YouTube Algoritması Nasıl Çalışıyor?

YouTube videolarınızın daha fazla izlenmesini istiyorsanız ilk adımınız, YouTube algoritmalarındaki yenilikleri öğrenip içeriğinizi nasıl değerlendirdiğini anlamak olmalıdır.

YouTube üzerinden insanların ne izlediklerine, yüzde 70 oranında YouTube algoritması karar veriyor. Pew araştırma merkezinin yaptığı araştırmaya göre, insanların yüzde 81’i, düzenli olarak YouTube tarafından önerilen videoları izliyor.

Eğer daha fazla izlenme ihtiyacı duyan bir içerik yaratıcısı iseniz ya da YouTube pazarlama stratejileri kurmaya çalışan bir markayı temsil ediyorsanız, bu platformun öneri algoritması sizin için fazlasıyla kıymetlidir. Peki kanalınızı ve videolarınızı bu algoritma ile uyumlu bir şekilde çalıştırmak için ne yapmalısınız?

YouTube genellikle, içerik yaratıcıları ve reklam verenler karşısında pek de transparan bir yapıya sahip değildir. Bu nedenle bu makalede, YouTube’un izleyicilere yeni video önerilerinde bulunurken sahip olduğu öncelikleri değerlendirmek adına geçmişe gideceğiz. Algoritmanın nasıl çalıştığını açıklayıp 2020 yılı boyunca yaşadığı değişikliklere değineceğiz.

 

YouTube Algoritmasının Kısa Tarihi

YouTube sitesine ilk video, 2005 yılında yüklendi. Bundan 15 yıl sonrası, siteye her dakikada 500 saat video yüklenir oldu.

Peki 2 milyar kullanıcı nasıl oluyor da izlemek istediği videoyu bulabiliyor? Bunun kısaca cevabı, yıllar içerisinde değişen bir yöntem ile bulunuyor olması.

 

2005 – 2012: İzlenme Sayısı (Diğer Adı İle Tıklanma Sayısı)

İlk yedi yıl boyunca YouTube, kullanıcılar ile bağ kurmalarına göre değil, izlenme sayılarına göre videoları ödüllendirdi

Bariz nedenlerden ötürü bu sistem kullanıcılara yanlış yönlendirici başlıklara ve resimlere sahip videolar göndermeye meyilli hale geldi. Kullanıcılar videoya tıklıyor, sonrasında kandırılmış ve rahatsız hissediyor, ardından da yarısında videodan çıkıyordu. Nihayetinde YouTube bu sorunu farkedip kullanıcı deneyiminin kötüleştiğini gördü ve taktik değiştirdi.

 

2012: İzleme Süresi (Diğer Adı İle Görüntülenme Süresi)

2012 yılında YouTube platformu keşfet sisteminde güncellemeye gittiğini duyurarak insanların izlemek istediklerini daha doğru bir şekilde sunmaya odaklandı. YouTube, videoları izlenme sürelerine göre sıralamaya başladı. Bu aynı zamanda, sitede geçirilen sürenin de artmasını sağladı.

Bunun yanında YouTube, içerik üreticilerini de algoritmayı alt etme çabalarından uzak tutmak üzere cesaretlendirmeye başladı. Bugün bile Youtube kanal sahiplerini, sadece insanların izlemek isteyeceği videolar üretmeleri konusunda teşvik ediyor.

 

2016: Makine Öğrenmesi (Diğer Bir Adı İle Algoritma)

2016 yılında YouTube tarafından yayınlanan raporda, ürün mühendisleri tarafından derin nöral ağlar ve makine öğrenmesinin platformun öneri sistemi üzerindeki rolü anlatıldı.

Öte yandan, süslü cümlelere rağmen bu raporda her şey açıkça anlatılmadı. Bu raporu okuyabilirsiniz fakat bu Coca Cola’nın gizli tarifine pek de benzeyen bir rapor değil. Halen bahsi geçen algoritmanın altında yatan detaylar hakkında tam bir bilgimiz bulunmuyor. Bildiğimiz şey ise, bu algoritma kullanıcıları takip ederek onları tatmin edecek, bağımlılık yaratacak kişisel yayın önerileri sunmak amacıyla kullanılıyor.

 

2016 – 2020: Etik Sınırdaki İçerik, Maddi Kazanç ve Marka Güvenliği

Geçtiğimiz yıllar boyunca, YouTube’un hangi videoları öne çıkarıp hangilerini geri plana attığı konusunda algoritmasının çalışması ile ilgili birçok soru gündeme geldi.

YouTube CEO’su Susan Wojcicki’ye göre platform sorumluluk alarak geniş yelpazede bir denge kurmaya ve tehlikeli içeriklerin yayılmasını engelleyip farklı fikirleri korumaya çalışıyor. Örnek vermek gerekirse 2019 yılında yapılan algoritma güncellemesi sayesinde, etik sınırda olduğu düşünülen içeriklerin izlenme süresi yüzde 70 oranında azaldı.

Bu oldukça karmaşık bir durum zira ırkçılıktan, Covid 19 virüsüne kadar hemen her konuyu içerisinde barındırıyor. Örneğin 2020 yılı Mart ayında, site coronavirüs içeriği ile dolup taşıyordu. YouTube bu noktada farklı görüşleri desteklemek için çaba harcadı (örneğin hükümetlerin bu konuda nasıl hareket etmeleri gerektiği üzerine fikirler.), fakat tehlikeli fikirleri bunun dışında tuttu (örneğin virüsün aslında bir yalan olduğu ya da el dezenfektanı içmenin tedavi edici olduğu gibi görüşler.). Wojcicki, Coronavirüs araması yapan YouTube kullanıcılarının, arama sonucunda çıkan ilk 10 videoda, yüzde 94 oranında otoritelerce onaylanmış videolar ile karşılaştıklarını duyurdu.

Konumunuzdan bağımsız olarak ilerlemelerin yaşandığı bu tartışmada, hem içerik hazırlayıcıların hem de reklam verenlerin bilgi sahibi olması gerekiyor.

Eğer bir içerik hazırlayıcısı iseniz, YouTube algoritması sayesinde ön plana çıkıyor olmanız ve reklam gelirlerinizin artıyor olması pek de önemli değil. Eğer reklam verenler bir şekilde videolarınızda bahsi geçen sınırı geçtiğinizi düşünürse YouTube anında kanalınızı kaldırabilir.

Öte yandan, reklam verenler de dikkatli davranarak aşı karşıtlarını ya da komplo teoristyenlerini desteklemediğinden emin olmak zorunda. YouTube’un halihazırda kullandığı algoritma, çoğunlukla reklam verenleri koruyan ve etik sınırları zorlayan içerikleri kaldıran bir yapıya sahip. Öte yandan, Platform bu tür içeriklerden korunmanın hiçbir zaman yüzde yüz başarılı olamayabileceğini de itiraf ediyor.

 

YouTube Algoritması 2021 Yılında Nasıl Çalışıyor?

YouTube’a göre algorita oldukça basit. Algoritmanın iki amacı bulunuyor: Her kullanıcı için doğru videoyu bulma ve kullanıcının içerik izlemeye devam etmesini sağlamak. Yani algoritma, video performansları kadar, kullanıcıların davranışlarını da yakından izliyor.

Algoritmanın etki ettiği en önemli iki nokta arama sonuçları ve önerilen video akışı olarak gösterilebilir.

 

YouTube Algoritması Arama Sonuçlarını Nasıl Etkiliyor?

Birebir aynı kelimeler ve aynı dizimlim ile aratılan videolar, farklı kullanıcılar için farklı sonuçlar çıkarabilir. Bunun sebebi, aşağıdaki arama faktörleri ile alakalıdır. Bu faktörlerden bazıları şu şekildedir:

– Videolarınızda kullanılan başlık, açıklama ve anahtar kelimeler ile bunların sizin listelerinize uyumu
– Videolar ile yaptığınız etkileşimler (beğeni, yorum, izleme süresi v.b.)

 

YouTube Algoritması Önerilen Videoları Nasıl Etkiliyor?

Öneri listesi algoritma için iki aşamalı bir süreçtir.

İlk olarak videolar performans analizi verilerine göre puanlanır ve sıralanır. İkinci olarak ise, videolar insanların izleme geçmişleri ve benzer insanların izlediklerine göre eşleştirilir.

Fikir iyi videoları belirlemek üzerine değil, belirli bir kullanıcı için, onun izlemek isteyeceği videoları seçmek üzerinedir. Nihai amaç, insanların bu platformda mümkün olduğunca fazla zaman geçirmelerini ve dolayısıyla daha fazla reklam izlemelerini sağlamaktır.

YouTube algoritmasının etki ettiği diğer noktalar ise aşağıdaki gibidir:

– YouTube anasayfası
– Öne çıkan videolar
– Kullanıcı üyelikleri
– Kullanıcı bildirimleri

 

YouTube Algoritmayı Nasıl Belirliyor?

Google tarafından satın alınmadan önce YouTube tarafından paylaşılan algoritmalarında kullanılan faktörler aşağıdaki gibidir.

Videoları sıralarken, algoritma performansa bakıyor.
– İnsanların videolara tıklayıp tıklamaması
– İnsanların videoyu ne kadar süre izledikleri
– Videonun aldığı beğeni, beğenmeme, yorum ve paylaşım sayısı
– Videonun popülerliğinin ne kadar hızlı arttığı ya da ne kadar yavaş ilerlediği
– Videonun ne kadar yeni ya da eski olduğu
– YouTube kanalının ne sıklıkla video yüklediği
– İnsanların bir video izledikten sonra platformda ne kadar süre harcadığı

Video ile kullanıcıları eşleştirirken algoritma kişiselleştirmeye odaklanır.

– İnsanların geçmişte hangi kanallar ve videoları izledikleri
– Nelerle etkileşim kurdukları
– Ne kadar süre izledikleri
– Belirli bir videonun belirli bir kullanıcının kaç kez karşısına çıktığı
– İnsanların neleri izlemedikleri

 

YouTube’da Daha Çok İzlenmek İçin 7 İpucu

Aşağıdaki liste, algoritma ile iyi geçinerek size fayda sağlayacak geçerli yöntemleri içeriyor.

 

1. Video açıklama metnini optimize edin

Yaygın kanının aksine, videolarınızın altında bulunan boşluk sosyal medya hesaplarınızı paylaşacağınız bir yer değil fakat mutlaka onları da paylaşmanız gerekiyor. Bu alan ayrıca, kullanıcılar içeriğinizi aratırken algoritmanın sizin videonuzu karşılarına çıkarmasına da yardımcı oluyor. Kısacası, karşılama cümlenizin açık, anahtar sözcük odaklı ve videonuzu açıklayıcı olmasına dikkat edin.

Yukarıdaki örnekte olduğu gibi, anahtar sözcük salatası değil doğal bir dil kullanın ve bir ya da iki anahtar sözcük belirleyip bunu hem başlığınızda hem de açıklama bölümünde kullanın.

 

2. Eğer bir şey işe yaradıysa, onu tekrar kullanın

YouTube’da öne çıkmak için hedef kitlenizin taleplerine kulaklarınızı açmanız gerekmektedir. Bu da analizlere dikkat etmeniz ve yeri geldiğinde içgüdülerinize kulak vermeniz anlamına geliyor.

YouTube algoritması insanlara daha önce sevdikleri şeylerden daha fazla sunmak üzerine çalışıyor. Becerikli bir şekilde deneyler yapın, hedef kitlenizden geri dönüşler alın ve alışması için herkese zaman verin.

Örneğin yukarıda videoları listelenmiş kanal pandemi sürecinde hayata başladı ve insanların genelde babalarına soracakları konular üzerine eğildi. Kanal iki ay içerisinde 2.4 milyon aboneye ulaşmayı başardı. Kanal oldukça eşsiz, gerçek ve duygusal bi değer sunarak zaten çok fazla kaynağın olduğu kendin yap alanında başarıya ulaşarak daha da etkileyici bir hal alıyor.

 

3. Sık Paylaşım Yapın

Video sayısı ve yükleme sıklığı YouTube algoritması ve YouTube anasayfası için oldukça önemli bir faktör. Bu anasayfa, kişiselleştirilmiş bir video listesi olarak sunuluyor.

Eğer kaliteden ödün vermeden video sayısını artırabiliyorsanız hiç durmadan bu yola çıkın. Daha fazla video yayınlayarak istediğiniz kitleye ulaşma şansınızı artırırsınız. Belki de tutulan bir videoyu seriye dönüştürebilirsiniz. Ya da haftalık belli konularda yayın yapacak şekilde kanalınızı hazırlayabilir ve haftanın belli bir günü belli bir konuda videolar yayınlayabilirsiniz.

 

4. Kitleniz için en uygun saatte videolarınızı yayınlayın

YouTube’un bildirim özelliği, kanalınıza abone olanlara yeni bir video yayınladığınızda bildirim gönderir. Bu noktada bizim önerimiz, YouTube analiz aracını dikkate alarak, abonelerinizi günün hangi saatinde ya da hangi günlerde izlemeye başladığını belirleyip yeni içeriğinizi buna göre yayına sokmanız yönünde olacaktır. Bu da çoğu zaman, videolarınız hazır olur olmaz değil, ileri bir tarihe ayarlı olarak yayına sokmayı gerektirecek demektir.

 

5. Video boyunca insanların ilgisini diri tutun

Algoritmanın bir diğer önemli ölçütü de izlenme süresidir. Videolarınızı uzun ya da kısa tutmanız gerektiği ile ilgili birçok tavsiye almış olabilirsiniz fakat aslolan videoları eğlenceli ve ilginç bir şekilde hazırlayarak izleyicinin izlerken keyif almasını sağlamaktır. Zira sadece tıklanması değil, videoların ne kadar süre izlendiği de oldukça önemli bir parametre olarak karşımıza çıkıyor.

İnsanların videolarınızı sonuna kadar izlemeye ikna ettikten sonra, video sonu kartları ya da izleme listeleri önerilerinde bulunabilirsiniz. Çünkü insanlar sizin önerilerinizi dikkate alıyorsa algoritmanın onlar için önerdiklerini umursamayacaklardır.

 

6. Kitleniz ile iletişim kurun

Bu her zaman önemlidir. Yorumlara cevap verin, izleyicileriniz ile konuşun. Farkında olmanız gereken şey ise algoritma gerçekten konuşup konuşmadığınızı ya da otomatik cevap yazıp yazmadığınızı anlayabiliyor.

Eğer cevap veremeyeceğiniz kadar fazla insan size yazdıysa her zaman bir teşekkür videosu hazırlayabilirsiniz.

 

7. İzleyicileri abone yapın

YouTube’a göre kanalınızın aboneleri, videolarınızın başarısı ya da başarısızlığı hakkında sinyaller veriyor. Başka bir deyişle, bu hayranlar bir nevi test grubu ve eğer onlar videoyu seviyorsa, algoritmanın o videoyu öne çıkarma olasılığı da artıyor.

 

İlginizi çekebilir

Youtube’dan Para Kazanmak
Youtube SEO Nedir? Nasıl Yapılır?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.