Günün En Verimli Saatleri Nasıl Tespit Edilir?

Günün en verimli, en yaratıcı zaman dilimi diye bir şey gerçekten var mı?

Eğer varsa bu saatler nasıl tespit edilir?

Kaliforniya Üniversitesi’nde çalışan bilişsel nörobilim uzmanı Prof. Sahar Yousef bu konuda yaptığı bir araştırma sonucu daha kısa sürede daha verimli ve üretken olmanın yollarını tespit etmiş durumda.

Gelin biraz daha detaylı ele alalım bu meseleyi.

Her insanın gün içinde “daha” yaratıcı olduğu zaman dilimi vardır ancak bu herkes için farklıdır. Nörolojik açıdan konuya bakarsak iki farklı fikrin beyin çarpışması sonucu üçüncü bir fikir ortaya çıkar. Beyinde gerçekleşen bu çarpışma ise kişinin kendini farklı ortamlara ve farklı bilgilere açık hale getirmesiyle daha kolay hale gelir.

İnhibisyon ya da tutulma olarak tabir edilen durum, ya da bu durumun yokluğu ve yaratıcılık arasında doğrudan bir ilişki vardır. Yani günün hangi diliminde daha yaratıcı olduğunuzu merak ediyorsanız bu tutulmanın ne zaman gerçekleştiğini tespit etmeniz gerek. Çoğu insan bu tutulma anında enerjisiz hisseder, üretkenliği düşer.

Buna karşın yaratıcılığınızın en üst düzeyde olduğu zaman, en üretken olduğunuz zamana denk düşmemektedir. Yaratıcılığınızın en optimal düzeyde olduğu an, zihninizin berrak olduğu ancak birazcık zihnen yorulmaya başladığınız andır. Böyle bir anda farklı düşüncelere ve yeni bağlantılar kurmaya daha açık hale gelirsiniz.

Çoğu insan için bu zaman dilimi öğlene tekabül eder. İnsanların çoğu sabahçıdır, yani sabah saatlerinde insanlar daha iyi konsantre olur, zihin sabahları daha dinç olur. Böyle insanların en yaratıcı oldukları zaman dilimi kabaca 11-13 arasıdır diyebiliriz. Zira sabah saatlerinde tamamlanan işler zihni bir miktar serbest bırakır, belli bir amaca kilitlenmekten kurtarır. Bu da zihnin serbest çağrışım yapmaya başlamasını sağlar.

Eğer geceleri çalışan bir insansanız, sabahları epey yaratıcı fikirlerle uyanabilirsiniz. Sabah mahmurluğu yaratıcı ve yeni fikirlerle birlikte kendini gösterir.

Prof. Sahar Yousef, sabahın ilerleyen saatleri ve öğlen saatlerinin yaratıcılık açısından en ideal saatler olduğunu ileri sürüyor. 12-1 gibi çöken öğle yorgunluğu aslında yaratıcılık için gayet uygun bir zaman dilimine işaret ediyor.

Kişinin kendi biyolojik saatini tespit etmesi öz farkındalıkla gerçekleşir tabii ki. Herkes birbirinden farklıdır ve kişi en yaratıcı olduğu zaman dilimini yine kendi tespit edebilir. Bunun için bir deney yapabilirsiniz. 5 gün boyunca sabahın ilk saatleri, öğle öncesi, öğle, ikinci ve akşam saatlerinde yaratıcı işlerle uğraşmayı deneyin ve yaşadıklarınızı not alın. Sonra da kendinize sorun:”Bu sabah yaratıcılığım ne düzeydeydi? Somut ve kayda değer bir şey ürettim mi?”

Bu egzersizi birkaç ay boyunca sürdürün. Böylece yaratıcılığınızın en üst düzeyde olduğu zaman dilimini tespit edin.

Bir problemi çözmeniz, yaratıcı bir çözüm bulmanız, yeni bir şey tasarlamanız gerekiyorsa; ve beyniniz durmuş gibi hissediyorsanız… Tanıdık geldi değil mi? Hepimiz yaşıyoruz böyle durumları.

Böyle anlarda yaratıcı bir çözüm, tasarım, fikir üretmek oldukça zordur. Bu nedenle yeni bir veriye, yeni bir bilgiye, yeni bir uyarana ihtiyacınız vardır. İnsanların en yaratıcı fikirlerini duşta ya da yürüyüş yaparken bulması tesadüf değildir. Kafaları sorunla meşgul iken başka şeylerle uğraşan insanlar aslında soruna başka bir açıdan bakmaktadırlar. Yeni uyaranların hepsi mevcut soruna yönelik taze bakış açıları sunar böyle anlarda. Yeni uyaranlar ise beynin dişlileri arasındaki taşları ortadan kaldırır ve beyin dişlileri tekrar dönmeye başlar. Beyinde farklı elektrik dalgaları cereyan eder. Nöronlar arasında yeni yeni bağlantılar kurulur ve yaratıcı çözümler birer birer ortaya çıkar.

Bu yüzden yaratıcılığınızın tıkandığını hissediyorsanız kalkın ve farklı bir şey yapın. Oturduğunuz yeri değiştirin, yürüyüşe çıkın, yemek yiyin, farklı müzikler dinleyin. İlgilendiğiniz konuyla alakasız bir kitap bulun ve 10 sayfa okuyun. Çevrenizi ve çevrenizdeki uyaranları bir süreliğine değiştirin.

Uyku…

Uyku; sağlıklı, mutlu, yaratıcı, üretken bir beyin için olmazsa olmazdır. Düzenli ve kaliteli bir uykunuz yoksa yaratıcılığınızın ciddi anlamda sekteye uğrayacağına emin olabilirsiniz. Uykusunu tam alamayan kişi aşırı derecede karamsar olur; çevresinden ve insanlardan nefret eder. Tüm dünya kendine karşıymış gibi hisseder uykusuz insan. Uyku düzeni kötü kişi aklına gelen fikirlerin gelişip serpilmesine müsaade etmez. Her türlü fikir aşırı derece eleştiriye maruz kalır.

Buna karşın bazı insanlar böyle anlarda, yani uykusuzluğun verdiği asabiyet ve gerginlik atmosferinde daha yaratıcı olabilmektedir. Yine bu durumu kendi kendinize deney yaparak tespit etmeniz mümkün. İyi uyuduğunuz zamanlar ile uyku kalitenizin yerlerde gezindiği zamanları kıyaslayın; hangisinde daha yaratıcı fikirlere sahip olduğunuzu kontrol edin. Lakin yine de 5 saatten daha az uyumamaya özen göstermeniz iyi olur.

Prof. Sahar Yousef’in yaptığı araştırma gösteriyor ki pek çok kişi için en yaratıcı olunan zaman dilimi sabah 10-12 arası. Peki sizin için de böyleyse bu zaman diliminde ne yapmalısınız? (Ya da sizin en yaratıcı olduğunuz zaman dilimi akşam 8-9 arası olabilir. Bu durumda sizin de yapmanız, dikkat etmeniz gereken şeyler var.)

Öncelikle e-mail kutunuza bakmayın, telefonunuzun bildirimlerini kapatın, hatta telefonunuzu direkt kapatın. Üzerine uğraştığınız çalışmaya dalın birkaç saatliğine. Eğer ofis ortamında çalışıyorsanız masanızı değiştirebilirsiniz mesela. Çevrenizin dikkatinizi dağıtmasına izin vermeyin. Kulaklığınızı takın ve üzerinde çalıştığınız projeye odaklanın. İş arkadaşlarınıza ya da evdekilere bu süre zarfında hayat memat meselesi haricinde sizi rahatsız etmemelerini söyleyin.

Çalışırken müzik dinlemek tartışmalı bir mesele. Kimi müzikle ciddi anlamda konsantre olurken kimi de müzik çalarken hiçbir şeye odaklanamadığını ifade etmekte. Bu yüzden çalışırken müzik dinlemenin sizi nasıl etkilediğine yine kendiniz karar vermelisiniz.

 

İlginizi çekebilir

Hiçbir Şey Yapmayarak Daha Üretken Olmanın Yolları
İş Hayatında Verimliliği ve Üretkenliği Artırmanın Yolları

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir