Hedeflerine Ulaşmak İsteyenlere

Bilimsel veriler insanların yalnızca %8’inin hedeflerine gerçekten ulaşabildiklerini gösteriyor. Peki, nasıl? Sizlerden farklı ne yapıyor olabilirler, hiç düşündünüz mü?

Gelin yeni iş fikirlerine veya kariyer planlarına sahip olup hedefi on ikiden vurmak isteyenler için hazırladığımız, hedefine ulaşmayı başarmış kişilerin düşünce ve davranışlarındaki farklılıkları irdeleyen bu yazımıza birlikte göz atalım.

Hangimiz bir yeni yıl akşamını önümüzdeki yıl yapacaklarımızı hayal ederek geçirmedik ki? Ancak, yapılan araştırmalara göre, yeni yıl hedeflerini belirleyenlerin yüzde 92’si onlara ulaşmayı asla başaramıyor. Bizleri de gönül rahatlığıyla o gruptan sayabilirsiniz. Ne acıdır ki, hedeflerimizi ıskalamak hem oldukça sinir bozucu hem de yapacaklarınızın gecikmesine neden oluyor.

Bu durum, kalan yüzde 8’lik dilimin son derece elit bir kesim haline gelip akıllarda “hedefe ulaşmayı başaran kişiler” olarak yer etmelerine yol açıyor. Yüzde 92’lik kesimin gözden kaçırdığı ama onların her daim yakalamayı başardığı bu şey ne olabilir?

Bu işin sırrını gözler önüne serecek 7 madde ile karşınızdayız. Şimdi arkanıza yaslanın ve maddeleri okuyup onları hayatınızın rutini haline getirmeye çalışın.

Unutmayın, çoğu zaman bizleri başarıya ulaştırma konusunda en büyük iş basit alışkanlıklar edinmekten geçer:

 

1. Bir işe sonunu görerek başlamak

Hedefe ulaşmada en önemli adım, nereye varmak istediğini bilmektir. Hedeflerinizi yazarken, son varış noktanızın neresi olduğunu, bu süreçte hangi yollardan geçeceğinizi iyi anladığınızdan emin olun. Unutmayın, net bir yol haritasına sahip olmayan bir hedef boş bir hayal olmanın ötesine geçemez. Hedefinizi kağıda döktükten sonra, o noktaya ulaşmak için nelere ihtiyacınız olacağını yazın. Bunlar sizin alt başlıklarınız olup yol boyunca ihtiyaç duyacağınız desteği sağlayacak kaynaklar olma görevini de üstlenecekler.

 

2. Destek sistemi oluşturmak

Performansı yüksek kişiler veya üretken insanlar tüm bunları tek başlarına yapmazlar. Bir akıl hocası, koç veya danışman (ya da danışmanlık ekibi) yardımıyla daha hızlı bir şekilde başarılı olabileceklerini bilirler. Eğer tenis oynamada daha iyi olmak istiyorsanız servis atışlarınızı ya da ters vuruşlarınızı geliştirmenize yardımcı olacak bir eğitmeni işe almanız yüksek bir ihtimaldir. Daha büyük hedefleri belirleyip söz konusu hedefleri gerçeğe dönüştürmenin de bundan farklı olduğu söylenemez. Kendinize ortaklar arayın. Başarınızı önemseyen ve hedeflerinize doğru ilerlemenizi sağlayan uzmanlardan oluşan bir ağ kurun. Bu kişilerle düzenli aralıklarla görüşmeler yapın, belli konularda fikirlerini alın, onlardan tavsiye isteyin ve  onları dikkatlice dinleyin.

Mutlaka okuyun: Doğru Akıl Hocasını Bulmak İsteyenlere

 

3. Spesifik(net) ve zorlu hedefler belirleyebilmek

Araştırmalara göre insanlar hedef belirlemeye ilişkin bu iki ilkeyi ( spesifik ve zorlayıcı hedefler) takip ettiklerinde, söz konusu zaman diliminin yüzde 90’ında daha bir yüksek performans sergiledikleri görülüyor. Örneğin, hedefiniz yıl sonuna kadar 30 kilo kaybetmek olsun; bu zor bir hedef sayılabilir, ancak yeterince spesifik değil, hatta son derece üstü kapalı bir ifade olduğu dahi söylenebilir. Bunun yerine şöyle söyleyebilirsiniz: “Temmuz ayı boyunca, şeker, ekmek ve sodayı azaltarak beş kilo kaybedeceğim. Ayrıca her gün 20 dakika tempolu koşu yapacağım” Amacınızın ne olduğu konusunda ne kadar netseniz, hedefi on ikiden vurma olasılığınız o denli artacaktır.

 

 4. Yapılması gereken işleri ertelediğini fark edebilmek

Her birimiz o veya bu şekilde yapacağımız işe başlamamıza engel olacak bir kaytarma sürecinden geçmişizdir. Burada önemli olan bu işi yapmaktan neden kaçındığımızı anlayabilmek yani erteleme nedenlerimizi iyi analiz etmektir. Bazı insanlar nahoş sonuçları olacağını düşündükleri bir hedefe ulaşmayı amaçlayan belirli bir görevi veya işi yerine getirmekten pek de hoşlanmazlar. Bu durum onların söz konusu işi ağırdan almalarının temel sebebi haline gelir. Siz de bu durumla sık sık karşılaşıyorsanız işte size yardımcı olacak üç etkili strateji:

  • Önceliklendirilmiş bir yapılacak iş listesi hazırlayın, program ya da herhangi bir görevi tamamlamak için bir zaman çizelgesi oluşturun veya ertelemeyi önlemede yardımcı olacak son teslim tarihleri belirleme yoluna gidin.
  • Ne kadar süreye ihtiyaç duyduğunuzu anlamak için son tarihleri hesaba katarak çalışmalarınızı sürdürün, böylelikle geç kalmazsınız.
  • Bir seferde tek bir göreve odaklanın. Yaygın inanışın aksine, multitasking(çoklu görev) olumsuz sonuçlar doğuran bir yöntemdir. Son olarak, tüm iyi organize olabilen ve planlı insanlar gibi, işinizin yönetilebilir adımlara ayrıldığından emin olun.

Mutlaka okuyun: Erteleme Alışkanlığından Kurtulmanın Yolları

 

5. 52 ve 17 kuralını uygulamak

Günlük hedefiniz üzerinde çalışırken, 52 dakika çalışmayı ve ardından 17 dakika dinlenmeyi deneyin – tıpkı spordaki setler arasında dinlenme gibi. Üretkenliğe karşı da bu tarz bir yaklaşım benimsemenin mümkün olduğu, bu durumun sadece yetenekli sporcular için geçerli olmadığı söyleniyor. Yapılan bir araştırmanın sonucu da bu görüşü doğrular nitelikte. Araştırmanın gerçekleştirildiği iş yeri yetkilileri en verimli çalışanlarının yaptıkları işe ortalama 52 dakika harcadıkları bir iş rutinini tercih ettiklerini, çalışmaları sırasında 17 dakikalık bir ara verdiklerini ve daha sonra işlerine geri döndüklerini belirtiyor. Hedeflerinize ulaşmak için en yüksek üretkenlik düzeyinde tabir yerindeyse tam gaz çalıştığınız tek bir gün uzun vadede sizi hedefinize taşımada yetersiz kalacaktır. Bu nedenle sık sık ara vererek çalışmak çok daha zekice bir hamle olur.

Mutlaka okuyun: Girişimcilerin Üretkenliğini Artıran Alışkanlıklar

 

6. Müzik dinleyerek odaklanmak

Müzik dinlemek, odaklanmayı sürdürmek veya üretken kalmak için yararlanabileceğiniz en harika yöntemlerden bir tanesi. Bu durum onun hedeflere ulaşmadaki etkisini de net bir biçimde gözler önüne seriyor. İşin sırrı denemekten geçiyor, ilk iş olarak odaklanmanıza yardımcı olacak uygun müzikleri bulmanız gerek. Focus at Will web sitesi üzerinde yayınlanan, konsantrasyonunuzu geliştirmek için bilimsel yöntemlerle hazırlanmış müzikler sizler için iyi bir seçenek olabilir. Arka plan seslerinin de odak artırıcı etkileri olduğu kanıtlanmıştır. Yaratıcılığınızı artırmak ve işlerinizi daha iyi yapmanıza yardımcı olmak için bir kafedeki ortam seslerine öykünen müzikler yayınlayan bir web sitesi olan Coffitivity’ı da deneyebilirsiniz.

 

7.Multitask(Çoklu Görev)’den kaçınmak

Aynı anda birden fazla iş yapabilmek multitask olarak adlandırılıyor ve yaygın inanış bu özelliğin başarıyı da beraberinde getireceği yönünde. Söz konusu inanışa göre ivedilikle hareket etmek ve bu hız arasında mümkün olduğunca çok şey yapmayı başarmak son derece büyük bir yetenek. Oysa en başarılı insanlar sabırlı olmayı bilen ve bir hokkabaz edasıyla aynı anda pek çok şeyi yapmaktan kaçınan insanlar arasından çıkıyor.  Hatta araştırmalar, multitask’in yalnızca bir efsane olduğu ve beynimize zarar verebileceği iddiasında. Odak noktanızı birden çok göreve bölüyorsunuz, böylelikle odak noktanızı hepten kaybediyor, işinizin kalitesini düşürüyor ve hedeflerinize ulaşma sürenizi daha da uzatmış oluyorsunuz. Hedeflerine ulaşan yüzde 8’lik şanslı azınlığa mensup insanlar, büyük bir hedefe ulaşmak ufak tefek ayrıntılar üzerinde çalışmaktan kaçınmayacak kadar akıllılar. Ancak bunu bir işi bitirip diğerine geçerek yapmayı tercih ediyorlar.

Zekice değil mi? Cevabınız evetse, saydığımız maddeleri hayatınızın rutini haline getirmeye bir an evvel başlamalısınız. Harekete geçmenin tam zamanı!

Mutlaka okuyun: Aynı Anda Birçok İş Yapmak(Multitasking) Hakkında Şaşırtıcı Gerçekler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir