Dehşet verici iş fikri: Ölüm simülatörü!

ölüm simülatörü

Daha önce sizlere yüzlerce ilginç ve tuhaf iş fikrinden bahsettik. Şimdi bahsedeceğimiz iş fikri ise ilginç olduğu kadar da dehşet verici. Eğer sen de öldükten sonra yakılmanın nasıl bir his olduğunu merak edenlerdensen, Çinli’lerin oyuncağı bu merakını giderebilir. ”Samadi-4D Ölüm Deneyimi” adlı simülatör, rahatsız edici bir tabutun içinde özel efektler ve ölü yakmayı taklit edebilecek boyutta ısı ile çalışıyor. Bu hastalıklı oyun geçtiğimiz Eylül ayında Şangay’daki ”Window of the World” adlı oyun parkında açıldı.

Oyun, katılımcıların ölüme meydan okudukları bir dizi macera ile başlıyor. Oyunu kaybedenler tabutun içine yatırılıyor ve sahte bir cenaze töreni ile fırına veriliyor. İçerdeyken, dini ritüeller taklit ediliyor, içerisi 40 dereceye kadar ısıtılıyor ve gerçekten yakılıyormuş hissini yaratmak üzere ışık oyunlarından yararlanılıyor. Sahte yakılma işleminden sonra katılımcı, tabutun tavanına yansıtılmış bir rahim görüntüsüyle karşılaşıyor. Ve daha sonra yuvarlak, yumuşak, beyaz bir kapsüle girene kadar emeklemek zorunda kalıyor. Rahime benzeyen bu kapsül, yeniden doğuşu simgeliyor.

ölüm simülatörü

Ding ve ortağı Huang Wei-Ping ölüm simülatörünü tasarlamadan önce geniş kapsamlı bir araştırma yürütmüş. Çin geleneklerine göre yakılma işlemini detaylı olarak incelemişler. Çinliler’in yaklaşık olarak %50’si öldükten sonra yakılmayı tercih ediyor. Bu oyunun başarısında rol oynayacak en kritik faktörün gerçekçilik olduğuna inanan ikili, bir krematoryumu ziyaret ederek ölülerin yakıldığı fırına bile girmeye cesaret etmiş. Tabii alevler söndürüldükten sonra…

Huang : ”Fırına ilk önce Ding girdi ve olayı dışardan izlemek benim için çok rahatsız ediciydi. Fırını kontrol eden operatör de oldukça gergindi. Çünkü onun işi cesetleri fırına vermekti, fırından tekrar çıkardığı kimse olmamıştı.” diyor . Huang ayrıca, fırının içinde olmaya katlanamadığını söylüyor: ” İçerisi o kadar sıcaktı ki, nefes bile alamadım. Öleceğimi sandım.

ölüm simülatörü

Huang’ın ölüme olan ilgisi, ruhsal arayışa girdiği bir dönemde açığa çıkmış. Huang: ” Çin beni zengin etti ama hayatı zengince yaşamayı öğretemedi ” diyor  ve ” Yolumu kaybetmiştim ” diye ekliyor. Böylece Psikoloji eğitimine başlamış ve birçok projede gönüllü olmuş. Diğer yandan Ding, hayatın anlamını ararken konunun uzmanlarına danışmış.

”Hayatın anlamı üzerine konuşmak amacıyla farklı dinler ve öğretilerden ”yaşam üstadları” ile bir araya geldim.” diyor Ding. ” Buna iki sene devam ettikten sonra farkettim ki oturduğum yerden insanları dinlemek yerine ben de birşeyler yapabilirdim.” Bundan kısa süre sonra ise ikili , ”4D Ölüm Deneyimini” yaratmak üzere bir araya geldi.

Bu araştırma süreci boyunca ölümle yüzleşmekten rahatsızlık duymayan çok az insana rastladılar. Bunun, büyük korkuların algısını zayıflatan bir sebebe bağlı olabileceğini farkettiler. Öğrendiler ki birçok insan son dakikalarının kıymetini bilmek yerine bu anları ıvır zıvır düşünceler ve işe yaramaz duygularla harcıyor. Böylece bir ölüm similatörü yaratarak insanları kaçınılmaz sona hazırlama fikrini geliştirdiler.

ölüm simülatörü

2 girişimci, Jue.so web sitesi aracılığıyla bu proje için üç ay gibi kısa bir sürede 410.000 Yuan (67.000 Dolar) bağış topladı. Huang karşılaştıkları büyük ilgi için: ” Meğerse  ölmeye meraklı ne çok insan varmış. ” diyor.

Ding, oyunun insanları yaşamı sorgulamaya iteceğini umuyor. Huang ise ”Başarı ve para sahibi olmayı öğreten kursların aksine, yaşam ve ölümle ilgili kesin cevaplar yok. İnsanların bunu kendileri yaşayarak tecrübe etmeleri daha anlamlı.” diyor.

Siz değerli okuyucularımız için tüm dünyadan başarı kazanmış en ilginç iş fikirlerini araştırmaya devam edeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.