İlham Verici İş Modeli Örnekleri

Yenilikçi iş modelleri, iş dünyası yeniden tanımlamaya devam ediyor. Airbnb, tek bir odaya dahi sahip olmadan dünyanın en büyük konaklama hizmeti sunan şirketi oldu. Uber, tek bir taksiye dahi sahip olmadan dünyanın en büyük taksi hizmeti sunan şirketi oldu. Alibaba, stoğunda tek bir ürün dahi tutmadan dünyanın en büyük perakende şirketi oldu.

Tüm bu inovatif iş modelleri insanların hayatına bir değer katma ilkesi üzerine kurulu. Tabii böylesine yenilikçi yaklaşımların başarısı ortada olunca daha pek çok inovatif iş modeli de geliştirildi.

Bu yazımızda birbirinden ilham verici iş modellerini inceliyoruz. Daha sonra ise bu iş modelleriyle faaliyet gösteren bazı büyük şirketleri kısaca tanıyacağız.

 

İlham Verici 57 Farklı İş Modeli

İş modeli başarılı bir şirketin ve startup’ın temelini oluşturur. İş fikriniz ne kadar havalı ve parlak olursa olsun, elinizde net bir yol ve yöntem olmalıdıkça başarıya ulaşması pek mümkün olmayacaktır. Yani bu iş fikrinden nasıl para kazanacağınızı net bir biçimde bilmelisiniz. Yatırımcılar size verecekleri paranın nasıl değerlendirileceğini bilmek isterler.

Eğer bir iş kurmak istiyorsanız aklınızdaki iş fikrine en uygun iş modelini bilmek durumundasınız. Pek çok iş modeli türü vardır ve sizin işinize en çok fayda sağlacak modeli uygulamanız gerekir. Bu konuda yapılan en büyük hatalardan biri de tekerleği yeniden keşfetmeye kalkmaktır. Yani daha önce uygulanmamış, başarı sağlamamış bir iş modelini uygulamak, yatırımcıların kafasında şüpheler oluşmasına neden olabilir.

Bu yazıda ise daha önce başarı sağladığı somut örneklerle bilinen bazı iş modellerini inceleyeceğiz. Siz de aklınızdaki iş fikrini hangi iş modeli üzerine inşa etmek gerektiği konusunda düşünme aşamasındaysanız, bu yazı size epey fayda sağlayacaktır.

Buyrun başlayalım:

 

1. Aracılık Modeli

Daha doğrusu aracıyı ortadan kaldırma modeli de diyebiliriz bu model için…

Warby Parker 2010’da bir fikirle ortaya çıktı. Gözlük sektöründe Luxottica’nın tekel olduğunu fark eden şirket, tüm fiyatların Luxottica tarafından belirlendiğini gördü. Luxottica gözlükleri pahalıya satınca üreticilerin de üretim ve tasarım maliyetleri arttı.

Bu soruna nasıl bir çözüm bulunabilirdi?

Warby Parker bu noktada kendi gözlüklerini üretti, markanın sosyal konulara odaklanmış bir şirket olduğu imajını yaydı ve havalı tasarımlar yaptı. Sonuç olarak daha uygun fiyatlı ve kaliteli gözlükler üreterek Luxottica’nın tekel oluşuna bir alternatif üretti. Direkt üretici olmak startup’lara fiyat konusunda büyük avantaj sağlar. Bu da müşterilerin bu şirketten alışveriş yapmasını kolaylaştırır. Bu model ayrıca şirketin ürün-hizmet kalitesinde, distribütör ve imalatçılarla olan ilişkilerde daha çok söz sahibi olmasını sağlar.

Ayrıca Warby Parker’dan satın aldığınız her gözlük için ihtiyaç sahibi başka birine de bir çift gözlük hediye ediliyor. Buna ek olarak ünlü Hollywood aktörü Joaquin Phoenix de filmlerinde sürekli Warby Parker gözlükleri takarak markanın bilinirliğine büyük katkı sağlıyor.

 

2. Alıcı ve Satıcıyı Buluşturma Modeli

Talep ve arzı aynı çatı altında toplayan bu modeli herhalde en başarılı şekilde uygulayan şirketlerin başında Airbnb geliyor.

Tatile gittiğiniz bir şehirde yabancı bir kişinin evinde kalma fikri ilk başta kulağa tuhaf gelebilir. Ancak paylaşım ekonomisine inanan Airbnb kurucuları, bu konuda bir arz-talep dengesi olduğunu gördü. Kurdukları altyapı sayesinde milyonlarca kişinin evinin kısa süreli kiraya vermesini, şehir dışında bulunan kişilerin de otel yerine bu evleri kiralamasını öngören sistem başarılı oldu ve konaklama alanına devrim niteliğinde bir yenilik getirdi.

Mutlaka okuyun: Airbnb Nasıl Kuruldu?

Bu modelin temel avantajı, stok ve demirbaş gibi maliyetlerin altına girmemek. Bugün Airbnb üzerinde milyonlarca ev kiralanabilir halde olmasına rağmen Airbnb’nin kendine ait bir odası bile yok. Piyasa ya da pazar yeri oluşturulduğunda üretim maliyetleri ile uğraşmak yerine üretici-tüketici arasında bir bağ kurarsınız ve iki tarafın alışverişinden bir komisyon elde edersiniz.

Amazon’un da bu modelin ilk ve en başarılı örneklerinden biri olduğunu belirtelim. Ürünlerini satmak isteyen kişilere satış imkanı sağlayan Amazon, bu sayede tüketicilerin de daha uygun fiyattan ve daha çok alternatifi gözeterek alışveriş yapmasını sağlıyor.

Mutlaka okuyun: Paylaşım Ekonomisi Nedir? Şirketleri ve Örnekleri Nelerdir?

 

3. Aylık Abonelik Modeli

Mobil ödeme yöntemleri daha pratik hale geldikçe, insanlar her ay fatura ödemenin hammaliyesine katlanmak yerine abonelik sistemini benimsiyorlar.

Yani Spotify’a bir sefer abone oluyorsunuz, her ay hesabınızdan 10 lira çekiliyor ve sizin müzik keyfiniz hiç sekteye uğramıyor.

Diğer bir ifadeyle insanların “kafasının rahat” olmasını sağlayan abonelik modeli pek çok farklı sektörde uygulanabilir.

ABD’deki Dollar Shave Club, tıraş malzemeleri satan bir şirket. Abonelik sistemiyle çalışan şirket, müşterilerine belli aralıklarla tıraş malzemesi gönderiyor ve bu abonelik sayesinde müşteriler piyasadan daha uygun fiyata tıraş malzemesi temin ediyor. Başarılı reklam kampanyalarıyla da bu modeli destekleyen şirket her yıl kazancını 2’ye katlayarak büyüyor.

Bu model, şirket ve müşteri arasında optimal bir fayda dengesi sağlar. Müşteri her ay yeniden satın alma sürecini yaşamak yerine bir kere üye olur ve her ay hizmeti-ürünü sorunsuz şekilde elde eder. Tekrar ve tekrar sipariş vermek gibi bir durum oluşmaz, müşterinin kafası rahat olur.

Şirket ise abone sayısı oranında garanti satış yapacağını bilir. Şirketin gelecek vadetmesi ve şirkete değer biçilmesi bakımından bu “garanti satışlar” büyük önem taşır. Her ay belli bir satış hedefini yakalayan bir şirket ise yatırımcıların en sevdiği şirket tipidir. Tekerrür eden satış yapan bir şirket ile her seferinde tek tek satış yapan bir şirket, aynı sektörde olmalarına karşın aralarında 7-8 katlık bir değer farkı oluşabilmektedir.

Netflix bu konuda ideal bir örnek. Televizyonun kalitesini ve içeriğini büyük bir biçimde dönüştüren şirket, aylık uygun fiyatlı abonelik hizmetiyle insanlara sınırsız sayıda içerik sunuyor.

SkillShare de eğitim videoları yayınlayan bir startup. Kullanıcıların abonelik yöntemiyle site üzerindeki içeriklere erişmesine imkan veren Skillshare, “tek tek içerik satın alma modeli”ni (a la carte) denemesine rağmen abonelik modelinin daha iyi sonuç verdiğini görüp bu modeli benimsemiş bir şirket.

 

4. “Terzi İşi” Modeli

Moda sektörü halihazırda “terzi işi” trendini domine eden bir sektör. Yani müşterinin isteklerini göz önüne alarak üretilen giysiler, aksesuarlar zaten moda sektöründe uzun zamandır bilinen bir şey.

Son olarak Coca Cola da bu yöntemi uyguladı. Şişe üzerinde insan isimleri olması furyasını hatırlıyorsunuzdur.

Keza Nike da müşterilerine spor ayakkabı tasarlama imkanı sunuyor, otomotiv şirketleri araçların müşteri isteğine göre belli bir renkte olmasını sağlıyor.

Müşterinin bütçesine, zevklerine göre ürün üretme modeli olarak adlandırabileceğimiz bu model, özellikle 3 boyutlu yazıcıların yaygınlaşmasıyla daha önce pahalı olan ürünlerin de uygun fiyattan üretilebilmesine imkan sağlıyor.

Mashable araştırmasına göre insanlar, kendi isteklerine göre tasarlanan ürünlere %25 oranında daha çok para ödemeye razı durumda. Üretim süresi ve maliyetlerin düşmesi de bu modelin gelecekte çok daha popüler olmasını sağlayacaktır.

“Masaüstü bilgisayar toplama” olayının daha endüstriyel bir boyuta geldiğini bir düşünün. Apple Macbook’ları fabrikadan çıktığı gibi değil, sizin fabrikaya ilettiğiniz özelliklerle kullanmanın son derece cazip olacağından şüphe duymamak gerek.

 

5. “Talep Üstüne” Modeli

Dünya büyük bir hızla dönüşürken müşteriler de anlık tatmin duymaya daha önem verir halde geldiler. “Talep üstüne” (on-demand) olarak adlandırabileceğimz iş modeli, akıllı telefonların gelişmesiyle daha sıkı bir ivme kazandı.

Uber mesela bu konuda ideal bir örnek. Dilediğiniz anda taksiye ulaşabileceğiniz Uber, aynı zamanda kendi işini yapmak isteyen yalnız girişimcilere de istihdam sağlıyor.

Handy adlı başka bir startup ise “evindeki işler için ustaya ihtiyaç duyan kişilere” anında usta temin ediyor. Daha önce birkaç günü bulan bu “usta bulma” süreci artık dakikalara inmiş halde.

Düşük maliyet, ölçeklenebilirlik ve verimlilik ilkelerine bağlı bir şekilde çalışan bu iş modeli, şirketlerin mevcut altyapıları kullanarak yeni teknolojilerden daha fazla fayda elde etmesini sağlıyor. Freelance çalışan kişilerin emeklerinden direkt olarak yararlanmak da çeşitli sabit maliyetleri by-pass etmeyi sağlıyor.

Spothero adlı şirket, bir mekana gideceğiniz zaman aracınızı sizin için park edebilecek kişileri buluyor ve sizi bu dertten kurtarıyor. Washio adlı şirketi ele alırsak da temizlik ve çamaşır konularında birkaç tıkla bu işleri sizin için halledebilecek kişileri sizle iletişime geçiriyor.

Mutlaka okuyun: Uber ve Kurucusu Travis Kalanick’in Başarı Hikayesi

 

6. Modernize Direkt Satış Modeli

Avon bu modelin başarısını kanıtlamış bir marka. Özellikle kadınların Avon kataloglarıyla kapı kapı gezerek Avon makyaj ürünleri sattığına denk gelmişsinizdir. Bu durum aslında bu modeli tasvir ediyor.

2009 yılında direkt satış alanında dünya genelinde 117 milyar dolarlık satış yapıldı.

Chloe Isabel gibi aksesuar ve takı markaları, direkt satış modelini modernize hale getirerek, okul harçlığını çıkarmak isteyen öğrencilere ya da tam zamanlı iş bulamayan kişilere, ev hanımlarına istihdam sağlıyor.

Model tam olarak şöyle işliyor: Şirket takılarını kendi tasarlıyor ve üretiyor. Satış konusunda ise bu ürünleri satmak isteyen kişiler, şirketin web sitesine üye oluyor. Bu kişiler kendi online mağazalarını açıyor ve sattıkları takı başına %30 komisyon alıyor. Şirketin altyapısını, reklam ve pazarlama tekniklerini kullanan bu kişiler sayesinde şirket satış alanında büyük bir rahatlık yaşıyor.

Özellikle mevcut gelirinin yanı sıra ek gelir elde etmek isteyen kişilerin olduğu günümüzde insanlara ekstra gelir kazanma imkanı sağlayan bu model, işsizliğe karşı insanlara tutunacak bir dal sunuyor desek yeridir. Sosyal medyanın yaygınlaşması da daha çok insana daha kısa sürede ulaşma imkanı tanıdığı için insanlar şirketten devraldıkları ürünleri daha kolay satabiliyor ve bu iş sonunda komisyon elde ediyorlar. Tabii direkt satış için altyapı hizmetlerinin, ödeme sistemlerinin de gelişmiş olması bu iş modelinin yaygınlaşmasında önemli bir rol oynuyor.

Özellikle aksesuar, takı, giyim alanlarında daha popüler olan bu modeli birçok startup benimsemiş durumda şu an.

 

7. Freemium Modeli

Free + Premium kelimelerinin birleşmesinden oluşan “freemium” modeli son yıllarda startup’lar tarafından daha sık kullanılır hale geldi.

Bu iş modelinde kullanıcıların büyük bir kısmına hizmet (oyun, uygulama, yazılım) ücretsiz olarak verilir. Bu kişilerin küçük bir kısmının premium üyeliğe geçiş yapması sağlanır. Yani yazılımın temel özellikleri herkese ücretsiz olarak verilir fakat sadece premium üyeliğe geçenler ileri düzey özelliklerden yararlanabilir. Ürünü ücretsiz olarak kullananlar da bir anlamda ürünün tanıtımını yapar.

Ücretsiz bir ürün ya da hizmet sunmak büyümek için çok önemli bir hamledir. Özellikle yazılım ve mobil uygulama alanında bu model sıkça kullanılır.

Mesela Adobe ürünlerini 30 gün boyunca ücretsiz olarak kullanabilirsiniz, ancak 30 gün sonunda kullanmaya devam etmek için pro paketi satın almanız gerekir.

Inshot bir fotoğraf ve video düzenleme uygulaması. Bu uygulamanın ileri düzey özelliklerini kullanabilmek için uygulamayı Appstore ya da Google Play üzerinden satın almanız gerekir.

Ürünün herkes için ücretsiz olması, ücret ödemeden kullananların ürünü yayması ve daha bilinir hale getirmesi gibi bir faydaya da sahiptir. Premium üyeler şirkete para kazandırır, ücretsiz üyeler ise markayı veya ürünü bilinir hale getirir.

Freemium iş modeli pek çok iş modeline entegre edilebilir, çünkü bir markanın büyümesi ve tanınması için için sağlam bir itici güce sahiptir.

Bu modelin en büyük avantajlarından biri ilk başta müşteri edinmek için devasa reklam kampanyaları düzenlememek diyebiliriz. Dileyen herkes gelip uygulamanızı, hizmetinizi görüyor; daha sonra fayda sağlayabileceğini anladığı anda ise ücret ödeyerek diğer özelliklere de sahip oluyor.

Örneğin popüler flört uygulaması Tinder’da her gün 10 eşleşme hakkınız bulunuyor. Sınırsız eşleşme-mesajlaşma hakkına sahip olmak içinse aylık ya da yıllık belli bir ücret ödemeniz yeterli.

LinkedIn’de güzel bir örnektir. Dileyen herkes LinkedIn’e üye olabiliyor, profil açabiliyor. Ancak LinkedIn içindeki bazı özellikleri ancak ödeme yaparak aktifleştirebiliyorsunuz.

 

8. Ters Açık Artırma Modeli

eBay modelinin tam tersi olarak açıklayabiliriz bu modeli.  Normal bir açık artırmada en yüksek fiyatı veren kazanır. Tersine açık artırmada ise satıcı satılacak nesne için tavan bir fiyat belirler ve yavaş yavaş fiyatı indirmeye başlar. Açık artırmaya katılanlardan  biri “ben bu fiyattan alıyorum” dediği an satış gerçekleşir.

Satıcı burada piyasaya, yani satış platformuna erişimden ötürü fayda ağlar. Alıcı da açık artırma sonucu “kelepir” ürün satın aldığını hisseder.

Bütçesini düşünen alıcıların kendini iyi hissettiği bir modeldir bu, zira “daha ucuza” alışveriş yapan, pazarlık payına sahip olan alıcılar bu durumdan karlı çıkar. Şirket ise  satıcıya, satış ortamı temin etmekten ötürü bir kar payı alır.

FedBid, devlet kurumları ile şirketler arasında sözleşme yapılmasına imkan sağlıyor. Stayful adlı şirket butik otellerin stoklarındaki malların çöpe gitmesi yerine satılmasına imkan sağlıyor. Squeezify bu modeli freelance çalışanlar için kullanıyor.

 

9. Sanal Varlık Modeli (Oyun İçi Satın Alma)

Candy Crush ve bağımlılık yapıcı özelliğini hepimiz biliyoruz. Candy Crush, sanal varlık modelini iyi kullanan bir şirket. Oyunlarda can satın almak, para satın almak, oyun karakterinin elbisesini değiştirmek gibi şeyler için oyun içi satın alma modeli bulunuyor. Şirketin büyük kazanç kaynaklarından birini de bu oyun içi satın alma tesis ediyor.

Bu modelin en önemli avantajı devasa bir kar marjı getirmesi. Zira oyun içinde can satın almanın şirkete neredeyse hiçbir maliyeti yok. Sıfır maliyetli bir şeyi 5 dolara sattığınız zaman ise devasa bir kar yaparsınız.

Facebook’ta da arkadaşlarınıza sanal hediyeler gönderme opsiyonu bulunuyor. Bilhassa oyun sektörü için şahane bir iş modeli olduğunu rahatlıkla belirtebiliriz bu modelin.

 

10. Franchise & Zincir Karışımı İş Modeli

1983 yılında Howard Schultz, Milano kentinde gezerken İtalyanların kahve keyfini ne kadar önemsediğini fark etti. Daha sonra bu deneyimi ABD’ye taşımaya karar verdi. Starbucks böyle doğdu.

McDonald’s iş modelinde de franchise vermek temel odak noktasıdır. Starbucks ise hem franchise hem de lisanslı mağazalar işletmektedir. Yani Starbucks şubeleri büyük oranda direkt şirkete  bağlıdır. Bu da franchise ve restoran zinciri karışımı bir modeline sahip olduğunu gösterir. 2017 yılı verilerine göre Starbucks’ın yıllık gelirinin %79’u bizzat şirketin sahip olduğu şubelerden elde edilmiştir.

 

11. Reklam Destekli İş Modeli

Spotify reklam destekli ücretsiz ve ücretli premium olmak üzere iki abonelik sunuyor. 2008 yılında kurulan Spotify 2019 yılında 6.7 milyar euro gelir elde etti. Bu gelirin %90’ı premium üyeliklerden, %10’u ise reklam destekli ücretsiz üyeliklerden geliyor.

Bir ürünü ücretsiz olarak sunabilmenin ciddi maliyetleri vardır. Spotify’dan ücretsiz olarak müzik dinlemek mümkün ancak şarkılar arasında Spotify’a premium üye olma çağrısı yapılıyor. Premium üyeliklerde ise hiçbir reklama denk gelmeden aralıksız ve sınırsız olarak müzik dinlenebiliyor. Yani Spotify kendi reklamını yaparak insanları premium üyeliğe davet ediyor.

Ancak reklam destekli iş modellerinde müzik telif haklarının lisans maliyetleri kısa süre içinde ciddi artış gösterebiliyor. Bu nedenle Spotify premium abone olmayan kullanıcılar için de telif hakkı ödüyor müzisyenlere.

 

12. Satış Ortaklığı İş Modeli

Farz edelim, aylık 100.000 kişinin girdiği bir web siteniz var. Ancak bu sitede kendinize ait bir ürün ya da hizmet satmıyorsunuz. Bu siteden  nasıl para kazanabilirsiniz?

Satış ortaklığı (affiliate marketing) yoluyla kendinize ait olmayan ürün ve hizmetleri tanıtarak para kazanmanın mümkün.

Örneğin teknoloji ile alakalı bir blogunuz var. Telefon, bilgisayar, akıllı cihaz tanıtımı yapıyorsunuz. Yazılarınızda söz konusu ürünlerin Amazon linkini paylaşarak bu ürünlerin satın alınması halinde siz de bu alışverişten belli bir komisyon elde edebilirsiniz. Satış ortaklığı doğru bir şekilde uygulandığı zaman gayet iyi bir gelir kaynağıdır.

 

13. Bundle İş Modeli

Bundle iş modeli dağıtım ve lojistik ağı güçlü firmalarca kullanılmakta. Bu modeli en iyi uygulayan markalardan biri Microsoft. Microsoft Office programının yanında birkaç ürün daha satıldığını görürsünüz. Bunun içinde antivirüs programları vs. vardır. Bir şirket insanlar için büyük önem taşıyan bir ürünün yanına farklı ürünler daha ekleyerek tek bir satıştan daha fazla kazanç elde eder. Tabii bu modeli sektöründe lider konumunda firmaların daha başarıyla uyguladığını söyleyebiliriz.

 

14. Blockchain İş Modeli

10 Ocak 2009’da Satoshi Nakamoto adlı bir kişi, ABD’de yaşayan Hal Finney’e bir e-mail gönderdi ve kripto para Bitcoin’i kurduğunu açıkladı.

Blockchain adı verilen bu sistemde ödemeler, alışverişler ve diğer tüm finansal işlemler kriptografi teknikleriyle gerçekleşiyor. Bu sayede para merkezsizleşiyor ve anonim bir hal alıyor.

O zamandan bugüne Bitcoin ve daha pek çok kripto para türü ortaya çıktı. Devrim niteliğindeki bu gelişme nedeniyle mevcut iş modelleri ve Blockchain protokollerinden pek çok yeni melez iş modeli ortaya çıktı.

Bu iş modellerinin ne kadar geçerli ve uygulanabilir olduğunu zaman gösterecek ancak Steemit adlı blockchain bazlı iş modeli şu an için gelecek vadediyor.

 

15. Doğrudan Satış İş Modeli

Günümüzde yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi teknolojiler söz konusu. Hal böyleyken direkt satış biraz demode kalmış gibi gözükebilir.

Lakin bu doğru değil. Her şeyin otomatikleştiği, internet ortamına taşındığı günümüzde insani temas önemini hala koruyor.

Convertkit gibi markalar doğrudan satış iş modelini bugün de çok etkili bir biçimde kullanmaya devam ediyor.

Direkt satış iş modeli doğru uygulandığında gayet etkilidir. Bu modelin başarıya ulaşmasındaki temel unsurlardan biri hedef müşteri kitlesinin kalifikasyonudur.  Eğer ürününüzü herkes satmaya çalışırsanız spam izlenimi verirsiniz. Bu nedenle hedef müşteri kitlenizi olabildiğince spesifikleştirmeye çalışmalısınız.

 

16. E-ticaret Platformu İş Modeli

Amazon’un yıllık 23 milyar dolar cirosu ve net 7 milyar dolar karı vardır. Öyle ki e-ticaret=Amazon olarak algılanmaktadır pek çok kişi tarafından.

Çin’e baktığımızda ise Alibaba’yı görürüz. Alibaba da tıpkı Amazon gibi pek çok farklı sektörde yatırımı olan bir firmadır ancak iki firmanın da temel gelir kaynağı ticarettir.

Web sitesi kurmak ve e-ticarete atılmak ucuzlaştıkça fiziki mağazacılığın maliyetlerine katlanmak da anlamsızlaşmaya başlamıştır. Bugün birçok şirket ürünlerini sadece Amazon, Alibaba gibi online e-ticaret platformları üzerinden satışa çıkarmaktadır.

Amazon’da satış yaparak kargo, paketleme, müşteri bilgileri toplama gibi işlerden kurtulursunuz. Bunların hepsini Amazon sizin adınıza yapar.

Amazon bu konuda şöyle bir açıklama yapıyor:
“Biz satıcılara web sitemiz üzerinden işlerini büyütme, ürünlerini satma imkanı tanıyoruz. Biz bu satışlardan belli bir komisyon alıyoruz.”

Sadece 2016’da Amazon’un gelirinin %70’ini bu yolla kazandı.

 

17. Eğitim Platformu İş Modeli

Stephen Wolfram tarafından kurulan Wolfram Alpha bir arama motoru temel olarak. Ancak bu arama motoru karmaşık matematik sorularını, karmaşık bilimsel problemleri cevaplayabilecek kadar sıkı bir bilgisayar altyapısına sahip.

Wolfram Alpha bu açıdan eğitim amaçlı bir girişim. Temel müşteri kitlesi öğrenciler ve öğretmenler. Bu kişiler Wolfram Alpha’dan premium üyelik satın alarak sitenin tüm özelliklerinden yararlanabiliyor.

Yani Wolfram Alpha arama motoru olarak herkese açık ve ücretsiz, fakat bu sitenin ileri düzey özelliklerini öğrenmek için abone olunması gerekiyor.

 

18. Entegre Aile Şirketi İş Modeli

Bu model milyar dolarlık bir şirkete sahip olunsa dahi şirketin sahibi olan ailenin tüm kontrolü elinde tuttuğu bir iş modelini işaret ediyor.

Bunun en güzel örneklerinden biri Prada.

2017 yılında Prada, 3 milyar euro ciro yaptı ve müşterilere direkt şirkete bağlı mağazalar aracılığı ile ulaştı.

Kurulduğu günden bugüne (1913) kadar da şirketin yönetimini kurucular Muicca Prada ve Patrizio Bertelli üstlenmiş durumda.

Prada’yı 100 birime ayırırsak, 80 birimlik kontrol Prada ailesine ait. Prada ve Bertelli’nin sözü şirkette emir olarak telakki ediliyor. Şirketin çok uluslu kompleks bir yönetim kademesi olsa bile Muiccia Prada ve Patrizio Bertelli hala şirketin en önemli söz sahipleri.

 

19. Dağıtım Bazlı İş Modeli

Dağıtım bazlı iş modeli,  bir şirketin son  kullanıcıya ulaşmak için bir ya da birden fazla önemli dağıtım ağına sahip olması anlamına gelir.

Tüm şirketlerin dağıtım bazlı iş modeline sahip olduğu söylenebilir, zira müşterisine ürün ve hizmetlerini dağıtamayan, ulaştıramayan bir şirketin ayakta kalması imkansızdır.

Ancak tüketici piyasasında faaliyet gösteren firmaların dağıtım kanallarında çok daha başarılı olması gerekir. Şöyle izah edelim:

Dağıtım kanalı sürdürülebilir olmak durumundadır: Eğer dağıtım kanalınızı ayakta tutmak için dağıtım kanalından elde ettiğiniz kazançtan daha fazlasını harcıyorsanız ayakta kalamazsınız. Kısa vadede dağıtım kanalları inşa etmek için para harcamanız normaldir, ancak orta ve uzun vadede bu sürecin sürdürülebilir olması şarttır.

Dağıtım kanalı çeşitlendirilmelidir: Sadece tek bir dağıtım kanalına güvenmek oldukça risklidir. Bu nedenle ana bir dağıtım kanalının yanında alternatif dağıtım kanalları da olmalıdır.

Dağıtım kanalı büyümeye açık olmalıdır: Dağıtım stratejisi  şirketle aynı büyüme hızına sahip olmalıdır.  Yani şirketin yıllık kazancı 1 milyon dolardan  10 milyon dolara çıktığında aynı dağıtım stratejisi iş yapmaya devam etmelidir.

Google dağıtımın başarılı bir şekilde sürmesi için milyarlarca  dolar harcıyor  mesela. Örneğin Google kazandığı paranın önemli bir kısmını dağıtıma ve farklı kaynaklardan trafik almaya harcıyor.

Devasa ciro yapan şirketlere   baktığınız zaman bu şirketlerin dağıtım stratejisini merak etmelisiniz yani. En azından bir girişimci böyle yapar ve büyük şirketlerin büyük paralar harcayarak dağıtım kanallarına yatırım yaptığını görür.

 

20. Besleme İş Modeli

HyreCar bir araç kiralama şirketi. İnsanlar boş duran arabalarını ihtiyacı olan kişilere bu platform üzerinden kiralıyor ve ek gelir elde ediyor.

HyreCar ise araç sigortası ve haftalık kiralama bedelinin %10’unu alarak para kazanıyor. Kiralayandan %10, kiraya verenden %15 komisyon alıyor daha doğrusu.

Bu tür platformlar ortaya çıktıkça kendi ekosistemlerini de oluşturuyorlar ve yepyeni piyasalar yaratıyorlar. Örneğin HyreCar üzerinden kiralanan araçlar Uber şoförleri tarafından kullanılıyor. Yani Uber sürücüleri araçlarını HyreCar üzerinden kiralama imkanına da sahip.

Ek gelir elde etmek isteyen insanlar HyreCar üzerinden kiraladıkları araçları Uber veya Lyft gibi platformlarda sürücülük yapmak için kullanıyor. İş modelinin adından da anlaşılacağı üzere HyreCar, Uber’i besliyor.

Böylece sokaklarda taksi işlevi görebilecek daha çok sayıda araç oluyor, taksiye ihtiyacı olan insanlara daha çabuk ulaşılıyor ve bu da sonuç olarak talebi artırıyor.

 

21. Gatekeeper (Geçit Bekçisi) İş Modeli

Bu iş modelinde sektördeki güçlü firma, piyasa ve milyonlarca müşteri arasında aracılık eder. Geçmiş dönemlerde pek çok aracı, marketi bölerek dağıtım gücünü eline geçirmiştir.

Günümüzde ise pazar daha birleşik ve büyük haldedir. Buna karşın tek bir aracı tüm dağıtım kanallarını elinde toplayarak milyonlarca kişinin belli bir ürüne erişimini kontrol etmektedir.

Bu nedenle bu iş modeli binlerce firmanın milyonlarca müşteriye ulaşabilmesini sağlayarak kilit bir role sahiptir.

Sinema sektöründe dağıtım şirketleri bu iş modeline sahiptir mesela. Sinemada  film izlerken logosunu gördüğümüz Fida Film böyle bir iş modeliyle çalışır.

Bir de tersine gatekeeper iş modeli vardır.

Gatekeeper iş modelinde tüm sektörü kendine bağlayan bir aracının varlığından bahsediyoruz. Tüm sektörün dağıtım ağını elinde tutan bir veya birkaç şirket söz konusu.

Tersine gatekeeper iş modelinde ise küçük ve orta ölçekli firmaların sağlam bir  marka imajı oluşturarak sektörün ana şirketine katkı sağlamalarından bahsedebiliriz.

Örneğin  Booking, Tripadvisor gibi seyahat arama motorları Google’dan daha iyi iş çıkarmıştır. Google’ın yetişemediği alanlarda bu siteler yardıma koşmuştur.

Başka bir örnek: Amazon’da bir satıcı hesabı açtınız diyelim. Bu hesabı bir blogla ve bir Youtube kanalıyla besleyebilirsiniz. Dağıtım modelinizi sektörün söz sahibi firmaların modeline benzeterek potansiyel müşterilere ulaşma imkanına sahip olursunuz böylece.

 

22. Yoğun Franchise İş Modeli

Franchise dendiğinde akla gelen ilk marka çoğu zaman McDonalds’tır. McDonalds’ın tüm restoranlarının %92’si franchise’dır. Şirket bu oranı %95’e çıkarmayı amaçlıyor.

Franchise iş modeli bir şirketin büyümesi ve yaygınlaşması için oldukça etkilidir. Şirket kendi lisansını, iş yapma usullerini ve personel eğitimini franchise almak isteyen kişilere satar. Bazı durumlarda ana şirket, bayilik verdiği işletmelerden kar payı da alabilmektedir.

 

23. Anlık Haber İş Modeli

Twitter…

Twitter 140 (son düzenlemeyle 280) karakter yazma hakkı vererek insanların diledikleri her konu hakkında düşüncelerini ifade edebilecekleri bir platform sundu.

Twitter’ın en önemli özelliği ise anındalığı. Yani geleneksel medyaya nazaran bir olay daha saniyesinde Twitter’da kendine yer bulabiliyor.

Bu da Twitter’ın her daim güncel olmasını sağlıyor, sitedeki haber akışı devamlı yenilendiği için insanlar Twitter’a gün içinde defalarca giriyor. Bu trafik ise reklamverenlere sunuluyor ve Twitter reklam üzerinden para kazanıyor. Google veya Facebook için de aynı şey geçerli.

 

24. Dikey Entegre İş Modeli

1961’de Leonardo del Vecchio tarafından kurulan ve gözlük bileşenleri üreten Luxottica, bugün yıllık cirosu 10 milyar doları aşan bir dev. Aklınıza gelen neredeyse tüm gözlük markaları Luxottica  bünyesinde toplanmış durumda.

Armani, Bulgar, Prada ve daha pek çok gözlük firmasının  lisansı Luxottica’nın elinde. Bu haliyle Luxottica dünyanın  en büyük dikey  entegre şirketi konumunda.

Küçük bir atölyeyle başlayan macera Del Vecchio’nun tüm arz zincirini yavaş yavaş satın almasıyla tüm dünyaya açıldı.

Bu iş modeli temel olarak üretim, dağıtım ve perakende olmak üzere arz zincirinin tümüne  sahip olmak anlamına geliyor. Luxottica mesela söz konusu markaların üretim, dağıtım ve satış sürecine direkt müdahil olabiliyor ve ürünleri müşterilere bizzat kendisi sunuyor. Bu da  şirketin daha sağlam kar marjıyla iş yapmasına olanak sağlıyor.

 

 

25. Kullanıcı Katkılı İçerik İş Modeli

Reddit, Quora, Donanım Haber, Ekşi Sözlük…

Bu sitelerde yer alan içeriklerin neredeyse tamamı kullanıcılar tarafından oluşturuluyor.

Bu sitelerde yazan kişiler tamamen gönüllülük esasıyla içerik üretiyor ve bundan para kazanmıyor.  Kendine ait kemik bir kitlesi ve aylık milyonlarca ziyaretçisi olan bu sitelerde akla  gelebilecek her konuda içerik üretildiği için insanlar bu sitelere bilgi almak, eğlenmek, güncel veya spesifik konular hakkında bilgi almak için giriyor. Tabii bu kişilere gösterilen  reklamlar üzerinde de site sahipleri gelir elde ediyor.

Bir dönem oldukça popüler olan forum siteleri ve sözlükler bu iş modeliyle faaliyet gösterir.

Kizlarsoruyor.com, instela.com, incisozluk.com  gibi siteleri örnek verebiliriz.

 

26. Üç Taraflı İş Modeli

Uber Eats iş modeli diyebiliriz buna.

Uber Eats sürücüyü, restoran sahibini  ve yemek sipariş eden kişiyi birbirine bağlıyor. Restoran sahibi Uber Eats’e yemek dağıtımı için komisyon ödüyor. Yemek sipariş eden kişi yemeğin kendine Uber yoluyla ulaşması için ufak bir ücret ediyor ve sürücü de yemeği zamanında ulaştırarak para kazanıyor.

Bu 3 işlem birbirinden bağımsız olarak gerçekleşmesine  rağmen Uber Eats süreci kusursuz bir şekilde yönetiyor ve tüm tarafların sorunsuzca istediğini elde etmesini sağlıyor, komisyonunu alıyor.

 

27. Abonelik Bazlı İş Modeli

Gayet bildiğimiz bir iş modeli aslında bu. Bir şirket insanlara belli bir ücret karşılığında hizmet sunar. İnsanlar bu hizmetten  düzenli olarak yararlanabilmek için bu siteye abone olur ve aylık belli bir ücret öder.

Netflix bunun en bariz örneğidir yani.

Her hafta yenilenen dizi ve filmleriyle Netflix müşterilerine daima yeni içerikler sunar. İnsanlar da Netflix’in sağladığı bu kolaylık nedeniyle “Ne izlesem?” sorunundan kurtulur ve envai çeşit dizi ve filmden dilediğini seçerek izler. Bunun için de Netflix’e aylık belli bir ücret öder.

Bu modelde müşterilere daima yeni bir şeyler sunmak şarttır. Bu da tabii belli (yüksek) bir maliyet anlamına gelir. İnsanların bir ay sonra abonelikten çıkmasını önlemek için sağlam bir müşteri hizmetleri ve teknik altyapı da  şarttır.

 

28. Kendini Döndüren İş Modeli

Dropbox 2017 yılında kazancının %90’ını, kullanıcılarını ödeme yapan müşteriler haline getirerek elde  etti. Uygulama içi bildirimler, belirli bir süre için geçerli premium üyelik denemeleri, e-mail kampanyaları ve döngüsel pazarlama sayesinde 1.1 milyar kazanç elde eden Dropbox kullanıcı başına 111 dolar gelir elde etti.

Kendini döndüren  iş modeli temel olarak freemium iş modelini baz alır. Bir uygulamayı ücretsiz olarak kullanan kişileri kısa süre içinde ücretli abone yapmayı  hedefleyen bu iş modelinde üç temel taktik vardır.

  • Kulaktan kulağa pazarlama
  • Ürün içi arkadaş tavsiyesi (referral)
  • İçerik paylaşımı

Ücretsiz Dropbox hesabı açan kişiler, Dropbox kullanıcısı olmayan kişilere bir Dropbox üzerinden bir dosya gönderdiğinde üye olmayan kişiler de Dropbox hesabı açar ve böylece otomatik bir arkadaş daveti mekanizması ortaya çıkar. Uygulama içindeki bildirimler ve davetler sayesinde de ücretsiz kullanıcılar premium hesaba geçmeye davet edilir.

 

29. Jilet – Tıraş Bıçağı İş Modeli

Jiletin neden tıraş bıçağından daha pahalı olduğunu merak ettiniz mi?

Tıraş bıçağı ve jilet iş modeli bu durumu açıklamak için ideal.  Bir şirket müşterilerinin bir ürüne aşık olmasını sağladığı zaman bu ürünle alakalı başka bir ürünü yüksek bir fiyattan satabilir.

Apple mesela… iTunes, Apple Music, AppStore üzerinden insanlara uygun fiyatlı film, müzik, dizi sunuyor. Buna karşın iPhone, Macbook gibi ürünlerini de yüksek fiyattan satıyor.

İnsanlar Apple ekosistemine alıştıkça Apple ürünleri almaya daha çok eğilim gösteriyorlar.

Bu yöntem havayolları şirketleri arasında da uygulanır. En ucuz fiyat stratejisini güden havayolları, bilet dışında her şeye  ekstra para kesebilmektedir. Koltuk  seçimi, Wi-fi, yiyecek-içecek, kabin bagajı gibi şeyler ücretli olabilmektedir.

 

30. Mahremiyet Odaklı İş Modeli

İnsanlar daima özel hayatın gizliliğine önem vermiştir. Ancak dijital çağda mahremiyet daha da önem kazanmış ve anlam değiştirmiştir.

İnternetin yaygınlaşması ve insanların verilerini reklamcılara satarak para kazanan platformların artmasıyla birlikte pek çok insan için gizlilik daha da önem kazanmış durumda.

Google, Facebook, Amazon, Twitter, Tiktok… Bu mecraların hepsi kullanıcı verilerini reklamverenlere satmaktadır.  İnsanlar bu gerçeği keşfettikçe farklı bir alternatif arayışına girmiştir.

Mesela arama motoru bağlamında Google’dan farklı olarak tam mahremiyet vaadi sunan DuckDuckGo adında bir arama motoru var. Bu site kullanıcıların arama geçmişlerini ve verilerini tutmuyor. Dolayısıyla insanların verilerini satmıyor. DuckDuckGo’nun gelir modeli yerel anahtar kelimeleri satmak üzerine kurulu. Yani bir sitenin arama sonuçlarında daha üst sırada yer almasını sağlayarak para kazanıyor. DuckDuckGo’nun büyümesinde ve başarısında mahremiyet vurgusu önemli bir rol oynuyor.

 

31. Bağış Odaklı İş Modeli

TOMS ayakkabıları duymuşsunuz ya da en azından görmüşsünüzdür.

TOMS marka bir çift ayakkabı aldığınız zaman şirket sizin adınıza bir çift ayakkabıyı da dünya genelinde maddi durumu olmayan bir çocuğa hediye ediyor. Yani siz bir ayakkabı aldığınız zaman şirket sizin adınıza bir çocuğu sevindiriyor.

Şirket bağış yapmak için satış yapıyor da denebilir. TOMS, bu yöntemin sürdürülebilir ve kazançlı olabileceğini ispat etmiş durumda.

Üstelik insanlar şirketin böyle bir misyonu olduğunu duyunca sadece ayakkabı almakla kalmıyor, aynı zamanda bir çocuğu mutlu ettiğini de düşünüyor.

Bir ayakkabı alışverişi, müşterinin ve hiç tanımadığı bir çocuğun ortak bir hikayesi oluveriyor.

Gayet ilham verici bir iş modeli bize kalırsa…

 

32. Talebe Bağlı Abonelik İş Modeli

Bugün Netflix ya da BluTV’den istediğimiz filmi istediğimiz zaman açıp izleyebiliyoruz. Ancak internet öncesi dönemde televizyonda ne varsa onu izliyorduk. Netflix’in ilk yıllarında bir DVD kiralama şirketi olduğunu da hatırlatalım.

Teknoloji geliştikçe film-dizi izleme pratiklerimiz de değişti. Artık talebe bağlı (on demand) abonelik iş modeli yaygınlaştı.

Netflix’e aylık belli bir ücret ödeyerek abone oluyor ve bize sunulan içerikleri izleyebiliyoruz.

 

33. Çok Modlu İş Modeli (Lyft veya Uber İş Modeli)

Lyft bir yerden  bir yere gitmek isteyen insanları, bu işi yapmaya  hazır sürücülerle buluşturan Uber benzeri bir platform. Lyft’in temel para kazanma  yöntemi görev tamamlayan sürücülerden komisyon almak biçiminde. Ancak Lyft artık sadece talebe bağlı  taksi hizmeti vermenin  yanı sıra bisiklet  ve elektrikli scooter paylaşımı hizmeti de sunuyor.

Lyft, araç sahibi olmanın maliyetlerine odaklanarak 3 temel probleme çözüm sunmaya çalışıyor.

Az kullanım: Çoğu zaman evin önünde boş yatan ve az kullanılan araçlar.

Verimsizlik: Herkesin otomobil sahibi olması şehirleri devasa otoparklar haline getirdiği için yaşamı zorlaştırmakta.

Eşitsizlik: Herkesin otomobil almaya yetecek maddi durumunun olması hala canlı bir problem.

Bu hususlardan hareket eden  Lyft çok farklı opsiyonlar  sunuyor. Şehir merkezine konuşlandırılmış bisikletleri ve elektrikli scooter’ları kullanabiliyor insanlar. Ya da Lyft bünyesinde çalışan  kişilerden taksi hizmeti alınabiliyor. Böylece herkesin  otomobil sahibi olması gerekliliği ortadan kalkıyor. Bildiğimiz sarı taksilerin tekeli kırılıyor.

 

34. Kullanıcı Katkılı Yapay Zeka Destekli İçerik İş Modeli

Tiktok bugün dünyanın en büyük sosyal medya platformlarından biri. Kısa video içeriklerin yer  aldığı Tiktok, kullanıcıların yaratıcılığından ve etkileşiminden besleniyor. Temel gelir kaynağı reklam olan Tiktok, dikkat çekici iş modelinden de istifade ediyor.

Pek çok kişi Tiktok’u  yeni bir sosyal medya platformu olarak görüyor. Ancak Tiktok bundan daha fazlasını vadediyor. Tiktok’un sürekli yenilenen ve kısa videolardan oluşan ana sayfasında kullanıcılar tarafından yaratılan envai çeşit video yer alıyor.

Tiktok’u özel kılan  şey ise yapay zekadan çok iyi faydalanıyor olması. Kullanıcılar Tiktok’a girdiklerinde yapay zeka tarafından seçilen içeriklerle karşılaşıyor. Yani kullanıcının etkileşim geçmişine bağlı olarak içerikler sunuluyor ve kullanıcının Tiktok’ta daha çok zaman geçirmesi sağlanıyor.

Kullanıcılar tarafından üretilen içeriklerin yapay  zeka desteği ile sunulması gibi bir mantığa  dayalı bu iş modeli gelecekte daha yaygın olarak karşımıza çıkacak.

 

35. Kişiden Kişiye İş Modeli (Peer-to-peer)

Kişinde kişiye iş modeli, insanlar arasında bir paylaşımı temel alır ve bu modeli uygulayan şirket aracılık yaparak komisyon kazanır. Oda kiralayan kişilerden %3 ila %15, evini kiralayanlardan da ortalama %3 komisyon alır.

Peer-to-peer iş modelinin en  iyi örneklerinden birini Airbnb uygular. Airbnb insanların evlerini kiralama ve misafirlerin kalacak  yer bulma ihtiyaçlarına cevap verir.

Airbnb tek bir oda  sahibi olmadan şu anda dünyanın en büyük konaklama  hizmeti sunan  şirketi konumundadır. Airbnb taraflara verdiği güven, teknik altyapı, müşteri hizmetleri ve pazarlama unsurlarıyla ev kiralama ve konaklama ihtiyaçlarına  sorunsuz bir şekilde cevap verir.

Keza Uber, Lyft gibi platformlar da  bu iş modelini uygular.

 

36. Çok Ürünlü İş Modeli

Bu model aynı anda birbirine çok benzeyen ancak birbiriyle rekabet halinde olan iki ürünü pazarlamaya dayalıdır. İki ya da daha çok ürün tek bir markanın çatısı altındadır. Bu yöntem hem işi ölçeklendirmek ve farklı segmentlere hitap etmek  için idealdir.

Nestle ya da Procter & Gamble bu iş modeline sahip devasa markalardır.

 

37. Çoklu İş Modeli

Bundan farklı olarak bir de “çoklu iş modeli” vardır. En bariz örneği ise yine Amazon’dur. Gördüğünüz üzere Amazon’un onlarca farklı iş modeli vardır. Amazon’un temel bileşenlerine baktığımızda şöyle bir manzara görürüz.

  • E-ticaret platformu
  • Bizzat satıcı olarak Amazon
  • Şirketler satış imkanı tanıyan Amazon
  • Amazon Prime
  • Amazon Reklam
  • Amazon Web Hizmetleri (AWC)

Amazon temel olarak bir e-ticaret platformudur. Ancak bu platformun yan kolları söz konusudur. Amazon.com’u ayakta tutmak için kurulan Amazon Prime ve Amazon Web Hizmetleri zaman içinde bağımsızlaşmıştır ve Amazon dışında da faaliyet  göstermektedir.

Yani Amazon’un sürekli büyüme mantığıyla hareket etmesi şirketin  dallanıp budaklanmasına, e-ticaret  dışındaki alanlarda  da büyümesine olanak sağlamıştır.

 

38. Çok Markalı İş Modeli

1990’ların sonunda lüks moda sektöründe bir bilek güreşi yaşandı. Bir zamanlar kereste firması olan  Kering ile bir zamanlar  inşaat firması olan LVMH, Gucci’yi satın almak için birbiriyle yarışa girdi.

Fransa’nın en  zengin iki kişi tarafından gerçekleştirilen bu savaş, dünyanın  en büyük lüks moda firması  olmak içindi… LVMH Group’un  satın aldığı Gucci, en sonunda Kering Group’a geçti.

LVMH bu dönemde yine Gucci benzeri lüks bir firma olan Fendi’yi satın aldı.

Kering Group 2017 verilerine göre 15 milyar euro ciro yaparken, LVMH 42 milyar euro  ciro yaptı.

Bu iki grup da bugün çoklu marka iş modelini uyguluyor. Merkezi bir yönetimle ölçek ekonomisi oluşturuluyor ve grup bünyesindeki firmalar bağımsız bir şekilde yönetiliyor.

Çok markalı iş modeli yaklaşımı markaların tek bir merkeze bağlı olmasını sağlıyor. Bu da üretim, pazarlama, arz zinciri gibi konularda markaların dayanışmasını sağlıyor. Aynı zamanda markaların otonom olması her birinin kendine özgü yaratıcılığını ve özgünlüğünü koruyor.

Esasında bugün Türkiye’deki pek çok holding bu mantıkla faaliyet gösteriyor. Tabii böylesine büyük imparatorluklar kurmak için sağlam bir kaynak yönetimi gerekiyor. Genelde böyle büyük grupların kuruluş döneminde faaliyet gösterdiği tekil bir sektör olur ve bu sektörde elde edilen servet farklı alanlara yayılarak değerlendirilir. İşte gördüğünüz üzere bugün Gucci’nin patronları bir dönem kereste işiyle uğraşıyordu.

 

39. Piyasa Yaratıcı İş Modeli

Uber, piyasaya ekstra sürücü arz eder. Böylece taksilere nazaran insanlar daha kısa sürer  araç bekler. Taksilerden daha ucuza bir yerden bir yere gider. Uber’e olan  ilgi artınca Uber bünyesinde çalışmak isteyen sürücülerinde sayısı artar. Aynı zamanda  Uber’e çıkan sürücüler, daha uzun saat çalışmak ve daha çok kazanmak ister. Daha çok sürücü, daha çok  müşteri, daha çok şehir  derken Uber dünya genelinde benzerine az rastlanır bir büyüme yaşamaktadır.

Uber gibi platformlar onlarca  aracıyı ortadan kaldırarak likidite yaratır. Böylece ortadaki para ve piyasa büyüdükçe büyür. Devasa bir pasta çıkar ortaya ve bu pastadan pay almak isteyen kişi sayısı artar. Uber iş modeli  sayesinde piyasayı ve fiyatları belirleyen, pazar yaratan bir marka olmuştur.

Ayrıca Uber’in dinamik fiyatlandırma modelini de uyguladığını belirtelim. Dinamik fiyatlandırma müşteri segmenti, talebin yüksek olduğu zaman dilimleri gibi unsurlara bağlı olarak taban fiyatın değişkenlik göstermesi anlamına gelir. Uber bu ilke sayesinde gelirini daha da artırabilmektedir.

 

40. Danışmanlık İş Modeli

Danışmanlık iş modeli, çeşitli sektörlerdeki şirketlere danışmanlık hizmeti vererek uygulanır. Alanında yetenekli insanlar işe alınır ve bu kişiler müşterilerin projelerinde  çalıştırılır. Müşteri olan firmalar da danışmanlık şirketine saatlik ya da günlük olmak üzere bir ücret öder.

Accenture danışmanlık hizmeti vererek dünya genelinde faaliyet gösteren ve milyarlarca dolar değerinde olan bir firma.

 

41. Sosyal Girişim İş Modeli

Çevreye duyarlı, insani değerleri ön planda tutan sosyal girişimlerin başında Brunello Cucinelli gelir.

Yıllık cirosu yaklaşık 1 milyar dolar olan İtalyan lüks giyim markası Brunello Cucinelli üç temel üzerine kurulu bir marka:

  • İtalyan işçiliği ve kalitesi
  • Sürdürülebilir büyüme
  • Premium marka kimliği

Çevreye duyarlı insani girişim iş modeli, bir şirketin kazancını hayvanlara, insanlara ve doğaya zarar vermeden elde etmesi mantığına  dayanır. Bu modele sahip şirketler ticari faaliyetlerinin yanı sıra okulları, ibadet yerlerini, kültürel mirası korumak ve geliştirmek için çeşitli girişimler de yapar.

 

42. Kurumsal Freemium (Freeterprise) İş Modeli

Freeterprise iş modeli freemium iş modeline oldukça benzemektedir. Bu modelde bir platforma ücretsiz üye olan profesyonel kişiler (kurumlar) ücretsiz olarak sunulan ürün aracılığı ile premium hesaba geçmeye teşvik edilir.  Ortaya bir  fırsat çıktığında bu hesabı o ana dek ücretsiz kullanan kurumsal müşterilerle iletişime geçilir ve bu kurumun premium hesaba geçmesi sağlanır.

Yani freemium iş modeli sizin, bizim gibi günlük kullanıcıları hedeflerken “freeterprise iş modeli” kurumsal şirketleri hedef alır.

Örneğin korona salgını nedeniyle bir hayli popülerleşen görüntülü konferans yazılımı Zoom böyle bir iş modeline sahiptir. Zoom, ücretsiz olarak sunduğu video konferans hizmetinin viral olarak yayılmasını ve yaygınlaşmasını beklemekte  ve daha sonra Zoom’u düzenli  olarak kullanan şirketlerle irtibata geçerek onlara özel fırsatlar sunmaktadır.

Bu iş modelinde  şirketlerin ücretsiz kurumsal hesap kullanması beklenir ve daha sonra bu şirketle sıkı ilişki kuran satış personeli aracılığıyla söz konusu şirkete Zoom premium hesaba geçmenin avantajları aktarılır.

Böyle bir iş modeli, çok sağlam bir satış ve pazarlama kadrosuna sahip olmayı şart koşar. Zaten 2019 verilerine göre Zoom’un yıllık cirosunun %54’ü, satış personellerinin maaşına gitmektedir.

 

43. Açık Kaynak İş Modeli

Müşteri kazanmak açısından meseleye bakarsak açık kaynak iş modeli, freemium iş modelinden çok da farklı değildir. Temel ürün-hizmet ücretsiz olarak sunulur; kurumsal ve ileri özelliklere sahip ürün-hizmet abonelik yoluyla, yani parayla satılır.

Burada temel bir fark söz konusu tabii. Freemium iş modelinde ürün bizzat şirket tarafından geliştirilir. Açık kaynak iş modelinde ise ürün, çok sayıda bağımsız yazılımcı tarafından ortaklaşa geliştirilir.

Bu yazılımcılar şirketin personeli değildir. Tamamen bağımsız olarak çalışan kişilerdir. Açık kaynak iş modeline sahip firmalar, sundukları yazılımların çok sayıda farklı yazılımcı tarafından  ortaklaşa geliştirilmesi nedeniyle premium satışlardan elde edilen geliri bu yazılımcılar arasında paylaştırır.

Fastly böyle bir iş modeline  sahip. Bulut bilişim,  veri güvenliği, e-ticaret, video yayıncılığı gibi konularda yazılım hizmeti veren  Fastly’de bağımsız yazılımcılar çalışır. Diğer bir  deyişle söz konusu hizmetler dünyanın farklı yerlerinde yaşayan yazılımcılar tarafından ortaklaşa geliştirilir. Fastly bu hizmetlerin satışı ve pazarlaması konusunda odaklanır. Teknik altyapı hizmetleri de kurumsal müşteriler tarafından aylık belli bir ücret karşılığında kullanılır.

 

 

44. Platformsuz İş Modeli

Grammarly yazı yazarken imla hatalarını düzeltme hizmeti veren bir site. Grammarly freemium iş modelini benimsiyor. Yani ücretsiz de  kullanılabilen bu hizmetin ileri düzey özelliklerinden yararlanmak için premium üyelik satın almak gerekiyor.

Grammarly’nin en temel özelliklerinden biri platformsuz olması. Yani eklenti formatında olan  Grammarly’i Gmail’de, Facebook’ta, Instagram’da, Word’de, Excel’de, Twitter’da aynı anda kullanabiliyorsunuz.

Grammarly kullanıcılarını tek  bir platforma bağlı kalmaktan kurtarıyor ve sunduğu hizmetin her türlü web ortamında kullanılabilmesini sağlıyor.

 

45. Çok Yönlü İş Modeli

Profesyonel (mesleki) sosyal ağ dendiğinde akla LinkedIn gelir. 500 milyondan fazla üyeye sahip LinkedIn, birçok farklı kesime değer yaratıyor.

Şirketler arası ilişkileri pekiştiren LinkedIn, insanların  iş bulmasına  da yardım ediyor, firmaların birbirine satış yapmasını da sağlıyor, şirketlerin kendilerine en uygun adayları tespit etmesini de sağlıyor.

Kısaca LinkedIn  görünmez bir aracı vazifesiyle satıcı ve alıcılar arasındaki etkileşimi kusursuz bir biçimde gerçekleştiriyor.

Şirket, insan kaynakları departmanlarına yönelik premium üyelik satışı ile iş arayan kişilere  yönelik premium üyelik satışını aynı anda uyguluyor.

 

46. Apple İş Modeli

Apple hem yazılım hem donanım üreten bir marka.

iOS yazılım iken iPhone donanım sizin de bildiğiniz gibi.

Apple Music yazılım iken iPad donanım.

Yani  Apple kendi ekosistemini en başarılı şekilde hayata geçirmiş firmalardan biri, belki de birincisi. Hal böyle olunca bir iPhone’u senelerce problemsiz bir biçimde kullanabiliyorsunuz. Buna karşın çoğu Android telefon veya Windows tabanlı laptop 2 sene içinde şişiyor ve sorun çıkarıyor.

Yazılım ve donanımın tek elden çıkması Apple ürünlerinin başarılı olmasındaki çok önemli faktörlerden biri.

Böylece müşteriler son derece iyi bir kullanım deneyimi elde ediyor ve markaya olan sadakatleri artıyor. Apple kullanan biri yeni bir cihaz alacağı zaman kolay kolay Apple’dan başka bir markaya geçiş yapmıyor.

Apple bu şekilde şahane yazılım ve donanım ürettikçe insanlara ideal düzeyde bir deneyim  sunuyor ve kendi kitlesini başarılı bir şekilde konsolide ediyor.

 

47. Dropshipping İş Modeli

Dropshipping yani stoksuz satış, işletmelere herhangi bir stok kaydı tutmadan mağaza işletme olanağı tanıyan ve son yıllarda epey popülerleşen bir iş modelidir. Bu sistemde satış yaptığınız an tedarikçi firmanız satışa konu olan ürünü depolarından çıkarır ve doğrudan müşterinizin adresine gönderir.

Dropshipping işinde önemli olan iyi bir niş yakalamak, bu nişle alakalı bir e-ticaret sitesi açmak ve satış yapmaktır. Müşteriler sizin sitenizden alışveriş yaptığı an, siz de aynı ürünü tedarikçinizden sipariş edersiniz ve ürünün kargo adresi olarak müşterinin adresini verirsiniz. Yani bir tür aracılık yaparsınız ve kar payı alırsınız. Tedarikçide 10 dolar olan ürünü, kendi e-ticaret sitenizde 15 dolara satabilirsiniz. Stok, nakliye, üretim gibi masraf kalemleri ortadan kalkar.

 

48. Yüksek Temas İş Modeli

İnternetin gelişmesiyle pek çok iş, sanal ortamda yapılabilmektedir.  Temasla, bir araya gelmekle, insani ilişkiler kurmakla sürdürülen pek çok iş vardır. Yani otomobil galerisi açan bir kişi, otomobillerini internet üzerinden satamaz. İlla müşterinin gelip galeriyi ziyaret etmesi, bir çay içmesi, arabayı incelemesi gerekir.

 

49. Açık Artırma İş Modeli

Bir ürünü ya da hizmeti açık artırma yoluyla satma mantığına dayanan bu iş modeli bilhassa emlak, tarihi eser gibi şeylerin satışında söz konusudur. Dijital ortamda ise bugün açık artırma iş modeline sahip en önemli platform eBay’dir.

 

50. Kullandığın Kadar Öde İş Modeli

Günlük hayatta elektrik, su, doğalgaz şirketleri bu modelle çalışır. Elektrik hizmeti almak için elektrik firmasına aylık sabit bir ücret ödemeyiz. Ne kadar kullandıysak o kadar öderiz.

Ürün ve hizmetleri bütün olarak  satmak yerine parça parça olarak satmak da yine “kullandığın kadar öde” iş modeline dahildir. En basitinden bir pizzayı bütün olarak da satmak mümkündür, dilim olarak satmak da. Tatil yörelerinde ve bazı market-manavlarda dilim karpuz satılır. Tek başına yaşayan bir kişinin kocaman bir karpuz alması makul olmadığı için bu kişinin yaşam tarzına uygun olarak dilim karpuz satışı da vardır.

 

51. Çok Platformlu Komisyon İş Modeli

Grubhub, restoran siparişi ve teslimat konusunda hizmet veren online bir platform. Şirket 2018 yılında 1700’den fazla ABD ve İngiltere şehrinde 95.000 şirketin paket servis hizmetini üstlendi. Grubhub bünyesinde Seamless, LevelUp, Eat24, AllMenus, MenuPages gibi markalar bulunuyor. Şirketin para kazanma yöntemi temel olarak restoranlardan ön sipariş komisyonu almak üzerine kurulu. İnsanlar bu restoranlardan sipariş verdiğinde komisyon Grubhub’ın hesabı geçiyor.

Bir restoran paket dağıtım hizmeti için Grubhub’a daha yüksek bir komisyon teklif ettiğinde bu restoran Grubhub platformunda daha çok görünür hale geliyor. Bu sayede restoranların paket dağıtım hizmeti Grubhub tarafından karşılanıyor.

 

52. Blitzscaling İş Modeli

2020’nin ilk çeyreğinde Amazon’un satışları %26 arttı. Ancak şirketin operasyon geliri %9.7 azaldı çünkü satış maliyetleri %30 oranında artış gösterdi. Bunda koronavirüs salgınının etkileri büyük rol oynadı.

Amazon’un istikrarlı ve kapsamlı büyüme stratejileri, şirketin pek çok sektörü domine etmek ve daima büyümek üzerine kurulu bir iş modeline sahip olduğunu göstermekte. Bunda şirketin geniş ağı, marka gücü ve ölçeklenebilir finansal modeli etkili unsurlar.

Amazon yıllardır düşük kar marjlarıyla faaliyet göstermesine karşın sahip olduğu devasa nakit akışını yine kendi büyümesi için kullanıyor. Bu model pek çok şirket için riskli olsa bile Amazon için gayet başarılı bir şekilde işliyor ve şirket inanılmaz bir hızla büyüme kaydediyor.

 

53. Asimetrik İş Modeli

Asimetrik iş modelinde şirket kullanıcı üzerinden direkt para kazanmaz. Kullanıcılardan toplanan veridir esas gelir kaynağı. Örneğin Google, kullanıcılardan topladığı bilgileri reklam verenlere satarak para kazanır.

Facebook ve Google asimetrik iş modelinin en bilinen iki örneğidir. Facebook da ücretsizdir, Google da mesela. Ancak ikisinin de dünya genelinde milyarlarca kullanıcısı vardır.

Google tıkladığınız tüm bilgiler Google tarafından işlenir. Böylece yaptığınız aramalara göre Google’da anahtar kelime biriktirme imkanını de facto verirsiniz. Bu nedenle dün Google’da spor ayakkabı aradığınız için bugün alakasız bir web sitesinde karşınıza Nike veya Adidas reklamları çıkar.

Facebook’ta da aynı mantık vardır. Facebook ana sayfasında karşınıza çıkan reklamlar sizin Facebook gezinti geçmişiniz baz alınarak gösterilir. Facebook ve Google, asimetrik iş modelini o kadar başarılı uygulamaktadır ki kullanıcıların pek çok kendi verilerinin reklam verenlere satıldığını farkında dahi değildir.

 

54. ALDI Modeli

Rekabet avantajı kazanmak için fiyatları indirmek yeni bir yöntem değil. Ancak fiyatları kırmak sürdürülebilir bir iş modeli değildir. Süpermarket zinciri ALDI buna bir istisna teşkil ediyor. ALDI, fiyatları olabildiğince düşürüp sattığı ürünlerin kalitesini olabildiğince yüksek tutuyor.

Nasıl? Birkaç yolu var bunun. Örneğin ALDI şubelerinde maksimum 1300 farklı ürün bulunuyor. Bu da ürün iadesi ve atığı en aza indiriyor. Yine ALDI’de satılan markaların %90’ı sadece ALDI’ye iş yapıyor ve bu da pazarlama ve satış maliyetlerini azaltıyor.

Yani bizdeki BİM, A101 modeline bir hayli benziyor ancak ürün kalitesinin ALDI’de çok daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz galiba…

 

55. Halter İş Modeli

Halter iş modeli (barbell business model) bir şirketin sermayesinin %90’ını koruması ve %10’u ile riskli yatırımlar yapması anlamına gelir. Yani bir yanda aşırı bir tutumluluk bir yanda da aşırı bir  agresiflik söz konusudur.

Bir yandan sermayenin büyük bir kısmı geleneksel finansal yöntemlerle işletilir ve sermaye elde tutulur. Diğer yandan %10 gibi küçük bir miktar da büyük getiri potansiyeli olan işlere yatırılır.

Bugün büyük şirketlerin hemen hepsi kendi temel sektörlerinde faaliyet gösterir iken bir yandan da gelecek gördükleri yapay zeka, makine öğrenmesi vs. gibi sektörlerdeki startup’ları satın alır.

 

56. Dikkat Çekme Bazlı İş Modeli

Dikkat çekme bazlı iş modeli adından da anlaşılacağı üzere insanların dikkatini çekme üzerine kuruludur. Bu iş modeline Snapchat iş modeli adı da verilebilir. Nasıl Google anahtar kelime ve arama sonuçları üzerinden faaliyet gösteriyorsa Snapchat de kendi lokasyon  bazlı coğrafik filtrelerini (geofilter) yaratır ve bu filtreleri takip eder.

Dikkat çekme bazlı iş modeli, kullanıcıları kendine çekmek durumundadır. Bu iş modeline sahip firmalar, kullanıcıların ilgisini çekemedikleri an iflasa mahkumdur. Yani ünlü bir kişinin atacağı bir tweet, dikkat çekme bazlı iş modeline sahip firmaların ivmesini sonlandırabilir.

Kardashian ailesinden Kylie Jenner, “Artık insanlar Snapchat kullanmıyor galiba ya da bana öyle geliyor. Her halükarda üzücü.” anlamına gelen bir tweet atmıştı mesela 21 Şubat  2018’de. Bu durum insanların zihninde Snapchat’in artık demode bir sosyal medya platformu olduğu izlenimine ve şirketin değerinin düşmesine neden olabilir.

Yani dikkat çekme bazlı iş modelinin, asimetrik iş modeli kadar sağlam ve kalıcı olmadığını söylemek mümkün.

 

57. Unilever İş Modeli

Ortada aracı olmadan bir firmanın direkt olarak müşterilere ulaşabildiği iş modelidir. Bu iş modeli markaya daha çok fayda sağlar zira müşterilerin marka ile ilgili algısını büyük  pazarlama kampanyalarıyla direkt olarak kontrol edebilir.

Bu iş modelinde reklam, marka kimliği ve pazarlama büyük rol oynar. Müşterilerin zihninde marka ve ürünlerin her daim taze olması amaçlanır.

Unilever doğrudan müşteriye iş modelini gayet başarılı bir şekilde uygular mesela.

Unilever dünyanın en büyük reklam verenlerinden biri. Hatta 2017 yılında dünyada en çok reklam veren 2. marka konumundaydı. Lipton, Algida, OMO, Rexona, Domestos, CİF, Dove gibi markaları bünyesinde barındıran Unilever, geleneksel televizyon reklamlarının yanında interneti kullanarak da nokta atışı reklamlar hazırlıyor.

Doğrudan müşteriye odaklı iş modelinde satış sürecinden ziyade pazarlamaya daha çok ağırlık vermek gerekiyor.

Unilever, P&G gibi şirketler hızlı tüketim malları sattığı için ve bu ürünlerin kar marjları düşük olduğu için yüksek miktarda satış yapmak durumundadır. Bunun temel yolu da pazarlama ve reklam kampanyalarıdır.

 

9 Farklı Şirket ve İş Modelleri

Şimdi 9 başarılı şirketin uyguladığı iş modellerine kısaca bakalım.

 

1. Airbnb

Airbnb, insanların konaklama ihtiyaçlarını karşılamak için kullandıkları bir platform. Airbnb’de dilerseniz gideceğiniz şehirde otel yerine ev kiralayabiliyorsunuz ya da evinizin müsait bir odasını veya tamamını kiralayabiliyorsunuz.

Kiralama ve kiraya verme işlemlerinden yapılan kesinti ise Airbnb’nin gelir kaynağını oluşturuyor.

Dünyanın en büyük konaklama sağlayıcısı olan Airbnb’nin tek bir odası dahi yok. Airbnb, ev sahibinin evini kiralamıyor. Bunun yerine arz ve talep arasında ilişki sağlıyor. Paylaşım ekonomisi modeli üzerine inşa edilmiş olan bu iş modeli, otelcilik ve konaklama sektörününü çehresini epey değiştirmiş durumda.

 

2. Alibaba

Aliexpress’e de sahip olan Alibaba Group, dünyanın en büyük online perakende  şirketi konumunda.

Alibaba sattığı hiçbir ürünü stoklamıyor. En büyük rakiplerinden biri olan Amazon ise ürünleri kendi depolarında tutuyor ve kendi altyapısıyla iş yapıyor. Alibaba ise alıcı ve satıcıları buluşturmak üzerine kurulu bir iş modeline sahip. Şu anda Çin’deki üreticiler ile dünyanın geri kalanındaki alıcıları buluşturan Alibaba’nın bu kadar değerli olmasını sağlayan unsur ise sunduğu iletişim platformu. Yani Alibaba’nın milyarlarca dolarlık bir şirket olmasındaki temel şey, stoklarındaki ürünler değil; sunduğu pazar ortamı.

 

3. Hilti

Hilti adını söylemekte, haritada yerini göstermekte zorlanabileceğiniz minik bir Avrupa ülkesi olan Lihtenştayn merkezli bir şirket. Temel olarak inşaat, bakım ve madencilik sektörleri için profesynel ekipman üreten Hilti, bu sektörlerdeki alışveriş alışkanlıklarını epey değiştirmiş halde.

Zira şirket insanların ve firmaların belli bir ürüne daimi olarak değil, belli zamanlarda sahip olmak istediğini fark etmiş durumda. Bu bakımdan adı geçen sektörlerde malzeme ve araç kiralama işi yapan Hilti, firmaların ihtiyaç duyduğu profesyonel araçları tedarik etme üzerine bir iş modeline sahip.

 

4. IKEA

IKEA, dünyaca ünlü mobilya ve ev ürünleri mağazası bildiğiniz üzere. IKEA’yı özgün kılan şeyse tasarladığı ürünlerin kullanıcı tarafından montaj edilmesini sağlaması.

Dünyanın farklı yerlerinden malzeme tedarik eden IKEA, hem Avrupai bir tarzı benimsiyor hem de mobilyaları kullanıcıların monte etmesini sağlayarak maliyetlerini düşürüyor. Bu da uygun fiyatlı şık ürünler satmasını sağlıyor.

Mutlaka okuyun: IKEA Nasıl Kuruldu?

 

5. Tesla

Tesla Motors, bilindiği üzere bir Elon Musk girişimi. Otomotiv ve enerji alanlarında faaliyet gösteren şirket elektrik otomobil, elektrik güç üniteleri ve bataryalar üretiyor. Elektrikli araçların yaygınlaşmasında başı çeken Tesla’nın ürettiği araçlar hem oldukça sade hem çevre dostu. Böylesine pozitif bir deneyim sunan Tesla, kullanan herkesin gönlünde taht kuran bir marka. Şirket şu sıralar  büyümesini sürdürmek için altyapı yatırımlarına devam ediyor.

Mutlaka okuyun: Elon Musk ve Hızla Büyüyen Başarılı Şirketlerinin Gizli Formülü

 

6. Wikipedia

Wikipedia ülkemizde her ne kadar yasaklı bir site olsa da dünyanın en büyük ücretsiz online ansiklopedisi konumunda. Üstelik Wikipedia’daki tüm içerikler, kullanıcılar tarafından oluşturuluyor. Dünyanın en büyük 10 web sitesinden biri olan Wikipedia’daki tüm maddeler ve yazılar sizin bizim gibi kişiler tarafından yazılıyor.

Wikipedia’nın sırrı geniş insan topluluklarını bu siteye gönüllü olarak katkı sağlama konusundaki ikna yeteneğinde saklı. İnsanlar hiçbir maddi beklenti olmadan Wikipedia’ya katkı sağlıyor ve toplumsal anlamda insanlığa katkı sağlıyorlar.

 

7. Zara

İspanyol Zara, dünyanın en büyük hazır giyim şirketlerinden biri. Zara’nın iş modeli ise “sattığın yerde üret” anlayışını temsil ediyor. Tasarımdan son ürüne kadar çok dar bir tedarik zinciriyle çalışan Zara, bu sayede birkaç hafta gibi kısa sürelerde yeni moda trendlerine uyum sağlayabiliyor. Sonuç olarak da çok kısa sürede piyasaya ürün sunuluyor ve biten ürünlerin yenilenmesi çok kısa zaman alıyor.

Mutlaka okuyun: Zara ve Kurucusunun Başarı Hikayesi

 

8. Local Motors

Local Motors, ABD merkezli bir motor şirketi. Ufak fabrikalarda açık kaynaklı parçalarla motor üreten şirket sektör içinde daima yeni ve geleceğe dönük sorunlara çözümler üretmeye çalışıyor. Online takipçi kitlesinin de desteğiyle parça üretimi konusunda hızlı davranan şirket, açık kaynak AR-GE yöntemiyle büyük ve geleneksel otomotiv şirketlerine göre daha düşük maliyetli ürünler üretiyor.

 

9. Easybank

Avusturya’nın en büyük ikinci bankası olan Easybank’ın hiçbir fiziki şubesi yok. Bizdeki enpara’ya benzer bir iş modeli olan Easybank, bu sayede altyapı maliyetlerini minimuma indiriyor ve müşterilerine daha avantajlı hizmetler sunuyor. Örneğin EFT, havale gibi şeyler için banka müşterilerinden herhangi bir ücret kesilmiyor.

 

İlginizi çekebilir

Başarılı İş Modeli Nasıl Hazırlanır?
Doğru ve Çalışan Bir İş Modeli Geliştirmek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.