Zengin Olmak İstiyorum!

Herkes zengin olmak istese de çoğumuzun ayın sonunu zor getirip bir sonraki maaş gününü iple çektiği bir dünyada yaşıyoruz.

Peki, bu düzeni değiştirmenin yani sıfır noktasından zenginliğe ulaşmanın bir yolu olduğunu söylesek?

Üstelik büyük ikramiye tutturmak, Mısır’daki dedelerimizden kalma mirasa konmak vb. mucizevi unsurlardan da bahsetmiyoruz. Aksine, konuya bir hayli bilimsel yaklaşacağız. Zira son yıllarda zenginliğe ilişkin kitaplara dahi konu olmuş pek çok araştırma kendi çabasıyla zengin olmayı başarmış insanlarda ortak olan bazı davranış eğilimlerini gün yüzüne çıkarmıştır. Ve bunları benimseyip kendi hayatına uyarlayan herkes günün birinde zengin olabilir.

Eğri oturup doğru konuşalım. Burada nasıl hızlı bir şekilde zengin olunacağından bahsetmiyoruz- zaten zenginliğin hızlıca elde edilebileceğini iddia eden her kimse ya sizi kandırıp dolduruşa getirmeye çalışıyor ya da ne konuştuğunu bilmiyordur.

Biz bu yazımızda sıfırdan zengin olma yolunda size ışık tutacak kanıtlanmış tavsiyelere yer vereceğiz. En önemlisi de zenginlere ilişkin uzun yıllar süren çalışmalarına dayanan “The Millionaire Next Door” (Yan Kapıdaki Milyoner) kitabından yola çıkarak zenginlerin ortak özelliklerini gözler önüne sereceğiz(Ne yazık ki bu kitabın Türkçe çevirisi mevcut değil, ancak içerdiği değerli bilgilerden mahrum kalmanızı istemediğimizden kitaba konu olan 7 temel özelliğe ayrı bir bölümde ele alacağız).

Başlamaya hazır mısınız?


Zengin Olmak İçin Ne Yapmalıyım?

Bu bölümde işlevselliği defalarca kanıtlanmış, sıfırdan zengin olma yolunda size kılavuzluk edecek tavsiyeleri listeledik.

  1. Harcamalarınızı kontrol altına alın.
  2. Zihniyetinizi değiştirin.
  3. Uzun vadeli büyümeye odaklanın.
  4. Borçlarınızdan kurtulun.
  5. Net, uygulanabilir hedefler belirleyin.
  6. Yatırıma erken yaşta başlayın.
  7. Hayat boyu öğrenmenin gücüne inanın.
  8. Gelir akışınızı artırın.
  9. Harcama ve ödemelerinizi otomatik hale getirin.
  10. Rotanıza sapmayın.

Bu maddelerin her birini ayrıntılarıyla değerlendireceğiz. Başlamadan önce şunu belirtmekte fayda var:

Zengin olanların %87’si sanılanın aksine sıfırdan başlayarak kendi çabasıyla zengin olmuştur.

10 maddelik bu liste kendi servetini inşa etmeyi başarmış kişilerin ortak yönlerini gösteren araştırma sonuçlarından yola çıkılarak hazırlanmıştır. Ve bu, sıfır noktasından zenginliğe ulaşmanın yalnızca Facebook’u kuran Mark Zuckerberg vb. şanslı bir azınlığın tekelinde olmadığı anlamına gelir.

Bugün parlak bir fikre veya ince bir zekaya sahip olup olmadığına bakılmaksızın herkes başkalarının yaptıklarını örnek alarak kendi servetini inşa edebilir.

Son olarak, bu listenin sırayla yapmanız gereken maddelerden oluşmadığını da belirtelim. Önemli olan finansal alışkanlıklarınız ile para algınızı mercek altına almanız ve listelediğimiz tavsiyelerin hepsini olmasa da büyük bir kısmını olabildiğince hızlı şekilde hayatınıza uyarlamanızdır.


1) Harcamalarınızı kontrol altına alın.

Kazandığınızdan daha fazlasını harcarsanız asla zengin olamazsınız-dahası bu aşırılık sizi hep sıfır noktasında tutacaktır.

Bu nedenle, finansal yolculuğunuzun hangi aşamasında olursanız olun, harcamalarınızı kontrol etmeniz gerekir.

Bunu yapmanın en iyi yolu ise bir ay boyunca yaptığınız tüm harcamaların takibini/listesini tutmaktır. Bu sayede, paranızın tam olarak nereye gittiğini anlar, en önemlisi de farkında dahi olmaksızın çizmeyi aştığınız alanları fark etmiş olursunuz.

Yani, finansal durumun daimi takibi son derece önemlidir. Bunun için “Spendee” vb. para izleme ve yönetme odaklı uygulamalardan yararlanabilirsiniz. Böylece hem para takibi yapar hem de mali durumunuzu an be an görüntüleyebilirsiniz. Üstelik bu uygulamalar ücretsizdir ve sayesinde yalnızca paradan tasarruf etmekle kalmaz, aynı zamanda harcama konusundaki aşırılıklarınızı tamamıyla kontrolden çıkmadan fark edebilirsiniz. Bu kavrayış çözümü de beraberinde getirecek, dizginleri tekrar ele geçirmenize yardımcı olacaktır.

Mutlaka okuyun: Zengin İnsanlar Paralarını Nasıl Harcarlar?


2) Zihniyetinizi değiştirin.

Paraya ilişkin doğru bir zihniyet geliştirebilmek servet oluşturmanın önemli bir adımıdır. Kısa sürede zengin olmak vb. bir arayış içinde iseniz bu işten bir an evvel vazgeçmenizi öneririz. Çünkü odaklanmanız gereken asıl soru bu değildir.

Zengin olmak 100 metre koşusundan çok bir maratona benzer. Önemli olan bitiş çizgisine varabilmektir.

Bunun yerine, servet yaratmayı uzun vadeli bir süreç olarak görmeyi denemelisiniz. En iyi ihtimalle on yılı aşkın bir süre boyunca finansal özgürlüğe ulaşmak uğruna ter dökeceğiniz gerçeği düşünülürse sizi bekleyen bu zorlu sürece odaklanıp kararlı davranmanız, hedefinizden ve kendinizden bir saniye dahi şüphe etmemeniz gerçekten önemlidir.

Zenginliğe giden bu yolda en güçlü desteği sergilediğiniz azim ve kararlılıktan alacağınızı unutmayın-özellikle de rotadan sapmaya meyilli olduğunuz anlarda. Paranızı keyfi amaçlar için kullanmak elbette ki iyi bir şeydir. Sonuçta her birimiz hayatımızı idame ettirmek kadar kendimizi mutlu etmek için de çalışmaz mıyız?

Ancak, uzun vadede servet oluşturma stratejisine bağlı kalmayı planlayanlarınız için bu zevkin kritik bir soruna dönüşmesi an meselesidir. Bu yüzden, son model telefonların cazibesine kolaylıkla kapılan veya her üç yılda bir araba yenileyen biriyseniz, paraya ilişkin algınızı kökten değiştirmelisiniz. Paranızı doğru yere harcayıp doğru kullanmayı öğrenmelisiniz. Unutmayın, doğru bir zihniyet, zenginleşmeye ilişkin engelleri aşmanıza yardımcı olacaktır.

Mutlaka okuyun: Orta Sınıf ve Zengin İnsanlar Arasındaki 10 Fark


3) Uzun vadeli büyümeye odaklanın.

“Işık hızıyla nasıl zengin olunur” propagandası yapanların internette her daim ciddi bir izleyici kitlesi olmuştur. Sorun, bu kişilerin koparttığı yaygara kadar verdikleri tavsiyenin de boş ve işlevsiz olmasıdır.

Işık hızında zengin olan tek kişi bunun mümkün olduğuna sizi inandıran kişidir.

Söz konusu servet yaratma olduğunda bunun bir anda gerçekleşemeyeceğini bilip uzun süre bu işin içinde olacağınızı kabullenmeniz gerçekten önemlidir. Daha sonraki bölümlerimizde bileşik faizin ve paranın zamana karşı değerlenmesi fikrinin ne denli harika olduğunu da konuşacağız, ancak şu gerçek asla unutulmamalıdır: Paranızın sihrini yerine getirmesi ve yedi haneli rakamlara ulaşması yıllarınızı alabilir.

Uzun vadeli bir taahhütte bulunma fikri zengin olmayı henüz aklına koymuş biri için korkutucu olabilir, çünkü sonunun ne olacağını bilmediğiniz ve en iyi ihtimalle on yıl sürecek bir deneyimi başlatmak her daim ürkütücüdür. Ancak, emekli olamamak vb. bir senaryoya alternatif olarak düşünüldüğünde uzun vadeli büyümeye odaklanmak ya da uzun vadeli taahhütlerde bulunmak kesinlikle yapılacak en doğru şeydir.

Mutlaka okuyun: 7 Adımda Uzun Vadeli Düşünmek


4) Borçlarınızdan kurtulun.

Borç içinde debeleniyorsanız asla ama asla zengin olmazsınız. Bu, özellikle de kredi kartı vb. yüksek faizli borçlar için geçerlidir.

Anlayacağınız, borcunuz varsa tüm çabalarınızı onu ödeyip bitirmeye yönlendirmeniz gerekir. Aksi takdirde, paranızı kendi servetinizi büyütmek için kullanmak yerine faiz olarak doğrudan banka kasalarına göndermeye mahkum olursunuz.

Borç ödemenin ilk adımı harcamalarınızın takibini yapmaktır, böylece paranızın nereye gittiğini bilir ve onu doğru yöne yani borcunuza aktarırsınız.

Borç ödeme sürecini hızlandırmanın tek istisnası ise- faiz oranının ne kadar düşük olacağı göz önüne alındığında- ev kredinizdir. Sahip olduğunuz tek borç buysa, genel kural ödemelerinizi minimum düzeyde devam ettirmektir. Geri kalan parayı ise yatırımlarınız için kullanırsınız. Ancak bu kredi koşullarınıza bağlı olarak değişebilecek bir durumdur, bu yüzden doğru bir matematik hesabı yaptığınızdan emin olun.

Sıfırdan zengin olmanın yolunu arıyorsanız yüksek faizli borçlara ilişkin harcamalarınızı sınırlandırma yoluna gitmeniz her şeyden önemlidir. Bu aşamada bütçe planlaması yapmak iyi bir seçenek olabilir, biz özellikle 50/20/30 bütçeleme yöntemini uygulamanızı tavsiye ediyoruz. 50/20/30 bütçesi ile harcamalarınızı; “zorunlu harcamalar”, “birikimler”, “kişisel harcamalar” olmak üzere üç ana kategoriye bölersiniz. Bu sistemin amacı, bir yandan harcamaları olabildiğince kontrol altında tutarken diğer yandan da kategori sayısını azaltarak kafa karışıklığını önlemektir. Belirlenen üç temel kategori ile tüm harcamaları kontrol altına alabilir, birikim yapma fırsatı dahi elde edebilirsiniz.

Özetle bu yöntem, gelirin yüzde 50’sinin temel ihtiyaçlara, yüzde 30’unun keyfi durumlara, yüzde 20’sinin ise birikim ve yatırıma ayrılmasını amaçlar. Bu denli işlevsel olmasının nedeni ise keyfi şeyler için az da olsa para ayırmasıdır. Böylece kendinizi hayatın zevklerinden mahrum kalmış hissetmezsiniz. Ayrıca, paranızın belirli bir miktarının finansal hedeflerinize tahsis edileceğini yani sıfırı tüketmeden evvel ödeme yapmayı garantilemiş olursunuz. Bu, ay sonu geldiğinde kendinizi nihai hedefiniz için yeterli paranızın kalmayacağı bir durumda bulma riskinin ortadan kalkacağı anlamına gelir. Aylık masraflarınızı karşılayacak ve borcunuzu ödeyecek para zaten oradadır, dahası bütçenizin bir parçasıdır.

Tüm bunları gerçekleştirmek için ücretsiz bütçe şablonlarından da yararlanabilirsiniz. Bu sayede, harcamalarınızı bahsi geçen üç kategoriye rahatlıkla böler, harcamalarınızı belirli bir oranda tutmayı başarabilirsiniz.

Mutlaka okuyun: Borçlardan Nasıl Kurtulunur?


5) Net, uygulanabilir hedefler belirleyin.

Net, eyleme geçirilebilir hedeflere sahip olmanız hayatınıza ilişkin büyük ideallere ulaşmanızı sağlar- ve zengin olma hedefi asla bir istisna değildir. Net hedefler belirlemediğiniz takdirde, çabalarınız amaçsız kalacak ve zenginliğe ulaşma olasılığınız azalacaktır.

Peki, belirleyeceğiniz bu hedefler ne gibi özelliklere sahip olmalıdır?

Hemen açıklayalım.

  • Spesifik – “Harcamaları kontrol altına almak” bir hedeftir, ancak “kredi kartı borcu ödemek” nihai zafere kolayca ulaşmanızı sağlayacak, çok daha spesifik bir hedeftir.
  • Ölçülebilir –Sınırları önceden belirlenmiş ölçülebilir hedeflere sahip olmanız da önemlidir. Böylece kaydettiğiniz ilerlemeyi takip edebilir ve motivasyonunuzu asla kaybetmezsiniz. Önceki örneğimizi devam ettirecek olursak “40.000 TL olan kredi kartı borcunu ödemek” vb. bir hedefe sahip olmanız, yol boyunca kat ettiğiniz ilerlemeyi takip etmenizi, dahası bunu bir motivasyon kaynağı olarak kullanmanızı sağlar. Böylece, başarıya/zafere bir adım daha yaklaşırsınız.
  • Ulaşılabilir – Ulaşılabilir hedefler belirlemezseniz, kendinizi başarısızlığa mahkum etmiş olursunuz. Bunun yerine, belirlediğiniz zaman dilimi içerisinde hayata geçirilebilecek türden finansal hedeflere sahip olduğunuzdan emin olmalısınız.
  • Alakalı – Hayatınızla birebir alakalı hedefler belirleyin. Kendinize belirlediğiniz hedefin uğraşmaya değer veya maddi çabalarınızla doğru orantılı hedefler olup olmadığını sormakla işe başlayın. Peki, bu hedefe ulaşmak için en doğru kişi olduğunuzu düşünüyor musunuz? Vakit kaybetmeden karar verin.
  • Zamana bağlı – Net bir tarih belirlemeden kendinizi hedefinize olabildiğince hızlı bir şekilde ulaşma konusunda zorlayamazsınız. Yani, “önümüzdeki iki yıl içinde 10.000 TL kredi kartı borcunu ödemek” vb. bir hedef belirlemelisiniz. Doğru yolda olduğunuzdan emin olmak için “önümüzdeki altı ay içinde 2.500 TL ödeme yapmak” gibi alt hedefler oluşturun. Böylece, süreci takip etmeniz kolaylaşacaktır.

Mutlaka okuyun: Hayatınızla İlgili Hedef Belirleme Yöntemleri

Mutlaka okuyun: Yüzde 10 Kuralı: Küçük Adımlarla Büyük İlerleme Kaydetmek


6) Yatırıma erken yaşta başlayın.

Zenginlere gıptayla bakan herkesin aklında tutması gereken basit bir gerçek vardır: Yatırım yapmaya ne kadar erken başlarsanız, o kadar hızlı zengin olursunuz.

Tasarrufa veya yatırıma küçükken başlayanların çok daha erken yaşta zengin olduklarını fark etmiş olmanız muhtemeldir. Bunun nedeni bileşik faizdir. Ve bileşik faizin güçlü etkisini basit bir matematikle kanıtlamak mümkündür.

Yatırıma 25 yaşında ayda 1000 TL ile başlayan Zeynep’i ele alalım. Zeynep, bu miktarı tam 10 yıllığına yani 35 yaşına gelene kadar yatırmış, sonra durup parasını emeklilik hesabında saklamaya karar vermiştir.

Arkadaşı Ahmet ise yatırıma 35 yaşında iken ayda 1000 TL ile başlamış. 65 yaşına gelene ve emekli olana kadar bu miktarı yatırmaya devam etmiştir.

Pazar ortalaması olan yüzde 7’lik yıllık getiri oranı baz alındığında, Ahmet’in 30 yıllık, 360.000 TL tutarındaki yatırımının kendisine 1.200.000 TL’ nin biraz üzerinde bir getirisi olacaktır. Oldukça iyi değil mi?

Ancak, Zeynep kendi parasının yalnızca 120.000 TL’sini kullandığı 10 yıllık yatırımı ile 1.550.000 TL üzeri bir gelir elde edecektir.

Anlayacağınız, yatırıma 10 yıl önce başlayıp 240.000 TL daha az yatırım yapmak nihayetinde 350.000 TL’lik bir gelir artışına yol açabilir.

Bu iki örnekten çıkarılacak ders şudur: Paranızın bileşik faizin nimetlerinden yararlanması için zamana ihtiyacı vardır. Ona bu zamanı tanımak istiyorsanız, yatırıma olabildiğince erken yaşta başlamalısınız. Bu, servet oluşturmanın kritik noktasıdır.

Yatırıma ne denli geç başlarsanız, net varlık değerinizi yedi haneli rakamlara çıkarmak adına kendi paranızdan o denli fazla feragat etmeniz gerekir.

Dolayısıyla, paranızın küçük bir bölümünü ayırıp sonunda daha fazlasını elde etmek istiyorsanız yatırım konusunda geç kalmayın.

Mutlaka okuyun: Yatırım Nedir? Nasıl Yapılır?


7) Hayat boyu öğrenmenin gücüne inanın.

Zenginliğe kavuşmanıza sağlayacak faktörlerden biri de pazar fırsatlarını yakalama konusunda tetikte olmaktır. Ve gelirinizi artıracak bu fırsatları keşfetmek için öğrenmeye her daim açık olmanız gerekir.

Öğrenme çabanız, işe giderken radyodan ziyade kişisel bir finans podcasti veya sesli kitap dinlediğinizden emin olmak kadar basit bir şey dahi olabilir.

Bir diğer seçenek ise finansal/kariyer hedeflerinize zaten ulaşmış kişileri bulup bağlantılarınız arasına eklemektir. Bu kişilerden görüş almak ve deneyimlerine başvurmak adına birlikte bir kahve içmeyi teklif edebilirsiniz – onlardan öğrenebileceğiniz bilgilerin değeri yüksek ihtimalle bir fincan kahveye ödediğiniz bedelin kat be kat üzerinde olacaktır.

Bunu nasıl yapacağınız fark etmez. Ancak bu işte sizden bir adım önde olan kişilere ait stratejileri öğrenmeniz ve hayata geçirmeniz hedeflerinize daha hızlı ulaşmanıza yardımcı olabilir. Böylece aynı hataları yapmaktan kaçınır ve edindiğiniz yeni tecrübeleri hayatınızı yönlendirecek sağlam birer kılavuz olarak kullanırsınız.

“Yatırım işinde yeniyim” mi diyorsunuz?

Finansal kavramlara yeni yeni aşina olanlara J.L. Collins’in “Zenginliğe Giden Basit Yol: Finansal Bağımsızlığa Giden Yol Haritanız ve Zengin, Özgür Bir Yaşam” kitabını okumalarını tavsiye ediyoruz. Bu, yazarın kendi parasını nasıl yönettiğini ve zengin olma yolunda yaptığı yatırımların niteliğini net bir dille açıkladığı dürüst, samimi ve eşşiz bilgilerle donatılmış, harika bir kitaptır.

Ayrıca, George S. Clason tarafından yazılan “Babil’in En Zengin Adamı”, Ramit Sethi’nin “Size Zengin Olmayı Öğreteceğim” kitabı ve Burton G. Malkiel tarafından kaleme alınan “Borsada Rastgele Seyir” de kitaplığınızda mutlaka bulundurmanız gereken finansal eserler arasındadır.

Mutlaka okuyun: Hayat Boyu Öğrenmeyi Benimseyerek Başarılı Olmak


8) Gelir akışınızı artırın.

Sıfırdan zengin olmak için ille de fahiş maaşlı bir işe sahip olmanız gerekmez. ancak geliriniz ne kadar yüksekse (kontrollü harcamayla birleştiğinde), yatırım yapmak ve servetinizi büyütmek için o kadar çok paraya sahip olacağınız aşikardır.

Anlayacağınız, gelirinizi zaman içinde artırmak zenginlik hedefine ulaşma şansınızı artırabilir. Bunu gerçekleştirmek için üstlerinizle maaş düzenlemesi konusunda görüşmeler yapmak veya birkaç yılda bir iş değiştirmek vb. gelir artırıcı her türlü fırsattan yararlanmalısınız.

Ancak, çoğu zengin bu işi farklı gelir kaynakları yaratmak suretiyle yapar. Ek işler ile uğraşmak bunun mükemmel bir örneğini oluşturur. Bunun bir adım ötesine geçip ek işten elde ettiğiniz geliri pasif bir gelire dönüştürmek ise zenginleşme yolunda atacağınız en mantıklı adımdır.

Böylece hem servetinizi büyütür hem de yatırımın temel felsefesi sayılan “tüm yumurtaları tek bir sepete koymama” kuralına riayet etmiş olursunuz. Bu, mesai saatlerinizin azaltıldığı veya bir süreliğine işsiz kaldığınız kara günlerde imdadınıza yetişecek bir teminata dahi dönüşebilir.

Mutlaka okuyun: Zengin Etme Potansiyeli Olan Pasif Gelir Kaynakları


9) Harcama ve ödemelerinizi otomatik hale getirin.

Harcamaları otomatiğe bağlamak çoğu finans uzmanının değinmediği mükemmel bir servet yaratma taktiğidir. Bu, mali yükümlülüklerinizin gözetileceği, yani geliriniz hesabınıza ulaştığı anda gitmesi gereken yere gönderileceğinden emin olabileceğiniz anlamına gelir. Ayrıca, faturalarınızı takip etme zahmetinden de kurtulmuş olursunuz – çünkü bu sorun da sizin adınıza halledilecektir.

Burada borç ödemelerinin otomatiğe bağlandığından emin olmak vb. adımların halledilmesi de söz konusudur. Ödeme gününüzü maaş gününüzün birkaç gün sonrasına ayarlamalısınız- böylece maaşınızı zamanında alamadığınız durumlarda borç ödemesini riske atmamış olur, ödemedeki gecikme veya taksit atlama durumlarının yaratacağı ek ödemelerden/cezalardan kaçınırsınız.

Otomatikleşme süreci gelirinizin bir kısmını her ay düzenli olarak belirli bir yatırıma harcamayı da kapsamalıdır. Harcamalarınız kadar yatırımlarınızı da otomatik hale getirmelisiniz. Böylece, yatırım sürecini insani hatalarından arındırmış olursunuz- örneğin kredi kartı ödemesi yapmayı unutup oraya gitmesi gereken parayı yanlışlıkla harcamak vb. hatalar! Ayrıca, tüm gelirinizi tek tuşla yönetebilir, kalan zamanı yapmaktan zevk aldığınız şeylere ya da daha fazla gelir elde etmek adına ek iş yapmaya harcayabilirsiniz.


10) Rotanızdan sapmayın.

Zengin olma yolculuğunuzun en önemli adımlarından biri de belirlediğiniz rotaya sadık kalmaktır.

Yukarıda bahsettiğimiz Ahmet ve Zeynep adlı iki arkadaşa ilişkin yatırım örneğinden de anlayacağınız üzere zengin olmak zaman alır. Ve kısa yoldan zengin olmanın yolunu bedavadan sunacağını iddia eden gurular neden bahsettiklerini dahi bilmezler. Zira zengin olmanın en doğru yolu yıllar boyu sürecek, sağlam ve tutarlı bir finans yönetimini işe koşmaktır.

Biliyoruz; saydığımız yöntemlerin hiçbiri “gelecek yıl bu zamanlarda zengin olma” hayali kurmak kadar cezbedici değil.

Ama işe yarıyor. Geliriniz ne olursa olsun, bu temel ilkeleri uygulamanız nihayetinde servetinizi finansal olarak güvende olacağınız bir noktaya kadar geliştirmenize olanak tanıyacaktır. Dahası bu yöntemlerin işlevselliği pek çok insan tarafından da kanıtlanmıştır.

Jeff Bezos Warren Buffett ile tanıştığında sorar:

Warren senin yatırım stratejin aslında çok basit. İnsanlar neden bunu kopyalamıyorlar?

Warren Buffett cevap verir:

Çünkü kimse uzun yoldan zengin olmak istemiyor.

Servet yaratmak adına yatırım yapmanın her daim kolay olmayacağı doğrudur. Paranızı yatırım yerine eğlenceli bir şeylere harcamak çok daha cazip gelebilir. Gelirinizin düştüğü veya eskisi gibi olamayacağı dönemler yaşamanız da muhtemeldir- ki bu bazen paranızı istediğiniz gibi yönetmenizi imkansız kılar.

Ancak, finansal problemlerinizi ne kadar erken çözerseniz, gelecekte sizi bekleyen fırtınalı günleri o denli kolay atlatırsınız.

Bu nedenle, nihai hedefinizi asla aklınızdan çıkarmayın ve rotanızdan sapmadığınızdan emin olun.

Şu an sizi para harcamaya cezbeden her ne ise 1-2 ay sonra onu çoktan unutmuş olacağınızdan şüphemiz yok.

Herhangi bir yatırım stratejisine uzun vadeli bağlılığın sizi kaçınılmaz olarak zenginleştireceğini kanıtlamak için matematiğin gücünü de güvenebilirsiniz Ahmet ve Zeynep örneğindeki gibi.

Peki, buradan çıkarılacak sonuç nedir? Yatırım dünyasında yavaş ve emin adımlarla ilerlemek en önemlisi de istikrarlı olmak kesinlikle yarışı kazandırıyor.

Elbette “kısa sürede nasıl zengin olunur” temalı kitaplar satan hiç kimse size 40 yıl boyunca aynı yatırımı yapmanızı öğütlemez. Öğütlediği takdirde ise bu kitapları okuyacak birilerini bulamaz. Ancak bu sıfırdan zengin olmanın en garanti yöntemidir. Zira matematik yalan söylemez.

Mutlaka okuyun: Hedeflerinize Ulaşmada Alışkanlıkların Gücü


Sıfırdan Servet Yaratmaya Bilimsel Bakış

Yazımızın bu bölümünde kişisel finans kitabı The Millionaire Next Door (Yan Kapıdaki Milyoner)’a ve savunduğu görüşlere değineceğiz. Bu kitap ABD’de 300 milyoner üzerinde yapılan araştırmalara dayalı olarak kaleme alınmıştır (bilimsel bakış açısı tam da bu araştırma noktasında açığa çıkıyor).

Kitabın ortaya koyduğu en çarpıcı gerçek ise çoğu milyonerin sanılanın aksine varlıklı kesimden değil, orta sınıftan çıkmış olmasıdır. Kitapta ayrıca milyonerlerin büyük kısmının sahip oldukları yedi haneli varlık değerine ortalama bir maaş ile ulaştıkları iddia edilmektedir.

Bu da bize zengin olmanın ille de yüksek bir gelir gerektirmediğini gösterir. Dahası zenginlerin çoğunda rastlandığını söyleyebileceğimiz yedi ortak özellik mevcuttur. Kitap bu 7 özelliği derinlemesine incelemektedir ve bunları kendi hayatınıza uyarlamayı başarırsanız, zengin olma yolcuğunuzu başlatmış olursunuz.

Gelin şimdi de hep birlikte zenginlerin bahsi geçen bu 7 ortak özelliğini inceleyelim:


Sıfırdan Zengin Olan İnsanların 7 Ortak Özelliği:

1) Gelir düzeylerinin altında bir yaşam sürerler.

Bu muhtemelen hiç yoktan zenginlik var etmenizi sağlayacak en güçlü faktördür. Aslını sorarsanız servet inşa etme işi şu basit denklemden ibarettir: Kazandığınızdan daha az harcamalı ve geri kalan parayı yatırıma ayırmalısınız.

Böylesi bir yaşam tarzı, paranızı büyütmek için yeterli zamana sahip olmanız açısından da önemlidir. Anlayacağınız, yazımızın başından beri harcamalarınızı kontrol altına almanız gerektiğni vurgulamamız zenginlere özgü bu özelliğe dayanıyor.

Mutlaka okuyun: Zenginler Nasıl Yaşarlar?


2) Zaman, enerji ve paralarını verimli kullanırlar.

Zaman kaybetmek para kaybetmek demektir. Elbette ki bu 7/24 çalışmanız gerektiği anlamına gelmez, ancak kitaba konu olan zenginlerin ortak özelliklerinden biri de boş zamanlarını verimli kullanmalarıdır.

Anlayacağınız, vakit kaybetmeden zamanınızı ve enerjinizi neye harcadığınıza odaklanmalı ve onları daha etkili bir şekilde kullanmanın bir yolu olup olmadığını bulmaya çalışmalısınız. Örneğin, ek bir iş yapmak veya para yönetimi konusunda daha fazla şey öğrenmek vb. şeylerle uğraşmaya ne dersiniz?

Netflix’e zaman ayırmayın, keyifli işleri bir kenara bırakın demiyoruz, ancak kendinizi sık sık sosyal medyada gezinirken buluyor veya zenginliğe ulaşmak için yalnızca kaşınan sol elinizden medet umuyorsanız toparlanmanın ve büyümeye odaklanmanın zamanı gelmiş de geçiyor demektir.

Mutlaka okuyun: Zengin İnsanların Günlük Alışkanlıkları


3) Finansal bağımsızlığı sosyal statünün önüne koyarlar.

Etrafınızdaki insanlara ayak uydurmak için kendinizi paraladığınız ve sınırları zorladığınız bir hayat paranızı iyi yönetmenize yardımcı olmayacaktır. Bu tıpkı kiralık ev ararken çok daha ucuz alternatifler olsa dahi “Buralar tam sana göre!” vb. bir söylemin rüzgarına kapılıp pahalı bir muhitte yaşamaya çalışmaya benzer. Bu arzu aslında sosyal statü geliştirmenin veya var olanı korumanın uzantısı niteliğinde bir davranıştır.

Halbuki zenginleri yüksek bir gelire sahip kişiler olarak algılama eğiliminde olsak da durum hiç de sandığımız gibi değildir(Ortalama bir gelir sahibi her insan zengin olabilir). Ne yazık ki bu yanılsamaya kapılan ve yüksek gelirli olduğu varsayılan çoğu kişi gelirlerinin kat be kat fazlasını gerçekte karşılayamayacakları belirli bir yaşam tarzını sürdürmek adına harcarlar-halbuki bu zenginliğe ulaşma yolunda karşılaşılan en ciddi engeldir.

Kısacası, sıfırdan zengin olmak için “topluma ayak uydurma” adına gerçekleştireceğiniz cezbedici ancak bütçenizi sarsacak her türlü adımdan şiddetle kaçınmanız gerekir. Altınızda son model bir araba ile gezmek harikadır. Rahat, güvenli ve hatta erken bir emeklilik ise size bu keyiften çok daha fazlasını vaat edebilir.

Mutlaka okuyun: Finansal Özgürlük Nasıl Kazanılır?


4) Finansal açıdan ebeveynlerine (veya diğer aile üyelerine) bağlı kalmazlar.

Kişisel finans yönetimi söz konusu olduğunda, anne ve babanızdan gelecek limitsiz krediye güvenme lüksünüz yoktur ve buna güvenen kişiler asla finansal anlamda bağımsız olamazlar.

Yani, zengin olma yolunda aile üyelerinden gelecek yardımlara değil, kendi gelirinize güvenmelisiniz. Buna sıfırdan zengin olmayı başaran insanların aileden kalma önemli bir mirasa sahip olmadığı bulgusunu da ekleyebiliriz.


5) Kendi kendine yetebilen, nitelikli çocuklar yetiştirirler.

Çocuklarınız varsa sıkıştıkları an yardıma koşacak türden bir ebeveyn olmanın hayalini kuruyor olmanız muhtemeldir. Bu güce sahip olmanın değerine ise paha biçilemez.

Ancak, kitapta bahsi geçen zenginlerin genellikle maddi anlamda kendine yetebilecek, nitelikli çocuklar yetiştirdiği gerçeği ortaya koyulmaktadır. Çocuklarını paranın hele de parayı kendi imkanları ile kazanmanın değerli ve faydalı olduğu gerçeği ile büyüten insanlar, aynı zamanda onların geleceğini de teminat altına almış olurlar.

Finansal yeterliliğe sahip çocuklar yetiştirmeye yönelik bu zihniyet, söz konusu zenginlerin paralarını çocuklarına yardım etmek/onları geçindirmek için harcamak yerine büyüme odaklı yatırımlar yapıp daha da zenginleşmelerine olanak tanımıştır.

Mutlaka okuyun: Mutlu ve Başarılı Bir Çocuk Yetiştirmek İsteyenlere


6) Pazar fırsatlarını yakalamaya odaklanırlar.

Zenginlerin çoğu yüksek gelir garantili, yepyeni fırsatları yakalamada başarılıdır.

Bu, yalnızca hisse senedi biriktirmede harika oldukları anlamına gelmez. Aksine, kendi kariyerlerine ilişkin gelir artırıcı her fırsatı takip edip uygulamaya geçirebildiklerine işaret eder.

Dahası bu uzmanlık alanlarına veya pazarda fark ettikleri bir boşluğa/eksikliğe dayalı olarak yeni bir ek iş yaratma konusunda usta olduklarını da gösterir.


7) Kendilerine en uygun işi seçerler.

Sıfırdan zengin olmanızı sağlayacak en etkili yöntemin kazandığınızdan daha azını harcamak olduğunu söylemiştik. Bu iş iki şekilde yapılabilir: Harcamalarınızı azaltır veya gelirinizi artırırsınız (veya aynı anda her ikisini birden yaparsınız).

Bu gerçek aynı zamanda doğru işi seçmenin zengin olma yolunda arz ettiği önemi de göstermektedir. Yanlış anlamayın, ille de yüksek gelirli bir iş seçmeniz gerektiğini söylemiyoruz. Kitaptan derlediklerimizden yola çıkarak zevk aldığınız ve iyi olduğunuz bir işi seçmenin o işi başarma olasılığınızı yükselteceğini, dolayısıyla zamanla çok daha yüksek gelirler elde edebileceğinizi iddia ediyoruz. Denemeye değmez mi?

Mutlaka okuyun: Zengin Eden Meslekler ve Kariyer Alanları


Zengin Olmak İsteyenlere Uyarılar

Hızlı zengin olma yolları sizi daha da fakirleştirebilir. Olabildiğince bunlardan uzak durmaya çalışın. Çünkü size bir yerden miras kalmadığı sürece bu pek mümkün değildir. Hatta size miras kalan parayı bile adamakıllı idare edemezseniz kısa sürede kaybedebilirsiniz. Kısa sürede zengin olmanın en iyi yolu iyi bir plan yapmak ve bunu başarılı bir şekilde uygulamaktır.

Zengin kalın. Zengin olmak zordur ancak zengin kalmak daha da zordur. Piyasalar inişli çıkışlı olduğundan servetiniz de piyasalar yüzünden etkilenecektir. Piyasa iyi durumdayken fazla rahat davranırsanız piyasalar aniden düştüğünde başladığınız yere geri dönersiniz. Terfi aldığınızda veya maaşınıza zam yapıldığında veya yatırım getiriniz tırmandığında ekstra para harcamayın. Bu parayı işlerin yavaşlayacağı zamanlar için saklayın.


Son Söz

Okuduklarınızdan sonra halen daha nasıl hızlı bir şekilde zengin olunacağını merak ediyor musunuz? Cevabın piyangoyu kazanmak veya bitcoin’e yatırım yapmak olmadığını anlamış olmanız gerek.

Bunun yerine, paranızın daha da hızlı büyümesini sağlamak için tüm bu stratejileri hayatınıza ve yaşam koşullarınıza göre ölçeklendirmeyi denemelisiniz.

Burada kullandığımız örnekleri hatırladığınızı varsayıyoruz. Yatırım yolculuğunuzu bu örneklerin ışığında başlatmaya ne dersiniz? Ancak, amacın yatırım miktarınızı zamanla artırmak olması gerektiğini unutmayın.

Sonuçta ne denli çok yatırım yaparsanız, paranızın o denli çoğalacak ve geleceğinizi garanti altına almanız kolaylaşacaktır.

Bugün gelirlerinin yüzde 50’sinden daha azını harcayan, geriye kalan yüzde 50’yi ise arka planda sessizce çalıştıran pek çok insan var. Neden siz de bunlardan biri olmayasınız? Bu ne kadar kazandığınıza bağlı olarak değişebilecek bir hedef olsa da hayatınızın geri kalanını gelirinizin yalnızca yüzde 10’unu yatırıma ayırmakla yetinerek geçirmemelisiniz.

Hızlı bir şekilde veya en azından 40 yıldan daha az bir zamanda zengin olmanın en iyi yolu, para/varlık durumunuzu belirli aralıklarla mercek altına almak, harcamalarınızı azaltmak, gelirinizi artırmak için uygun fırsatları kollamak ve elde edeceğiniz ekstra geliri finansal hedeflerinizi ikiye katlamak için kullanmaktır.

Anlayacağınız, tasarruf miktarınız gelecekte elde edeceğiniz kazancın belirleyicisidir. Daha fazla tasarruf, daha fazla kazanç demektir. Bu gerçeği anlamak için karmaşık grafiklere veya keskin bir matematik zekasına sahip olmanıza gerek yok. Artık bütçenizde yapacağınız birkaç basit değişikliğin zengin olma yolunda zamandan tasarruf etmenizi sağlayabileceğinin farkındasınız.

Evet, yüksek maaşlı bir işiniz olmadan da zengin olabilirsiniz. Sıfırdan zengin olmak hayal değildir.

Aslında The Millionaire Next Door kitabı sıfır noktasından başlamanın, elbette ki tanımladıkları diğer tüm faktörleri de birebir hayata geçirdiğiniz varsayımıyla, zengin olma olasılığınızı artırabileceğini ortaya koyan bir kitaptır.

Bu aşamada, ışık hızıyla zengin olma konusundaki sözde uzmanları takip etmeniz işe yaramaz. Zenginliğin sırrı kazandığınızdan daha azını harcamak, borçlardan tamamen kurtulmak ve yatırıma olabildiğince erken yaşta başlayıp tutarlılıkla devam ettirmektir.

Bunun o sözde uzmanların savunduğu seçenekler kadar cezbedici olmadığı doğrudur. Ancak araştırma (ve matematik) bu yöntemlerin işlevselliğini defalarca kanıtlamıştır.

Bu yüzden, bir an evvel size en uygun stratejiyi belirlemeli, benimsemeli ve uzun vadeli yatırımlara odaklanmalısınız. Gelecekteki benliğinizin size minnettar kalacağından şüphemiz yok.


İlginizi çekebilir

Günün Birinde Nasıl Zengin Olunur?

Kolay Yoldan Zengin Olmanın Yolları

Yorum

Bir Yorum da Sen Bırak
  1. Güzel yazı olmuş elinize, emeğinize sağlık. Eminim ki bu sayfayı ”internetten gerçekten çok para kazanılabilir mi?” sorusuna yanıt arayan kimseler ziyaret ediyorlardır. Elbette bozuk para biriktirmeye, fast food kültüüründen soyutlanmayla zengin olunmaz ama bu altın kurallara uyulmazsa da zengin olunamaz. Maaşı 4,000TL olan bir insan geleceğe yönelik hesap yapmadan ay sonu gelmeden aylığı bitiriyorsa bu onun 4,000TL ile anca geçinebildiğini değil eline geçeni o anda harcadığını gösterir. Bu da demektir ki 4,000TL maaşla dışarıda yiyip içen her ay ayakkabı değiştiren bir insan 40,000TL gelirli bir iş sahibi olsa her ay araba değiştirir.400,000TL gelirli bir işi olsa her ay bir ev değiştirir. Anlatmak istediğim kazandığı rakamı geleceğine göre hesaplamak yerine hayatını kazandığı rakama endeksliyerek yaşar. Bu tip insanlar miras ve piyango gibi sürpriz servetleri elde ettiklerinde bile sırf tükeme alışkanlıkları yüzünden kısa sürede başladıkları noktaya geri dönerler. Hayat ne kadar kısa da olsa bir günlük değildir. Yarını görebileceğimizin garantisi yok ama şunu da unutmayın belki yarın da bizi bekleyen bir gün var. Onun için geleceğinizi şimdiden garantiye almak hala şu anda ellerinizde.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir