Kendi İşini Kurmak İsteyenlere

Kendi işini kurmak, hayatınızın kontrolünü ele geçirmenin ve hayalinizdeki işi yaparak para kazanmanın en etkili yollarından biridir. “Kendi işimi yapmak istiyorum ancak nerden başlamalıyım bilmiyorum” diyenlerdenseniz doğru yerdesiniz. İşte tam da bu yüzden sizler için adım adım kendi işinizi nasıl kuracağınızı anlatan bu yazıyı hazırladık.

Üstelik bir yandan tam zamanlı işinizi devam ettirirken diğer yandan da haftada birkaç saatinizi ayırarak sıfır deneyimle kendi işinizi kurabilirsiniz. En güzeli de çalışma saatlerinizi kendiniz belirleyebilir, heyecan verici bulduğunuz projeleri seçebilir ve bu süreçte birbirinden ilginç pek çok insanla da tanışabilirsiniz.

Göreceksiniz, kendi işinizi kurmak sandığınız kadar zor değildir. Hem bunun için süslü mağazalara veya onlarca çalışana sahip olmanıza da gerek yoktur.

Son adımda kendi işinizi kurmaya karar verdiğiniz bu süreçte rakiplerinize karşı avantaj elde etmenize ve kendinize yatırım yapmanıza yarayacak bazı önerilerde bulunacağız.

Son olarak da iş kurma sürecine ket vuran bir dizi bahaneye değineceğiz.

 

Kendi İşimi Kurmak istiyorum, Nasıl Yapabilirim?

1- Neden bir iş kurmak istediğiniz konusunda açık olun

İş aramaktan yorulmuş olsanız bile yeni bir iş kurmak gözünüzü korkutabilir. İş hayatınızın kontrolünü elinize almak korkutucu gözükse bile hiçbir şey yapmamak daha kötüdür. Bununla birlikte elinizdeki seçenekler tükendiği için bir iş kurmanız pek de hoş olmaz. Eğer gerçekten içinizden geldiği şekilde kendi hayallerinizi gerçekleştirmek için iş kuruyorsanız işte o zaman kimse sizi tutamaz.

Mutlaka okuyun: Kendi “Neden”inizi Öğrenmek Üzerine

Mutlaka okuyun: Kendi İşini Kurmak İsteyenler İçin 50 İşaret

 

2- Bir iş fikri bulun.

Söz konusu kendi işini kurmak olduğunda insanların gözünde en çok büyüttükleri madde budur. Aslına bakarsanız insanların girişimci ruhlarına ket vurmalarının en temel nedeni, “ iyi bir iş fikrine sahip olmamaları” dır.

Halbuki bu yalnızca zihinsel boyuttaki bir engeldir ve güçlü yönlerinize odaklandığınızda bu engeli aşmanız işten bile değildir.

Ayrıca tekerleği yeniden bulmanıza gerek yok. En iyi iş fikri belki de daha önceden denediğiniz ve kendi bulduğunuz çözümlerdir. Etrafınıza bir bakın, pek çok tekrar eden fikir göreceksiniz. İnsanlar tatlı alıyor, hepimiz saçlarımızı kestiriyoruz, herkes belli türdeki takılardan hoşlanıyor, hepimizin bozulan muslukları tamir etmesi için bir tesisatçıya ihtiyacı oluyor. Sizinle bu yarışta olabilecek pek çok başarılı rakibiniz olacaktır. Kendi modelinizi çok iyi uygulamak zorundasınız. Bu nedenle kendi fikrinizi şekillendirin.

Sağlam bir iş fikri bulmak için kendinize şu dört soruyu yöneltin:

1-Hangi becerilere sahipsiniz? Hangi konularda bilgi sahibisiniz ve bunlardan kaçını iyi biliyorsunuz? Bu soruya vereceğiniz cevap bilgi birikiminizi ve yeteneklerinizi gözler önüne serecektir. Şimdi şöyle bir de şöyle düşünün: Bizler her daim uzman bilgisine başvurur ve insanlara uzmanlıkları için ödeme yapmaktan çekinmeyiz(örneğin, dil dersleri, üniversite kursları, enstrüman dersleri vb.). Peki ya sizin de böylesi bir öğretmen olabileceğinizi söylesek? O halde becerilerinize odaklanın. Örneğin, akıcı bir yabancı dil konuşmada, programlamada ya da yemek pişirmede usta olduğunuzu düşünüyorsanız iş fikrini uzaklarda aramanıza gerek yoktur.

2-Arkadaşlarınız hangi konularda sizi harika buluyor? Bu tarz sorular oldukça işlevseldir, çünkü yalnızca belirgin bir ego artışını simgelemekle kalmaz, aynı zamanda inanılmaz derecede açıklayıcı da olabilirler. Ailenize ve arkadaşlarınıza Facebook üzerinden bir mesaj gönderin veya karşılarına geçip onlara şöyle deyin: “Ben hangi konuda harikayım?” Unutmayın, alacağınız cevapların her biri yeni bir iş fikrine dönüşebilir. Örneğin egzersiz rutinleri, ilişki tavsiyeleri, harika moda anlayışı vb. cevaplar sizi spor, ilişkiler veya modaya ilişkin yepyeni fikirlere ulaştıracaktır

3-Cumartesi sabahınızı nasıl geçirirsiniz? Cumartesi sabahı herkes uyanmadan önce nelerle meşgul olursunuz? Bu soru tutkunu olduğunuz ve zamanınızı onu yaparak geçirmekten zevk aldığınız pek çok şeyi gözler önüne serebilir. Diyelim ki giysileri seviyorsunuz. Cumartesi sabahlarınızı da moda bloglarını okumakla veya kıyafet/tasarım fikirleriyle dolup taşan Pinterest hesabınızla ilgilenerek geçiriyorsunuz. Bu ilgiyi yeni bir iş fikrine dönüştürmeye ne derseniz? Kulağa garip mi geliyor? Lütfen ilgi alanlarınızı basit birer hobi olarak görmekten vazgeçin. Çünkü size göre sadece yapmaktan hoşlandığınız bir hobi olan en ufak şey dahi mükemmel bir iş fikri olarak karşınıza çıkabilir. Skype üzerinden yani kendi evinizin rahatlığında yapabileceğiniz stil danışmanlığı için size 500 TL hatta daha fazlasını ödeyecek birçok insan olduğuna eminiz. Hatta bazı insanlar kendi kişisel alışverişlerini yaptırmak adına daha fazlasını dahi ödemeye razılar. O halde geç kalmadan moda sitelerine göz atma, arabanız üzerinde çalışma, fitness yazıları okuma vb. cumartesi aktivitelerinizi mercek altına almalısınız.

4-Paranızı neler için harcarsınız? İş fikri bulmak için yalnızca güçlü yanlarınıza ya da becerilerinize odaklanmanız gerekmez. Bunun yerine paranızı nelere harcadığınıza da bakabilir, harcamalarınızın ışığında ilerleyebilirsiniz. Sonuçta her birimiz paramızı farklı şeylere harcamaz mıyız? Bunlardan birini kendi işiniz haline getirmeye ne dersiniz? Siz paranızı en çok neye harcıyorsunuz? Ev temizliği veya evcil hayvan bakımına mı yoksa yemek pişirmeye mi?

Şimdi bu soruların her biri için en az 3-5 farklı cevap bulmaya çalışın. Sonunda elinizin altında 12-20 adet arası iş fikrinin olduğunu fark edeceksiniz.

Şimdilik bu fikirlerden birini seçin ve ikinci adıma geçin. Henüz doğru fikre ulaştığınızı düşünmüyorsanız endişelenmeyin. Zaman zaman listenize geri dönüp bu kez de bir diğer iş fikrini deneyebilirsiniz. Zaten sistemin güzelliği işte tam da sunduğu bu deneme yanılma fırsatında  saklıdır.

Mutlaka okuyun: Yeni İş Fikirleri Bulma ve Bu Fikirleri Hayata Geçirme Yolları

Mutlaka okuyun: Kar Etmenizi Sağlayacak İş Fikirleri Bulma Yolları

 

3- Basit bir iş planı hazırlayın

İşletme açmayı planlayan girişimcilerin çoğu uzun ve detaylı iş planları yazmak için kendilerini zorluyorlar. Planlarını mükemmel bir şekilde hazırlayana kadar işletmelerini açmıyorlar. Neler sunduğunuzu, hedef kitlenizin kimler olduğunu, ne kadar harcama yapmanız gerektiğini ve bütün bunları gerçekleştirmek için neler yapmanız gerektiğini gösteren bir sayfalık bir plan hazırlayın. Bu akışkan bir süreçtir ve bir kere bu işe başladıktan sonra zamanla değişiklikler olacaktır. Bu nedenle başlangıçta planınızı basit tutun.

Mutlaka okuyun: 10 Adımda Milyar Dolarlık Bir İş Planı Hazırlamak

 

4- Hedef kitlenizi şekillendirin

En iyi şekilde hangi hedef kitleye odaklanabilecekseniz ona karar verin. Eğer bir cilt kremi satacaksanız sizden alışveriş yapanlara sakın “ bütün kadınlar için uygundur” veya “bütün cilt tiplerine uygundur” gibi ifadeler kullanmayın. Hedeflediğiniz kitle aylık olarak cilt bakımı için dermatologlara gidenler mi yoksa eczanelerde bulduğu bütün ürünleri alanlar mı? Müşterilerinizin kimlerden oluşacağına ürünlerinizin içeriği, süreci, ambalajı ve fiyatı karar verecektir. Net olun: restoranlara muhasebe hizmeti sağlayacağım; kişisel yayın yapan yazarlara sosyal medya kampanyaları hazırlayacağım gibi. Hedef kitleniz konusunda ne kadar iyi nokta atışı yaparsanız pazarlama çabalarınızı gerçekleştirme konusunda da o kadar başarılı olursunuz.

Mutlaka okuyun: Niş Pazarınızı Belirlemede Atılacak 7 Adım

 

5- Fiyatlarınıza ince ayar çekin

Fiyatlarınız sadece masraflarınızı karşılamasın aynı zamanda işletmenizin karını da oluştursun. Zamanınızı ve yeteneğinizi küçümsemeyin; yapılan en klasik hatalardan biridir. Seçeneklerden biri baştan sona rakamlarla çalışmaktır: Yıllık ne kadar kazanç elde edebilirsiniz? Bunun aylara ve haftalara bölümü nasıl olacak? Ne kadar ürün satmalısınız veya bu rakamlara ulaşmak için kaç tane müşteriye ihtiyacınız var? Bütün bu maliyetlerin hizmetlerin veya ürünlerin teslimatıyla ilişkisi ne? Bu hesaplamaların hiçbiri süslü çizelgeleri veya gelişmiş muhasebe yeteneği gerektirmez. Bu rakamlar çerçevesinde planlamanızı yapın. Bu sayede gerçekçi bir şekilde ilerleyebilirsiniz. Aylık olarak rakamlarınızı tekrar tekrar gözden geçirin.

Mutlaka okuyun: Doğru Fiyatlandırma Nasıl Yapılır?

 

6- Başlangıç sermayesini nasıl bulacaksınız?

Satışlara başlayana kadar maliyetleri aşağıda tutmak zorundasınız. Yaratıcı olun: tam kadro elemanlar almayı unutun. Arkadaşlarınızdan ve stajyerlerden yardım alın.

Kişisel birikimleriniz kullanmak bir seçenek değilse veya daha yaratıcı finansal seçeneklere ihtiyacınız varsa bu seçeneklerden bir tanesi hızla büyüyen kitlesel finansmandır. Yani projeyi halka açıklıyorsunuz ve projenizi beğenip size güvenenler bu projeyi gerçekleştirebilmeniz için size bağışta bulunuyor.

Mutlaka okuyun: Dışarıdan Yatırım Almadan Milyar Dolarlık Bir Şirket Kurmak

 

7- Dışarı çıkın ve müşteri bulun

İşte olay burada başlıyor. Müşteri yoksa hiçbir şeyin anlamı olmaz. Zamanınızın ve çabanızın çoğunu satışlara odaklamalısınız. İlgili kişileri etkileyecek akıllıca bir pazarlama planınız olsun. Bu insanları müşteriniz haline getirmeniz bir numaralı önceliğiniz olsun. Nasıl başlayacağınız konusunda endişelenmeyin. Hemen başlayın. Peşinden gideceğiniz olası 50 müşterinin listesini yapın. Hedef kitlenizle direk temas kurabileceğiniz ciddi bir sosyal medya görünürlüğü yaratın.

İşletmenizin ne kadar muhteşem olacağına dair hayaller kurmanız iyi bir şey ancak bunu yapmak bazen fazla duygusal yaklaşmanıza sebep olabilir. Bu durum tamamen gözünüzü dört açıp çok çalışmakla ilgilidir. Uyguladığınız kararlar ve gerçekleştirdiğiniz hareketler… Bütün bunlar nereye gitmek istediğinizle ilgilidir.

Mutlaka okuyun: 8 Adımda İlk Müşteri Nasıl Bulunur?

 

9- Satış ve pazarlama teknikleri ile daha fazla müşteriye ulaşın

Reklam ve pazarlama yapmadan girişimci olmak karanlıkta bir kıza göz kırpmaya benzer. Ne yaptığınızı sadece siz bilirsiniz ve kimsenin sizden haberi olmaz.

Potansiyel müşterilere ulaşmanın kilit noktası doğrudan ihtiyaçlara hitap etmektir.

İnsan psikolojisinin temelini ihtiyaçlar oluşturur. Karşı cins ile ilk randevuda olduğunuzu ve kendisinin sadece ama sadece kendi istek ve ihtiyaçlarından bahsettiğini düşünün. Birkaç dakika içinde banyo penceresinden gizlice kaçmaya çalışmaz mıydınız?

Ancak size ilişkin ilgili sorular sorduklarını ve yalnızca kendisi ile değil sizin yaşamınızla ve sorunlarınızla da ilgilendiklerini hayal edin. İkinci bir randevuyu iple çekmez miydiniz?

Kendinizi bir müşteriye anlatma sürecinde de aynı durum söz konusudur. İlk karşılaşmanızı müşteri ihtiyaçlarına veya problemlerine göre ayarlamanız gerekir.

Bu gerçeği düşünüp müşteriye mükemmel bir e-posta sunumunu göndermeniz adına sizler için 5 satırlı bir e-posta şablonu geliştirdik. İçeriğinde şunlar var:

  • Giriş: Kendinizi tanıtarak veya hedef kitlenizi tanımlayarak potansiyel müşteriler ile bağ kurun.
  • Teklif: Müşterilerinize odaklanın. Onlar hakkında konuşun. Onlar için ne yapmak istiyorsunuz? Bu rol için neden sizi tercih etmeliler? Hedef kitlenizin neye ihtiyaç duyduğunu görmek adına söz konusu kuruluş hakkında araştırma yapmanız yerinde bir tavır olacaktır.
  • Fayda: Çalışmanızın şirketlerine nasıl fayda sağlayacağı konusunda yol gösterici olun. Çalışmalarınız boş zaman kazanmalarına yardımcı olacak mı? Ya da şirketlerinin karını X miktarda arttırmayı vaat ediyor musunuz?
  • Kapıya ayak koyma tekniği: Bu ikna ve satışta kullanılan eski bir psikoloji hilesidir, müşterilerden küçük bir istekte bulunur ve bu isteğinizi gerçekleştirmelerini sağlarsanız, daha sonra karşılarına çok daha büyük bir anlaşma teklifi ile gelebilir, kabul edilirlik oranınızı belirgin miktarda artırabilirsiniz.
  • Harekete geçirici mesaj: Teklifiniz konusunda açık olun ve müşterilerinize sizinle çalışmaya devam etmek isteyip istemeyeceklerini sorun. Harekete geçirici mesaj hazırlayacağınız bu ürün dosyasının en kritik bölümünü oluşturur.

Tüm adımları harfiyen uyguladığınızda karşınıza şöyle bir şey çıkacaktır:

 

MÜŞTERİNİN ADI,

                                                   

[Giriş] X hakkındaki makalenizi okudum ve son zamanlarda web sitenizde video içeriklerine de yer vermeye başladığınızı fark ettim.

 

[Teklif] Üç yıldır video düzenleme işi ile ilgilenmekteyim ve size video düzenlenmeleri ya da web optimizasyonlarınıza yardımcı olmak adına bir teklifte bulunmak istiyorum.

 

[Avantajı] Bu tarz bir düzenleme ile video içeriklerinizin çok daha profesyonel görünmesini veya çok daha hızlı yüklenmesini sağlayabilirsiniz. Bu hem okuyucularınızın işini kolaylaştıracak hem de sizler için yeni içerik oluşturmada kullanabileceğiniz boş zaman dilimleri yaratacaktır.

 

Ayrıntıları konuşabiliriz elbette, ama önce bunun ilginizi çekebilecek bir şey olup olmadığını öğrenmeyi arzu ediyorum.

 

[Harekete geçirici mesaj] Cevabınız evet ise size nasıl yardımcı olacağıma dair birkaç fikir önerisinde bulunmak isterim. Bu, sizin için de uygun mudur?

 

 ADINIZ-SOYADINIZ

 

Bu e-postayı müşterilerinize uyarlamanız/değiştirmeniz elbette ki mümkündür, ancak değişmeyen tek bir şey vardır: İnsanlar faydayı sever. Onlar için yapabileceklerinizi bilmek isterler. Bu faydaya inandıkları an bedelini ödemekten çekinmezler.

Mutlaka okuyun: En İyi Satış Stratejileri

 

10 – Müşterilerinizi elinizde tutmaya çalışın.

Yeni müşteri edinmek var olan müşterilere satış yapmaktan 6 kat daha maliyetli. Bu sebeple müşteri memnuniyeti işinizin geleceği açısından hayati öneme sahip. Unutmayın ki,

İşinizin asıl amacı size yeni müşteriler getirecek müşteriler bulmaktır.

Bu da ancak müşteri memmnuniyeti ve sadakati ile mümkün olur.

Mutlaka okuyun: Müşteri Sadakati ve Memnuniyeti Nasıl Sağlanır?

 

11- Harika bir ekip kurun.

Sıfırdan kendi işinizi kurduysanız başlangıçta bütün yükün omuzlarınızda olması gayet doğaldır. Üretimden satışa ve yapılacak ödemelere kadar aklınıza gelen her işle siz ilgilenmek durumunda olursunuz. Ancak işiniz yeterince filizlenip büyüdüğünde yeni çalışanlar alıp görev dağılımı yapmanın zamanı gelmiş demektir. Bu sayede siz de işinizin gelişimi için önemli olan işlere odaklanabilirsiniz. Kendinizi önemli önemsiz demeden ne iş varsa yapmaya çalışırken bulursanız başarılı girişimcilerin işin sadece %5’ini üstlendiğini kendinize mutlaka hatırlatın.

İşler zorlu bir hal almaya başladığı zaman, çevrenizde sorumluluk sahibi ve güvenilir insanlara her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyacaksınız. Sizi tamamlayan, zayıf yönlerinizi telafi edebilen ve size bambaşka bakış açıları sunan insanlar bulun. Size bazı konularda meydan okumaları için onları yüreklendirin.

Çalışanlarınızın maliyeti konusunda cimri davranmayın. Bu konuda Vehbi KOÇ’un şu sözünü aklınızdan çıkarmayın:

İyi eleman seç, iyi para ver. Çünkü kötü eleman sana pahalıya mal olur.

Ama saf da olmayın. Verebileceğiniz maaşları önerin ve bunun neden böyle olduğunu açıklayın. Eğer ileride daha iyi kazanmalarını sağlayacaksınız onlara bunu söyleyin. Eğer böyle olmayacaksa bu konuda da dürüst davranın. Çünkü hiç kimse sırf para yüzünden çok büyük bir fırsatı elinden kaçırmak istemeyecektir.

Mutlaka okuyun: Harika Bir Ekip Kurmak ve Yönetmek

 

12- İşe aldığınız kişilere yatırım yapın.

Müşteriler önce gelmez, çalışanlar önce gelir. Siz çalışanlara iyi bakarsanız onlar da çalışanlara iyi bakarlar.

Tatil günleri, özel dinlenme saatleri, özel ikramiyeler, kariyer fırsatları ve mentorluk gibi çalışan memnuniyetini artırıcı birtakım yöntemler deneyin. Çünkü potansiyel çalışanlarınız iş teklifinizi kabul etmeden önce işin hem ‘maddi’ hem de ‘manevi’ yönlerini değerlendirecektir. Çalışanlarınıza yatırım yapın. Unutmayın, şirketiniz büyüme sağladıkça bu büyüme için en fazla geri dönüş yaratacak olan yatırım çalışanlarınıza yaptığınız yatırım olacaktır.

Mutlaka okuyun: Çalışan Bağlılığını Artırmanın Yolları

Mutlaka okuyun: Çalışanları Motive Etmenin 10 Bilimsel Yolu

 

13- Para yönetimi hakkında kendinizi geliştirin.

Kendi işinizi hızlı ve temkinli şekilde kurmak istiyorsanız öncesinde bilanço tablonuzu toparladığınızdan ve kötü günler için yeteri kadar para biriktirmiş olduğunuzdan emin olun. Paranızın nereden geldiğini ve nerelere harcadığınızı çok iyi bilin. Günümüzde birçok yeni girişimci başarısızlığa uğruyor çünkü çoğu zaman para yönetimi konusunda yanlış kararlar veriyorlar.

Mutlaka okuyun: Para Yönetimi Nasıl Yapılır?

 

14- Kendinize bir mentor edinin.

Hiçbir şey, sizin göremediğiniz ya da görmezden geldiğiniz şeyleri size faydalı bir perspektiften gösteren biri kadar kıymetli olamaz. Çünkü unutmayın ki mentorlar, aynı zamanda sizi maliyetli hatalar yapmaktan ve tecrübelerinizi acılı şekilde edinmekten koruyan kişilerdir.

Mutlaka okuyun: Doğru Akıl Hocasını Bulmak İsteyenlere

 

15- Çok çalışmaya hazırlıklı olun.

Parkta uzun yürüyüşlere çıktığınız, deniz kıyısında deniz kabukları topladığınız ya da akşamları saatlerce televizyon izlediğiniz günleri hatırlayın. Böyle günler bir daha geri gelmemek üzere gidebilir. Çünkü yeni bir iş kurmak çok büyük bir iş yükünü de beraberinde getirecektir. Sakın hızlı yollardan para kazanmak umuduyla böylesi bir işe girişmeyin. Bu süreçte çalışırken size çalıştığınızı hissettirmeyecek denli işinize duyduğunuz tutku tek motivasyonunuz olsun.

Mutlaka okuyun: Başarılı Girişimcinin Gizli Silahı: Azim

Mutlaka okuyun: Girişimcilikle ilgili 10 Korkunç Gerçek

 

16- Elde ettiğiniz tüm başarı ve başarısızlıklardan bir şeyler öğrenin.

Girişimcilik, 100 metrelik bir koşu yarışından öte hayat boyu süren bir maratondur. O yüzden her gün yeni bir şeyler öğrenerek yolculuğun tadını çıkarın. Bu sayede elinizde, karşınıza çıkan güçlüklerle mücadele ederken kullanabileceğiniz çok daha fazla şey olacaktır.

Mutlaka okuyun: Hatalardan Ders Almak ve Başarılı Olmak

 

17- Odağınızı koruyun ve ortaya çıkardığınız şey heyecan verici olsun.

İnsanlar aynı şeyler görmekten o kadar sıkıldı ki, eskisine oranla yeni ürünler karşısında daha az heyecan duyar hale geldiler. Fakat siz, ürünleriniz satılır hale gelene dek odağınızı korumalı ve ortaya heyecan verici şeyler çıkarmak için duyduğunuz hevesi hiç kaybetmemelisiniz. Çünkü, birileri sizin ortaya koyduğunuz değer karşısında heyecan duyduğunda şirketiniz eninde sonunda fark edilecek ve pazarın önemli bir aktörüne dönüşecektir.

Mutlaka okuyun: Steve Jobs’un dediği gibi: “Tutkusu Olan İnsanlar Dünyayı Değiştirebilir”

 

Bahaneler, bahaneler, bahaneler…

Bahanelere sığınmak tamamıyla normal hatta olağan bir süreçtir.

Gelen kutumuz her gün insanların bize neden yeni bir iş kuramadıklarını açıkladıkları e-postalarla doluyor. Ve bizler girişimci ruha sahip bu insanlara her gün hedeflerine ulaşmak için gerekli zihniyet ve sistemleri benimseyebilecekleri çözümler sunuyoruz. İşte tam da bu yüzden ortak engelleri birlikte aşacak ve sizlere kendi işinizi kurup zengin bir hayat yaşamaya nasıl başlayabileceğinizi göstereceğiz.

Zengin bir hayat derken bir yandan çalışırken bir yandan rahatlayabileceğiniz, seyahat edebileceğiniz veya ailenizle rahatça zaman geçirebileceğiniz bir yaşam tarzından bahsediyoruz.

Ancak sizin de bildiğiniz gibi bu tarz şeyler kolay veya hızlı bir şekilde gerçekleşmez. Dolayısıyla, kendi işini kurmanın size uygun olduğunu düşünmüyorsanız, sitemizde yer verdiğimiz farklı para kazanma yollarına göz atmanızı öneriyoruz.

Biz şimdilik insanları kendi işlerini kurmaktan alıkoyan bahane niteliğindeki engellerden bahsedeceğiz.

 

1-Kendi işimi kuramıyorum, çünkü yeterli sermayem yok!

Elbette ki mali sıkıntılarınız varken yeni bir iş kurmak önceliğiniz olmamalıdır. Öncelikle iyi bir iş bulmalı, finansal açıdan istikrarlı olmaya bakmalı, iş kurma fikrini daha sonraya bırakmalısınız.

Ancak unutulmamalıdır ki bugün dünyanın en büyük şirketleri dahi çok cüzi sermayelerle kurulmuştur.

 

2- Bir işletmeyi yürütmenin ağır yükünü kaldıramam.

Birilerine neden kendi işlerini kurmak istediklerini sorduğumuzda genellikle şu tarz ifadeler içeren cevaplar alıyoruz:

“Bu beni heyecanlandıran bir şey!”

“Benim hayatım, benim kurallarım.”

Nadiren olsa da şu ifadelere de rastlanıyor:

“İnsan ilişkilerinde gerçekten iyiyim. Arkadaşlarımın her türlü problemine hızır gibi yetişiyorum. Ama artık yalnızca onlara değil, BİNLERCE insana yardım etmek istiyorum. ”

“İnsanların vücut şekillendirme sürecine yardımcı olmayı seviyorum. Mümkün olduğunca fazla insanın formda/fit olmasına yardımcı olmak istiyorum. ”

“Arkadaşlarım bana her zaman yemek tavsiyesi için geliyor – ve ben bu duruma BAYILIYORUM. Birbirinden lezzetli tariflerimi mümkün olduğunca çok insanla paylaşmak istiyorum! ”

Anlayacağınız hepimiz kendi işini kurmaya can atıyoruz, çünkü bu tarz işler bize esneklik, aile ile geçirilecek zaman, daha fazla para ve bir sürü başka harika neden vaat ediyor…

… Fakat kendi işinizi kurmaya ilişkin sebepleriniz bununla sınırlı da kalmamalıdır. Çünkü tüm bu sayılanlar sizin başlangıç noktanız değil, ancak bitiş noktanız olabilir.

İş fikrinizi hayata geçirmek istiyorsanız, müşterilerinizin gerçek arzularının derinliklerine inmeyi ve müşteri ihtiyaçlarını ilk sıraya koymayı öğrenmelisiniz. Bu ciddi bir çalışma gerektirir, dahası bunu gerçekleştirmek için HER hafta belirli miktarda bir zamanı bu uğurda harcamaya hazır olmanız da şarttır.

Hayalinizi ya da tutkunuzu para kazandıracak gerçek bir işe dönüştürmeniz yalnızca sisteminize müşterilerinizi de dahil ettiğiniz sürece mümkün olacaktır.

 

3- Patronum / eşim / arkadaşlarım yeni bir iş kurmama müsaade etmiyor.

Fikrinizi onaylamak ya da yeni bir iş kurma fikrinin sizin için uygun olup olmadığını bildirmek kimsenin harcı değildir. Bunu sadece SİZ yapabilirsiniz. Çocuklukta öğrenip benimsediğimiz korumacı yaklaşımdan bir hayli farklı bir tavır olsa da doğru olan budur.

Okula adım attığımız andan itibaren ilk öğrendiğimiz şey parmak kaldırmaktır. “Öğretmenim, tuvalete gidebilir miyim? ” “Evet, tuvalete gidebilirsin Taner.”

Yaptığımız her şey için izin almak zorunda olur, zamanla bu durumu kanıksarız.

Halbuki hayatın içinde belirli bir noktada – ne kadar korkutucu olsa da – izin isteyeceğimiz kimse yoktur.

Bazı şeyler yalnızca sizin kararınız olmalıdır.

Kendi işinizi yürütme ya da kurma konusunda da aynı durum söz konusudur, genellikle soru soracak kimse yoktur, danışıp görüşüne başvuracağınız bir rehber ya da okunacak bir el kitabı da. Her şey size bağlıdır. Öyleyse vakit kaybetmeden kendi kararlarınızı alma fikrine alışın!

 

4- Kartvizitler, banka hesapları, satış sayfaları… İşe nereden başlamam gerektiğini bilmiyorum!

Önemsiz şeyler için endişelenmeyi bırakın. Pek çok kişi TUTKU’nun bir işin başarısında kilit nokta olduğunu düşünüyor ve son derece haklılar. Eğer bir işe yeterince asılırsanız gerisi çorap söküğü gibi gelecektir. Başarısızlığı ilk deneyimleyenler de yine bu görüşü önemsemeyen yani tutkuyu göz ardı edenler olacaktır. Çünkü tutku başlangıç noktamızı belirler. Her gün adım atmaya gayret ettiğinizde derisi kendiliğinden gelecektir.

Mutlaka okuyun: Yüzde 10 Kuralı: Küçük Adımlarla Büyük İlerleme Kaydetmek

 

5- Arkadımızda kimse yok ki, dededen birşey kalmadı ki, bizde nerde öyle şans vb. bahanelere gelince….

Hiç süper başarılı bir arkadaş ya da ünlü bir kişinin yanına gidip de kendilerine onları bir anda başarıya ulaştıracak özel bir avantaja sahip olduklarını söylemeyi düşündünüz mü?

Bu bir çeşit kıskançlık belirtisi ya da “O başarmış olabilir, ama ben denesem kesin çuvallarım” demenin bir diğer yolu değil midir?

Bunu her zaman yaparız. Ünlü bir CEO mu gördük, hemen “Sahip olduğu 5 şirketi halka açtı, üstelik Harvard MBA mezunu” deriz. Başarılı bir çocuk kitabı yazarı görür ve “Zaten yayın şirketi sahibi dört arkadaşı varmış, dolayısıyla kitabı hemen basılmıştır” şeklinde bir cümle ile avantajlı durumlarına ilişkin düşüncemizi belirtmekten geri durmayız.

Ancak böylesi bir tavır mevcut durumumuzu korumak ve farklı bir şey yapmaktan kaçınmak için kullandığımız bir bahaneden ibarettir. Sizler başkalarının başarılı olma nedenlerini düşünmek yerine kendinize BUGÜN hedefinize yaklaşmak için neler yapabileceğinizi sormalısınız. Unutmayın, ünlü bir girişimcinin Harvard’a mezunu olmasının ilk müşterinizi bulmanız veya ilk iş fikrinizi test etmeniz üzerinde en ufak bir etkisi dahi yoktur.

 

6- Peki ya başarısız olursam?

Bu madde sıraladığımız onca bahane arasında belki de en önemli olanıdır.  Çoğumuz YILLAR boyunca “risk almak” ve “yeni bir iş kurmak” istediğimizi ama asla harekete geçmediğimizi söyleriz. Neden dersiniz? Başarısız olmaktan korkarız. Bu, insanların başarısız olduğumuz zaman hakkımızda düşünecekleri şeyleri ne denli fazla önemsediğimizi gösteriyor.

Halbuki en başarılı insanlar, başarısızlığı en fazla deneyimleyenler arasından çıkar. Çünkü en yüksek şansa onlar sahip olurlar.

Yani başarısız olmak bir son değildir. Başarısızlığınıza ilişkin ne zaman ne şekilde davranacağınızı belirlerseniz, bu iş bir son olmaktan çıkacaktır. Bu gerçeği ne kadar hızlı kabul ederseniz, bunun gibi mazeretler o kadar hızlı yok olur, böylelikle sizler de iş kurmanın keyifli kısmına odaklanabilirsiniz.

Mutlaka okuyun: Başarılı Girişimciler Neden Bahanelere İhtiyaç Duymazlar?

 

Kendi işini kurmak isteyenlere farklı iş seçenekleri

1 – En Karlı İşler
2 – Yeni İş Fikirleri
3 – Bayilik veren firmalar

Şimdiden bol kazançlar! Sevgi ve para ile kalın.

 

İlginizi çekebilir

İşten Ayrılıp Kendi İşini Kurmak İsteyenlere
Kendi İşinizi Kurmadan Önce Yüzleşmeniz Gereken 10 Gerçek
Adım Adım Başarılı Bir Girişimci Olmak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.