görüşün, onların dertlerini dinleyin ve kendilerine tavsiyelerde bulunun. Bu görüşmeler için gerekirse e-posta kutunuza hatırlatıcı bile kurabilirsiniz. Çalışanlarınız herhangi bir alanda başarı gösterdiğinde olumlu yorumlarda bulunursanız ileride yaşanacak muhtemel sorunlar akabinde yapacağınız negatif eleştirilerin moral bozucu etkisi büyük oranda azalacaktır.

Mutlaka okuyun: Etkili Geri Bildirimler Vermek

 

2- Gelişim odaklı hareket edin.

Güçlü ve başarılı liderler kendilerini birer koç ya da mentor olarak görürler. Sizin de yönetici olarak yapmanız gereken şey etrafınızdaki insanların kendilerini geliştirerek kariyerlerinde yol almalarını sağlamaktır. Peki bunun için nasıl bir strateji güdebilirsiniz? En basitinden eğitim ve sürekli gelişim odaklı bir iş ortamı yaratabilirsiniz. Onları canı gönülden desteklediğinizi gören çalışanlarınız da doğal olarak geri bildirimlerinize ve yapıcı değerlendirmelerinize çok daha olumlu yaklaşırlar.

Mutlaka okuyun: Çalışanlarınızı Neden ve Nasıl Eğitmelisiniz?

 

3- Eleştiri ve olumlu yönlendirme arasında denge kurun.

Herhangi bir konuşmaya tabiri caizse bodozlama girerek doğrudan eleştirileri sıralarsanız karşınızdakini olumlu yönlendirme ihtimaliniz azalır. Bu yüzden her şeyden önce ekibinizdekilerin onlara güvendiğinizi hissetmelerini sağlayın. Hataları parmağınızla göstermeden önce her bir çalışanınızın onlara değer verdiğinizi ve gösterdikleri çabaları takdir ettiğinizi bildiğinden emin olun.

 

4- Nokta atışı yapın.

Öyle gelişigüzel, maksadı belirsiz tavsiyeler vermekten mümkün mertebe kaçının. Her saniyenin değerli olduğu günümüz dünyasında birine tavsiye verecekseniz mutlaka önceden hazırlanın, muğlak tabirlerden uzak durun ve önemli hususlara nokta atışı yapın. Örneğin ekip üyelerinizden biri sunum hazırladı ve siz de bazı eksiklikler tespit ettiniz. Bu durumda o kişiye “Sunumun güzel ama biraz daha üzerinde çalış.” demekten ziyade eksik veya zayıf yanlarının altını çizerek onları düzeltmesini sağlayın. Ayrıca çalışanınıza süre tanıyın ve sunumun son hâlini gözden geçirmek amacıyla onunla ne zaman bir araya geleceğinizi de kendisine belirtin. Kısacası herhangi bir çalışmada eksik yönler görüyorsanız bunları aklınıza gelen tüm ayrıntılarıyla net bir şekilde ortaya koyun ki çalışanlarınız da nasıl hareket etmeleri gerektiğini anlasınlar.

 

5- İnsanları rencide etmeyin.

Pek çok insan eleştirildiğinde rencide olur, kendini aşağılanmış hisseder. Dolayısıyla insanları tenkit ederken onlara eleştirilmediklerini hissettirmeniz, yani bir nebze tatlı dilli olmanız gerekir. Bunun dışında eleştiri esnasında bireylerin kişiliklerine saldırmaktan ziyade mevcut durum ya da davranışlara yoğunlaşın. Gidip “Ne biçim iş yapıyorsun? Her raporu geç teslim teslim ediyorsun!” diye carlamak yerine yapıcı bir tavır takının. Mesela elemanınıza şöyle cümleler kurun: “Biraz gecikiyoruz, masraf raporlarını üç gün içerisinde teslim etmemiz lazım. Yoğun olduğunun farkındayım. Ama şu raporu da halledemezsek müşterilere zamanında fatura kesemiyoruz, bu sefer tüm muhasebe hesaplarımız altüst oluyor. O yüzden bu konuya öncelik verebilir misiniz!”

 

6- Çalışanlarınızı başkalarının önünde eleştirip küçük düşürmeyin.

Kimse başkasının önünde uyarılmak ya da nutuk yemekten hoşlanmaz. Dolayısıyla en ufak eleştirilerinizi bile ilgili çalışanınızla iletirken odada veya bulunduğunuz yerde başkalarının olmamasına dikkat edin. Hele hele açık ofis ortamlarında yüksek sesle konuşup ekip üyelerinizin gözü önünde kimseyi eleştirmeyin. Zamanlamanızı muhakkak çok iyi ayarlayın. Değineceğiniz konu ciddiyse ya da elemanınızın o sırada herhangi bir eleştiriyi kaldıramayacak durumda olduğunu düşünüyorsanız mesai bitimine doğru görüşme ricasında bulunun. Ayrıca söz konusu çalışanınız müşterilerle doğrudan temas hâlinde olan biriyse kesinlikle önemli toplantılardan önce kendisiyle görüşerek moral bozukluğuna sebebiyet vermeyin.

Mutlaka okuyun: İş Hayatında Size Başarı Getirecek İletişim Becerileri

 

7- Çalışanlarınızı dinleyin.

İnsanlara fırça atıp sadece bildiğinizi okumayın; mutlaka karşınızdaki kişinin size söyleyeceklerini de dinleyin. Bir şeyler rayında gitmiyorsa bunun sebebini anlamak için sorular sorun ve insanların duygularını ve düşüncelerini dile getirmelerine izin verin. Ayrıca kötü giden durumlarda akıntıyı tersine çevirmek için elemanlarınızın önerilerini dikkate almayı da ihmal etmeyin.

Mutlaka okuyun: İyi Bir Dinleyici Nasıl Olunur?

 

Uzun lafın kısası

Herkes hata yaptığı gibi hepimiz için mutlaka çeşitli gelişim alanları mevcuttur. Kimse dört dörtlük bir çalışan, yönetici ya da patron olamaz. Bunun bilincinde olun ve insanların kendilerini değiştirmelerinin zaman alan bir süreç olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Kendini gözle görülür şekilde geliştiren ve kayda değer başarılar elde eden tüm ekip üyelerinizi ödüllendirin. Elbette baktınız, tüm uyarılara ve iyi niyetinize rağmen kişide hiçbir değişiklik ya da kendini geliştirme namında bir adım yok, o zaman ne yapacağınıza karar verin. Bunun dışında çalışanlarınızı doğru yere konumlandırdığınızdan da emin olun. Mesela sayılarla arası hiç iyi olmayan ya da tahsili yetersiz birini “Hadi seni muhasebeci yapalım!” diye yönlendirirseniz inanın sonuç tam bir fiyasko olacaktır. Bu yüzden ne kendinizi ne de başkasını kandırın, çalışanlarınızı dürüstçe değerlendirin. Baktınız olmuyor, işte o zaman hiç vicdan azabı çekmeden başka alternatiflere yönelin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.