Zenginler Nereye/Nasıl Yatırım Yaparlar?

Net varlık değeri en az 30 milyon dolar olan insanları “ultra zenginler” olarak tanımlarız. Bu kişiler varlıklarını özel ve kamu şirketlerindeki hisseleri, gayrimenkulleri vb. kişisel yatırımlarına borçludur.

Varlık değeri düşük insanların çoğu, böylesi bir zenginliğin sırrının uygulanan yatırım stratejileri kaynaklı olduğuna inanır. Ancak, durum hiç de sanıldığı gibi değildir.  Onlar yalnızca paranın temel çalışma prensibini anlamış ve yatırıma ilişkin hesaplanmış riskleri nasıl alacaklarını iyi bilen insanlardır.

Yine de zengin insanların paralarını ne gibi yatırımlar uğruna harcadıkları gerçeği çoğumuzun hakkında daha fazla bilgi edinebilmek için yanıp tutuşacağı bir konudur. Paranızı doğru alanlara yatırmanız net varlık değerimizi ne ölçüde arttırır? Ya da neye yatırım yapacağımıza nasıl karar veririz?

Akmasa da damlayacak nitelikte birikime sahip olan hemen herkesin aklını kurcalayan tek bir soru vardır: “Nasıl ya da neye yatırım yapmalıyım?” Kayda değer miktarda para biriktirebilmiş insanların ellerindeki bu para ile doğru yatırımlar yapmaları konusunda yönlendirilmeleri gerekir.

Zengin insanlar yatırım konusunda bilgi alabileceğiniz en donanımlı grubu oluşturur, çünkü onlar her daim yatırıma ilişkin en iyi fırsatları kollarlar, bu nedenle de yatırım hakkında çok şey bilirler.

Bu nedenle, zenginlerin nereye yatırım yapacaklarını iyi bildiklerini iddia etmek son derece makul bir varsayım olacaktır. Şayet biri zenginse, para yönetimi konusunda ustalaşmış olması da muhtemeldir. Para yönetiminde ustalaşmak ise büyük ölçüde yapılacak akıllıca yatırımlara bağlıdır.

Zengin insanların nasıl ya da nereye yatırım yaptıklarına ilişkin farklı pek çok fikir mevcuttur. Çoğu kişi paranızı borsa, gayrimenkul, ticari mal, kripto para birimi veya yatırım fonlarına yatırmanızı önerecektir. Bu listeyi uzatmak mümkündür.  Ancak, hangi yatırım türünün sizin için en uygunu olacağını kestirmek veya herhangi birinin işlevselliğinden emin olmak zordur. Halbuki zengin insanların yatırım tavsiyelerine kulak vermeniz uzun vadede kazançlı çıkmanızı sağlayacaktır. Çünkü ortada bu yöntemlerle ultra zenginlik statüsüne kavuşmuş somut birileri vardır.

Dolayısıyla zenginlerin yatırım tavsiyelerini alırsanız, günün birinde zenginleşeceğinize ve kendi servetinizi yaratacağınıza olan inancınız da artacaktır. Sonuçta bu insanlar “zengindir”, bu yüzden servetlerini nasıl çoğaltacaklarını da iyi bilirler.

Peki, zengin insanlar paralarını ne şekilde değerlendirirler?

Paralarını nereye yatırırlar?

Doğru yaptığınızda size yüksek bir kazanç olarak geri dönecek yatırım örnekleri hangileridir?

Bir yatırımı etkileyen pek çok faktör vardır-net varlığınız, yatırım için kullanacağınız para miktarı,  kişisel tercihleriniz, finans bilginiz ya da güçlü ve zayıf yönleriniz. Ancak, bilmeniz gereken ilk şey sizin için doğru olan bir yatırımın bir başkası için uygunsuz olabileceği gerçeğidir.

Neden mi?

Çünkü herkes belirli bir alanda uzmandır ve bu alana ilişkin farklı bir anlayışa ve bilgi birikimine sahiptir. Ayrıca, hepimizin farklı tercihleri ​​ya da tutkuları vardır. Yani, herkesin gayrı menkul konusunda tutkulu olmasını beklemek tam bir saçmalıktır.

O halde doğru yatırım nedir ve nasıl yapılır? Bu yazıda, zengin insanların yatırım kararlarından derlediğim, yatırım sürecini kolaylaştıracak yöntemleri adım adım listeleyecek, finans dışı yatırımlardan ve yatırım sürecinde kaçınılması gereken davranış biçimlerinden bahsedeceğim.

İlk olarak, yatırımı kolaylaştıracak yöntemlerle başlayalım.

1)Anladığınız Şeye Yatırım Yapın.

Zengin insanların yatırım sırlarından ilki anladıkları şeye yatırım yapmaktır.

Ünlü yatırımcı Warren Buffett’ın “Asla anlayamadığın bir işe yatırım yapma” demesi boşuna değildir.

Warren Buffet ve Bill Gates’in arası son derece iyidir, ancak Buffett asla teknoloji şirketleri ya da hisselerine yatırım yapmaz. O, tüm zamanların en akıllı yatırımcılarından biridir ve bu özelliğini yalnızca anladığı şeye yatırım yapmasına borçludur.

Örneğin, ben asla kripto paraya ilişkin bir yatırımda bulunmam. Çünkü bu benim uzmanlık alanım değil. Kripto paraya yatırım yapan ve fahiş miktarlarda gelir elde eden arkadaşlarım var, yatırımlarını en kötü ihtimalle beş en iyi ihtimalle ise yirmi misli ile geri alıyorlar. Ancak, onlar kripto para birimi konusuna ciddi anlamda hakimler. Bu alana ilişkin bilgi ediniyor, araştırma yapıyor ve sistemin nasıl işlediğini iyi biliyorlar.

Mantıklı bir yatırım aracı gibi duruyor, değil mi? Bu gerçeğe rağmen bu tarz bir yatırım yapmayı hiç düşünmedim. Çünkü bana göre olmadığının farkındayım. Nihayetinde, paramızı nereye yatıracağımıza en iyi karar verecek kişi bizleriz- kendimize ilişkin en isabetli çıkarımı da yine bizler yapabiliriz.

Kripto yatırımı örneğinde olduğu gibi, zenginlerin çoğu anladıkları şeye yatırım yapar. Yalnızca gelecek vaat ettiğini hissettiğiniz veya bu yöntemle para kazanıldığına bizzat şahit oldunuz diye size tanıdık gelmeyen bir şeye yatırım yapmayın. Bir anda zengin olmak gibi bir hayale kapılıp yanlış kararlar vermeyin. Unutmayın, amatör her yatırımcı bir anda zenginleşme zihniyetine sahiptir ve bu zihniyet onları felakete sürükleyebilir.

Hangi alanda yatırım yapmak istediğinizi anladığınız an, sağlam bir yatırım planı geliştirin.

 

2) Basit Yatırım Kuralları Oluşturun ve Bu Kurallara Her Daim Uyun.

Zenginler, her daim yeni yatırım fırsatlarının, yani yatırım yapılabilir projelerin peşindedirler. Bizler de tıpkı onlar gibi yatırım fırsatlarını kovalar ve fırsatların hemen her tür kaynaktan adeta bir sağanak misali üstümüze yağmasını isteriz. Bu kaynak, bir komisyoncu olabileceği gibi varlıklı bir arkadaş sayesinde hatta internet üzerinden ulaşılabilir bir şey dahi olabilir.

Kaynağınızı bulmanın ardından ikinci adımınız basit bir yatırım prensibi oluşturmak olmalıdır. Örneğin, benim basit bir kuralım var: 100, 10, 3, 1. Şu anlama geliyor: İşe yüz adet fırsatı değerlendirmekle başlıyorsunuz. Yüz potansiyel yatırım. Ardından, bu yatırım fırsatlarını dikkate almaya değer on olasılığa kadar düşürüyorsunuz. Elde edeceğiniz bu on seçeneği iyiden iyiye azaltıp üçe, nihayetinde de tek bir seçeneğe indiriyorsunuz.

Bana sunulan yatırım tekliflerinin büyük çoğunluğunu çok yüksek olasılıkla reddederim- bugüne kadar % 99,9’unu geri çevirdim. Yüzlerce, hatta binlerce yatırım fırsatını inceler ve içlerinden yalnızca birkaçını seçerim. Sizler de bu şekilde davranmalısınız.

Hisse senedi mi satın alıyorsunuz? Yalnızca iki seçeneği değerlendirip içlerinden birini satın almaya kalkmayın. Benzer şekilde, gayrimenkul yatırımı söz konusu olduğunda da yalnızca üç mülke bakıp karar vermekten kaçının. Yatırım yapmadan önce derinlemesine bir araştırma yapmayı ihmal etmeyin.

Hayatınızın fırsatını kaçırabileceğiniz konusunda endişeye kapılmayın. Yatırım söz konusu olduğunda fırsatlar sonsuzdur. Zenginler de her daim yeni yatırım fırsatlarını arar, olasılıkları inceler, seçenekleri daraltır ve en iyi olanı bulurlar. Bu, şansa değil rakamlara güvenmek anlamına gelir.

Örneğin, bu yılki verilere göre, işbirlikli öğrenme odaklı bir şirketin ultra zengin üyeleri (yatırım yapmak için 10 milyon doları aşan bir gelire sahip tam 630 kişi), varlıklarının % 75’ini borsaya ve gayrimenkule harcamış, yalnızca % 10’luk kısmını ise nakit olarak ayırmışlardır.

Bir diğer rapora göre ise hisse senetlerine gayrimenkullerden çok daha fazla yatırım yapılmış ve katılımcıların varlıklarının %1’ini muhtelif yatırımlardan elde ettikleri gelirler oluşturmuştur. Muhtelif yatırımlar, kripto para birimi veya siber güvenliğe ilişkin yatırımları da kapsamaktadır.T abii bu, zenginlerimizin geçen yıla ilişkin yatırım tercihlerine ilişkin bir rapordur. Bu yıl her şey değişebilir.

Değişmeyen tek şey ise yatırımların odaklarıdır. Bu örnekten de net bir biçimde anlayacağınız üzere uzmanlığa dayalı bir yatırım anlayışı söz konusudur. Yatırım söz konusu olduğunda fırsatlar tükenmek bilmez. Önemli olan paranızı nereye yatıracağınızı tespit etme sürecinde kalbinizi değil, mantığınızı kullanabilmenizdir. Bu seçim, muazzam bir fark yaratacaktır-bu da bizi bir sonraki adıma götürüyor.

 

3) Duygularınıza Değil Mantığınıza Güvenin.

Amatör yatırımcılar bir hayli duygusaldır. Bu da yatırım kararlarını yönlendiren şeyin mantıkları değil, duyguları olacağı anlamına gelir. Örneğin, sırf bir mahalleyi sevdikleri için gayrimenkul satın alabilirler. Belki de aynı mahalleyi yalnızca aradıkları nostalji duygusunu onlara hissettirdiği için tercih edeceklerdir. Ya da evdeki halının rengine veya evin sahip olduğu huzur verici doğa manzarasına aldanırlar.

Halbuki yatırım sürecinde duygulara yer yoktur. Yani, yatırım amaçlı ev alırken bir mahallenin size çocukluğunuzu hatırlatması ya da manzaranın ruhunuzu doyuruyor olması pek de önemli değildir. Önemli olan şey rakamlardır. Bu mülkü satın almanın finansal açıdan ne derece mantıklı bir yatırım olacağı gerçeği her şeyin üstünde olmalıdır.

Amatör yatırımcılar, borsa söz konusu olduğunda da duygularına yenilip para kaybederler. Hisse senedi fiyatları yükseldiğinde açgözlülük yapıp heyecanlanır, hisselerini satmayı ertelerler. Öyle ki para kazandıran bu hisse senedine bağlı kalmakta direnirler. Derken bir anda her şey değişir ve hisse fiyatları bir miktar düşer. Sonuç para kaybetmeleri olur. Sonrasında ise hisse fiyatının yükselip tekrar aynı noktaya ulaşacağı günü bekler dururlar. Ancak, beklenilenin aksine fiyatlar biraz daha düşer ve zararın daha da artması yetmiyormuş gibi bekleme süreçleri de uzadıkça uzar.

Bunun yerine, hisse fiyatı belirli bir miktar yükseldiğinde satmayı tercih etmeleri en doğrusu olacaktır- tabi kayda değer miktarda kar elde edecekleri bir artış söz konusu olduğunda. Tamam, hisse senetleri yükselmeye devam ederse sahadan erken ayrılmış olmak canınızı yakacaktır, ancak yine de karda olan siz olmuş olursunuz. Fiyatlar düştüğünde ise kazançlı çıkmak bir yana zararına da olsa satış yapmak durumunda kalırsınız. Bu nedenle, açgözlülüğe ya da hırsa yenilip de felaketten felakete sürüklenmektense mantık tercih edilmelidir.

Zengin insanlar tam da bunu yaparlar.

Mutlaka okuyun: Beynimiz, Yatırım Kararlarımızı Nasıl Etkiliyor?

 

4) Gayrimenkule Yatırım Yapın.

Gayrimenkul yatırımları doğru yapıldığı takdirde zenginleşme yolunda atılacak büyük bir adıma dönüşebilirler. Üstelik gayrimenkul, bir hayli öngörülebilir, kontrol edilebilir ve istikrarlı bir yatırım çeşididir.

Gayrimenkul, maddi varlık kategorisinde yer alır. Finans piyasaları dalgalansa dahi değerinden bir şey kaybetmeme potansiyeline sahip bir yatırım türüdür. Ancak, gayrimenkul yatırımı yapmadan evvel ölçeklenebilir bir işletme kurmuş olmanız gerekir.Yani ilk etapta işinizi kurup ona yatırım yapmalısınız.

İşletmenizden elde ettiğiniz gelir akışı ile tonlarca paraya sahip olup net değerinizi kayda değer miktarda yükselttiğiniz andan itibaren gayrimenkul yatırımı yapmayı düşünebilirsiniz. Yatırıma konu olan mülkün maliyeti net varlık değerinizin % 20’sini oluşturduğunda gayrimenkul satın almak için en doğru zamanı yakaladınız demektir.

Ancak, her yatırım türünde olduğu gibi gayrimenkul yatırımı söz konusu olduğunda da gerekli özeni göstermeniz şarttır. Gayrimenkul işinden anlamıyorsanız, henüz kapsamlı bir araştırma yapmadıysanız ya da işe nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, yatırıma hazır değilsiniz demektir. Bunun yerine, yalnızca işinize veya kendinize yatırım yapmaya odaklanmalısınız.

 

5) Kendinize Yatırım Yapın.

Henüz gayrimenkule ya da yüksek getirili diğer yatırımlara yetecek miktarda bir paranız yok mu? O halde kendinize yatırım yapmalısınız. Kendinize yatırım yaparak – örneğin, yüksek kazanç garantili yeni bir beceri edinerek -zengin insanların yatırım yaptıkları şeylere yönelmenize yetecek parayı kazanabilirsiniz.

İşinin ehli bir yatırımcı değilseniz, becerilerinizi geliştirmeye ve kendinizi zenginleştirmeye odaklanmalısınız. Bilgi, hiç kimsenin sizden alamayacağı değerli bir şeydir ve eğitiminizi ya da becerilerinizi geliştirmeniz her daim avantajınıza olacaktır. Unutmayın, getirisi en yüksek yatırım bilgiye yapılandır.

Peki, kendinize başka nasıl yatırım yapabilirsiniz? Daha fazla kitap okuyabilir, eğitim seminerlerine ya da konferanslara katılabilir veya koçluk hizmetlerinden yararlanabilirsiniz. Yeni bir beceri öğrenmek adına yepyeni bir kursa yazılmayı da düşünebilirsiniz.

Getirisi en yüksek yatırımların bir diğeri ise kendinize yatırım yapmaktır. Bu konuda asla tereddüt etmemeli ve maliyet kısmını ikinci planda tutmalısınız.

Tıpkı umutsuzca kilo vermek isteyen birinin özel bir spor eğitmeni tutmak konusunda tereddüt yaşamaması gibi sizler de kişisel bir eğitimin maliyetinden çok faydasına odaklanmalısınız.

Mutlaka okuyun: Kendinize Yatırım Yapmanın Yolları

Bir sonraki bölüm, zenginlerin de sıklıkla başvurduğu finans dışı yatırımlar konusunda yönlendirilmeye ihtiyaç duyanlarınız için hazırlandı.

 

 Finans Dışı Yatırım Çeşitleri Nelerdir?

Doğduğum günden bu yana parayla hiç iyi bir ilişkim olmadı. Hatta yetişkinliğimde dahi bu durum değişmedi. Ebeveynlerim aydan aya gelen, cüzi miktardaki maaşlarına bağımlı bir hayat sürüp her daim borçla mücadele ettiler. Bundan olacak ki uzunca bir zaman paraya dair bildiğim tek şey bu oldu. Ve yine bu yüzden, hiçbir zaman yatırım yapma konusuyla gerçek anlamda ilgilenme fırsatı bulamadım veya girişimciliği bana uygun bir kariyer seçeneği olarak düşünemedim. Ailem, hayatları boyunca yalnızca faturaları ödeyip aç karınlarını doyurabilmeyi ummuştu. Ekstra bir gelir elde etmek ya da servet yaratmak düşüncesi onlardan bir ışık yılı kadar uzaktı.

Ancak, ben geç de olsa servet yaratma ve yatırım yapma konusunda bilgi sahibi olmayı başardım.  Üniversite eğitimimi finans üzerine aldım, yatırım fonu ve borsa yatırımları konularında bilgi edindim ve borsanın nasıl işlediğini öğrendim.

Kariyerime finansal danışman olarak başlamış olsam da zaman içinde kendimi girişim dünyasının içinde buldum. Her daim bilgi dağarcığımı artırmanın yollarını aradım. Yatırımcılığa ilişkin sayısız kitap okudum, ancak hiçbiri bana yatırımlarımı nasıl yapabileceğimi öğretmedi. Aksine, kendime yani kişisel gelişimime yapacağım yatırım konusunda bilgi sahibi olmamı sağladılar.

Yanlış anlamayın. Durumdan şikayetçi değilim. Aksine, bu sayede kişisel gelişimin zenginlerin tekrar tekrar yatırım yapmaktan kaçınmayacakları önemli bir nokta olduğunu kavramış oldum.  Çünkü bu kitaplar çoğu insanın bilmediği bir şeyi öğretmişti bana: Servet artışı yalnızca borsaya para yatırmak, girişimci olmak ya da gelecek vaat eden bir girişimi finanse edecek melek yatırımcı olup büyük riskler almaktan ibaret değildir.

Servet oluşturmanın temelinde kendinizin en iyi versiyonu olabilmek, yaşam boyu öğrenme zihniyeti geliştirmek ve hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olabilecek benzer düşüncedeki insanlardan oluşan bir ağ oluşturmak vardır.

Ne demek istediğimi daha açık anlatmamı ister misiniz?

Zengin insanların sıklıkla yaptığı bir dizi finansal içerikli olmayan yatırım mevcuttur.

Hiç vakit kaybetmeden her birini ayrı ayrı inceleyelim.

 

1) Hızlandırılmış Öğrenme

Zenginlerin çoğu, kendilerine ilham veren veya başkaları ile de paylaşacakları benzersiz deneyimler sunan kişiler tarafından yazılmış pek çok kitap okur.

Okumak, boş zamanınızı değerlendirmenin ve bilginizi artırmanın en akıllıca ve ucuz yöntemlerinden biridir-ki zenginler bu gerçeğin farkındadırlar. Haftada birkaç saatlik okuma süreci size yeni şeyler öğreteceği gibi zihninizin her daim aktif olmasına yardımcı olur. O halde neden okumayı bir alışkanlık haline getirmeyesiniz ki?

Öğrenmeyi hızlandırabileceğiniz kitap okumak dışında yöntemler de vardır. Örneğin, kariyerinizle ilgili konulara ilişkin çevrim içi kurslar alabilirsiniz. Son dönemin gözde konularından olan YouTube pazarlaması, üretkenlik, arama motoru optimizasyonu ve affiliate pazarlamaya ilişkin kurslara ne dersiniz?

Sektörünüze ilişkin yeni beceriler öğrenmek adına konferanslara katılmanız da zenginlerin öğrenme kaynaklarını arttırmak ve kendilerini geliştirmek adına yaptıkları akıllıca yatırımlardan bir tanesidir.

Mutlaka okuyun: Etkili Kitap Okuma Tekniği: Bir Ceo Gibi Okuyun!

 

2) Kişisel Koçluk Hizmetleri

Kişisel koçluk hizmetinden yararlanmak, zenginlerin potansiyellerine ulaşmak adına yardıma ihtiyaçları olduğunu hissettikleri an başvurdukları bir diğer akıllıca yatırımdır. Uzmanlar, iş hayatlarına ilişkin bir sonraki adımlarına karar vermede zorlanan herkese kişisel koçluk hizmeti almalarını önermektedir.

Koçluk hizmetleri, sahip olduğunuz etik değerleri anlamlandırmanıza, hedeflerinizi netleştirmenize ve profesyonel hayatınız üzerinizdeki etkinizi maksimum seviyeye çıkarmanıza yardımcı olacaktır.

Bu konunun rahatsız edici olabilecek tek yanı koçluk için talep edilen fahiş miktardaki ücrettir. Öyle ki kimi koçluk programları milyarlarca liraya mal olmaktadır. Ancak, zenginler kendilerine yapacakları yatırımın harcayacakları paraya değeceğini bilir ve bu konuda bir hayli hevesli olurlar.

 

3) Mentorluk

Mentorluk hizmeti almak da kendiniz için yapacağınız büyük bir yatırım olabilir- özellikle de sektörel gerçekleri öğreneceğiniz sürecin vazgeçilmezidir.  Bugüne kadar sahip olduğum en iyi mentor beni işe alan ilk finansal danışmanımdı. Kendisi trilyonlarla oynayan bir yapımcıydı ve neredeyse on yıllık bir sektör deneyimine sahipti. Ofisi hemen yanı başımda olduğu için yaptığı işe ilişkin hemen her türden bilgiye erişme ve pek çok şey öğrenme imkanı bulmuştum.

Peki, mentorluk sistemine dahil olmak için ne yapmalısınız? Kendinizi hangi noktada görmek istediğinizi belirleyin, şuan hayal ettiğiniz konuma erişmiş insanlara ulaşın ve size mentorluk/akıl hocalığı yapmalarını isteyin. Ya da mentorluk programlarına kaydolun. Emin olun, hedeflerinize çok daha kısa sürede ulaşabileceksiniz.

Mutlaka okuyun: Akıl Hocası Kimdir? Bir Akıl Hocasına Neden ve Nasıl Sahip Olunmalı?

 

4) Fikir Grupları

Fikir gruplarına dahil olmak da kendinizi yatırım yapma süreci için son derece faydalıdır, bu sayede sahip olduğunuz iş fikirlerini farklı bir bakış açısı ile değerlendirebilecek, ancak bunu yaparken dahi sizin çıkarlarınızı gözetecek girişimcilerden oluşan bir grup eşliğinde masaya yatırabilme şansı elde edersiniz. Unutmayın, bazen hedefleriniz veya iş hayatınıza ilişkin belirgin farkı yaratacak şey başkasından alacağınız küçük bir tavsiyedir.

 

5) Network

İş dünyasının en üst katmanları söz konusu olduğunda her daim doğru kabul edilecek şöyle bir gerçek söz konusudur: “Neleri bildiğin değil, kimleri tanıdığın önemlidir.”

Zengin ve başarılı insanlar, kariyerlerinde sıçrama yapmalarına olanak tanıyacak kişilerle bağlantı kurmaya odaklanırlar. Doğru bağlantılar, çok daha iyi işlere imza atmanıza, hızla yükselmenize veya gelirinizi katlamanıza yardımcı olacaktır.

Burada sıradan bir network ağı oluşturmaktan bahsetmiyorum. En yüksek verimi elde etmek için profesyonellerle dolu konferanslara ya da fikir gruplarına katılan insanlarla tanışmaya odaklanmalısınız.

Bu, zenginlerin zaten bildiği bir diğer stratejidir – hayran olduğunuz insanlarla tanışın ve karşılıklı fayda sağlayacak ilişkiler geliştirmeye odaklanın.

Ancak, bu süreçte şöyle bir sorunla karşılaşmanız muhtemeldir: İşiniz konusunda size yardımcı olabilecek potansiyelde birileriyle yeni tanıştıysanız, kapılarına gidip onlardan iyilik dilenemezsiniz. Bu noktada “Sormadan Önce Değer Kat” metodunun işlevselliğine inanıyorum. Bu, herhangi birinden iyilik istemeden önce ona herhangi bir konuda yardımcı olduğunuz, yani değer kattığınızdan emin olmanız anlamına gelir.

Başka bir deyişle, kuracağınız ilişkiyi herkes için kazançlı  bir hale getirmek adına kendi payınıza düşeni yapmaktan kaçınmamalısınız. Diğer girişimcilerle kuracağınız ilişki yalnızca onların başarılarından nemalanma odaklı olduğunda neye uğradığınızı anlamadan kapının önüne koyulmanız kaçınılmazdır.

Mutlaka okuyun: Zenginler Arkadaşlarını Nasıl Seçiyor?

Zenginlerin yatırım yaptıkları şeyler kadar nelere asla ama asla yatırım yapmayacakları da önemlidir. Olası yatırım hatalarından kaçınmanız yatırımınızın geleceği açısından kritiktir.

Şimdi gelin biraz da bu konuya değinelim.

 

Zenginler Ne Tür Yatırımlardan Kaçınırlar?

Anahtar Noktalar

  • Zenginler, tasarrufun önemini, yatırımın temellerini ve hesaplanmış risklerin nasıl alınacağını iyi bilirler.
  • Portföylerini yalnızca kendi ülkelerinde yoğunlaştıranlar, gelişmekte olan pazarlara ilişkin potansiyel fırsatları kaçırma riski ile karşı karşıya kalır.
  • Zenginler, başkaları ile yarışıp onlara ayak uydurmaya çalışmak yerine kendi amaçlarına ulaşmaya odaklanırlar.
  • Yatırım, portföyünüzü periyodik aralıklarla yeniden dengelemenizi gerektirir.
  • Zenginler, yalnızca kamu piyasası odaklı yatırımcılar tarafından gözden kaçırılan özel fırsatları yakalama konusunda ustadırlar.

Ünlü yatırımcı Warren Buffett’in ifadesiyle, yatırımın bir numaralı kuralı para kaybetmemektir. Ciddi bir servet yaratmış kişiler birer müneccim değildir, sihirli yatırım sırları da yoktur. Bildikleri en iyi şey basit yatırım hatalarından kaçınmaktır. Bu hataların çoğu aşırı bir zenginliğe sahip olmayan yatırımcıların dahi bileceği basit şeylerdir. Bu nedenle, bu bölümde yatırım yaparken kaçınmanız gereken ve elbette zenginlerin de şiddetle kaçındığı bir dizi yatırım hatasından bahsedeceğim.

 

1-Yalnızca Bulunduğunuz Ülkeye Yatırım Yapmak

Her ne kadar ülkemizdeki yatırım fırsatlarının çok daha güvenli olacağı düşünülse de zenginler sınırların ötesine geçmeye, yani gelişmekte olan pazarlara ilişkin fırsatları kovalamaya odaklanırlar. Bu ülkelere örnek olarak Endonezya, Şili ve Singapur’u verebiliriz. Tabii böylesi bir yatırım gelişmekte olan pazarlara ilişkin derinlemesine araştırma yapılmasını ve pazarın yatırım portföyünüz veya genel yatırım stratejinize uyumlu olup olmadığından emin olmanızı gerektirir.

 

2- Yalnızca Maddi Olmayan Varlıklara Yatırım Yapmak

Yatırım deyince akla ilk olarak hisse senetleri, tahvil veya bonolar(gayri maddi yatırımlar) gelir. Bu çok daha yüksek bir likidite ve düşük fiyattan yatırım yapma şansı demek olsa da, bu tür yatırımlar her daim en iyi seçenek değildir.

Ancak, zenginler bu görüşün tam aksine fiziksel varlıklara odaklanıp paralarını buna göre kullanmayı tercih ederler. Onlar daha çok özel veya ticari gayrimenkullere, arazilere, altın ya da sanat eseri gibi somut varlıklara yatırım yaparlar. Örneğin, gayrimenkuller, hisse senetlerinin bir anda buhar olup uçma riskini dengeleyici bir portföy kaynağı olarak görülürler. Bu türden fiziksel varlıklara yatırım yapmak önemli olmakla birlikte, likidite eksikliği veya yüksek fiyat aralığı nedeniyle küçük yatırımcıları korkutmaktadır.

Zenginler,  likit olmayan aktiflere- özellikle de piyasadan bağımsız olanlarına- sahip olmanın yatırım portföyleri için faydalı olacağına inanırlar. Bu tip varlıklar piyasa dalgalanmalarından aşırı etkilenmez ve uzun vadede yatırımlarınızın karşılığını almanızı sağlarlar.

 

3- Yatırımların Tamamını Kamu Piyasalarına Tahsis Etmek

Zenginler, kayda değer bir servetin kamu veya ortak pazarlardan ziyade özel pazarlardan elde edilebileceğini bilirler. Onlar, servetlerinin büyük bölümünü sahibi oldukları özel işletmeler veya melek yatırımcı statüsünde dahil oldukları -yine özel- işletmelerden kazanırlar. Buna ek olarak, kimi işletmeler yüksek getiri elde etmek ve fonların çeşitlenmesine katkıda bulunmak için de özel sermaye yatırımlarını kullanırlar.

 

4- Farklı Yatırımcılarla Rekabet Etmeye Çalışmak

Küçük yatırımcıların çoğu yatırım kararlarını alırken diğer yatırımcıların neler yaptığını incelemekten geri durmayıp yatırım stratejilerini onlar ile eşleştirmeye hatta onları alt etmeye uğraşırlar. Ancak, bu tür bir rekabetten kaçınmak kişisel servet oluşturma süreci için kritik derecede önemlidir.

Zenginler bu gerçeğin farkındadır ve yatırım kararlarını vermeden önce kişisel yatırım hedeflerini ve uzun vadeli yatırım stratejilerini oluşturmayı tercih ederler. Bundan 10 ya da 20 yıl sonrası hatta çok daha uzun bir vadede kendilerini hangi noktada görmek isteyeceklerine ilişkin öngörülerde bulunurlar. Ve onları bu noktaya taşıyacak yatırım stratejisini bulup ona sıkı sıkıya sarılırlar. Rakip yatırımcıları yakalamaya uğraşmak ya da olası finansal çöküş ihtimallerinden korkup hataya düşmek yerine belirledikleri rotalarından şaşmamayı tercih ederler.

Üstelik bu kişiler, servetlerini başkaları ile kıyaslamamak konusunda da kendilerini bir hayli geliştirmiştir.  Bu, zengin olmayan pek çok kişinin yakalanmaktan kendini alıkoyamadığı bir yatırım tuzağıdır.  Ancak, zengin insanlar,  arkadaşları süper lüks bir Ferrari araba satın aldı diye kendilerini bu tarz bir araba almaya zorlamaz ve satın alıma ilişkin dürtülerini bastırabilirler. Bunun yerine, sahip oldukları parayı yatırım getirilerini daha da arttırmak için kullanırlar. İstedikleri servet seviyesine ulaştıkları anda ise arzu ettikleri her şeyi- araba da dahil-satın alabilirler.

 

5- Yatırım Portföyünüzü Yeniden Dengelemekte Zorlanmak

Yatırımcılık konusunda yeterli bilgiye sahip olmamak büyük bir problemdir, ancak yatırım dünyasına adım atan herkes portföylerini yeniden dengeleme konusunda ustalaşmalıdır. Tutarlı bir dengeleme süreci sayesinde yatırımcılar portföylerinin yeterince çeşitlenmesini ve orantılı bir şekilde dağılmasını sağlayabilirler. Ancak, kimi yatırımcılar belirli bir tahsis hedefleri olsa dahi bu yeniden dengeleme sürecine ayak uydurmakta zorlanır ve portföylerinin ağırlıklı olarak belirli bir alana yönelmesine boyun eğmek durumunda kalırlar.

Ancak, dengeli bir yatırım portföyü, bir kişinin yaşına ve risk toleransına uyumlu bir nakit, hisse senedi, bono ve tahvilden oluşmalıdır.

Zenginler için her yatırım girişiminin ardından portföylerini yeniden dengelemeye çalışmak da bir zorunluluktur.  Bu dengeleme süreci belirli bir düzen dahilinde gerçekleşmelidir- aylık, haftalık veya günlük olarak. Yeniden dengelenme sürecine zaman ayıramayacaklarını düşünen yatırımcılar, belirli bir ücret karşılığında bu işte uzman kimselerden yardım almalıdır.

 

6-Tasarruf Stratejisini Finansal Plana Dahil Etmemek

Yüklü bir servete kavuşmak için büyük yatırımlar yapmanız gerekir. Ancak, uygulayacağınız tasarruf stratejisi de en az yatırımlarınız kadar önemlidir. Zenginler, tasarruf stratejisi ile yatırım stratejilerinin bir madalyonun iki ayrı yüzünü oluşturacağını ve bir arada değerlendirilmeleri gerekeceğini bilirler.  Akıllıca yatırım yapar ve yine akıllıca tasarruf ederler.

Bu sayede, nakit alımlarını arttırırken, nakit çıkışlarını azaltır ve toplam servetlerini artırabilirler. Zengin bir kişiyi tasarruf ederken düşünmek kulağa garip gelse de de bu kişiler sahip oldukları kaynakların çok daha altında bir yaşam standardı tutturmanın kendilerine istedikleri servete kısa bir sürede ulaşma imkanı verebileceğinin farkındadırlar.

 

Son Söz

Nereye/Nasıl yatırım yapacağınıza karar verecek kişi sizsiniz. Hangi yatırım konusunda uzman olduğunuzu/olacağınızı da siz belirlersiniz. Büyük bir yatırıma hazır olup olmadığınızın kararı da yine sizindir.  Unutmayın, zengin kişiler dahi mümkün olduğunca çok yatırım fırsatını inceler, araştırır ve içlerinden en iyi ya da kendileri için en anlaşılır olanı belirleyip yatırımlarını buna göre yaparlar.

Siz de yatırım konusunda zenginleri örnek almakta kararlı iseniz, yatırımlarınız hakkında karar verirken duygularınızı değil mantığınızı kullanın, aksi takdirde mantıksız seçimler yapıp hataya düşmeniz an meselesi olacaktır. Dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta ise hangi konuda yatırım yapacağınızdan emin değilseniz, kendinize yatırım yapmakla işe başlamaktır. Başarı konusunda sınırları aştığınızı düşünseniz dahi kendinize yatırım yapmaktan asla vazgeçmeyin.

Son olarak,  yatırım sürecinizi sekteye uğratmamak adına yalnızca belirli ülkelere yatırım yapmak, tek bir yatırım kanalına odaklanmak, kamu piyasalarına yönelik yatırımlarla yetinmek, diğer yatırımcılarla rekabet etmek, yatırım portföyünüzü dengeleme konusunda ihmalkar davranmak ya da tasarruf etmekten kaçınmak vb. yatırım hatalarına düşmekten kaçınmalısınız.

 

İlginizi çekebilir

Warren Buffett’tan 10 Önemli Yatırım Tavsiyesi

2020 Yılı İçin Yatırım Tavsiyeleri

Evde Çevirmenlik Yapacak Arkadaşlar Arıyoruz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir