Sevgilinizi Koklayarak Seçmeye Ne Dersiniz?

Smell Dating’in (Koku Flörtü) arkasındaki fikir “ilk koklayışta aşk”. New York’ta çöpçatanlık hizmeti veren bir şirket, ilişkisi olmayan kişilere başka insanların kirli tişörtlerini koklayarak kendilerine uygun partneri koku aracılığı ile bulmalarını sağlıyor.

New York School of Poetic Computation’da ders veren sanatçı Tega Brain ve aynı üniversitede editörlük ve araştırmacılık yapan Sam Levigne, sanat projesi olarak nitelendirdikleri Small Dating’in (Koku Flörtü) arkasındaki iki isim.

Bu servisin ilk 100 müşterisine giydikten sonra yıkamamaları kaydıyla birer tişört gönderilmiş. Müşteriler daha sonra bu tişörtleri Lavigne ve Brain’in New York Üniversitesi’ndeki “Sweat Shop” adlı ofislerine göndermişler. Bu ofiste tişörtler parçalara ayrılarak her müşteriye 10 adet tişört parçası geri gönderilmiş.

Şayet birbirinin kokusunu karşılıklı olarak beğenen iki kişi varsa, bu kişiler eşleştirilmiş. Yani 55. müşteri ile 69. müşteri birbirlerinin kokularını beğenirlerse bu kişiler arasında karşılıklı bir kokusal çekim olduğu yönünde bir çıkarım yapmak mümkün.

Bu ilginç iş fikrinin temelinde feromon hormonu yatıyor. Bu hormon, fare ve zürafa gibi hayvanlarda bile bulunuyor ve karşı cinsi etkilemek ve tavlamak için kimyasal sinyaller gönderiyor.

Müşteriler, ilk koklayan kişi olmak için 25 dolar ederinde tek seferlik bir ücret ödüyorlar. Müşteriler aynı zamanda tişörtünü kokladıkları kişinin yaşından, cinsel yöneliminden ve cinsiyetinden habersiz durumdalar.

Genç girişimci Brain: “Normal çöpçatan sitelerinde sadece profil fotoğraflarına, yani görsel bilgilere bağlı şekilde hareket ediliyor. Karşıdaki kişinin nasıl koktuğu bilinmiyor. Dolayısıyla bu anlamda koku daha etkili.” şeklinde konuşuyor.

Adresine gönderilen numaralandırılmış kumaş parçalarını açan 25 yaşında üniversite öğrencisi Jesse Donaldson ise şöyle diyor: “New York’taki birçok insan gibi ben de Tinder, OK Cupid gibi uygulamaları kullanıyorum. Bu platformların esas sorunu insana alışveriş yapıyormuş hissi vermeleri. Yani bu uygulamalarda karşıdaki insanlar ile orijinal ve hakiki bir temas kurulamıyor.”

Brain ve Lavigne bir insanın kokusunun Cupid’deki okları harekete geçirip geçiremeyeceği ile ilgili olarak birçok koku uzmanına danışmışlar.

Sweat Shop’taki gönüllülerin kapüşonlu eşofman üstü ve mavi deri eldiven giyerek kokularını bu kumaş parçalarına bırakmalarını izlerken konuyla ilgili Lavigne şöyle diyor: “Diğer platformlardaki bilgi bombardımanının aksine, biz bu projeyle bir insanın başka bir insana yalnızca kokusu nedeniyle ilgi gösterip göstermeyeceğini görmek istedik.” Tam da bu esnada “Hey, bu parça gitmeye hazır!” şeklinde seslenen ofis çalışanlarından biri, 34 numaralı poşete bir parça “kokan” kumaş yerleştiriyordu.

Üniversite öğrencisi Donalson, kendisine gönderilen paketi açıp içindeki kumaşı koklarken şöyle dedi: “Taze yıkanmış çamaşır kokusu bu”.

Başka bir paketi açıp kokladıktan sonra ise şöyle dedi: “Ah, bu çok çılgın. Bunu paketine geri koyacağım.”

Sonra başka bir paketi açıp içindekini üstüste iki defa kokladıktan sonra “İşte bu.” dedi.

Siz değerli okuyucularımıza özel tüm dünyadan benzersiz iş fikirleri ve girişimcilik hikayelerini araştırmaya devam edeceğiz.

 

İlginizi çekebilir

İlginç Arkadaş Bulma Hizmetleri
Üniversiteli girişimci, kızların kullanılmış battaniyelerini erkeklere satıyor

Evde Çevirmenlik Yapacak Arkadaşlar Arıyoruz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir