Doğru ve Çalışan Bir İş Modeli Geliştirmek

Aklınızda şahane bir iş fikri var… Bu fikri icraate dökmenin ilk adımı nedir?

Elbette doğru hazırlanmış bir iş planı.

Buna karşın pek çok girişimci iş planı hazırlamaya haddinden fazla zaman ayırır. Genelde de yanlış kişilerden yorum, görüş ve feedback alır. Örneğin aile ve arkadaşlar, iş planı hazırlayan bir girişimciye doğru şeyler söylemeyebilirler, zira bu kişiler girişimcinin duymak isteyeceği şeyler söylemeye daha meyillidir.

İş fikrinin nasıl finanse edileceğine dair kısım da genelde yarım bırakılır. Neden? Çünkü iş fikrinin asla başarısız olmayacağına ikna olunmuştur. “Finansman bir şekilde halledilir ya” diye düşünülür.

Olay gerçeğe dönmeye başladığı zaman ise birçok girişimci, iş planındaki finansman bölümünü en az 5-6 kez değiştirir. Zira gelir ve gider arasındaki temel farklar daha iyi idrak edilmeye başlar. Yani durumun başlangıçtaki gibi güllük gülistan olmayacağı anlaşılınca daha akılcı finansman stratejileri geliştirilir.

İş planı sürecinin en önemli kısmı, finansman kısmının size ve özellikle yatırımcılara iyi bir hikaye anlatmasıdır. Eğer sadece beklentilere dair bir iş planı hazırlarsanız zaman ve para kaybedersiniz, ayrıca işinize yatırımcı bulmakta da zorluk çekersiniz.

Bu nedenle, iş planı hazırlarken doğru ve akılcı bir yöntem izlemeniz gerekir. Bu yazımızda size doğru, akılcı, gerçekçi ve başarılı bir iş planı hazırlarken faydalanabileceğiniz bazı taktikler veriyoruz.

 

1. Önce Son Sayfadan Başlayın

Ne üretmek ne satmak istediğinizi, piyasayı, rekabet ortamını, hedef müşteri kitlesini temel olarak anladıktan sonra rakamlara geçebilir ve para akışının nasıl olacağını analiz edebilirsiniz. Bu da esasında iş planına son sayfadan başlamak anlamına gelir. Eğer nakit akışı size anlamlı bir hikaye anlatıyorsa, iş planı kendi kendini yazacaktır zaten.

 

2. Fazla Beklemeyin

İş planı yazma sürecini zorlaştırmayın. Yani birkaç sayfalık bir iş planı yeterli olacaktır. Microsoft Word sayfası açın; gelir, gider, masraf, nakit akışı, ana sermaye gibi hususları yazın. Öngörülerinizde makul olmaya çalışın; en iyi senaryo üzerinden hareket etmeyin.

 

3. Dışarı Çıkın

İş kurmak istiyorsanız bu işi evinizde ya da ofisinizde oturarak kuramazsınız. Dışarı çıkın ve aklınızdaki iş fikrine dair araştırmalar yapın. Örneğin restoran açmak istiyorsanız restoranları gezmeniz, restorancılarla birebir konuşmanız, farklı restoran konseptleri görmeniz, insanların ne tür şeylere daha çok ilgi gösterdiğini bizzat yerinde görmeniz gerekir.

 

4. Kimden Nasihat Aldığınıza Dikkat Edin

Tutkuyla inandığınız bir iş fikriniz varsa, aileniz ve arkadaşlarınız size sonuna kadar destek olur. Ancak iş planı ve iş modeli hazırlarken konuştuğu konuya hakim insanların fikrine önem vermek gerekir. Yani mevcut ve potansiyel müşteriler, yatırımcılar, alanında uzman ve tecrübeli kişiler size iş planı ve iş modeli konusunda daha önemli fikirler verebilir.

 

5. Olumsuz Görüşleri Yabana Atmayın

Bazen negatif yorumları hazmetmekte zorlanabilirsiniz. Bu yorumları kişisel olarak algılar ve alınabilirsiniz. Ancak size negatif gelse bile yapıcı olduğu sürece bu görüş ve geri bildirimler altın değerindedir. Bu nedenle çevrenizden aldığınız ve hoşunuza gitmeyen geri bildirimleri dikkatle incelemeniz büyük önem taşır. Zira bu görüşler, meseleye sizin dikkat etmediğiniz bir perspektiften yaklaşıyor olabilir.

Özellikle daha önce tecrübenizin olmadığı sektörlerde bu durum daha da geçerlidir. Sektörde tecrübesi ve bilgisi olan kişilerden yorum ve öneri almaya dikkat edin. Başarılı olarak addettiğiniz girişimcilerin tümü piyasanın nabzını tutar, işin mutfağındaki kişilerden yapıcı eleştiri almak için can atar. Özetle, olumsuz bir geri bildirim aldığınız zaman savunma konumuna geçmeyin. Bunun yerine bu insanın neden böyle düşündüğünü, durumu düzeltmek için neler yapılabileceğini öğrenmeye çalışın.

 

6. Rakamlara Kulak Verin

İş planı hazırlarken yapacağınız en kötü şey, rakamları beklentilerinize göre manipüle etmektir. Finansman meselesine %100 şeffaflıkla yaklaşmanız gerekir. Piyasaya girmeniz, piyasada tutunmanız, kar etmeye başlamanız büyük ihtimalle sandığınızdan daha uzun süre alacaktır. Şeffaf ve açık olursanız durumu daha net ve berrak bir şekilde görebilir, gereken müdahaleleri doğru zamanda yapabilirsiniz.

Yani nereye gitmek istediğinizi basit ve düzeltmeye uygun bir plan halinde yazarsanız önünüzü daha net görürsünüz. Farklı koşullara daha iyi uyum sağlayabilirsiniz. Sunacağınız ürün ve hizmetin kalitesini artırmak için de müşterilerden alacağınız görüşler yine elinizi kuvvetlendirir.

 

Peki ya İş Modeli?

Teknoloji alanındaki pek çok girişimci inovatif ürünler tasarlamaya odaklanırken tasarım konusunu bazen es geçebilirler. Bu da ürünün piyasada beklendiği kadar tutulmasını önleyebilir. Bu bakımdan bir şirketin şık bir iş modeline sahip olması gerekir. Yani doğru fiyat, doğru mesaj, doğru pazarlama ve doğru tasarım hedef müşterileri kazanmak ve şirketi büyütmek için şarttır.

Doğru iş  modelini belirlemek de doğru tasarımı yapmak kadar mühim bir meseledir. Bu nedenle yatırımcılar bir şirketin en az iki kurucuya sahip olmasını tercih eder. Zira bu kişilerden biri teknoloji ile ilgilenirken, diğeri de iş modeli ve tasarımla ilgilenmelidir.

Yatırım camiasında iş modelini kanıtlamak büyük önem taşır. Yani  sunduğunuz ürün ve hizmetin insanların bir problemini çözmesi ve bu ürünü insanların kabul edeceği bir fiyattan satabilir olmanız gerekir.

Şimdi doğru iş modelini geliştirebilmek için bilmeniz gereken bazı konulara yakından bakalım.

 

1. Sunduğunuz Çözümün Değerini ve Ederini Öğrenin

En az %50’lik kar marjı gözeterek altına gireceğiniz maliyeti hesaplayın. Aşırı pahalı ürünler piyasada yeterince başarılı olamaz. Gereğinden ucuz ürünler ise size kazanç sağlamaz. Bu nedenle sunacağınız ürün ve hizmetin değerini/ederini hesaplarken rakip şirketlerin fiyat politikasını ve hedef müşteri kitlenizin sosyo-ekonomik durumunu iyi analiz etmeniz gerek.

 

2. Ürünün Bir Problemi Çözdüğünden Emin Olun

Ürün geliştirirken prototip veya beta aşamasında bu ürünü gerçek müşterilere gönderin ve denemelerini sağlayın. Onlardan geri bildirim, yorum ve öneri alın. Eğer sunduğunuz ürün onların hayatını kolaylaştırmıyor, dertlerine derman olmuyorsa sunduğunuz ürün maalesef “çöp” vasfındadır. Böyle olunca hiçbir iş modeli ve iş planı sizi kurtaramaz.

 

3. Müşteri Destek Stratejinizi Test Edin

Sıra tüm iş modelinizi spesifik bir gruba anlatmaktadır. Odak grup adı verilen bu kişilere iş modelinizi, ürününüzü, fiyat politikanızı, pazarlama, dağıtım ve bakım hizmetlerinizi anlatmalı; onlardan gelen soru ve öneriler üzerinden gereken düzenlemeleri yapmalısınız.

 

4. Sektördeki Uzman Kişi ve Yatırımcılarla Konuşun

Faaliyet gösterdiğiniz alanda uzman kişilerin görüş ve önerileri size oldukça yardımcı olacaktır. Yani sektörde deneyimli profesyoneller ve yatırımcılardan alacağınız görüş, öneri geri bildirimler, hem ürün ya da hizmetinizi daha iyi bir noktaya getirmenize yardım eder hem de bu kişilerin bağlantılarından faydalanma ihtimali yakalamanızı sağlar. Diğer bir ifadeyle şirketinize yatırım yapma potansiyeli olan bir kişinin görüşleri altın değerindedir.

 

5. Pilot Bir Bölge Belirleyin

Pilot bir bölge ya da müşteri kitlesi üzerinden ürününüzün fiyatını, kalitesini, dayanıklılığını test edebilirsiniz. Bu sayede büyük bir maliyetin altına girmeden direkt geri bildirim alabilir, ürünü piyasaya sunmadan önce gereken müdahaleleri yapabilirsiniz.

 

6. Müşterilerden Yorum ve Görüş Toplayın

Ürününüzü ilk olarak deneyen kişilerin görüşlerine çok önem vermeniz gerek. Zira bu kişilerin ürün hakkındaki yorumları ve çevrelerine söyleyecekleri şeyler ürünün ilk izlenimini oluşturur. Eğer ilk izlenimler olumsuz olursa tahayyül ettiğiniz noktaya ulaşmanız pek kolay olmayacaktır.

Mutlaka okuyun: Müşteri Geri Bildirimleri ve Önerileri Toplama Yöntemleri

 

7. Fuar ve Sektör Etkinliklerine Katılın

Şirket olarak bilinirliğinizin, isminizin, imajınızın sektörel alanda da tanınması gerekir. Bu nedenle fuar ve sektörel etkinliklere katılmanız, adınızı piyasaya duyurmak bakımından kritik öneme haizdir.

Eğer iş modeliniz, sürdürülebilir bir rekabet avantajı sağlamasına rağmen ürünün özellikleri rakiplerinizin gerisinde kalırsa bu da olumsuz bir durum oluşturur. Zira piyasaya sunulan pek çok rekabet gücü yüksek ürün, inovasyon ve özellik bakımından sınıfta kalabilmektedir.

Sonuç olarak diyebiliriz ki ürettiğiniz ürün kadar iş modeline de zaman ayırmalı; iş modelinizi daha ilk baştan sağlam bir şekilde kurmalısınız. Sadece iş modeline ya da ürüne odaklanmak yeterli olmayacaktır. İki konuya da dengeli bir şekilde odaklanmanız uzun vadede başarılı olmanız için hayati öneme sahiptir.

 

İlginizi çekebilir

Piyasaya Bir Ürün ya da Hizmet Sürmeden Önce Atmanız Gereken 17 Adım
İş Planı Hazırlama

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir